2022 takviminden 10 iddialı animasyon film

Berlinale programında göze çarpan anime Bubble’ın bu hafta Netflix kataloğuna eklenmesiyle birlikte, yakın gelecekte izleyeceğimiz (ya da izlemeyi umduğumuz), heyecan dozumuzu yükselten animasyon filmlerden 10’luk bir seçki hazırladık. Seçkimizde Buzz Lightyear oyuncağının yapımına ilham veren bir astronota, 19. yüzyıl Polonya kırsallarında bağımsızlık mücadelesi veren kadınlara veya yaşam ile ölüm yasalarına meydan okuyan iki iblis kardeşe rastlamak mümkün.

Advertisement

Bubble
(Yön: Tetsurô Araki)

Prömiyerini yaptığı 72. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde eleştirmenlerin dikkatini çeken anime film Bubble, herhangi bir mangaya ya da grafik romana dayanmayan orijinal bir yapım. Tokyo’nun şiirsel bir versiyonunda geçen hikâyenin merkezinde Uka ve Hibiki adlı iki karakter var. Dış dünya ile bağlantısı kesilen ve ailelerini kaybeden bir grup gencin oyun sahasına dönüşen Tokyo, binadan binaya zıplayan bir ekibin savaş alanı hâline gelmiş. Hibiki de tehlikeli oyun stiliyle tanınan genç bir takım oyuncusu. Hayati tehlikeye sahip bir hamle sonrası gizemli güçlere sahip Uta tarafından kurtarılıyor ve ikilinin karşılaşması dünyanın ilerleyişini değiştiriyor. Attack on Titan serisinin yönetmenlerinden Tetsurô Araki dümende.

Bubble 28 Nisan’dan bu yana Netflix kataloğunda.

The Bob’s Burgers Movie
(Yön: Loren Bouchard, Bernard Derriman)

Animasyon dünyasının en uzun soluklu serilerinden Bob’s Burgers’ın yaklaşmakta olan film uyarlaması bir süredir gündemdeydi fakat pandeminin de etkisiyle çeşitli kesintilere uğradıkça uğradı. Müzikal ve komedi türlerini harmanlayacak yapım, Belcher ailesiyle henüz tanışmamış olan izleyicileri hikâyeye adapte edecek bir anlatı sunma vaadinde. Talihsizlik sonucu restoranlarını kaybetmekle karşı karşıya kalan Linda ve Bob’un yeni iş stratejisi kurma çabaları odağa yerleşecek; restoranlarını kurtarmak için bir gizemin peşine düşen Tina, Gene ve Louise de aileyi fantastik bir polisiyeye sürükleyecek. 

The Bob’s Burgers Movie’nin Türkiye vizyon tarihi 27 Mayıs olarak işaretlenmiş.

Lightyear
(Yön: Angus MacLane)

Pixar’ın beklentileri yükselttiği bilim kurgu macerası Lightyear, Toy Story’nin en sevilen karakterlerinden birinin hikâyesini gözler önüne serecek bir uzantı. Buzz Lightyear oyuncağının yapımına ilham veren astronotun orijin öyküsünde, karakterin, kötü imparator Zurg’dan evreni koruma çabaları anlatılacak. Soul, Inside Out, Up gibi hafızalara kazınmış animasyonlarla da bilinen Pete Docter senarist; Toy Story kısalarıyla seriye yabancı olmayan Angus MacLane yönetmen koltuğunda. Buzz’ın sesi Chris Evans’ın dışında Taika Waititi, Uzo Aduba, Keke Palmer gibileri de mikrofon başında.

Lightyear’ın Türkiye vizyon tarihi 17 Haziran olarak duyuruldu.

The Sea Beast
(Yön: Chris Williams)

Big Hero 6 ve Moana gibi gişe başarısı yakalamış animasyonlardan tanıdığımız Chris Williams, bu kez fantastik bir macera olan The Sea Beast için kolları sıvamış. İlhamını 16. ve 17. yüzyıl haritalarındaki kurgusal deniz canavarı çizimlerinden almış The Sea Beast. Filmde, ekibiyle beraber efsanevi bir balinanın izini sürmek üzere yola çıkan deniz canavarı avcısı Jacob Hallond, gemisine sığınmış Maisie isimli bir kız çocuğuyla karşılaşacak. İkilinin uçsuz bucaksız sularda yapmaya başladığı keşifte, Maisie’nin en tehlikeli canavarlardan biriyle arkadaş olmasıyla maceranın yönü değişecek. Denizci Holland’ı Karl Urban, Maisie’yi ise Zaris-Angel Hator seslendiriyor.

The Sea Beast 8 Temmuz’da Netflix’te.

Luck
(Yön: Peggy Holmes)

Gündelik hayatı gizlice etkileyen iyi şans ve kötü şans organizasyonları arasındaki bin yıllık mücadelenin perdesi aralanırsa… CODA ile En İyi Film Oscar’ını kazanan Apple TV+’ın ödül sezonunda şimdiden iddialı animasyonunda, Şans Ülkesi’ni keşfedene kadar kendini şanssız biri olarak tanımlayan baş karakter Sam ile tanışacağız. Talihin yüzüne gülebilmesi için büyülü varlıklarla bir araya gelecek. Bu varlıkların arasında konuşan bir kedi, mühendis olarak çalışan tek boynuzlu bir at ve CEO bir ejderha da var. Peggy Holmes’un rejiye el attığı animasyona Eva Noblezada, Simon Pegg, Jane Fonda ve Whoopi Goldberg gibileri sesleriyle katkıda bulunmuş.

Luck 5 Ağustos’ta, Apple TV+ kataloğunda.

Wendell and Wild
(Yön: Henry Selick)

The Nightmare Before Christmas ve Coraline gibi stop-motion işleriyle haklı bir ün elde eden Henry Selick, yeni bir stop-motion korku komedisi ile 13 yılın ardından yönetmenliğe geri dönüyor. Yaşam ve ölüm yasalarına meydan okuyan bir macera olarak tanımlanan hikâyede, Wendell ve Wild’ın yeraltından kaçarak gittikleri Yaşayanlar Diyarı’nda deneyimledikleri konu ediliyor. İki iblis kardeşin kaçmak için yardım aldıkları Kat Elliot adlı gencin talepleri, karakterleri hiç beklemedikleri tuhaf ve komik bir yolculuğa sürükleyecek. Seslendirme kadrosunda Jordan Peele, Keegan-Michael Key ve Angela Bassett göze çarpıyor.

Wendell and Wild’ın ekimde Netflix’te yayımlanması planlanıyor.

Lyle, Lyle, Crocodile
(Yön: Josh Gordon, Will Speck)

Bernard Waber’in aynı adlı meşhur çocuk hikâyesinden uyarlanan, canlı aksiyon ile animasyonu buluşturacak olan Lyle, Lyle, Crocodile, 1962’de yayımlanan The House on East 88th Street’in devamı niteliğinde. New York’taki Prim ailesinin yanında yaşamını sürdüren, aile işlerine yardım etmekten ve sokaklardaki çocuklarla vakit geçirmekten hoşlanan Lyle adlı timsah odakta. Ait olduğu toprakları ve bağlılıklarını reddederek kendisine sıfırdan bir hayat kuran Lyle’ın, şehir hayatında var olma çabası anlatılıyor. Javier Bardem, Shawn Mendes ve Constance Wu kadroda.

Lyle, Lyle, Crocodile Türkiye’de 18 Kasım’da vizyona girecek.

Strange World
(Yön: Don Hall)

Searcher Clade isimli ayrıksı baş karaktere sahip Strange World, efsanevi kaşiflerden oluşan Clade ailesinin izini sürecek. Kendilerini tarih öncesinden fantastik yaratıklara ve yer çekimi yasalarına meydan okuyan yollara sahip, gizemli bir dünyada bulan ailenin keşif süreci ve yaşadıkları maceralar konu ediliyor. Hikâyeye dair Disney’den gelen fazla ipucu olmasa da paylaşılan görsellerdeki görkemli manzaralar ve büyüleyici renklerden anlaşılacağı üzere, iddialı bir yapımla karşı karşıyayız. Moana ve Raya and the Last Dragon gibi işleriyle bilinen yönetmen Don Hall’a, yardımcı yönetmen ve senarist kimliğiyle Qui Nguyen eşlik ediyor. 

Strange World’ün ABD vizyon tarihi 23 Kasım olarak duyuruldu.

Pinocchio
(Yön: Guillermo del Toro, Mark Gustafson)

Guillermo del Toro’nun stop-motion müzikal projesi Pinocchio da nihayet ufukta görünenlerden. Yönetmenin Carlo Collodi’nin meşhur romanını baştan yarattığı, metindeki ahlakçı temelleri yıktığı ve anlatıya karanlık bir bakış açısı getirerek oldukça kişisel bir versiyon sunacağı söyleniyor. Dünyada kendisine yer arayışındaki tahta kuklanın izini sürecek film, Mussolini faşizminin ülkeyi esir aldığı 1930’lar İtalya’sında geçiyor. Ewan McGregor, David Bradley, Tilda Swinton, Christoph Waltz ve Cate Blanchett gibi yıldız isimler karakterlere hayat verecek. 

Netflix kataloğunda yer edinecek Pinocchio’nun aralıkta yayımlanacağı tahmin edilmekte.

Chłopi / The Peasant
(Yön: Dorota Kobiela)

Her karesi yağlı boyayla resmedilmesi nedeniyle türünün tek örneği olan Loving Vincent’ın ekibi, aynı tekniğin kullanıldığı The Peasant ile dönüş yapıyor. Władysław Reymont’un Chłopi adlı romanına dayanan filmde, 19. yüzyıl sonunda geleneksel anlayışın hüküm sürdüğü Polonya kırsalında zorla evlendirilen bir kadının bağımsızlık mücadelesi ile yaşama tutkusu odakta. Romanı tasvir etmek için kullanılan 79 bin kare; Genç Polonya hareketi ve 19. yüzyılın gerçekçi, pre-empresyonist tablolarından esinlenen 75 ressamlık bir ekip tarafından elle boyandı.

2022’de vizyona gireceği söylenen The Peasant için netleşmiş bir tarih yok.

Yazı: Ezgi Oğraş

Kolaj: Tuğçe Bildik