Bant Mag. No:33'ten // Adult Jazz: İletişimin sınırları ve alışılmadık tınılar

İngiliz dörtlü Adult Jazz, nefes kesen ilk albümü Gist Is’i geçtiğimiz ay yayınladı ve kısa sürede gönlümüzü çalmayı başardı. Özellikle nefes aldığını hissedebileceğiniz şarkı yapıları ve akılda kalıcı melodileriyle defalarca dinlenesi şarkılardan oluşan Gist Is, bu yıl karşımıza çıkan en sıradışı ve etkileyici albümlerden biri. Beslendiği birçok farklı kaynak ve düşünceyi albümde hissettirerek kendine has bir dil geliştirmeyi başaran Adult Jazz’ın beyni Harry Burgess’e albümün detaylarını ve grubun geçmişini sorduk!


Röp: Cem Kayıran – İllüstrasyon: Naz Tansel

Albümünüzü dinlediğimde, şarkı yapılarınızın en önemli elementlerinden biri olarak “boşlukları” kullanmayı başarabildiğinizi hissediyorum. Aynı şekilde şarkılar epey progresif şekilde kurgulanmış. Bu detay şarkı yazımında aklınızda olan bir şey miydi?
Boşlukları, canlı çalmaya başlayana kadar gerçek anlamda fark etmemiştim. Müziği bilgisayar başında aranje etmek, görsel olarak kendinizi belli sınırlara ait bir yerdeymiş gibi düşünmenizi sağlıyor ve duraklamalarla aralıklar, genel yapıdan daha az ayrılıyormuş gibi hissettiriyor. Bir sonraki kısmın gelişini görüyorsunuz ve bu sayede paniklemiyorsunuz; her türlü güvende olduğunuzu biliyorsunuz. Bu şarkıları canlı çalmaya başladığımızda ayrıklık ve duraklamalar biraz daha meydan okuyucu ve kaba hâle geldi. Çünkü onlar, gerçek zamanın çözülmesine sebep oluyor ve sen de ortamdaki gerilimden sorumlu olan kişi oluyorsun. İnsanlar diğer gruplarda olan daha kalın, daha ağır olma hissini bizim konserlerde hissetmiyorlar, bu da biraz kırılganlık getiriyor. Kesinlikle bu albümle birlikte, şarkılardaki “kalın” anları birbirinden ayrık kullanmak istedik.

Progresif şarkı yapıları bizim uğraşmaktan çok keyif aldığımız şeyler, bu yüzden şarkıları da bu yönde yazmak çok doğal olarak gelişti. Ayrıca genellikle karşılıklı seslerin diyaloğu gibi olan birçok söz vardı. Bu da şarkılardaki farklı anlar üzerinde epey etkili oldu.

Şarkılarınızda çok etkileyici ve yenilikçi fikirler var. Her grup üyesinin şarkı yazımına bir şekilde dâhil olduğunu hissediyorum. Bize biraz Gist Is’in ortaya çıkış sürecinden bahseder misin?
Genellikle şarkıya dair bir hissim ya da küçük bir melodik fikrim oluyor. Bunu gruba sunuyorum ve birlikte detaylandırıyoruz. Çoğunlukla melodilerle birlikte gelen küçük bir söz grubu da bize yol gösteriyor.

Bu sürece hepimiz fazlasıyla dâhil oluyoruz, aynı şekilde birbirimizin kısımları üzerine de hepimiz birarada çalışıyoruz. Bunun sebebi de çaldığımız enstrümanlar konusunda biraz değişken olmamız. Bu sayede belli enstrümanları sahiplenme gibi bir durum olmuyor. Ayrıca  fikirleri pekiştirmek ve üzerlerine yeni şeyler eklemek için stüdyoda da epey vakit geçirdik.

Gist Is, “Donne Tongue” şarkısında geçen bir söz. Albümü bu şekilde isimlendirmeye nasıl karar verdiniz?
Sözler şöyle: It does if you say it does / or / gist is exactly enough (Eğer sen söylüyorsan yapar / ya da / ana fikir tamamen yeterli). Bu Platon’un Euthyphron ikilemine bir tür gönderme. Temelde ilahi güç tarafından belirlenmiş “iyiliğin” doğası etrafında süzülmek fikrine dayanıyor. Ya ahlaki olarak doğru olan şeyler için belli bir kriter vardır ve Tanrı bu şeyleri bulabilmek konusunda uzmandır, ya da belli şeyler, Tanrı’nın onları sevme erdemi göstermesi sonucunda ahlaki olarak doğru olurlar. Bu, ilahi güce merak duyma sırasında keyfî olarak gelişen ahlaki kod ve bizim ulaşabileceğimiz ya da bir sebep bulabileceğimiz ahlaki kodu birbirinden ayıran şey.

Albüme dair asıl fikirler, dinî/politik/ruhani ideolojilerle uğraşırken bizi duyarlı yapan, kanuncu, biçimlendirilmiş bir ahlak anlayışı ya da sezgilerle ilgili. Ayrıca albüm, sistemleştirilmiş iletişimin sınırlarına ve bir şeyleri doğru düzgün iletmede yaşanan problemlere de genel olarak bakıyor.

Albümdeki gitar kullanımı tek kelimeyle eşsiz. Gitarlar fazlasıyla serbest ama aynı zamanda en önemli katmanlardan biriymiş gibi tınlıyor. Gitar kullanımı konusunda size kimler ilham veriyor?
Bizim için spesifik bir isim söylemek çok zor maalesef. Bazen bir ritim ya da o an çalınan şeyin yarattığı fiziksel heyecan, notalardan daha önemli hâle geliyor. Gitarı diğer enstrümanlar için bir ayna görevi görecek şekilde kullanmayı seviyoruz. Ayrıca gitarlarda çok fazla akor kullanmıyoruz ve genellikle iki notadan oluşan akorların basitliğini seviyoruz. Kesinlikle gitarı tertemiz değil de daha karizmatik şekillerde kullananları seviyoruz!

Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:33’e ulaşabilirsiniz.