arkaoda 25 yaşında: Göktan Budakoğlu anlatıyor

Röportaj: J. Hakan Dedeoğlu

arkaoda, Bant Mag. ekibi için “Kadıköy Kadife Sokak’taki mekânlardan biri” değildi hiçbir zaman. Bizim ekibin birçoğu burada tanıştı mesela. Hatta burada büyüdü. Daha dergi yokken bile. Dergi başladıktan sonra da burada ileride ekibe katılacak kişilerle tanışmaya devam ettik. Bazılarımız düğün partisini bile arkaoda’da yaptı. Tanıdığınıza emin olduğumuz birçok DJ ilk setlerini burada yaptı (biz dâhil). Sayısız yeni yıla burada girdik. Bir mekândan çok bir ev gibiydi bizim için. 

Bunlar yetmedi sayısız hayali burada kurduk, birçoğunu burada hayata geçirdik. arkaoda ile birlikte Kulaktan Kulağa konserlerimizde John Maus, Jamie Stewart (Xiu Xiu), Moon Duo, Julianna Barwick gibi şimdinin büyük isimlerini ve daha sayısız grubu mekânın o ufacık konser alanında ağırladık. 

Ardından hayatımıza Moda burundaki Bant Mag. Mekân, sonra da Bant Mag. Havuz / Bina girdi. arkaoda’daki varlığımızı az yana, kardeş mekâna taşıdık. Ama arkaoda bizim için hâlâ tarih, başlangıç noktası, kültürel miras demek. 

arkaoda sadece biz ya da Kadıköylüler için de değil; sayısız müzik sever insanın, müzik üreticisinin hayatında önemli bir yere sahip. Ve bu mekân, ilk günkü misyonundan sapmayarak ama sürekli de yenilenerek 25 yılı geride bıraktı. arkaoda’nın kurucusu, dostumuz, aslında röportaj vermeyi de hiç sevmeyen Göktan Budakoğlu’na sorduk…


Mayıs 12 – Mark Hale / Ekim 22 – Can Dağlı / Mayıs 09 – Hayal Pozantı
Kasım 22 – Yaren Yavuz / Ekim 13 – Hvas & Hanibal / Ağustos 11 – Hakan Orman

arkaoda açılırken ne gibi hayaller kuruyordun? Bugün 25. yılda arkaoda’nın geldiği nokta o hayalle ne kadar örtüşüyor?

Çok hayal kuracak halim yoktu aslında. Üniversiteden mezun olmuş, üç yıldır bilgisayar mühendisliği yaptığım ofiste bunalıma girmiş, yaşamı sorgulayan 20’li yaşlarında biriydim. Art arda çocukluk hastalıklarına yakalanmaya başlamıştım, su çiçeğinden sonra çocukluk sarılığına da yakalanınca doktor fiziksel ve ruhsal olarak çöküntü yaşadığımı, bu hastalıkların ağır bunalımdan kaynaklandığını söyledi ve bir ay rapor yazdı. Sarılıktan dolayı evden çıkmayacaktım. Bakılmaya ihtiyacım vardı, sarılık için belli başlı yeme içme listesi verilmişti. İşte o zaman Moda’da tek başıma yaşadığım eve annem ve anneannem bana bakmak üzere bir süreliğine geldiler, kontrolü biraz ele alacaklardı. Kendimi dinlemeye, yolumu çizmeye ihtiyacım olan bir anda, hazır bir aylık sürem de varken evde bir anda üç kişi oluvermiştik. Konforum kaçmıştı.

Ben de çözüm olarak o güne kadar topladığım dergi, kitap, CD, kaset ne varsa evin arka odasına taşıdım. Yatağım da oradaydı, yani o odadan bir ay çıkmayacaktım. Yemek saatlerinde kapıdan hoşaf, moşaf ne varsa listeden annemler bana servis ediyordu. Ben de içeride kendi kendime yazıyor, çiziyor, dinliyor, notlar alıyordum. İlk olarak işi bırakmaya karar verdim. Sonrasında en azından bir süreliğine İstanbul’dan uzaklaşmaya. Bu odaya kapanma işi iyi gelmeye başlamıştı, kendimle bir barış, bir antlaşma süreci gibiydi bir nevi.

Bu raporlu ayın sonlarına doğru şöyle bir şey yazıverdim bir kâğıda: “Başkalarının da arka odaya ihtiyacı olabilir.” Her şeyin başlangıcı bu not oldu aslında. arkaoda hayalle değil; bir ihtiyaçtan doğdu. Sonrası, istifa edişim, Ege’ye taşınmayı planlarken bir anda karşımda arkaoda’yı buluşum ayrı hikâye. O yüzden umarım birileri için konuşabildikleri, dinleyebildikleri, birlikte eğlenebildikleri, anlamlı hikâyeler biriktirebildikleri, belki kendilerini keşfettikleri, kendine benzerlerini bulabildikleri, en azından bir dönemleri için onlara iyi gelmiş bir yer olabilmiştir.

25 yıl içinde Kadıköy çok değişti. Bu zaman diliminde Kadıköy’ün kültürel belleğinde arkaoda’nın nasıl bir rolü oldu sence?

arkaoda’nın tam içinden biri olarak, arkaoda’nın kültürel anlamda rolünün ne olduğunu söyleyebilmem zor aslında. Aklıma bir şeyler geliyor fakat söylemeye kalktığımda anlamları ağzımda büyüyor. O yüzden bu soruyu ben böyle geçiştireyim, başkaları düşünsün.

Ocak 10 – Sadi Güran / Nisan 14 – Naz Tansel / Mayıs 24 – Ece Özel
Eylül 23 – Nurbanu Kılıçer / Aralık 10 – Aylin Güngör / Kasım 15 – Gizem Vural

arkaoda’nın aylık takvimlerine o ayın DJ’lerinin seçtiği parçalardan oluşan mixtape’ler de eşlik eder. Göktan’ın arkaoda Best Of çalma listesi hangi şarkıyla başlar hangi şarkıyla biter?

O kadar çok şarkı var ki bu yıllar içinde. O yüzden tek bir Bet Of çok zor aslında. Her an değişebilen bir Best Of gibi bir şey desek; şu anki Stereolab’den “Lo Boob Oscillator”la başlasın ve arkaoda’yı yüzlerce, belki binlerce gece kapattığımız Nick Drake – “Day is Done”la bitsin.

25 yılda mahalle, ülke, dünya ve tabii akımlar, tarzlar da değişti. arkaoda bir şekilde hep kendini güncel tutmayı, müzikal trendler takip etmeyi, bağrında taşımayı başardı. Bu kendini yeni tutma temposu ve bir yandan eski yaklaşımları da tutma çabasındaki dengeyi nasıl koruyorsunuz? 

Ben sadece arkaoda’yı başlatan kişiyim, yani bu alanı açmış insanım.  Sonrasında birbirine benzeyen insanlarla çoğaldık, ekip olduk, kocaman bir azınlık olduk. Her şeyi dinleyen, arayan, sorgulayan, çok farklı yetenekleri ve keyifleri olan kişiler ekibe katıldı. Organik olarak ekibin içinden ve dışarıdan destek veren çok insanın payı var bu kompozisyonda. Sanırım sadece iyi müzik aradığında bunun eskisi yenisi olmuyor, varsa var yoksa yok. Yani eskiyi de arıyorsun, yeniyi de. Bulduklarını da heyecanla dinliyorsun ve ayrı bir heyecanla da başkalarına dinletmek istiyorsun. Sanırım hikâye bu.

arkaoda dışında başka mekânlar da var aslında bünyenizde, onları konuşmaya gerek yok ama uzun yıllardır mekâncılık işinde olan biri olarak Göktan’ın favori bar, restoran ve kafeleri nereler duymak isteriz. 

Uzun zamandır Berlin’de yaşıyorum. Buraya geldiğim zamanlarda da çok fazla yeri gezme deneme fırsatım olmuyor. Kendi dükkânlarımızdan çıkamıyorum desem yanlış olmaz. Gerçi Berlin’de de favori mekânım yok sanırım. Uzun yıllar bu işin içinde olunca daha çok kendimle ve küçük bir çevreyle, sakin olmak iyi geliyor bana. Çok mekân gezdiğimi ve taradığımı da söyleyemem işin gerçeği.

Haziran 21 – Deniz Bankal / Aralık 13 – Burak Dak / Haziran 22 – Cins
Ağustos 08 – Bora Başkan / Mayıs 22 – Gizem Winter / Ağustos 13 – Hilal Can

Bu hafta sonu 3 günlük bir etkinlikler silsilesiyle arkaoda’nın 25. yılı kutlanıyor. Detaylı ve geniş bir program. Bu programı oluştururken neleri dikkate aldınız?

Öncelikle bütçeyi dikkate aldık. Bu işleri finansal olarak becerebilmek çok zor artık maalesef. Özellikle yurt dışı bağlantılı olanları. Sonrasında üç günlük süreyi gözeterek uzun bir liste yaptık yerli – yabancı. 

25 yılda bizimle olmuş bizimle büyümüş, arkaoda’ya dokunmuş yüzlerce isim yazdık. Uygun olanlar oldu, olmayanlar oldu. Bu arada unuttuklarımız, atladıklarımız illa ki olmuştur; onlardan da burdan özür dilemek isterim, kusurumuza bakmasınlar. Cuma, cumartesi ve pazarı da kendi içinde uyumlu olacak şekilde gruplamaya çalıştık. Umarım birlikte eğlenebildiğimiz güzel bir hafta sonu olur.