Filistin kültürel mirasını korumaya yönelik bir tekstil stüdyosu

Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan, el yapımı kanaviçe işi nakış tasarımlarıyla süslenen uzun elbiselere kandura deniyor. Filistin’in en zengin kültürel tekstil mirasından olan ve tatreez olarak da bilinen bu elbiseler özellikle 1987’den sonra, Filistinlilerin İsrail işgaline karşı barışçıl protestoları sırasında ülke kültüründe önemli bir yer edindi. İsrail sansürüne meydan okuyarak Filistin bayrağında bulunan siyah, beyaz, kırmızı ve yeşil renklerle işlenen elbiseler, aynı zamanda halkın kurtuluşunun sembolü hâline geldi.


Filistin’de uzun yıllardır süregelen işgalden ötürü tehdit altında olan, ülkenin kültürel mirası hâline gelen tekstilleri muhafaza etme çalışmaları kapsamında ilk defa bir koruma stüdyosu kuruluyor. Stüdyo, Filistin nakış geleneğinin UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alınmasını takiben hayata geçirildi.

2016’da Batı Şeria’da açılan Palestinian Museum ve Londra’daki Victoria and Albert Museum (V&A) güçlerini bu yolda birleştiriyor. İki müzenin iş birliğiyle kurulacak olan stüdyo, savaş koşullarındaki kültürel mirası kurtarmaya yönelik çalışmalarda bulunan Aliph Vakfı tarafından 480 bin dolarlık hibe aldı. Palestinian Museum genel müdürü Adila Laïdi-Hanieh, bu hibenin kurumun “Filistin’deki tekstillerin korunmasına öncülük etmesi” için yeterli bir miktar olacağını söylüyor. Öte yandan ABD’deki Filistin Mirasını Koruma Komitesi’ndeki Filistinli ve Arap asıllı kadınlar ile Fransa merkezli bir koleksiyoncu tarafından yaklaşık 100 kandura, Palestinian Museum’a bağışlandı. 

Müze yetkililerinin tekstil koruma ve koleksiyon yönetimi eğitimi için Londra’ya seyahat etmesiyle, stüdyonun kuruluşu için ilk adım bu ay içinde atılmış olacak. Filistin’deki koleksiyon için çalışmalar sonbaharda başlayacak. Aynı zamanda yerel toplulukları dâhil etmek için bir dizi atölye çalışması ve sosyal yardım programı da gerçekleştirilecek. Stüdyonun açılışı içinse henüz bir tarih belirlenmiş değil.

Yazı: Elif Çelik