İş Sanat’ta 26. sezon: Stanley Clarke Band, Ana Moura, Rita Payés ve dahası
İstanbul’un kültür sanat hayatının köklü oluşumlarından İş Sanat, 26. sezon programını 24 Eylül akşamı düzenlenen basın toplantısıyla duyurdu. Takvim konserlerden ibaret demek yetersiz kalacaktır; nitekim farklı stil, kuşak ve coğrafyaları bir araya getiren sesli bir atlas yakıştırmasını yapmak mümkün.
Kasım ayında start alacak yeni sezon konserlerinin biletleri 29 Eylül’de satışa çıkacak. Programda neler var neler yok, buyrunuz beraber bakalım.
Dünyanın dört bir yanından efsaneler, yeni yaklaşımlar ve zaman yolcuları
4 Kasım Salı 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek sezon açılışı, XV. Uluslararası Çaykovski Yarışması’nda parlayan, “çello dehası” olarak anılan Pablo Ferrández’in şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası eşliğinde sahne alacağı konserle yapılacak. Ravel’in 150. doğum yılına selam çakan repertuvar, Saint-Saëns’in virtüöz çello konçertosu ve Bizet’nin Carmen süitleri ile birleşince sezonun açılışında hem ustalık hem coşku vadeden bir seçki ortaya çıkıyor.

Programın en görkemli isimlerinden biri hiç şüphesiz bas gitarın yaşayan efsanelerinden Stanley Clarke. Chick Corea ile Return to Forever’ı kurduğunda caz füzyonun en parlak dönemlerinden birine imza atan Clarke, bugüne dek üçü solo olmak üzere beş Grammy kazandı. Caz füzyon dünyasında bas gitar genellikle ritim grubunun arka planında kalırken Clarke bu algıyı tersine çevirdi ve kendi turnelerine liderlik eden ilk basçılardan biri oldu. Müzisyenin bas gitarlarından birinin National Museum of African American History and Culture’da sergilendiğini de not düşelim. Stanley Clarke Band’in 21 Kasım’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek konserinde efsanevi basçıya Cameron Graves (piyano) ve Jeremiah Collier (davul) eşlik edecek.
18 Aralık’ta dinleyiciyi Lizbon sokaklarında bir gece yürüyüşüne çıkaracak şarkılarıyla İş Sanat’ın konuğu olacak Ana Moura da yeni sezonun heyecan sebeplerinden bir diğeri. Portekizli müzisyeni yalnızca bir fadista olarak tanımlamak haksızlık olur. Zira fado müziğinin sınırlarını hem ülkesinin köklerinde hem de dünyanın farklı uçlarında zorlamayı alışkanlık edinen bir müzik insanı kendisi. Prince ile birlikte sahneye çıkması ya da The Rolling Stones ile “No Expectations” söylemesi, bu müziğin evrensel bağlama taşınması için önemli dönüm noktalarıydı.
İş Sanat’ın gelenekselleşen Yeni Yıl Konseri, 2026’yı yine özel bir buluşma ile karşılıyor. Son yıllarda başta Metropolitan Opera olmak üzere birçok büyük sahnede iz bırakan sopranolardan biri olan Elena Stikhina, 6 Ocak akşamı AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda düzenlenecek konserde İtalyan şef Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile sahnede olacak. Tosca, Aida, Madama Butterfly, Salome gibi opera klasiklerinde rol alan Stikhina, 2024’te İş Bankası’nın 100. Yıl Gala konserinde Placido Domingo ve Murat Karahan birlikte sergilediği performansla da hafızalarda.

İspanya caz sahnesinin genç yıldızlarından Rita Payés, 11 Şubat’ta ilk İstanbul konseri için İş Sanat’ın konuğu olacak. Trombon ve vokali gerçekçi bir kırılganlık ve ustalıkla sahnesine taşıyan Payés, 15 yaşında katıldığı Sant Andreu Jazz Band’le dikkatleri üzerine çekmişti. 2021’de annesi Elisabeth Roma ile kaydettiği Como la piel, NPR tarafından Yılın En İyi Latin Albümü seçildi. Son olarak 2024 yazında De Camino al Camino albümünü yayımlayan Payés, bossa nova ve lounge etkili parçalarından oluşan bir repertuvarla sahnede olacak.
Gidon Kremer’in 1997’de “Baltık ülkelerindeki genç yeteneklere alan açmak” amacıyla kurduğu; günümüzde Avrupa’nın en prestijli oda orkestralarından biri olarak anılan Kremerata Baltica, daimi partnerlerinden Fransız piyanist Lucas Debargue ile 19 Şubat’ta İş Sanat’ın konuğu olacak. Sahnede yarattıkları dinamizm ile alışılmış bir oda müziği konserinden çok daha fazlasını vadeden Grammy ödüllü Kremerata Baltica; bu performansında Bach, Magin, Mozart, Arvo Pärt ve Jančevskis’in eserlerini seslendirecek.
Klasik müzik sahnesinde son yılların fenomenlerinden biri olarak tanımlanabilecek kontr-tenor Jakub Józef Orliński, New York’ta aldığı breakdance eğitimi ile barok müziği kesiştirerek sahnede kendine özgü bir yaklaşım benimsiyor. Hatırlayanlar olacaktır, 2017’de Opéra Bastille’de sahneye çıkacağı gün prova arasında sokakta breakdance yaparken kayda alınan video viral olmuştu. Bugüne dek Handel, Vivaldi gibi bestecilerin operalarında başroller üstlenen Orliński, Beyond albümünün turnesi kapsamında dönemin en iyi barok topluluklarından Il Pomo d’Oro eşliğinde İstanbul’a geliyor.

“Caz kemancı” kulağa biraz klişe geliyor, kabul ama bu tabirin bir sözlük karşılığı varsa o da muhtemelen Gilles Apap’tır. Vivaldi ya da Bartók çalarken bir anda İrlanda halk müziklerine, caz doğaçlamalarına veya Klezmer melodilerine geçebilen, katı kuralları reddeden bir müzisyen kendisi. Apap, 1957’den bu yana Avrupa’da “gizli cevher” niteliğindeki eserlerden oluşan repertuvarıyla bilinen Camerata Zürih eşliğinde barok dönemden 20. yüzyıla uzanacak bir konser için 2 Nisan’da İş Kuleleri Salonu’nda olacak.
Küba doğumlu İspanyol piyanist Ivan “Melon” Lewis, Latin caz sahnesinin en parlak simalarından. Avrupa’ya taşınmasının ardından kurduğu The Cuban Swing Express, klasik Latin caz repertuvarını Michael Jackson ya da The Rolling Stones gibilerinin şarkılarına yaptıkları düzenlemelerle buluşturuyor. 2021’de En İyi Latin Caz Albümü dalında Latin Grammy kazanan Lewis, piyanosunda hem Havana’nın ritimlerini hem de Madrid’in caz kulüplerinin enerjisini taşıyor. Ekibi 16 Nisan’da İş Kuleleri Salonu’nda dinleyeceklere şimdiden notumuz var: Herbie Hancock’un “Cantaloupe Island” parçasına bol miktarda perküsyon ve salsa düzenlemesiyle yaptıkları yorum, konserin en yüksek enerjili anlarından biri olacak.

Türkiye’den sesler: Farklı yönler, Parlayan Yıldızlar
27 Kasım’da Canan Başkaya’nın solistliği ve tiyatro sanatçısı Çağıl Taşbaşı’nın anlatımıyla düzenlenecek “Radyo Günleri” konseri, Anadolu ve Rumeli türkülerini nostaljik bir radyo atmosferiyle yeniden dinletecek. Tonal zenginliği, eşine az rastlanır sesi ve farklı estetiklere yayılan üretken yolculuğu ile heyecan yaratan Cem Adrian, zengin müzikal birikimini sahneye taşıyacağı özel performansıyla 11 Aralık akşamı İş Sanat sahnesinde olacak. Türkçe pop müziğin en kendine has seslerinden biri olan Göksel de İş Sanat’a özel bir repertuvar ile yeni sezonda yerini alıyor. 21 Ocak akşamı gerçekleşecek B’Aşka Şarkılar başlıklı konserde Göksel hem Türk sanat müziği klasiklerini hem de kendi parçalarının sanat müziği düzenlemelerini seslendirecek.
İş Sanat’ın 2002’den bu yana kariyerlerinin başındaki genç müzisyenlere sahne deneyimi sunduğu Parlayan Yıldızlar konserleri bu sezon da devam ediyor. Bugüne kadar 150’den fazla ismi müzikseverlerle buluşturan seri, 26. sezonda da ücretsiz konserlerle genç yetenekleri İş Kuleleri Salonu’nda ağırlayacak. Yeni sezon konserleri kasım itibarıyla başlayacak.
Yeni sezon konserlerinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.