2026 takviminden 15 müzik kitabı
Hazırlayan: Cem Kayıran
Punk kaosundan dub stüdyolarına, rave flyer’larından streaming çağına, Tears for Fears’tan Soundgarden’a uzanan bu liste, müzik tarihinin kimi ücra kimi parıltılı köşelerine açılan yeni okuma rotaları öneriyor. Farklı disiplin ve formatlarda hazırlanmış, 2026’nın geri kalanında yayımlanacak 15 müzik kitabını bir araya getirdik.

All Good Cretins Go To Heaven: The Enduring Spirit of the Ramones
(23 Nisan, DiWulf Publishing House)
Ramones çoğu zaman hız, gürültü ve üç dakikalık şarkılarla hatırlanır; bu kitap ise grubun ardında bıraktığı kültürel mirası daha geniş bir haritaya yerleştiriyor. CBGB çevresindeki erken punk ağlarından Avrupa turnelerine, fanzin kültüründen bugünkü DIY sahnelerine kadar uzanan bir “ruh hâli”nin izini süren All Good Cretins Go To Heaven, Ramones’un sade estetiğinin nasıl küresel bir gençlik koduna dönüştüğünü araştırıyor. Özellikle sahne kültürü ve alt kültür tarihi meraklılarının dikkatine.
Detaylar burada.

Run-DMC and Raising Hell: 40 Years
(28 Nisan, Motorbooks)
Hip hop tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan Raising Hell; bu kez kültür tarihçisi, graffiti arşivcisi ve efsanevi ego trip dergisinin kurucularından JayQuan’ın rehberliğinde masaya yatırılıyor. Run-DMC and Raising Hell: 40 Years, Queens sokaklarından MTV ekranlarına uzanan dönüşümü albüm merkezli bir anlatı üzerinden izlerken Run-DMC’nin rap’i küresel pop diline nasıl taşıdığını da gösteriyor. Eğer kitaplığınızda Jeff Chang’in Can’t Stop Won’t Stop’u varsa, ona bir kardeş geliyor da diyebiliriz.
Detaylar burada.

Lee Scratch Perry: Black Ark
(5 Mayıs, Edition Patrick Frey)
Lee Scratch Perry’nin Black Ark adlı stüdyosu, reggae tarihinde bir mekândan çok bir mit olarak dolaşır. 2021’de stüdyoya ait fotoğraf ve yazıların envanterinden yola çıkan Black Ark, bu miti somutlaştırırken Perry’nin ölümünden önce katkı verdiği son kapsamlı projelerden biri olma özelliğini de taşıyor. Kolaj estetiğiyle kurgulanan kitap, dub müziğin fiziksel ortamla kurduğu ilişkiyi görünür kılıyor. Kodwo Eshun ve Ishion Hutchinson gibi isimlerin katkılarıyla reggae arşivine güçlü bir ek.
Detaylar burada.

Dancing the Revolution: From Dancehall to Reggaetón
(5 Mayıs, DelMonico Books)
Dancehall ve reggaetón çoğu zaman kulüp ışıklarıyla hatırlanır; bu kitapsa onların sokak, diaspora ve direnişle kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Museum of Contemporary Art Chicago’daki aynı adlı serginin yayını olarak hazırlanan Dancing the Revolution, Panama’dan New York’a uzanan bir ses ve beden tarihini görsel sanatlar üzerinden yeniden kuruyor. Soundsystem kültürü ve perreo combativo arasındakihattı politik bir özgürleşme pratiği olarak ele alan kitap, dancehall ve reggaetón’un kamusal alanı dönüştüren hareket biçimleri olduğunun altını çiziyor.
Detaylar burada.

Violent Femmes’ Violent Femmes
(14 Mayıs, Bloomsbury Publishing)
Bloomsbury’nin kült albümleri odağına alan 33 1/3 serisi, her kitapta tek bir plağı derinlemesine inceleyen kısa ama yoğun portreler sunuyor. Serinin yeni halkalarından Violent Femmes’ Violent Femmes, 1983 tarihli bu tuhaf folk-punk klasiğinin sokak performanslarından üniversite radyolarına uzanan serüvenini yeniden okuyor. Albümü, alternatif müziğin “başka türlüsü mümkün” damarlarından biri olarak ele alan kitap, DIY üretim kültürüyle ilgilenenler için dikkat çekici bir rota sunuyor.
Detaylar burada.

Elvis is Dead, I’m Still Alive: The Story of Asian Man Records
(19 Mayıs, CLASH Books)
Green Day’den Alkaline Trio’ya uzanan bir sahnenin görünmeyen altyapısını kuran Asian Man Records’ın hikâyesi, bu kitapta kurucu Mike Park’ın kişisel yolculuğuyla birlikte anlatılıyor. Müzisyen Mike Huguenor’un kaleme aldığı Elvis Is Dead, I’m Still Alive, 1990’lar Amerikan punk ve ska-punk ağlarının nasıl bağımsız bir etik etrafında şekillendiğine dair blegesel niteliği taşıyor.
Detaylar burada.

Shaping Sounds: Stevie Wonder, DEVO, The Synth Revolution, And My Life Behind The Music
(19 Mayıs, Jawbone Press)
Elektronik seslerin pop müziğin merkezine yerleştiği dönemin baş aktörlerinden Robert Margouleff, Shaping Sounds’ta Stevie Wonder’la kurduğu yaratıcı ortaklıktan DEVO’nun mekanik estetiğine uzanan bir dönüşüm hikâyesi anlatıyor. Margouleff aynı zamanda immersive audio ve surround teknolojilerini erken dönemde benimseyerek ev sinemaları için yeni miks teknikleri geliştirdi ve Hollywood’un en büyük gişe filmlerinden bazılarının ses dünyasına hayat verdi.
Detaylar burada.

ILLEGAL: Rave Flyers of the 90s
(26 Mayıs, Blurring Books)
Ev bilgisayarlarının grafik tasarım alanını demokratikleştirdiği bir dönemde rave flyer’ları adeta yeni bir görsel dil yaratmıştı. Londra’dan New York’a uzanan rave ağlarının müdavimlerinden DB Burkeman’ın derlediği ILLEGAL: Rave Flyers of the 90s, bu deneysel estetiğin doğuşunu yüzlerce örnek ve saha içi anlatıyla bir araya getiriyor. Kevin Saunderson, Richie Hawtin, DJ Icey, Frankie Bones ve nicesiyle yapılmış söyleşiler de fazlasıyla merak uyandırıyor.
Detaylar burada.

Rollie Pemberton – Ways of Listening: Building a Deeper Relationship with Music in the Streaming Era
(26 Mayıs, McClelland & Stewart)
Cadence Weapon mahlasıyla da tanınan Kanadalı rapçi ve yazar Rollie Pemberton, Ways of Listening’de müzikle kurduğumuz ilişkiyi kişisel hafıza, teknoloji ve şehir deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye çağırıyor. Streaming çağında dinleme alışkanlıklarının nasıl dönüştüğünü tartışan kitap, hip hop’tan elektronik müziğe uzanan geniş bir referans alanını tarıyor. Günümüz müzik kültürünü “nasıl dinliyoruz?” sorusu üzerinden okumak isteyenler için ilgi çekici bir deneme kitabı.
Detaylar burada.

Nervous Breakdown: Raymond Pettibon: Album Covers
(26 Mayıs, David Zwirner Books)
Black Flag’in o meşhur sert çizgileriyle tanınan Raymond Pettibon’ın müzikle kurduğu görsel ilişki, Nervous Breakdown: Raymond Pettibon: Album Covers’ta kapsamlı bir seçkiyle bir araya geliyor. 1980’ler ABD hardcore sahnesinden Sonic Youth, Minutemen, Iggy Pop gibi isimlere uzanan kapak tasarımları üzerinden ilerleyen kitap, punk estetiğinin grafik dilini yeniden düşünmek için bir arşiv niteliğinde. Almanya’nın Ludwigshafen kentindeki Wilhelm-Hack Müzesi’nde düzenlenen sergi vesilesiyle yayımlanan bu derleme, Stefan Thull Koleksiyonu’ndan 200’den fazla eseri Max Dax, Robert Eikmeyer, Kim Gordon ve Ulrich Loock’un makaleleri ile bir araya getiriyor.
Detaylar burada.

Roland Orzabal – Welcome to Your Life: Love, Death, and Tears for Fears
(4 Ağustos, Dey Street Books)
Pop tarihinin en büyük ortak yazarlık ilişkilerinden biri nasıl kurulur, nasıl dağılır ve nasıl yeniden toparlanır? Roland Orzabal, Welcome to Your Life’ta Tears for Fears’ın yaratıcı gerilimlerini, şöhretin ruhsal bedelini ve kişisel yas deneyimini bir araya getiriyor. 320 sayfalık bu “astrolojik otobiyografi”, müzik kitaplarında pek rastlanmayan bir anlatı yöntemiyle ilerliyor; kader, tesadüf ve üretim arasındaki bağlantıları yıldız haritaları üzerinden okumayı öneriyor.
Detaylar bruada.

Dave Mustaine – In My Darkest Hour: A Memoir
(8 Eylül, Da Capo)
Thrash metal tarihinin ikonik figürlerinden Dave Mustaine, In My Darkest Hour’da Megadeth’in yükselişini anlatırken Metallica’dan ayrılışının gölgesini de yeniden değerlendiriyor. 1980’lerin Bay Area sahnesinden bağımlılık, inanç ve yeniden başlangıç hikâyelerine uzanan kitap, janrın estetik sınırlarının nasıl çizildiğini anlamak isteyenler kadar 80’ler metal sahnesinin iç dinamiklerine merak duyanlara da sesleniyor. Kapak çok umut vadetmese de…
Detaylar burada.

Kim Thayil – A Screaming Life: Into the Superunknown with Soundgarden and Beyond
(9 Haziran, William Morrow Books)
Soundgarden gitaristi Kim Thayil, uzun yıllardır alternatif rock sahnesini belgeleyen gazeteci Adem Tepedelen’le birlikte kaleme aldığı A Screaming Life’ta Seattle sahnesinin erken döneminden Superunknown’un küresel başarısına uzanan süreci içeriden anlatıyor. Grunge’ın çoğu zaman mitolojiye efsaneleştirilen hikâyesini sahne içi dayanışmalar, bağımsız etiketler ve turne ekonomisi üzerinden yeniden kuran kitapta Thayil, Soundgarden serüvenini Hiro Yamamoto, Ben Shepherd, Matt Cameron ve Chris Cornell’le paylaşılan uzun bir yol arkadaşlığı üzerinden anlatıyor.
Detaylar burada.

Jane Wiedlin – TMI: Memoirs of a Go-Go
(10 Kasım, Da Capo)
The Go-Go’s çoğu zaman MTV çağının tamamen kadınlardan oluşan ilk liste başı rock grubu olarak anılır; gitarist ve besteci Jane Wiedlin’in TMI kitabı ise hikâyeyi Hollywood’daki Masque ve Whisky a Go Go çevresinin punk kaosundan başlatıyor. Belinda Carlisle’la paylaşılan erken sahne yılları, fanzin çevreleri ve turne hayatının kırılgan dengeleri üzerinden ilerleyen kitap, grubun anaakım başarısını bir “tesadüf” olmadığını vurguluyor.
Detaylar burada.

Ryan Schreiber – Weird Era: How Pitchfork Changed Music Forever
(1 Aralık, Farrar, Straus and Giroux)
Bir dönem yeni bir albümün çıkışını Pitchfork sayfasına düşmeden “gerçekten yayımlanmış” saymayan bir kuşak vardı. Yeni müzik meraklılarının plak dükkânları yerine tarayıcı sekmesinin başına geçtiği blog dönemi ve sonrasının en belirleyici mecralarından biri olduğuna şüphe yok. Elbette kitabın başlığının çok iddialı tınladığına da. 1995’te henüz bir lise öğrencisiyken bu web sitesini kuran ve 2018’de ekipten ayrılan Ryan Schreiber, Weird Era duyurularında kitabı “Ortaya çıkan şey, Pitchfork’un nasıl bu kadar etkili bir güce dönüştüğünün perde arkasına bakan bir anlatı olduğu kadar, aynı zamanda nostaljik bir yolculuk da.” diyor.
Detaylar burada.