20-26 Şubat haftasının etkinlik rehberi

Hazırlayan: Bant Mag.

Haftanın etkinlik takviminden dikkat çeken konserler, oyunlar, söyleşiler, gösterimler, sergiler ve tavsiyeler.


Yeni ve En Yeni Müzik Festivali
19-22 Şubat, Arter

Yeni ve En Yeni Müzik Festivali, yedinci yılında yine sınırları zorlamaya niyetli. Matthias Osterwold’un sanat yönetmenliğinde şekillenen program, bu kez yenilikçi intermedya performanslardan solo ve kolektif doğaçlamalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Festivalin bu edisyonunda özellikle Türkiye’den sanatçıların yeni üretimleri öne çıkıyor. Program detaylarına buradan ulaşabilir, Osterwold ile festivali konuştuğumuz söyleşiyi de buradan okuyabilirsiniz.

The Ringo Jets
20 Şubat, Blind

2012 senesinde İstanbul’da çıkış yapan The Ringo Jets, gitarlarda Tarkan Mertoğlu ile Deniz Ağan ve davulda Lale Kardeş’ten oluşuyor. Vokalleri şarkılara göre paylaşan gruba sahnede bas gitarist Alex Tsintsaru eşlik ediyor. Primavera Sound, Les Rencontres Transmusicales, Gutter Island ve Sziget gibi festivallerde sahne alan grup, son olarak Aralık 2024’te Shed My Skin EP’sini yayımlamıştı. Biletler burada.

ENDOPHASIA
20 Şubat, Paribu Art

ENDOPHASIA, 2010 yılında geçirdiği beyin kanamasının ardından yaşamına kısmi felç ve afazi ile devam eden bir birey olan Sinan Uygun’un, yapay zekâ teknolojilerini ve disiplinler arası sanat faaliyetlerini içeren, özelleştirilmiş dil ve konuşma egzersizleriyle iyileşme sürecine dayanıyor. Sinan Uygun’un, kızı Gökçe Uygun gözetiminde aynalama, tekrara dayalı mimik, motor hareketler, sözcük üretme gibi fiziksel ve sözel egzersizler ile dil tabanlı yapay zekâ uygulamaları aracılığıyla gösterdiği gelişimi adım adım belgeleyen performans, insan beyninin ve konuşma merkezinin nasıl işlediğine dair canlı bir deneyim sunuyor. Detaylar burada.

Ballet Bejart Lausanne – Boléro, The Firebird, Oskar
20-21-22 Şubat, Zorlu PSM

Geçtiğimiz Mart ayında Maurice Béjart’ın efsanevi eseri Ballet for Life ile 10 bin sanatsever tarafından çoşkuyla izlenen Ballet Béjart Lausanne, büyük ilgi üzerine yeniden İstanbul’a dönüyor. Boléro, The Firebird ve yeni eser Oskar, izleyiciye klasik müzikle çağdaş dansın kusursuz birleşimini sunacak. Detaylar burada.

Tecrübe Konuşmaları IV
21 Şubat, Minoa Pera

Bor Sanat’ın sanat dünyasında iz bırakmış, üretimleri ve düşünsel katkılarıyla sanat ortamını dönüştürmüş deneyimli isimleri bir araya getirdiği “Tecrübe Konuşmaları” adlı konuşma serisi, 21 Şubat Cumartesi günü 12.00-15.00 saatleri arasında Doç. Dr. Fırat Arapoğlu moderatörlüğünde, sanatçı Nancy Atakan konuşmacılığında Minoa Pera’da gerçekleşiyor. Detaylar burada.

IDGK – LOUD&PROUD CONCERT FILM
21 Şubat, Karga

İstanbul’un canlı müzik hafızasını arşivleyen bağımsız oluşum IDGK, üç yeni canlı performans filminin prömiyerini Karga’da yapıyor. Güneş Kardeş, Mojave, The Ringo Jets’in IDGK tarafından çekilen filmlerinin gösteriminin ardından The Dirty Duo ve Canooo ft. Utku Öğüt & Alena sahnede olacak. Detaylar burada.

Peter Watkins: Kestirme Yol Yok
21-22 Şubat, Sinematek/Sinema Evi

Görültü’nün Sinematek / Sinema Evi iş birliğiyle gerçekleştirdiği Peter Watkins: Kestirme Yol Yok retrospektifinde bu hafta tek bir film gösterilecek: Deneysel olmayan en uzun film kabul edilen 14,5 saat uzunluğudaki Resan (Yolculuk, 1987). Film iki gün 13.00’te başlayacak iki kısım hâlinde izlenecek. Watkins’in nükleer savaş karşıtı filmi The War Game’den yaklaşık 30 yıl sonra çektiği nükleer silahlanma temalı diğer filmi Resan, yapımı ve yapısıyla benzersiz. Nükleer silahlanma, silah ticareti ve bunlar etrafındaki yanlış bilgileri bir ağ gibi gözler önüne seren film, dünyanın dört bir yanından aktivist grupların yardımıyla üç yılda çekilmiş. Detaylar burada.

Yetim
21 Şubat, Pax Sahne / 26 Şubat, Eksi On Altı Mekan

Hatice Meryem’in “Yetim” isimli romanından sahnelecek oyun, annesi de babası da hayatta olan bir ‘yetim’ in öyküsünü anlatıyor. Hayata gelişinin zaten kabahat olduğu bu küçük kızın; ıslak pijamalar, zorbalıklar ve çamurlu yollarda gidip gelen öyküsüne ve yetimlik kavramının tartışılmasına davet ediyor izleyiciyi. Biletler burada.

On İkinci Ev
24 Şubat, Moda Sahnesi

“Artık kavga etmek istiyorum.” On İkinci Ev, yolculuğuna bu sözcüklerle başladı. Kadın anlatısının sınırlarını zorlayarak, otobiyografik ögelerle şekillenen oyun, hem biçim hem de içerik olarak yaşadığımız coğrafyada bir kadın olarak sesini bulmanın / duyurmanın temsilini, bir camekânın ardında yeniden inşa ediyor. Detaylar burada.

“Kıyametin Ustaları” Film Programı
25 Şubat – 1 Mart, Arter

Azize Tan küratörlüğündeki “Kıyamet’in Ustaları” Film Programı’nda 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Macar yazar László Krasznahorkai (d. 1954) ve bir anlamda onun sinemadaki “ruh eşi” olarak tanımlayabileceğimiz Macar yönetmen Béla Tarr’ın (1955–2026) birlikte çalıştıkları beş film gösterilecek. Film gösterimlerinin yanı sıra çeşitli sohbetlerin de yer alacağı program, 25 Şubat’ta Azize Tan’ın yönetmen Reha Erdem ile gerçekleştireceği, Tarr’ın sineması ve Krasznahorkai ile i şbirliği üzerine sohbetle başlayacak. 28 Şubat Cumartesi günü Fatih Özgüven Torino Atı üzerine bir konuşma yapacak. Program, 1 Mart Pazar günü Didem Bayındır ile Ömer Oyal’ın Krasznahorkai’nin edebiyatçı olarak önemi üzerine sohbetleri ve Şeytan Tangosu’nun gösterimiyle sona erecek. Detaylar burada.

Girl with heart, 2025
Kâğıt üzerine karışık teknik
29,7 x 21 cm
Simla İçeli – Lütfen Bekleyin / Please Hold
1 Mart’a dek, Ambidexter

Lütfen Bekleyin sergisi, askıya alınmış özneyi ve beklemenin duygusal ağırlığını araştırır. Eylem ve öznenin ertelendiği, ancak gerilimin giderek arttığı bir arafta konumlanan seri, figüratif resimler aracılığıyla bireylerin çözümsüz durumlarda nasıl tutulduklarını yansıtır; gerçek bir güce sahip olmadan fakat ilerlemenin an meselesi olduğu yanılsaması altında, zorunlu bir duraksamaya sıkışmış hâlde. Detaylar burada.

Islık Çalan Hafıza
7 Haziran’a dek, Yapı Kredi Müzesi

22 Ocak’ta Yapı Kredi Müzesi’nde açılan sergi; Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz’in eserlerini müze koleksiyonundan parçalarla bir araya getiriyor. Yapı Kredi Müzesi Nümizmatik ve Gölge Oyunu Tiyatrosu koleksiyonlarından yola çıkarak hazırlanan sergi, tiyatro ve gösteri tarihinden Osmanlı Dönemi arkeolojik kazılarına, Mezopotamya’ya uzanan bir anlatı sunuyor. Islık Çalan Hafıza, geçmişe sabit ve kapanmış bir yapı olarak değil; her çağrıda yeniden şekillenebilen, canlı bir anlatı alanı olarak yaklaşıyor.