3 Aralık’taki “Aşka Özgürlük (Freeheld)” gösterimi öncesi, 5 LGBTİ Filmi

3 Aralık Perşembe akşamı Bant Mag. ve Filma’nın ortaklaşa gerçekleştireceği Aşka Özgürlük (Freeheld) filminin ön gösterimi şerefine 5 LGBTİ filmini masaya yatırıyoruz.

Hazırlayan: Zeynep Naz İnansal

ParisIsBurning (1)

Paris is Burning

Paris is Burning’in zamanımızın en önemli belgesellerinden olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Madona’nın Vogue şarkısı ya da Ru Paul’s Drag Race programının ilham kaynağı olan belgesel, 80ler New York’undaki ‘ball’ ve ‘drag’ kültürünü odağına alıyor. Yönetmen Jennie Livingston, dragqueenlerle yapılan röportajlarla beraber kültüre ait belli başlı terimlerin açıklamalarıyla, drag kültürünün özüne oldukça kapsamlı bir bakış açısı sunmayı başarmış.

allaboutmymother

All About My Mother

All About My Mother, Pedro Almodovar’ın her filminde olduğu gibi karmakarışık bir olay örgüsüne sahip. Film, İspanyol bir kadının çocuğunu bir kazada kaybettikten sonra çocuğunun hiç tanışmadığı transeksüel babasıyla iletişime geçmesini anlatsa da aslında herkesin hayatına devam edebilmek için yıllar boyunca büründüğü farklı rollere odaklanıyor. Almodovar’ın filmini ‘aktrisleri oynayan aktrislere, rol yapan tüm kadınlara, rol yapan ve kadın olmayı tercih eden tüm erkeklere, anne olmak isteyen tüm kadınlara ve annesine’ adaması da bu yüzden olsa gerek.

bound

Bound

Wachowski kardeşlerin Matrix öncesi çıkış yaptıkları filmleri Bound, bol bol film noir öğesi taşıyan yer yer slapstick’e kayan müthiş bir gerilim. Bir mafya babasının sevgilisinin yan komşusuna aşık olup beraber bir soygun planlamalarını anlatan film, lezbiyen ve feminist bir aşk hikayesi. Wachowski’lerin kamerayı erkek bakış açısından sıyrıltmayı başarabilmelerinde, yardım aldıkları Susie Bright’ın da payı büyük.

VelvetGoldmine

Velvet Goldmine

Todd Haynes’in elinden çıkma bu şahane glam rock müzikali isim babası David Bowie’nin alter egosu Ziggy Stardust’ın hikayesini anlatıyor. Christian Bale’in canlandırdığı genç bir gazeteci kaybolmuş glam rock yıldızını ararken bu parlak dünyanın bir parçası oluyor ve aslında kendini buluyor. Başroldeki Jonathan Rhys Meyers’e de Iggy Pop ve Lou Reed karışımı rolüyle Ewan McGregor eşlik ediyor. Filmin soundtrack’inin de bir o kadar güzel olduğunu ekleyelim.

Pride film still

Pride

Pride, 1984 yılı İngiltere’sindeki madenci grevi sonrası madenciler ve LGBTİ dayanışmasını anlatıyor. Madenciler başta, gay ve lezbiyenlerden gelecek yardıma şüpheci yaklaşsa da ortak bir dayanışma fikrine alışmaları da uzun sürmüyor. Bir çırpıda çok fazla konuya değinmeye çalışır gibi görünse de Pride hepsini toparlıyor ve aynı zamanda oldukça akıcı ve eğlenceli bir film olmayı başarıyor.