İstanbul konserinden hemen önce: PJ Harvey’nin müzikal yolculuğu

İkinci İstanbul konseri için 8 Haziran akşamı Zorlu PSM sahnesinde olacak İngiliz müzisyen PJ Harvey’nin müzik kariyerinden bazı satır başlarını hatırlıyoruz!



Müzik kariyerine geri vokal yapıp gitar ve saksafon çaldığı Automatic Diamini grubuyla başlayan PJ Harvey, ağırlıklı olarak canlı performanslarında yer aldığı bu ekipten 1991 yılında ayrıldı ve PJ Harvey Trio’yu kurdu. PJ Harvey Trio’nun üyeleri de Automatic Diamini’den Rob Ellis ve Ian Oliver’dı. Üçlünün kaydettiği ve yayınladığı ilk albüm, 1992 yılında Too Pure etiketiyle yayınlanan Dry albümü oldu. “Dress”, “Sheela-Na-Gig” ve “Hair” gibi parçaların yer aldığı ilk PJ Harvey albümü, yayınlandığı yıl İngiltere’deki albüm listelerinde en üst sıralarda yer almıştı.

Dry albümünü bir yıl sonrasında yayınlanan ve prodüktörlüğünü Steve Albini’nin üstlendiği Rid Of Me takip etmişti. Island etiketiyle servis edilen albümde Ian Oliver yerine Steve Vaughan ekibe katılmıştı. Müzik dergisi Melody Maker tarafından özellikle karanlık taraflarını keşfetmek konusundaki ustalığıyla övülen PJ Harvey, bir sonraki albümü To Bring You My Love‘la birlikte rüştünü iyice ispatlamış oldu. İngiliz müzisyenin kariyerinin büyük kısmında birlikte çalışacağı John Parish ve Flood’la ilk iş birliği olan To Bring You My Love, PJ Harvey diskografisinin en popüler albümlerinden biri.

To Bring You My Love‘ın ardından John Parish’le bir ortak albüm yayınlayan PJ Harvey, dördüncü albümü Is This Desire?‘ı 1998 yılıdna servis etti. Yine Flood ve John Parish ikilisinin dokunuşlarının hissedildiği albüm, PJ Harvey diskografisinde elektronik müzik yaklaşımlarının en belirgin hissedildiği kayıt şüphesiz ki. Prodüksiyonunu PJ Harvey’le birlikte Mick Harvey ve Rob Ellis’in üstlendiği beşinci albüm Stories From The City, Stories From The Sea, İngiliz müzisyenin kariyerinin en özel albümleri arasında bulunuyor. 2001 yılında PJ Harvey’e Mercury Ödülü kazandıran albüm, Rolling Stone’un tüm zamanların en iyi 500 albümü listesinde de yer alıyor.

2000’li yıllarda yayınladığı her albümünde farklı bir yüzünü göstermeyi sürdüren PJ Harvey, tüm enstrümanlarını kendi çaldığı albümü Uh Huh Her ve tansiyonu düşürüp daha dingin şarkılara imza attığı White Chalk‘la müzik otoritelerinden övgüler toplamayı sürdürdü. 2009 yılında John Parish’le bir albüm daha yayınlayan Harvey, 2011 yılına damgasını vuran Let England Shake albümüyle de ikinci Mercury Ödülü’nü kazanmıştı. PJ Harvey, bunu başaran ilk kadın müzisyen olarak da tarihte yerini aldı.

Geçtiğimiz nisan ayında yayınlanan dokuzuncu PJ Harvey albümü The Hope Six Demolition Project, hazırlık aşamalarından şarkı sözlerine birçok detayıyla gündeme geldi. Albümün kayıt aşamasında birçok kayıt seansını ziyaretçilere açan PJ Harvey, dünyanın dört bir yanındaki adaletsizlikleri ve politik yozlaşmışlıkları eleştirdiği şarkılarıyla da birçok politikacıdan tepki gördü.

Kariyeri boyunca Nick Cave’den Desert Sessions’a birçok farklı disiplinden müzisyenle düetlere de imza atan PJ Harvey, geçtiğimiz yıl Seamus Murphy’yle birlikte hazırladığı ve son albümünün de çıkış noktası olan kitabı The Hollow Of The Hand‘le karşımıza çıktı.

the hollow