Geleceğin müzik dünyasının eşit bir şekilde kurulması için: Beats by Girlz Türkiye

Beats by Girlz, 2013 yılında Berklee College of Music’den Erin Barra’nın kurucusu olduğu New York merkezli bir oluşum. Müzik sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan bir kolektif olarak işleyen proje, yıllar içinde kıtadan kıtaya yayıldı ve şimdi Türkiye’de. Teknolojiyi kullanarak DJ, prodüktör ve besteci olmak isteyen genç kadınları; müzik dünyasında seslerinin daha yüksek çıkması ve daha görünür olmaları için gerekli topluluk, araçlar, kaynaklar ve eğitim programlarıyla buluşturuyor.



Beats by Girlz projesini, yapımcı, ses tasarımcısı ve müzisyen Beril Sarıaltun Türkiye’ye getirdi. Bu yolculuk 10 Haziran’da, YouTube üzerinden canlı yayınla yapılan lansman ile resmen başladı. Beril Sarıaltun moderatörlüğündeki etkinliğe Sinem Vural, Deniz Kuzuoğlu, Artemis Günebakanlı, Başak Yavuz ve Merve Eryürük konuşmacı olarak; Güneş Özgeç, Feryal Öney – Güldiyar Tanrıdağlı, Gizem Oruç (6zm), Deniz Tekin, Nilipek ve Melike Şahin de performanslarıyla katıldı. 

Beats By Girlz Türkiye’nin yenilikçi ilk eğitim programı 12 Temmuz–16 Ağustos tarihlerinde. 14-25 yaşları arasındaki genç kadınlara yönelik ücretsiz gerçekleşecek çevrimiçi atölyelerde, katılımcının seviyesine yönelik dijital müzik programları, müzik teorisi, şarkı sözü yazımı, bestecilik, ses mühendisliği gibi birçok farklı alanda dersler verilecek. Başvurular buradan yapılabiliyor. Son tarih ise 20 Haziran!

Beril Sarıaltun’dan hem kendi hem de Beats by Girlz Türkiye’nin hikâyesini dinledik.

Öncelikle senin hikâyenin detaylarını duymak isteriz. Senin de öğretmenliğini yapmış olan Erin Barra’nın kurucusu olduğu Beats by Girlz ile olan yolculuğun nasıl başladı? Beats by Girlz Türkiye ekibi nasıl bir araya geldi?

Erin Barra aynı zamanda, 2017’de Berklee College of Music’te okurken hocamdı ve dersler için yaptığım müzikler ve tasarımları Beats By Girlz’ün sosyal medya hesaplarındaki “producer feature” adlı serisinde yayınlamak istedi. Henüz daha yeni yeni müzik prodüksiyonuyla tanıştığım bir dönemdi ve bu paylaşım benim için hem heyecan verici hem de cesaretlendirici olmuştu. Beats By Girlz’ün Türkiye yolculuğuna daha yıllar vardı tabii ki. Bu bahsettiğim dönemden üç yıl sonra, biraz pandemi döneminde nasıl bir müzisyen olmak istiyorum sorusunu çok düşündüm ve model olarak bana çok yakın gelen bu girişimi 2020’nin sonunda Türkiye’ye taşımaya karar verdim. Uluslararası Beats By Girlz ağı, önerimi heyecanla karşıladı. Türkiye çalışmaları için farklı ayaklarda destek olabilecek bir ekip oluşturduk. Avrupa Birliği Sivil Düşün programının desteği de ilk adımı atmamız için bizi cesaretlendirdi.

Programlarınıza yalnızca büyük şehirlerden değil, Türkiye’nin tüm bölgelerindeki müzisyenlerden geniş katılım sağlamaya yönelik hamleleriniz var mı?

Beats By Girlz Türkiye atölyelerini hibrit yolla, hem fiziki ve hem de çevrimiçi eğitim modeliyle kurguladık. Bu da bize yalnızca İstanbul’da yaşayan gençlere değil, Anadolunun hemen her yerine ulaşabilme özgürlüğü de getiriyor. İlk dönem atölyelerimiz hem yaz olması hem de pandemi koşulları nedeniyle sadece çevrimiçi yapılacak ve İstanbul dışından katılacaklara ayırdığımız kontenjan daha yüksek olacak. Burada hemen şunu da söylemek istiyorum, Beats By Girlz Türkiye çalışmalarının ve felsefesinin ne kadar çok genç kadına ulaştığı temel meselemiz ve bu anlamda, yerelden sivil toplum örgütleriyle ortak projeler geliştirmek de hedeflerimiz arasında.

Beats By Girlz – Güney Afrika

Pek çok ülkede merkezleri olan kocaman bir çevreden söz ediyoruz Beats by Girlz’den konuşurken. Programlar farklı merkezlere göre değişiklik gösteriyor mu? Tamamen ortak mı hareket ediliyor? İlerisi için diğer merkezlerle yürütülecek başka ortaklıklar da var mı? Kısaca pandeminin geride kalacağı günleri iple çekerken, hem Türkiye özelinde hem de küresel anlamda Beats by Girlz’ün yol haritasını biraz detaylandırabilir misin?

Girişim 2013’te kurulduğunda tek bir merkezden oluşuyorken bugün dünyada 33 farklı noktada faaliyet gösteriyor. Beats By Girlz’ün yönetilme biçimi merkezileşmiş ve hiyerarşik bir düzende değil. Örneğin, New York ekibinin aldığı bir karar var – hep beraber onu uyguluyoruz gibi bir durum yok. Her merkezin işleme biçimi birbirinden farklı. Biraz o merkezin yapabildikleriyle, ekibin enerjisiyle de şekilleniyor. Bununla birlikte merkezin bulunduğu ülke kültürü, sivil toplum ve eğitim gibi alanlara yaklaşımı, kadınlara ve çocuklara tanınan haklar, merkezlerin durumunu ve çalışma modellerini de etkiliyor. Bütün bu farklılıklara rağmen verilen eğitimde nitelikli bir ton tutturmanın oldukça önemli olduğunu söyleyebilirim. Beats By Girlz ağının küresel çalışmalarında da dünyanın dört bir tarafından iyi eğitmenlerle örülü bir ağ olduğunu belirtmesi, bir değer olarak eğitim ayağının ne kadar önem verildiğini gösteriyor.

Beats By Girlz uluslararası ağının hedefleri arasında dünyada farklı merkezleri geliştirebilecek kaynak kapasitesini, ihtiyaç sahiplerine ulaşma ve pek tabii bu sistemi sürdürülebilir kılmak var. Türkiye’ye gelirsek… Yeni başladık, ama güzel başladık. Türkiye’nin diğer merkezlerden farklı özellikler taşımasını, müzik ve eğitim alanında farklı paydaşlarla daha yakın temas çalışmasını istiyorum. Örneğin müzik sektöründe müzisyenlik dışında var oluşlara (yani organizatörlük, menajerlik, müzik yazarlığı vs. gibi) dair de bilgilendirici atölye çalışmaları organize etmek hedeflerim arasında var. Ayrıca bir müzik kariyeri inşa etmeye çalışırken değerlendirmeniz gereken çok çeşitli durumlar var. Bu anlamda müzik yapmak isteyen kadınlara yönelik mentorluk ağları nasıl inşa ederiz soruları da önümüzde duruyor. Bir de en çok istediğim şey, Beats By Girlz Türkiye eğitimlerine katılanların birbirlerinin projelerine yardımcı olmaları ve eğitimlerden doğru oluşan bir destek mekanizması inşa edebilmek.

Beats by Girlz’ün genç kadınlara yönelik eğitim ve atölye programları 14-25 yaş arasından başvuru kabul ediyor. Farklı yaş gruplarına yönelik programlarınız da olacak mı?

Yaz atölyelerimiz şimdilik bu yaş grubuyla sınırlı. 25 yaş üstünde olup bize sitem eden kullanıcılar da oldu. Şimdilik onlara yine de başvurmalarını, duruma göre yanıt vereceğimizi belirttik. Kadınların geç sayılabilecek yaşlarda müzik kariyeri inşa etmeye karar verdiğini biliyorum. Bu konuda biz neden giremiyoruz sorusunu soran kişileri de çok iyi anlıyorum. Bu soruya ilk elden verebileceğim cevap gördüğümüz problem ve buna oluşturduğumuz çözüm önerisiyle ilişkili. Problem, müzikte amatör ya da profesyonel bir biçimde kadınları göremiyor oluşumuz. Çözüm önerisi olarak Beats By Girlz’ün getirdiği temel yanıt da  yaratıcı ve teknik bir donanımla gelecekte duyacağımız sesleri yetiştirebilmek. Teknik görülebilecek bu sınıflandırmanın altında böyle bir sorgulama da yatıyor. Fakat gelecekte daha niş projeler de yapacağız. Örneğin, bir dönemlik bir şarkı sözü atölyesi var planlarımız arasında, orada yaş aralığını daha esnek tutacağız. Genç kadınlarla başladık ama bunu cinsiyet temelli ayrımcılık yaşayan müzisyenleri de kapsayacak şekilde genişletmek istiyoruz. 

Beats by Girlz – Danimarka

Tarih yazımının problemli yapısı belki de tarih yazımının kendisi kadar geçmişe uzanan bir mesele. Günümüzde erklerin perspektifinden ve özellikle baskın eril bakışın gölgesinden geçmişe bakış konusunda ciddi eleştiriler var. 10 Haziran’daki lansmanda da “Yazılmamış bir müzik tarihini yazmaya gönüllü olduğumuzu anlatmaya çalışıyoruz.” cümlesi açılışta altını çizdiğin maddelerdendi. Nitekim henüz yeni bir oluşum olmasına rağmen platformlarınızdan yazınsal anlamda da kayda değer bir başlangıç yaptınız. Misyonunuzla yaratacağınız birikimi yayınlaştırmak gibi düşünceleriniz var mı?

Öncelikle teşekkür ederim, bunun görülebiliyor ve okunuyor olması çok kıymetli bizim için. 10 Haziran’daki buluşmayı kurgularken bu sözün peşindeydik, kendi müziğini yapmış kadınlar şarkılarını söylesin, müzik yazan, bu alanda profesyonelleşen kadınlar deneyimlerini paylaşsın, bu buluşma bir anlamda bugünün müzik endüstrisindeki kadınların gücünün fotoğrafını çeksin istedik. Sosyal medya iletişimimizi kurgularken de alternatif tarih yazımına etkimiz, katkımız ne olabilir sorusunu sorduk. Pazartesi günleri paylaştığımız içeriklerde, müzik dünyasında üretimleri görmezden gelinmiş kadın müzisyenlerin hikâyelerini hatırlıyor ve web sitemizde de arşivliyoruz. Perşembe günleri de #YeniBirTarih etiketiyle bize öğretilen tarihten farklı anları yakalamaya çalışıyoruz. Geçmişte akıp giden zamanı durduran onu fotoğraflayan bir göz vardı. Bu gözün yazdığı tarihi biliyoruz. Geç de olsa lensi değiştirip tekrar pozlamak güzel olacak bence.

Son olarak Türkiye’de üreten bir müzisyen olarak, mevcut ortam hakkındaki görüşlerini; kendi deneyimlerin üzerinden aktarmak istediklerini ve geleceğe yönelik istek/hayallerini kısaca bizle paylaşabilir misin?

Geleceğe dair yaşadığımız dönüşümün kalıcı etkileri olacağını düşünüyorum. Dijitalleşme yolunda bir adım atılması bekleniyordu, evet ama pandemi bu adımları çoğalttı, hızlandırdırdı ve çeşitlendirdi. Bir adaptasyon süreci elbette olacak herkes için ve belirsizliği bu kadar güçlü bir gelecekte nasıl bir sanat üretimi olacak sorusu da yanıtlanmayı bekliyor. Bugün ürettiğimiz, dert ettiğimiz, başlattığımız her şey tarihe bir çentik aslında, bu çentikler arasında Beats By Girlz Türkiye’nin kalıcı bir hareket olması büyük dileğim. Kendi müziğime gelince de; müziğin yaratılması, paylaşılması, seyirciyle buluşmasında alternatiflerin mümkünlüğüne inanıyorum ve heyecan duyacağım isimlerle ortak projeler yapmak istiyorum. Bu da bir başka “çok yakında!” duyurusu olsun diyelim!

Röportaj: Biçem Kaya