İtalyan fotoğrafçı ve aktivist Stefano Lotumolo’nun son sergisi Inspired by People, dünyanın dört bir yanından toplulukların gündelik hayatlarını, geleneklerini, ritüellerini ve mücadelelerini görünür kılıyor. 

1987 doğumlu Lotumolo, uzun yıllar pazarlama sektöründe çalıştıktan sonra 2017’de Afrika’ya yaptığı üç aylık yolculuk sırasında fotoğrafla güçlü bir bağ kurmuş ve tüm hayatı değişmiş. Bir yandan kurucusu olduğu Radici Globali adlı dernekte Tanzanya’daki Maasai topluluğuyla birlikte su temini, eğitim ve yeniden ağaçlandırma projelerini yürütürken, bir yandan da çıktığı yolculuklarda karşılaştığı hikâyelere kamerasıyla tanıklık ediyor.

Yedi yılı aşan bir sürede, onlarca yolculuk sonucunda ortaya çıkan ve 129 fotoğraftan oluşan seçkisiyle Inspired by People’ın odaklandığı konu başlıkları arasında iklim krizi, yerel halkların direnişleri ve göç gibi konular da var. Paris’in Le Marais bölgesinde bir Orta Çağ manastır avlusunda gerçekleşen sergi, görsel ifadesinin yanı sıra Lotumolo’nun sanat ile aktivizmi kesiştiren yaklaşımıyla ziyaretçileri içine çekiyor. 

Sergi vesilesiyle Lotumolo ile hem sanatı hem de yürüttüğü topluluk temelli projeler üzerine konuştuk.


“Ben sadece insanlar arasında bir köprü olmak istiyorum; karşılaştığım herkese duyduğum sevgi, dürüstlük ve minnetle, görüntüler aracılığıyla enerjiyi bir yerden başka bir yere taşıyabilen biri…”
Traditions
Bir maskenin bir çocukta yarattığı hayranlık, tam anlamıyla büyü.
Doğayla ve atalarına bağlı gelenekleri sürdüren insanlarla yakın temasta yeniden kendimi bulmak benim için hayati önem taşıdı. (Yamoussoukro, Fildişi Sahili, Kasım 2022)

Yolculuğunun derin bir içsel dönüşüm sürecinde başladığını söylüyorsun. Bu dönüm noktasını biraz anlatır mısın? Bu dönüşüm sanat yolculuğunu nasıl şekillendirdi ve bugünkü işlerine nasıl yansıyor?

Hayatımın 28 yılını sadece hazların ve maddi şeylerin peşinde koşarak geçirdim; içime dönüp bir şey arayabileceğim ihtimalini hiç düşünmedim. Bu yüzden başka kültürleri keşfetmek üzere yola çıktım. Eski hayatımı geride bıraktığım anda fotoğraf yoluma çıktı ve on yıl sonra, kendimi başkalarının gözündeki yansımamda bulduğumu soyleyebilirim

Tanıştığım insanlar, kendime bambaşka açılardan bakmamı sağladı. Enerjimin karşılaştığım yerel halkların enerjisine çok daha yakın olduğunu fark ettim. Bana sadeliğin güzelliğini öğrettiler ve ben de tam olarak o sade anları, sergiyi gezenlerin içine dalabileceği bir şekilde fotoğraflamaya çalışıyorum.

Steve McCurry çalışmaların üzerinde derin bir etkiye sahip. Hatta  2023’te bağımsız fotoğrafçı ödülünü (Independent Photographer Award) aldığında jüride o da vardı. McCurry dışında, görsel dilini derinden etkileyen başka kimler ya da neler oldu?

Sebastião Salgado da benim için çok büyük bir ilham kaynağı. Sadece eserlerinde her zaman hissettirdiği insanlık duygusundan değil; aynı zamanda fotoğrafın daha büyük bir amaca hizmet edebileceğini bana fark ettirdiği için. Yolda olduğumda, daha çok o anda deneyimlediklerime odaklanmaya çalışır, ilhamı başkalarında aramam. Benim fotoğraflarım, diğer insanlarla kurduğum bağdan ve kendimi dinlemekten geliyor. 

Sergideki “Brotherly Love” isimli fotoğraf beni çok etkiledi. Inspired by People sergisinden senin favori bir fotoğrafın veya ânın var mı? Varsa neden?

“Life” adını verdiğim fotoğraf, henüz yürümeyi öğrenmemiş bir çocukla yenidoğmuş bir kuzunun göz göze geldiği bir an. Bu fotoğraf, benim yaşadığım yerde unuttuğumuz bir hayat biçimini temsil ediyor.

Brotherly Love
(Mindat, Myanmar, Şubat 2018)
Life
Maasai halkı, doğayla ve hayvanlarla özel bir bağ kurar. Ne yeni doğmuş kuzu ne de çocuk kendi ayakları üzerinde durabiliyor. (Longido, Tanzanya, Şubat 2020)

Inspired by People’a yoğun bir ilgi var gibi görünüyor. Ziyaretçilerden aldığın tepkiler çalışmalarını nasıl etkiliyor?

Ben sadece insanlar arasında bir köprü olmak istiyorum; karşılaştığım herkese duyduğum sevgi, dürüstlük ve minnetle, görüntüler aracılığıyla enerjiyi bir yerden başka bir yere taşıyabilen biri… Bu sayede  farklı kültürleri keşfedip deneyimleme fırsatı buluyorum. Her kültür bana bir şeyler öğretiyor. Bir sanatçı olarak en büyük amacım, duyguları harekete geçirmek. Ziyaretçileri, zamanın göreceli olduğu, insanların doğayla derin bağlar kurduğu, kadim ritüellerine tutunduğu ve çoğu zaman hayatta kalmak için mücadele ettiği dünyalara götürebilmek.

Anlatmamayı tercih ettiğin hikâyeler ya da fazla kişisel olduğu için fotoğraflayamadığın anlar oldu mu?

Benim gibi belli bir sınırı aşmamaya çalışan biri için zamanla doğru ânı hissedebilmek kolaylaşıyor. Bu da genelde insanlarla kurulan bağın sonucunda mümkün oluyor. Bu yüzden “çekilmeyen fotoğraflar” ya da “fazla özel anlar” pek olmuyor. O anlar, zaten benim fotoğraf yolculuğumun parçası değil.

Radici Globali derneği, Maasai topluluğunda kurulan bir dostlukla başladı ve bugün su temini, eğitim ve yeniden ağaçlandırma projeleri yürütüyor. Aktivizm ve fotoğrafçılığın birbirini nasıl besliyor? Sence sanat, daha spesifik olarak fotoğrafçılık, nasıl bir dayanışma alanı olabilir?

İki alanı bilinçli olarak ayırdık ki karışmasın. Sergiler, fotoğraf projemizi finanse etmek için bir araç işlevi görüyor. Bazen sergiler aracılığıyla bağış kampanyaları da düzenledik ama dernek için yaptığımız her şey, tamamen kişisel zamanımız ve emeğimizle yürüttüğümüz bir gönüllülük işi.

Sergiler sırasında hikâyemizden etkilenen tanımadığımız insanlar projelere finansal destek verdi. Maasailerle birlikte, birçok Maasai topluluğunun gerçek yaşam koşullarına dair farkındalık yaratmak için sıkça fotoğrafları ve raporları kullandık, bu da çok sayıda insanı derneğimize yaklaştırdı. 

The Universe in the Eyes
İlk Holi festivalim henüz sona ermişti ve onun gözlerinde başka evrenleri, kelimelerle anlatılamayacak kadar derin duyguların enginliğini gördüm. (Hampi, Hindistan, Mart 2023)

Yürüttüğün projeler duygusal olarak zorlayıcı olabilecek nitelikte. Bu tip durumlarda seni ne güçlendiriyor? 

Zor anlar çok sık oldu ama pes etmemek için hep şunu düşündüm: Fotoğrafçılık hayatıma insanlıkla paylaşmam için gelen bir hediye. Sergilerden pek çok insan çok etkilenmiş şekilde çıkıyor, bazıları gözyaşlarıyla ama hep mutlu bir şekilde. Çünkü kendimizden daha büyük bir şeye bağlanıyoruz. Tüm insanlığı ilgilendiren bir şeye… Bunu gerçekleştirebilmek ise çoğu zaman içten bir bakış, dürüst bir an ve sade ama doğrudan bir fotoğrafla mümkün oluyor.

Bu sergiden sonra seni en çok heyecanlandıran yeni duraklar ve projeler neler? Inspired by People’ı Türkiye’ye getirme gibi bir planın ya da hayalin var mı? 

Hayat arkadaşım Ludovica Cristofaro ile birlikte yürüttüğümüz bu dört elli projede sıradaki durak olarak Çin’i düşünüyoruz. Türkiye’ye gelmeyi de çok isteriz! Türkiye gibi çok kültürlü bir ülkede bu yolculuğu paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk olur. Davet etmek isteyen herkese kapımız sonuna kadar açık!

The Village of Incense
(Hanoi’nin dış bölgeleri, Vietnam, Ocak 2020)
The Signs of Time
Bu kadında bir çocuğun gözlerini görüyorum.
Dövme geleneği, kız çocuklarının kaçırılıp civar köylerin prenslerine cariye yapılmasını önlemek amacıyla anneleri ve büyükanneleri tarafından uygulanıyordu. Bu eski gelenek 1970 civarında Birmanya hükümeti tarafından yasaklandı ve ziyaret ettiğim köylerde yüz dövmeli yalnızca 15 kadın kalmıştı. (Mindat, Myanmar, Şubat 2018)
  1. Toprak yaşam, maden zehir

    Çünkü kadim zeytin o; bir yaşam ve bellek taşıyıcısı.

  2. “Arkada çok güzel bir dünya var”: CEM ERSAVCI (1982-2014) anısına

    Cem Ersavcı, bir imge işçisi. Hayatı, yaşadığı yerle ilişkisini araştırarak anlamlandırmayı deneyen bir fotoğrafçı, gördüklerini bağ kurarak kaydeden bir belgeselci. Sıkı bir arşivci ve detaycı bir hikâyeci.

  3. Sonsuzluk yeraltı mezarlarında yankılanırken: QUEENS OF THE STONE AGE

    Queens of the Stone Age'in hassas ve ruhsal açıdan bir meydan okumaya dönüşen tutku projesi Alive in the Catacombs'un derinliklerine, Dean Fertita rehberliğinde dalıyoruz.

  4. A’dan Z’ye: SLY STONE (1943-2025)

    Pop’un gömlek iliklerini funk’la gevşeten, elektroniği ruhla harmanlayan ve sahnede gölgelerle konuşan bir figür: Sly Stone.

  5. Bireysel yaratıcılık diye bir şey yok: DIIV 

    26-27 Ağustos'ta yeniden İstanbul'da çalacak shoegaze grubu DIIV'ın gitaristi Andrew Bailey hattın öbür ucunda.

  6. TUNE-YARDS: Teenage Kicks

    Sevgili Merrill Garbus, müzisyenlerin büyürken dinlediği albümleri ve bu müziklerin üzerlerinde bıraktığı tesiri kurcaladığımız Teenage Kicks serimize konuk oldu.

  7. Coşku ve direnişle tutuşan kulüp müziği: I. JORDAN

    "Kariyerim boyunca üretimlerimi bir arada tutan hat, hep umut verici ve coşkulu dans müziği yapmayı sevmem oldu."

  8. Beklenmedik şekilde ciddiye alınan bir fikir: VİCOTÜCO 

    Sinanılmaz ve Mert Avcı ile ilk vicotüco albümü "Normal Yaşa ve Ortalama Bir Süre Zarfında Öl" üzerine.

  9. Çağrışıma dayanan bağlantılar: TIME IS AWAY

    Londralı ikili Jack Rollo ve Elaine Tierney ile 13 senedir NTS Radio'da yayınına devam eden aylık programları "Time Is Away" üzerine.

  10. Galaksiye dönük, dünyaya gömülü bir sistem de mümkün: ANDOR

    Andor’u, dönemdaşı olan yapımlar ve diğer Star Wars uzantılarından ayrıştıran faktörlere dair bir beyin jimnastiği.

  11. Beyazperdeden tekinsiz aşklar, tutkulu karanlıklar

    Aşkı güvenli alanından çıkarıp daha karanlık, belirsiz, hatta tehlikeli yönleriyle ele alan 10 film.

  12. Dayanışmanın son kullanma tarihi yoktur: DIE MÖLLNER BRIEFE

    1992’de Mölln'de gerçekleşen ırkçı kundaklama saldırısı sonrası mağdurlara gönderilen destek mektupları nereye kayboldu? Mektupların filme dönüşen hikâyesini Martina Priessner ve İbrahim Arslan anlatıyor.

  13. Her filmin ihtiyacı başka: TOLGA KARAÇELİK ve Psycho Therapy

    “90’larda izlediğimiz pazar günü filmleri gibi hafif derdi olan ama kendini çok da ciddiye almayan, eğlencesi de olan bir film yapmaktı amaç.”

  14. Kayıt tutmak hayati: 18. DOCUMENTARIST KADIN VE LGBTİ+ HİKÂYELERİ SEÇKİSİ

    Hikâyeler var; bireyden kitlelere, kuir bir festivalin perde arkasından bir köyün dayanışma ekonomisine temas eden…

  15. MIRANDA DARLING, Kara Bulutlar ve zebraların sessiz isyanı

    “Buradayım, gitmiyorum. Ve bazı şeyleri değiştireceğim.”

  16. Kendimizden daha büyük bir şeye bağlanmak: STEFANO LOTUMOLO ve Inspired by People

    "Ben sadece insanlar arasında bir köprü olmak istiyorum; karşılaştığım herkese duyduğum sevgi, dürüstlük ve minnetle, görüntüler aracılığıyla enerjiyi bir yerden başka bir yere taşıyabilen biri..."

  17. Kaçınılmaz bir gelecek tasvirine itiraz: ÖZGÜR MUMCU ile Dünyalılar üzerine

    Özgür Mumcu ile April etiketli yeni romanı "Dünyalılar"ın ardındakiler ve arayışlarına dair bir sohbet.

  18. 2025 ilk yarı raporu: Derinlere dalmalık 20 albüm

    Ruhunuzun farklı katmanlarına nüfuz etmek için özenle hazırlandı.

  19. 2025 ilk yarı raporu: Yol albümleri

    Yolunuz uzun mu? Aracınızın radyosuna bluetooth ile bağlanmak isteriz.

  20. 2025 ilk yarı raporu: Parti gibi albümler

    R&B, synth-pop, drill, hip hop, sıkı groove’lar, kıvrak ritimler ve dahası.

  21. Künye

    .