Yunan Yeni Dalgası’nın süperstarı: Yorgos Lanthimos

Yunan Yeni Dalgası’nın süperstarı: Yorgos Lanthimos

Yorgos Lanthimos, seveni kadar nefret edeni de bol, işleri her daim büyük tartışmalar yaratmış bir yönetmen. Kendisiyle birlikte Athina Rachel Tsangari, Panos H. Koutras ve Alexandros Avranas gibi sinemacıları tanımlayan Yunan Yeni Dalgası’nın hem öncüsü hem de büyük yıldızı. Bilhassa 2009 yılında görücüye çıkan Kyonotodas’tan itibaren yaptığı her işin yakından takip edildiği, ünü büyük bir hızla yayılan ve önüne açılan imkân havuzu giderek genişleyen bir yönetmen Yorgos Lanthimos.

Yazı: Ekrem Buğra Büte – İllüstrasyon: Rajab Eryiğit

Şu bir gerçek ki Lanthimos’u Lanthimos yapan şey filmlerinin merkezine yerleştirdiği sosyal eleştiri damarı oldu. Lanthimos’un soğuk, çıplak ve karanlık evreni her daim mevcut toplumsal gerçekliğimize dair bir eleştiri niyeti taşıdı. Bazen aile kurumunu, bazen romantik ilişkileri, bazen de güncel kapitalizmi mimetik bir paralel evrene taşıyan Lanthimos filmleri en başından itibaren hem büyük festivallerin hem de seyircinin ilgisini gördü. Bütün filmleriyle büyük festivallerde yer aldı, birçok ödül kazandı Lanthimos. Ve artık sıra Hollywood’u fethetmeye gelmiş gibi görünüyor.

Diğer yandan toplumsal alegoriyi kendine has bir biçimde yorumlayan ve zaman içerisinde özgün olduğu kesin bir dil geliştiren Yorgos Lanthimos’un yüksek perde sinemasından haz etmeyen insanların sayısı da hiç az değil. Zira Lanthimos’un fanatikleri kadar onun filmlerini tek bir sosyal gerçekçi fikirden, kendi içine kapalı sosyal deneylerden ibaret gören, ya da Lanthimos’un bir film boyunca anlattıklarının birkaç cümlelik bir hicve denk geldiğini düşünenler de fazlasıyla mevcut.

Eleştirmenleri ve sinemaseverleri ikiye bölen yönetmenler, vazgeçemeyeceğimiz sinema klişelerinden birisi. Lanthimos’un provokatif sineması üzerine konuşmak da her zaman zihin açıcı, en azından buna şüphe yok. Yönetmenin yeni filmini beklerken bütün filmografisini hatırlamaya davet ediyoruz sizleri.

Kinetta

Lanthimos, kariyerine tiyatro yaparak başlamış, sonrasında müzik videolarından televizyon reklamlarına kadar çeşitli alanlarda çalışmış bir yönetmen. Lakis Lazopoulos’la beraber yönettiği O kalyteros mou filos’un (My Best Friend) ardından kendi başına yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metrajı Kinetta ise Lanthimos’u bir film yönetmeni olarak ilan eden yapım. Her ne kadar yönetmenin sonraki filmlerinden ayrıksı bir görüntü çizse de ileride sinemasının alametifarikaları olacak bazı özelliklerin ilk ipuçlarının göründüğü bir film Kinetta.

Yönetmenin gelecekteki işlerine kıyasla biraz daha izlenimci, diyalog kullanımı bakımından daha ekonomik ve biraz daha savruk, natüralist bir mizansen anlayışına sahip olan Kinetta’da üç farklı karakterin tuhaf bir araya geliş hikâyesini izliyoruz. Film, intihara meyilli bir otel çalışanı, arabalara ve kadınlara karşı huzursuz edici bir tutku besleyen bir adam ve takıntılı bir fotoğrafçının, bazı şiddet suçlarını kamera önünde yeniden canlandırmak amacıyla bir araya gelmesini konu alıyor. Bu enteresan üçlünün bir tür ritüel havasında gerçekleştirdikleri bu canlandırma videolarına hazırlanışlarını ve takıntılı, tutuk günlük yaşantılarını izliyoruz film boyunca.

Lanthimos, Kinetta’da sonraki filmlerinde yapacağı gibi hikâyesini odağı belirli bir kavramsal anlam dünyası, yüksek perde bir retorik soru etrafında kurmak yerine karakterlerinin günlük gerçekliğiyle sınırlıyor anlatısını. Film, kendini bir hikâyenin ya da bir üst-anlatının temsili haline getirmek yerine karakterleri arasında dolaşıyor, kamerayı onlardan birisine dönüştürüyor. Bu ayrıksılığa rağmen insan ruhunun en karanlık yönlerini deşmeye meyilli, tuhaf başıbozukluklardan muzdarip karakterlerine karşı alabildiğine hoyrat, mesafeli ve acımasız Lanthimos’un ilk denemelerini Kinetta’nın satır aralarında yakalamak fazlasıyla mümkün.

Kyonotodas (Köpek Dişi, 2009)

Lanthimos’u ve Yunan Yeni Dalgası’nı dünya sinemasına tanıtan film olarak da bilinen Kyonotodas, 21. yüzyılın en sert ve en doğrudan toplumsal taşlamalarından birisi. Dünya prömiyerini yaptığı Cannes’dan Belirli Bir Bakış ödülüyle dönen, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar’a aday gösterilen 2009 yapımı bu film, yıllar geçtikçe etkisi büyümeye devam eden ve kendine has bir taraftar kitlesi yaratmayı becermiş bir yapım. Türkiye’de 29. İstanbul Film Festivali’nde gösterildikten sonra vizyona uğramamış olan film tam dokuz yıl sonra, Başka Sinema’nın “Klasikler” bölümü vesilesiyle vizyona girecek. Başka Sinema salonlarında gösterilecek filmin vizyon tarihi 17 Ağustos.

Kyonotodas’ta üç çocuklu bir ailenin, dış dünyaya kapalı, toplumsal yaşantıya dair gerçeklerin yeniden üretildiği ev hapishanesine konuk oluruz. Hayatları boyunca evden dışarı çıkarılmamış çocukların gerçeklikleri baştan tanımlanmış, manipüle edilmiş ve kısıtlanmıştır. Aile kurumunun birey üzerindeki belirleyiciliğinin ve muhtemel yıkıcılığının doğrudan bir taşlaması olan bu film, aynı zamanda Lanthimos sinemasının sınırlarını iyice belirleyen bir dil üretir. Karakterler yalnızca çağdaş dünyaya ait kelimelerden, davranış alışkanlıklarından ve sosyal konseptlerden değil, üsluplarından da arındırılmış gibidir. Bir anomalinin içinde yaratılmış gerçeklikte barınırlar.

Lanthimos’un üst-anlatıya, sosyal eleştiriye ve seyirciyi çarpmaya dayalı satirik sinema dili Kyonotodas’ta kurucu ögelerini barındırır. Lanthimos’un sonraki filmlerinin tamamına hâkim olacak, insanlık durumuna ve onun yıkıcı, karanlık, kötücül doğasına yönelik kapsayıcı (ve kendi fikrine fazlasıyla hayran) tutumu ilk olarak Kyonotodas’ta yüzeye çıkar.

Yazının tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:64’e ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar