KARDELEN, Robert Plant ve bu hafta başka ne dinlesek?
Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Tuğçe Hitay, Utkan Çınar, Zzeynep Naz Günsal
Haftanın yeni müzikleri: KARDELEN, Robert Plant, Cassandra Jenkins, Kronos Quartet, David Byrne, rRoxymore, DJ Haram, Sam Prekop, Hannah Holland, Upchuck…
Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.

TEKLİ: KARDELEN – Kol Kola
(Bağımsız)
R&B ve pop elementlerini oryantal ritimler, mistik dokular ve kadife yumuşaklığındaki vokalleriyle buluşturan ilk albümü HABİBİ’yi geçtiğimiz yıl yayımlayan KARDELEN, 2025’teki ilk teklisiyle aramızda. Doğu ezgileriyle modern dokunuşları harmanladığı estetiği bu parçada da kendini gösteriyor. Rana Uludağ, Bora Yavrucuk ve Altuğ Öncü’nün kayıtlarında yer aldığı parçanın miksi Mehmet İncili, mastering işlemleri Ahmet Gökhan Coşkun’dan. Kapak fotoğrafı ise Efe Özçataloğlu imzalı.
TEKLİ: Skullcrusher – Exhale
(Dirty Hit)
Skullcrusher mahlasıyla tanıdığımız Helen Ballentine, 17 Ekim’de yayımlanacak ikinci albümü And Your Song is Like a Circle’dan ilk şarkıyı paylaştı. “Exhale”, bir fikrin henüz netleşmeden, yalnızca sezgiyle var olduğu o kırılgan yaratım ânına odaklanıyor. Lo-fi folk’un içe kapanık damarında gezinmeyi sürdüren Skullcrusher, bu kez daha belirgin prodüksiyon dokunuşlarıyla yalın ama atmosferik bir evren kurmuş. Albümün ilhamı ise Ballentine’in Los Angeles’tan ayrılıp çocukluğunun geçtiği Hudson Valley’e dönmesiyle ve şehirden uzaklaşmanın, ait hissedememenin ve sonrasında gelen yoğun yalnızlığın izleri ile şekillenmiş.

ALBÜM: Hannah Holland – Last Exit on Bethnal
(PRAH Recordings)
Londra menşeli DJ Hannah Holland 20 senedir oraların gece kulüplerinin sakinlerine sunduklarını dünyanın gerisiyle de paylaşmaya karar verdi ve ne de iyi yaptı! 2021’deki Tectonic ile solo kariyerine başlayan Holland’ın yeni albümü Last Exit on Bethnal sizleri 20 yıl öncesine götürme kapasitesine sahipken güncel kalabilme gücünü de gösteriyor. Yabancısı olmadığımız gitar göndermeli soundlar, ambient dokunuşlar ustaca kullanılmış. Fever Ray, Death in Vegas gibi grupların işlerini de hatırlatıyor, 2000’lerin dance-punk’ına da selam çakıyor. Gayet derli toplu, DJ’inizden gönül rahatlığıyla şarkı isteyebileceğiniz bir yapıt.
TEKLİ: Water From Your Eyes – Playing Classics
(Matador Records / GRGDN Müzik)
Kabına sığmaz deneysel pop ikilisinin 1 Ağustos’ta serbest bırakacağı It’s A Beautiful Place albümünden iştah kabartan bir tekli daha. Haftanıza musallat olacağı kesin techno-msu parça, bu haftaki Ne Dinlesek? seçkimizin sürüşü en zevkli girdilerinden. Kick ve zillerle ritme alıştırıp pes bir basla nabzı tutan teklide 2000’ler nostaljisi yaptırıp hafiften LCD Soundsystem da kanallıyorlar biraz. Filtreli ve gitar riff’ini taklit eden synth notalarıyla arada giren blues tınılı piyano akorları “Playing Classics”e eşliğinde dans ederken şaşırtmaya devam eden özelliklerinden. Peluş bir ayının kazara gelişmiş metropol yolculuğuna odaklandığımız videosunu da James Dayton yönetmiş.

EP: Kronos Quartet & Hard Rain Collective – Hard Rain
(Red Hot Org.)
Kronos Quartet, 16 Temmuz 1945’te gerçekleşen ilk nükleer patlamanın 80. yıl dönümünde Hard Rain Collective ile Bob Dylan’ın “A Hard Rain’s A-Gonna Fall” şarkısına yaptığı iki yorumu paylaştı. Gelirlerin tamamı Red Hot organizasyonuna bağışlanıyor. Hard Rain Collective’i oluşturan müzisyen ve sanatçılar arasında Ringo Starr, Sleaford Mods, Iggy Pop, Allison Russell, Willie Nelson, Laurie Anderson, Asha Bhosle, Tom Morello, Sampa The Great, Ocean Vuong, Stephin Merritt, Deerhoof üyeleri ve nice isim var. “Hard Rain”in iki versiyonuna, Terry Riley ile Sara Miyamoto’nun raga eseri “Komal Reshab Asavari” de eşlik ediyor.
TEKLİ: Robert Plant – Everbody’s Song
(Nonesuch Records)
Robert Plant’in çaktırmadan çok değerli bir solo külliyatı oldu. Farklı gruplar kurarak soundunu da taze tutmayı beceren 77 yaşındaki efsane vokalistin, Alison Krauss ile ortaklıklarını saymazsak, sekiz sene aradan sonra gelecek olan yeni albümü Saving Grace için de albümle aynı adı taşıyan bir müzisyen grubu oluşturmuş Plant. Kayıt süreci altı yıl süren ve 26 Eylül’de yayımlanacak albüm Moby Grape, The Low Anthem, Blind Willie Johnson gibi isimlerin coverlarından oluşacak. İlk tekli ise geçen haftalarda buralarda pek başarılı yeni albümünü kutladığımız alan Alan Sparhawk’un eski grubu Low’un bir şarkısı. İşe beklenen doğu esintili sosunu katan Plant şarkıyı hakkıyla sahipleniyor. Geri vokal Suzi Dian’la da çok iyi bir uyum yakalamışlar. Plant’in sesi de hâlâ çok iyi. Ama tabii orijinalinin tadının bambaşka olduğunu belirtmeli.

ALBÜM: Billie Marten – Dog Eared
(Fiction Records)
İngiliz müzisyen ve besteci Billie Marten’in zarif seslerle örülü 10 parçalık koleksiyonu Dog Eared, bir ağacın gölgesine oturmuşken yeşilin içinde yavaşça akıyor, süzülüyor süzülüyor ve omzunun ucuna konuyor dinleyenin. Çocukluğa yetişkinlikten bakan koleksiyon, duygusal lirikleriyle folk ve indie pop arasında dolanıyor. Tüm narinliği, zengin melodileri, kolektif yapısı ile yaşamın incelikli yerlerine dokunan zarif bir kaçış alanı yaratıyor.
TEKLİ: Nine Inch Nails – AS ALIVE AS YOU NEED ME TO BE
(The Null Corporation)
Son olarak 2020’de Ghosts V: Together ve Ghosts VI: Locusts adlı iki albümü resmî web sitesi üzerinden ücretsiz olarak erişime açmıştı Nine Inch Nails. Geçtiğimiz haftalarda göz kamaştıran bir sahne tasarımı ve yeni sahne kurulumuyla turneye başlayan grup, beş yıllık moladan TRON: Ares müzikleri ile dönüyor. Tam 24 şarkıdan oluşacak albümden ilk tadımlık, Nine Inch Nails diskografisine aşina olanlar için herhangi bir sürpriz barındırmasa da (Year Zero albümünde olsa sırıtmayacak kıvamda bir şarkı) grubun imza soundunun TRON evreniyle büyük bir uyum yakalayacağına şüphe yok.

ALBÜM: Forth Wanderers – The Longer This Goes On
(Sub Pop Records)
2018’de belirsiz bir süre için ara verdiklerini duyuran Forth Wanderers’ın ikinci uzunçalarının basın açıklamasında “Geri dönmedik” diyerek kafamızdaki soru işaretlerini diri tutmaya devam ediyor. 2021’de küçük küçük yeniden beraber jam sessionlara ve müzik yazmaya başlayan grup bu dönemle ilgili “Aramızın bir grup olarak en iyi olduğu zaman gibi hissettirdi. Sanki tekrar lisedeydik.” diyor. Albüm de aralarındaki uyum ve iletişimin ölmediğinin hattta daha da ahenkli bir hâl aldığının sonik bir kanıtı. Grup, The Longer This Goes On’da bir janra bağlı kalmaktansa kulaklarına güzel duyulan ve hoşlarına giden sesleri denemeyi önceliklendirmiş. Bu kendini biraz serbest bırakma hâli koleksiyona en güzel şekilde yansımış: biraz oyuncu, yer yer şenlikli, kendini çok ciddiye almayan ama hayata dair de söylecek şeyleri olan bir uzunçalar çıkmış ortaya. Özellikle “Honey” ve “Make Me” gibi temponun biraz yavaşlayıp, hazzın yükseldiği, biraz Western esintili parçalara bayıldık.
TEKLİ: David Byrne – She Explains Things To Me
(Matador Records / GRGDN Müzik)
Tabiri caizse nefesler tutuldu, 5 Eylül’de yayımlanacak yeni David Byrne albümü Who Is the Sky? bekleniyor. Rebecca Solnit’in Men Explain Things to Me adlı kitabından ilhamla yazılan yeni teklinin ardındakileri şöyle detaylandırıyor Byrne: “Birçok kez bir arkadaşımın (genellikle kadın bir arkadaşım) bir filmde karakterler arasındaki dinamiği benden çok daha önce fark ettiğine hayran kalmışımdır. Genellikle şiiri anlayabiliyorum ama bazen yardıma ihtiyacım oluyor. Solnit’in kitabından ilham alınmış olsa da burada büyük bir fark var; ‘mansplaining’ genelde istenmeden yapılır, ama bu durumda soran kişi benim.”

ALBÜM: Sofie Birch & Antonina Nowacka – Hiraeth
(Unsound)
Sofie Birch ve Antonina Nowacka, Hiraeth’te zamansız bir boşluğu yankılayan bir ses manzarası yaratıyor. İkilinin ikinci ortak çalışması, dijital ses işleme araçlarının dışında kalan, daha önceki bir çağın dokusuna sahip. Doğrudan bantlara yapılan kayıtlar, yapaylığı dışlayan bir samimiyet yaratırken her titreşim sanki kaybolmaya yüz tutmuş bir hatıranın izini sürüyor. Elektronik sesler bu kez geride bırakılmış; yerine çıplak gitar, zither ve insan sesi geçiyor. Birbirine dolanan vokaller, iki bedenden ziyade tek bir organizmanın nefesi gibi. Sanki zaman, bu kayıtların yapıldığı tepelerde yavaşlıyor; güneşin açısı bile müziğin yönünü tayin ediyor.
TEKLİ: Daphni – Clap Your Hands
(Jiaolong)
Belirleyici mahlası Caribou olsa da Kanadalı müzisyen Dan Snaith 2010’lardan beri Daphni ismiyle de techno damarını terbiyelemeye devam ediyor. Yeni teklimiz kuru bir bass line’ı üzerinden gayet minimal ilerleyen oldukça yüksek ritimli bir çalışma. İsmi öyle önerse de el çırparak eşlik etmek pek mümkün değil. Güzel estetikli videosunu da tüketirken gözlerinize ve beyninize sahip çıkmanızı öneririz.

TEKLİ: Kaneng Lolang – To Behold You
(Bağımsız)
“Geçmişin, bugünün ve geleceğin siyasi tutsaklarına ağıt.” Bantu ve Balkan kökenli müzisyen Kaneng Lolang, yeni şarkısı “To Behold You”yu bu sözlerle tanıtıyor. Seb Rochford (Shabaka Hutchings, Herbie Hancock), Leo Abrahams (Anohni & The Johnsons, Brian Eno) ve Shahzad Ismaily’nin (Lonnie Holley, Arooj Aftab) eşliğiyle kaydedilen parça, Alice Coltrane-vari bir spiritüellik barındırıyor. Kayıtları Londra’da gerçekleşen şarkının video klibi de burada.
TEKLİ: Cassandra Jenkins – Delphinium Bliss
(Dead Oceans)
New Yorklu müzisyen Cassandra Jenkins geçen seneki albümü My Light, My Destroyer’a bir eşlikçi olarak yayımlayacağı My Light, My Massage Parlor’ın haberini dingin bir tekliyle veriyor. Jenkins’in yeni sonik ufuklara yelken açtığı ve tamamının enstrümental olacağı açıklanan uzunçaların ilk teklisi, müzisyenin uzun zamandır iş birliği içinde olduğu piyanist Michael Coleman’ın elinden çıkmış yumuşak ve sımsıcak bir güzellik.

ALBÜM: Alex G – Headlights
(RCA Records)
Bir önceki albümünden bu yana We’re All Going To The World’s Fair ve I Saw The TV Glow filmlerinin müziklerini üstlenen Alex G, geçtiğimiz sene de köklü plak şirketi RCA’e imza attı. Henüz 2016’da bir Montreal konserinde dinleyicisine “Bu gece biriniz bizi ağırlayabilir mi? Kalacak yerimiz yok.” diye soran müzisyen için Headlights kariyerinde önemli bir dönüm noktası. Bu albüm de öncekiler gibi tepeden tırnağa Alex G’nin zihnine bir yolculuk olsa da bunu onlardan ayıran belki de müzisyenin artık 32 yaşında, oğlu ve eşiyle yaşayan bir yetişkin olmasından gelen yeni endişeleri ve sorumluluklarıdır. Koleksiyonun çekirdeğini nostalji, belirsizlik, müzik aşkı ve geçen zaman şekillendiriyor. Geçtiğimiz 15 senedir Alex G’yi özel kılan her şey bu albümde yine mevcut. Yalnızca bu sefer daha az pürüzlü ve daha bütünlüklü bir kıvamda.
TEKLİ: Upchuck – Forgotten Token / Un Momento
(Domino / GRGDN Müzik)
Atlanta punk sahnesinin sivri dilli gruplarından Upchuck, Ty Segall prodüktörlüğünde kaydedilen üçüncü albümü I’m Nice Now’u geçtiğimiz haftalarda duyurmuştu. 3 Ekim’de buluşacağımız albüm öncesinden gelen iki tekli “Forgotten Token” ve “Un Momento”, grubun politik öfkesiyle kişisel yasını aynı potada eritiyor.“Forgotten Token” grubun vokali KT’nin kuvvetli icrasından savrulan melodilerle örülü, keskin punk tablosu, kayıt sürecinde kaybettiği kız kardeşinin yasını tutuşunu anlatıyor. Diğer parça “Un Memonto” ise albümde grubun davulcusu Chris’in seslendirdiği birkaç şarkıdan biri. İspanyolca sözleri ve Upchuck’ın punk estetiğiyle harmanlanan şarkı, klibinin geçtiği Kuzey Atlanta’daki Little Mexico mahallesine bir ağıt niteliğinde. Klip çekildikten hemen sonra mahallenin ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi) tarafından basılması da şarkıya ayrı bir yankı katıyor. Albümdeki belirgin öfke teması hakkında vokalist KT şöyle demiş: “Beyaz olmayarak zaten en baştan o öfkeyle doğuyorsun. Değişim arzun oluyor ve bu saçmalığın artık sona ermesini istiyorsun.”

ALBÜM: DJ Haram – Beside Myself
(Hyperdub)
Mevcut küresel cehennemimizle hesaplaşırken bir sanatçı olarak ruhunu hayatta tutabileceğine dair bir kanıt olan ilk stüdyo albümüyle DJ Haram, house müzik kapsamında en yenilikçi isimlerden biri olduğuna ispatlıyor. Karanlık temalar işlerken deneysel kolajlarla hayatına ve onu tanımlamış yüzleşmelere dair izlenimler sunan Brooklyn sakini kişilik acı ve öfke üstüne cesaretle eğilerek dünyayla uyumsuzluk içinde hissetmenin yalnızlaştırıcılığına konuşurken, bir yandan da bildiğimiz anlamıyla kulüp müziğini yapıbozuma uğratıyor. Sonik ölçüde pek bereketli Beside Myself’te alametifarikası olan tür cambazlığını, ayrıca basın ulu gücünü asla feragat etmemiş rap / elektronik prodüktörü temposu ve yoğunluğu pişe pişe artan, değişimler arası oyunlarla ve noise aksanlarla kulakları doğrultan, Orta Doğu enstrümantasyonlarını zamanda esnettiği eklektik yaklaşımıyla deneysel kelimesine yeni anlamlar kazandırmış durumda. Gözleri fıldır fıldır eden konuk listesinde Armand Hammer, Bbymutha, SHA RAY, Haram’ın parçası olduğu 700 Bliss’in diğer yarısı Moor Mother, yeraltı rapçi ve yapımcısı August Fanon, trompetçi Aquiles Navarro ve gitarist Abdul Hakim Bilal var.
TEKLİ: múm – Only Songbirds Have A Sweet Tooth
(Morr Music)
Deneysel pop ekseninde ilerleyen İzlandalı büyücüler, “Only Songbirds Have A Sweet Tooth” ile aklın, duyguların, yapmak zorunda olduklarımızın, planlı adımlarımızın tüm düğümlerini önce gevşetiyor sonra çözüyor ve ışıl ışıl sakinleştiren rüya gibi bir sayfa açıyor. İkili vokali, elektronik etkileşimleriyle hislerin kıyısında geziniyor. “Mild at Heart”ın ardından gelen bu tekli onların 19 Eylül’e tarihlenen History of Silence koleksiyonlarından paylaşılan bir tadımlık daha.

TEKLİ: FKA Twigs – Perfectly
(Young / Atlantic / GRGDN Müzik)
Eusexua’dan altı ay sonra gelen katartik tekli “Perfectly”, zıplatmalı bir beat ile başta daha aksanlı başlayıp FKA’in vokalleri girerken soyutlaşarak bütününde gidişatından beklenmedik bir renk oluşturuyor. Merak uyandıran synth akorlarından sonra stabil bir vuruşta, sadeliği ateşleyici bir düzenlemede devam eden bir parça. Bir süreliğine başka bir benlik, hayat ya da zamanda hâlletmeye bırakılanların kapıdan alınmadığı tek kişilik bir ev partisi resmederken zihinlere mavi bir gökyüzü, yeşil bir deniz ve dağınık bir odayı çağırarak kafanın içinde süper bir vakit geçirmek için tek gerekenlerin bunlar olduğunu vurgulamış FKA Twigs. Mesajla vuruşuyor mu, yoksa direkt altını çizerek hoparlörü açıvermeye mi özendiriyor, bilmediğimiz bir banger. Partneri Jordan Hemingway’in rejisini sırtlandığı LGBTİ+ portresi klibi ise floresan günışığı altında coşturan bir dans partisi.
TEKLİ: POLIÇA – Dreams Go
(Memphis Industries)
“Elimden geleni yapıyorum. Artık daha fazla dayanamayana ve güneşle birlikte yere yığılana kadar.” Minneapolis çıkışlı synth pop grubu POLIÇA, 17 Ekim’e randevu verdiği Dreams Go albümünü aynı isimli tekli ile duyurdu. Solist Channy Leaneagh parça için “Hayat onlarsız devam ederken yuttuğumuz, gömdüğümüz hayaller için bir marş.” diyor. Elektronik dokular, katmanlı synthler ve Leaneagh’in kararlı vokali ile tüm duygusallığıyla yankılanıyor tekli.

ALBÜM: rRoxymore – Juggling Dualities
(!K7 Records)
Hermione Frank, namıdiğer rRoxymore, elektronik müziğin kıyılarında gezinen üretimini bu kez bir içsel yolculuğun izdüşümüyle derinleştiriyor. Juggling Dualities, New Age estetiğine göndermeler yaparken, bu estetiği naif bir öykünmeden çok ironik bir kırılma noktası olarak kullanıyor. Albüm, dijitalin steril yüzeyine organik izler düşürerek akustik ve elektronik unsurları bir araya getiriyor. Juggling Dualities, kimlik, belirsizlik ve zamanın kıyısında bir yeniden kurulum arayışı olarak okunabilir. Aynı anda hem tanıdık hem yabancı bir alan inşa ediyor; dinleyiciyi hem güvenli hem rahatsız bir yere çekiyor.
TEKLİ: Sudan Archives – MY TYPE / YEA YEA YEA
(Stones Throw)
Los Angeles’ın modern R&B / Soul sahnesinin en özgün figürlerinden Sudan Archives, üç yıllık sessizliğini geçtiğimiz ay yayımladığı “DEAD” isimli parçayla bozmuştu. Yeni albüm duyurusu da gecikmedi. THE BPM, kayıtlarında Sudan Archives’ın tam anlamıyla dümende olduğu ve prodüktörlüğünü üstlendiği ilk albüm olacak. “MY TYPE” ve “YEA YEA YEA” adını taşıyan tekliler, yaklaşan albümün ritmi ön planda tutan atmosferine dair ipuçları barındırıyor. Sudan Archives’ın “gerçek anlamıyla ilk rap şarkım” yakıştırmasını yaptığı “MY TYPE” için Luke Orlando tarafından çekilen klibi de buradan izleyebilirsiniz.

ALBÜM: Ömer Özgeç – Sözcükler
(Güneş Sistemi)
Ömer Özgeç, kırk yılı aşkın süredir şiiri müzikle buluşturan bir besteci. Onu özgün kılan, şiirin doğallığını ve ruhunu bozmadan şarkıya dönüştürme becerisi. Yeni albümü Sözcükler, Özgeç’in müzik ve sanat yaşamanın en sade ama bir o kadar da yoğun duraklarından biri. Akustik gitar temelli düzenlemelerle müzisyenin yalın vokali su gibi akıyor âdeta. Altı parçalık bu albümde Melih Cevdet Anday’ın dört, Cevat Çapan’ın bir şiiri yer alıyor. Diğer parça ise sözleri ve bestesiyle doğrudan Ömer Özgeç’e ait. Albüme adını veren “Sözcükler” bir Melih Cevdet Anday şiiri ve parçayı ilk kez bu projede dinliyoruz. Albümün kapak tasarımının da Ömer Özgeç imzası taşıdığını belirtelim.
TEKLİ: Sam Prekop – Light Shadow
(Thrill Jockey)
Kurucusu olduğu The Sea and Cake ile Chicago müzik mirasının en özel parçalarından biri olan Sam Prekop, son yıllarda iyiden iyiye haşır neşir olduğu modüler elektronik enstrümanlarla başı sonu belli olmayan, döngüsel kompozisyonlar yapmaya devam ediyor. Prekop’un Laraaji ile gerçekleştireceği canlı performanslar için yaptığı kompozisyonlardan kesitleri bir araya getiren yeni albümü Open Close’dan dinlemeye açılan ilk tekli, yedi dakikalık bir zaman – mekân bükümü.

ALBÜM: Margarita Witch Cult – Strung Out In Hell
(Heavy Psych Sounds)
Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Ozzy Osbourne veda konserinden Black Sabbath performansını izlerken tüyleriniz diken diken olmuş muydu? Yanıtınız evet ise sizi yakalaması muhtemelen bir albüm Strung Out in Hell. Doom, stoner ve proto-metal gibi janrlar arasında mekik dokuyan İngiliz grubun yöneldiği sound ve üst üste savurduğu riffler, Sabbath’ın ilk yıllarını akıllara getiriyor. Billy Idol cover’ı “White Wedding”i bir kenara bırakacak olursak, Margarita Witch Cult’ın ikinci albümü bahsi geçen türlere aşina olan dinleyiciler için ilgi çekici numaralar barındırıyor.
TEKLİ: The Armed – Sharp Teeth
(Sargent House)
1 Ağustos’a tarihlenen THE FUTURE IS HERE AND EVERYTHING NEEDS TO BE DESTROYED’dan üçüncü tekliyi de buyuran post-hardcore kolektifi, kimlik krizinin orta yerinden avazı çıktığı kadar bağırıyor. Davul atakları ve filtreli gitar sololarıyla kulaklara öfkeyle dolan parça şimdiye kadar albümden sundukları arasından en melodik olanı. Eküriye yeniden katılan enigmatik kurucu Dan Greene ve Cara Drolshagen’in vokallerde beraber olduğu “Sharp Teeth”, The Armed’in metal hassasiyetlerini yine hatırlatıan endişeli bir parça. Neo-noir esintili çılgın videosu da kimi ipuçları ve easter eggler barındırıyormuş, deşesi olana bizden söylemesi.

ALBÜM: Snapped Ankles – Dancing In Transit: Live 2025
(Bağımsız)
Krautrock ve post-punk stillemeleriyle “kıyamet sonrası şaman ritüelleri” yaratan Londralı gizemli kolektif, geçtiğimiz bahar aylarında gerçekleşen Avrupa turnesinin çeşitli duraklarında yapılmış kayıtlardan oluşan bir konser albümü yayımladı. Mart ayında yayımlanan Snapped Ankles albümü Hard Times Furious Dancing’den yedi parçanın cayır cayır canlı enerjisiyle kavrulmak isteyenler, albüme şu an için yalnızca Bandcamp üzerinden ulaşabilir.
TEKLİ: The Charlatans – We Are Love
(BMG)
Oasis turnesi, Pulp ve Suede’in yeni albümleri derken 2025, Britpop dalgasının geri dönüş yılı olmaya devam ediyor. Bu kez haberler, Birmingham’ın ikonik grubu The Charlatans’tan. We Are Love adını taşıyan yeni albümün prodüktörlüğünü, Blood Orange projesiyle tanınan Dev Hynes üstlenmiş. 11 şarkılık albüm 31 Ekim’de yayımlanacak. Koleksiyona adını veren şarkıyı solist Tim Burgess “Favori filminin jeneriğinde üstü açık bir arabayla sahil boyunca harika bir yere doğru yapılan bir yolculuk gibi.” sözleriyle tanımlıyor.