31 Ekim - 6 Kasım haftasının etkinlik rehberi

Hazırlayan: Bant Mag.

Haftanın etkinlik takviminden dikkat çeken konserler, oyunlar, söyleşiler, gösterimler, sergiler ve tavsiyeler.


RUBII
31 Ekim, Salon İKSV

Hip hop, neo-soul ve R&B’yi benzersiz şekilde harmanlayan Birminghamlı rapçinin ayakları yere basan, ritmik ve duygularla bezenmiş parçaları, sanki bir arkadaş sohbetinde size içini açmış ve en derin düşüncelerini paylaşıyormuş gibi hissettiriyor. Günlük hayatın iniş çıkışlarında RUBII’nin dokunaklı şarkıları yol arkadaşınız olacak. Gecenin açılışını Türkiye R&B sahnesinden AYDEED yapacak. Biletler burada.

Münchhausen
31 Ekim, Meşher

Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi kapsamında hazırlanan film programı kapsamında Josef von Báky’nin 1943 tarihli Münchhausen filmi izleyiciyle buluşacak. Baron Münchhausen karakterine ilham veren ve 18. yüzyılda yaşamış olan Hieronymus Carl Friedrich Freiherr von Münchhausen, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı düzenlenen seferlerde Rus ordusuyla birlikte savaşmış bir Alman subayıydı. Yaşadıklarını abartarak anlattığı hikâyeler zamanla anonimleşip efsaneleşerek Batı edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı.  Detaylar burada.

Pitohui
31 Ekim, Paribu Art

2012’de İstanbul’da kurulan  Pitohui, her biri doğaçlama seanslarında şekillenen çok katmanlı yapılara sahip çeşitli single ve EP’ler yayımladı. Dörtlü, motorik ritimleri dolambaçlı düzenlemelerle ve yoğun ses bloklarını coşkulu melodilerle harmanlayarak iniş çıkışlı bir oyun alanı inşa ediyor. Pitohui’nin güncel kadrosunu Replikas ve Reverie Falls on All gruplarıyla da tanınan Barkın Engin ve Burak Tamer’le birlikte Berkay Küçükbaşlar ve Cem Kayıran oluşturuyor. Konser biletleri burada.

Okan Urun ile O Gezegen
1 Kasım, Bant Mag. Havuz / Bina

Yeni sezonda O Gezegen, farklı alanlardan konukların yaratıcılık haritalarını çıkarmanın peşine düşüyor. Sezon boyunca Okan Urun, konuk ettiği isimlerin yaratıcı kapasitelerini, itkilerini, motivasyonlarını, hırslarını, çekincelerini, hayallerini ve sürdürme arzularını kurcalıyor. Okan Urun’un 1 Kasım’daki konukları Meral Çeitnkaya, Kaol ve Ayris Alptekin. Detaylar burada.

Haossaa + Slay Training
1 Kasım, kargART

Önce Lunafosepthicc’in seti ile eklemleri açıyoruz. Serseri caz gibi ama birden post-rock’ımsı ama aniden hardcore’cu Slay Training ile duygularda kaotizmi deneyimliyor. Son olarak Haossaa, 100 metre koşu ile maraton arası darbeler ile geceyi kara deliğe doğru seyahat ettirecek. Detaylar burada.

Yi Yi: A One and A Two / Bir ve İki (Yi Yi)
2 Kasım, Sinematek/Sinema Evi

Yönetmen Edward Yang’a 53. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Yi Yi: A One and A Two, kuşaklar arası bir aile hikayesini incelikle anlatıyor. Tayvan’ın başkenti Taipei’de aynı evde yaşayan fakat birbirinin hayatında çok uzak düşmüş Jian ailesine odaklanan 2000 yapımı film, Il Cinema Ritrovato Seçkisi programında gösteriliyor. Detaylar burada.

Eski Tören İçin Yeni Cilt
2 Kasım, Arter

Koreograf Melih Kıraç ile dansçı Tamara Kamola Rashidova’nın birlikte ürettiği performans, yaşlandıkça hareketlenen bellek tabakalarının altında hiç zarar görmeden kalmış bir anıdan yola çıkıyor. Rüyalarında anadiliyle bağının kopmasından kaynaklanan deneyimler yaşayan Özbek dansçı Tamara Kamola Rashidova’nın yaşantısıyla kesişen bu süreç, geçmiş, şimdi ve geleceği iç içe yorumlayarak “şimdi”de yollar arıyor. Detaylar burada.

Jane Goodall Anma Buluşması
2 Kasım, Pera Müzesi

1 Ekim günü hayatını kaybeden Jane Goodall tarafından 1991’de doğa, çevre, canlılar ve çeşitliliğe dair farkındalık projeleri geliştirerek 75 ülkede gençlerle çalışmalarını sürdüren ve kâr amacı gütmeyen oluşum Roots & Shoots’un Türkiye temsilciliği, 2020’den bu yana faaliyetlerine devam ediyor. Doğaya karşı hem sorumluluk hem de saygı temelli bir yaşam görüşünün daimi savunucusu olan Goodall’ı anmak üzere bir buluşma organize eden Roots & Shoots Türkiye, 2 Kasım Pazar akşamı Pera Müzesi’ne davet ediyor. Katılım içn gerekli formu buradan doldurabilirsiniz.

Mass of the Fermenting Dregs
4 Kasım, If Performance Hall Beşiktaş

Japonya’nın alternatif rock sahnesinin en çarpıcı ve enerjik gruplarından Mass of the Fermenting Dregs, ilk kez İstanbul’da sahne alıyor. 2007 yılında Kobe şehrinde kurulan grup, gitar odaklı melodik post-hardcore / shoegaze tınıları ve sahnedeki yüksek enerjisiyle tanınıyor. Konserin açılışını shoegaze ve dream pop köklerine dayanan İstanbullu grup Sren yapacak. Biletler burada

Bobik Nerede?
5-6 Kasım, Baba Sahne

Fatih Sönmez’in yönettiği; Selen Domaç, Başak Daşman, Aybanu Aykut, Kürşat Öçalan ve Jehat Kaplan’ın sahneyi paylaştığı Bobik Nerede? prömiyer yapıyor. Bobik Nerede? sadece bir oyun değil; geçmişle bugünün iç içe geçtiği bir yolculuk. Zamanda ileri gidiyoruz, geri dönüyoruz, ama hep aynı yerdeyiz. Karakterler birbirine karışıyor, sesler değişiyor, yüzler silikleşiyor. Çehov’un dünyasıyla bizim dünyamız buluşuyor. Detaylar burada.

Ve Ben Yalnız: Deniz Tekin
5 Kasım, Paribu Art

Kendi şarkılarında yalnızlık, kırılganlık ve içsel yolculuk temalarını işleyen Tekin; gitar ve piyano eşlikleriyle sade ama derin bir atmosfer yaratıyor. Kendine has sesi ve samimi yorumuyla kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesi edinen müzisyen, her performansında dinleyicisiyle doğrudan bir bağ kuruyor. İçten sözleri ve akustik tınılarıyla yalnızca müziğini değil; aynı zamanda ruhunu da sahneye taşıyor. Detaylar burada.

Lékélée S, 2025, tuval üzerine akrilik, 200 × 280 cm
Renée Levi – Lékélée
6 Kasım – 13 Aralık, Öktem Aykut

İstanbul doğumlu, Basel’de yerleşik Levi’nin pratiği, mimarlık eğitiminden aldığı yapısal duyarlılıkla soyut ifade biçimlerini bir araya getiriyor. Boyanın fiziksel varlığı, mekânın dinamikleriyle birlikte izleyiciye doğrudan bir deneyim sunuyor. Detaylar burada.

Hayır!
Seramik, sıraltı boya, sır, altın yaldız, 43 x 18 cm, 2025.
Sanatçının ve Galerist’in izniyle – Fotoğraf: Kunning Huan
g
Elif Uras – Ellerinde Toprak
8 Kasım’a dek, Galerist

Kadın emeğini tarihsel ve maddi kültür bağlamında yeniden düşünmeye davet eden sergide sanatçının New York’ta torna ve elde şekillendirme teknikleriyle ürettiği seramik işleri, Osmanlı’dan bu yana Türk çiniciliğinin tarihi merkezi olan İznik’te döküm yöntemiyle gerçekleştirdiği eserleriyle ilk kez bir araya geliyor. Detaylar burada.

Televizyonun Karşısında Özel Mülkiyetin Kökeni Üzerine Düşünürken Uyuyakalmışım, Babamın Sesine Uyandım (Fotoğraf: Noyan Ayturan)
29. İstanbul Tiyatro Festivali
22 Kasım’a dek, çeşitli mekânlar

20 Ekim’de Scapino Ballet Rotterdam’ı Arvo Pärt’in ruhani müziğiyle buluşturan Katedral ile açılan 29. İstanbul Tiyatro Festivali bir ay boyunca devam ediyor. Haftanın programında aile bağlarını, kuşak çatışmasını ve bireylerin kendilerini bulma çabasını mizahi ve dokunaklı bir dille ele alan Fora ile hafızanın kırılganlığını ele alırken Türk aile yapısı ve erkeklik kodlarıyla hesaplaşan Televizyonun Karşısında Özel Mülkiyetin Kökeni Üzerine Düşünürken Uyuyakalmışım, Babamın Sesine Uyandım var.