David Cronenberg’in gelecekle işi bitmedi: Crimes of the Future

The Fly, Shivers, Rabid, The Brood… Geniş filmografisiyle 70’lerden bu yana body horror türünün simge ismi olan David Cronenberg, Maps to the Stars’tan yedi sene sonra ait olduğu temalara geri dönüyor; 75. Cannes Film Festivali’nde tozu dumana katmaya hazırlanıyor. Transhümanizmin kıyılarında gezdiği, Ana Yarışma’da ter dökecek yeni projesi Crimes of the Future’dan ilk fragman, festival programı açıkladıktan hemen sonra sıcağı sıcağına yayımlandı:


Viggo Mortensen, Lea Seydoux ve Kristen Stewart’ın başrollerde yer aldığı filmde, biyolojik evrime ve yaratılan yapay koşullara adapte olabilmek için insanların bedenlerine müdahale edebildiği yakın bir gelecek konu ediliyor. Bu müdahaleler sonucu bir başkalaşım evrimiyle karşı karşıya kalan insanlık, durumu kontrol altına almaya çalışırken çeşitli çatışmalar yaşıyor. Yolu dördüncü kez Cronenberg’le kesişen Mortensen, bu evrimin sonucu olarak yeni organlara sahip olan performans sanatçısı Saul Tenser’e hayat veriyor. Tenser, organlarını bir performans aracı olarak kullanarak seyircisini şaşırtmanın yolunu ararken, bedeni kadar performansının sınırlarını da zorlamaya başlıyor. Yönetmenin kariyeri boyunca sıklıkla karşılaştığımız bedensel korku, biyoteknoloji ve fütüristik imgelemleri düşündüğümüzde, -kendisinin de söylediği gibi- gelecekle işi henüz bitmemiş gibi görünüyor.

Filmlerinde son 20 senedir (Cosmopolis dışında) senaryoya pek müdahil olmayan Cronenberg, Crimes of the Future’da bu alışkanlığından vazgeçmiş; hem yazıp hem yönetmeye karar vermiş. Bu noktada yapımın, Cronenberg’in aynı isimli 1970 tarihli filminin yeniden çevrimi olmadığını ve yeni bir olay örgüsünden söz ettiğimizi hatırlatmakta fayda var. 

Julia Ducournau’nun yine body horror’a göz kırpan filmi Titane ile geçtiğimiz edisyondan Altın Palmiye’ye uzandığını hesaba kattığımızda, film 75. Cannes Film Festivali’nde nasıl reaksiyonlarla karşılaşacak, merakla bekliyoruz.