3 soruda Pınar Tınç ve “Regeneration” sergisi
Çini mürekkebi ressamı Pınar Tınç, yeni sergisi Regeneration: Ruh Zihin Beden’i sanatına ilham veren Bozcaada’da konumlanan Itırlı Bahçe’de açıyor. 1-15 Eylül’de ziyarete açık olacak sergi; yok oluş, var oluş ve rejenerasyon temalarını figüratif ve soyut eserlerle kurcalıyor.
Pınar Tınç; çini mürekkebi tekniği, canlı renkler ve mitik bir anlatımla kurguladığı yeni sergisinin ardındakilere dair sorularımızı yanıtladı.

Mürekkebin akışkanlığı ile kontrol arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Tesadüfün işinize etkisi nedir?
Mürekkep benim için hem özgürlüğün hem de teslimiyetin sembolü. Akışını tamamen kontrol etmek mümkün değil ama ben de zaten biraz o sürprizi arıyorum. Bir noktada müdahale ediyorum, sonra geri çekilip malzemenin kendi doğasına izin veriyorum. Tesadüf, işimin en canlı tarafı; kontrolle buluştuğunda ortaya çıkan o ince belirsizlik, aslında benim resimlerimde hayat bulan şey.
İşleriniz üzerinde çalışırken odaklanmaya ya da ilham almaya destek olan ritüel, rutin ya da metotlarınız var mı?
Benim için en büyük ritüel sessizlik ve ada hayatının ritmi. Sabahları erken uyanıp günün ilk ışığında çalışmayı çok seviyorum. Atölyemde yalnız kalmak, denizden gelen o tuzlu havayı içime çekmek bana odaklanma imkânı veriyor. Çoğu zaman müzik yerine doğanın sesini dinliyorum. İlham da çoğunlukla bu dinginlikten doğuyor.
Bu sergiye hazırlanırken aklınızda sürekli dolaşan bir düşünce?
Sergi boyunca aklımda olan şey, köklerimle bağ kurmak. Doğduğum adada sergi açıyor olmak, bir anlamda kendime doğru bir yolculuk. “Nereden geldim, şimdi neredeyim?” sorusu sürekli zihnimdeydi. Resimlerim de bu soruların cevabını arayan bir tür içsel yol haritası aslında.

