Bant Mag. No: 29’dan // 33. Istanbul Film Festivali’ne Özel Festival Günlüğü

Bu yıl 5-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde hangi gün ne yapmalı, nereden nereye koşturmalı?

7 NİSAN PAZARTESİ
Sıkıcı mesai günleri başlamışsa eğer gündüz saatlerinde mecburen ofisteyiz ve gün bizim için 19:00’dan itibaren başlıyor. Gündüz maratonuna devam edebilenler için ise 13:30’da yeni Terry Gilliam çılgınlığı The Zero Theorem, 16:00’da ise Christian Mingui ve Lukas Moodysson’un son harikaları var. Saatler 19:00’u gösterdiğinde koştur koştur Atlas’ın yolunu tutup yılın en iyi İngiliz filmlerinden biri olan Still Life’ı seyre koyuluyoruz Atlas’ta. Önceki gün izlemeyi beceremeyenler için ise 21:30’da The Grand Budapest Hotel, bu kez Rexx’te.

gunluk_2_tzt

8 NİSAN SALI
Bugün de gündüzcüler için bolca iyi seçenek ve haftasonu kaçırılanları toparlama fırsatı var festivalde. Gündüzün öne çıkanları The Life of Riley, Grand Central ve Miss Violence. Saat 19:00 olduğundaysa iki seçenekten birine yürümenin zamanı: ya Atlas’ta Fransız animasyon harikalarına imza atmış Sylvain Comet’nin bu kez gerçek insanlarla çektiği ilk filmi olan Attila Marcel ya da City’s’de Yeni Bir Bakış bölümünün en dikkat çekici filmlerinden biri olan Coherence’yi izleyip yeni bir yönetmen keşfetme fırsatı…

9 NİSAN ÇARŞAMBA
Bugün gündüzcüleri festivalin en iyi belgesellerinden birkaçı karşılıyor sabah seanslarında. Lance Daly’nin Life’s A Breeze ise zararsız ve iyi bir 13:30 seçeneği gibi görünüyor. 16:00’da aynı tatlı havayı sürdürmek isteyenler Feriye’de El Critico’yla güne devam edebilir ama ruhu histeriyle çalkalananları City’s’deki Claire Dolan’e doğru alalım… 19:00’dan itibaren ise gün artık resmî olarak bir Neil Young’a saygı akşamına dönüşebilir. Atlas 2’de gösterilecek Neil Young Trunk Show: Scenes From A Concert’in ardından, biletinizi göstererek girebileceğiniz Hard Rock Café’de 22:00 sularında Yekta Kopan, Aylin Aslım ve Görgün Taner gibi isimlerin DJ’lik yapacağı bir parti mevcut.

10 NİSAN PERŞEMBE
Parti yorgunlarını sabahın ilk filmi ve Venedik Film Festivali’nin ilk Altın Aslan ödüllü belgeseli Sacro Gra’ya alalım 11:00’de Beyoğlu Sineması’nda… Sonrasında eğer kaybettiklerimizi anmak ve iyiliği tescillenmiş filmler izlemek gibi bir niyet varsa gündüzcülerin adresi Rexx Sineması ve ardı ardına gösterilecek olan Baal ve The Masterolmalı. 19:00 ve 21:30 seansları için Atlas’ta yerini alanlar ise bu yılki festivalin merak edilen filmlerinden İrlanda bağımsızı Calvary ve ardından Polanski’nin klostrofobik seksî gerilimi Venus in Fur’le ödüllendiriliyor.

11 NİSAN CUMA
Gündüzcüleri, Nerdesin Aşkım? bölümünün en olaylı yönetmeninin, en naif filmi olan Gerontophilia karşılıyor 11:00’de Atlas’ta. Sonrasında biraz eşsiz bir şeyler izlemek isteyen varsa da doğruca City’s’in yolunu tutmalı: Le couisin Jules’i yenilenmiş kopyasından izleme fırsatı kaçmaz. 16:00 seansını da City’s’de geçirebilenler siyah beyaz kusursuz sinematografisiyle yılın en beğenilen filmlerinden biri olan Ida’ya kendini kaptırabilir. Akşamcıları ise 19:00 seansında Atlas’ta pek sevdiğimiz yönetmen David Mackenzie’nin son filmi Starred Up’ı ve Roger Deakins’ın muazzam görüntü yönetimi ve düşmeyen temposuyla Prisoners var. Uyku tutmayanları ise 24:00’de Beyoğlu Sineması’ndaki Big Bad Wolves’a alalım.

gunluk_3_enemy

12 NİSAN CUMARTESİ
Festivalin ikinci haftasonu, sabah 9 akşam 6 mesaisiyle çalışanların hafta boyunca kaçırdığı filmleri birbiri ardına sıralıyor. Yeni birşeyler izlemek isteyenler ise Venedik’te bu yıl Geleceğin Aslanı ödülünü kucaklamış olan WhiteShadow’u (13:30, Feriye) ya da pek matrah olmasa da usta yazara dair bir şeyler görebilmeyi, daha fazla detay öğrenebilmeyi sağlayan Salinger (13:30, Beyoğlu) belgeselini tercih edebilir. Akşam çöktüğünde ise hâlâ izlememiş olanlar varsa 19:00 ve 21:30 seansında peş peşe Nymphomaniac Part 1 ve Part 2’yu aradan çıkarabilir. Ya da 21:30 seansı için hareketli ve bol ödüllü Salvo ve Enemy’den birini seçmek de mümkün. Hâlâ muhafaza ettiğiniz enerjinizle 24:00’te The Baradook’u da aradan çıkarabilirsiniz…

13 NİSAN PAZAR
Filmlerle geçen bir haftanın yorgunluğunu atmak ve biraz farklı bir alana geçiş yapmak adına gündüzünüzü tamamen boş bırakıp 15:00 ve 18:00 seanslarında Akbank Sanat’ta gösterilecek Akbank Kısalar’ına bir göz atabilirsiniz. Biraz daha dingin bir gün gibi görünse de yıl boyu çeşitli festivallerde gösterilmiş, yarışmış ve ödül kazanmış hemen her kısa filme tek bir günde vakıf olma imkânını veren bu şanslı pazar, Ragnar Bragason’unMetalhead’i (13:30, City’s), Xavier Dolan’in Tom at the Farm’ı (16:00, Atlas) ve Guillaume Gallienne’nin Les garcons et Guillame a table! (19:00, Atlas) ile de Uluslararası Yarışma filmlerine dalış yapmanızı mümkün kılıyor. Anadolu yakasındakiler ise daha önce karşı tarafta gösterilen Starred Up, Nymphomaniac ve The Baradook’u aradan çıkarıp, James Franco’nun Child of God’ıyla günü kapayabilir.

Yazı: Melikşah Altuntaş, İllüstrasyon: Mert Tugen

Bant Mag. No:29’da yer alan yazının tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.