Bant Mag. No:35’ten // “Belki oyuncu değilim, ressam hiç değilim!”: Güven Kıraç

Arthouse, ana akım, TV demeden oynadığı her mecrada, her karakterle bizi kendine kopmaz bağlarla bağlayan Güven Kıraç, büyük bir sürpriz yapıp tuvalle buluştu, adına da YÜZ BULDUM dedi. Güven Kıraç’ın içinden, tuvale akan yüzleri görmek için, 3 Ocak’a kadar Çukurcuma’daki Corinne Pinelo Art Gallery’de olmak gerekiyor. Sergi hakkında, Güven Kıraç’ın hayatında resmin dev yeri hakkında ve azıcık da olsa Türkiye sineması hakkında konuştuk. 

Resim yapmak ne kadar zamandır aklınızda vardı?
Aklımda hiç yoktu. Hayatıma da bir senedir girmiş bir mevzu resim yapma eylemi. Hep söylediğim gibi koleksiyonerdim. Resim toplardım, resim alırdım. Resme, plastik sanatlara, heykele çok büyük ilgim var. Bir gün ressam bir arkadaşım Harun (Antakyalı) resim yapsana sen, hadi koyayım tuvali dedi. Öyle şakayla karışık, yaparsın yapamazsın, korkarım derken bir resim yaptım, o çok ilgi gördü, sevildi. Sonra oradan yüz buldum devam ettim. Serginin ismini de Yüz Buldum yaptım.

Peki neden portre?
Bir tane portre yaparak başladığım için belki. Belki Harun’un resimlerinden de etkilendim. Onun resimlerinde hep yüzler vardır. Biraz onun, biraz da oyunculuğumun etkisi olabilir. Oyunculukta da işimiz tipten tipe yüzden yüze bürünmek ya… Herhâlde çaktırmadan onun da etkisi var; tam olarak benim de bilemediğim bir şekilde, derinlerde… Şimdilik böyle bir yüz sergisi hazırlayayım dedim.

Portrelerdeki yüzler sizin hayatınızdan insanlar mı? Hayalî bir çalışma mı?
Yok, hayatımdan insanlar değil. Zaten hiperrealist de bir şey yapmıyorum, resimlerim gerçekçi değil. Ama duygusal olarak birtakım etkilenmeler mutlaka vardır. İfadede, gözde, bakışta… Kimi kızgın, kimi üzgün, kimi şaşkın, kimi neşeli…

guven_kirac_web_2

Aralarında ortak bir özellik var mı portrelerin?
Yok, hiç öyle ortak bir özellik yok zaten resim yapmaya, boyamaya başlayınca biraz da resmin içinde yüz buldum. Baktım ki, bir yüze doğru gidiyor, ona ağırlık verdim. Bazen ressamlar bir resmi yaparken memnun olmazlar, bozarlar; bozarken de başka bir resim bulurlar. O bozmaların içinde de bazen insan yüz buluyor.

Resim yaparken yaşadığınız heyecan, oyunculuk yaparken yaşadığınıza benziyor mu?
Vallahi benziyor, çünkü ikisinde de bir şey yaratıyorsunuz, bir şey çıkarıyorsunuz meydana. Resmin bir de oyunculuktan değişik tarafı büyük bir rehabilitasyon. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak kadar.

Oyunculuk daha yıpratıcı bir şeydir eminim…
Evet, oyunculuk  o anlamda daha yıpratan bir şey. Bir de burada şahsî oynuyorsunuz. Kimseye pas vermek zorunda değilsiniz, ekip yok, her şey sizsiniz. Günahı, vebali, sevabı boynunuza. Belki resmin o tarafı da çekmiştir beni.

guven_kirac_web_3

Röportaj: Zeynep Ocak – Fotoğraflar: Aylin Güngör
Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:35’e ulaşabilirsiniz.