Leyla Gediz’in solo sergisi “Serpilen”, bugün The Pill’de açılıyor

Üç yıl önce Kilimli Konak isimli sergisinin ardından yeni bir kişisel sergiyle karşımıza çıkan Leyla Gediz, bugün açılacak Serpilen‘de ifade biçimini resim ve yerleştirme sanatını harmanlayarak oluşturuyor. Serpilen, 2 Nisan’a kadar The Pill’de görülebilir.

Sınırlı bir renk paleti kullanılarak hazırlanmış işlerden oluşan Serpilen‘de işlenen konular, Gediz’in yakın çevresinden yola çıkarak belirlenmiş. Ayrıca sergideki işlerde yer alan bazı objeler de, Serpilen sergisinin bir parçası olarak mekanda yer alacak. Açılış kokteyli bugün saat 18:00’de olan sergiyle ilgili Leyla Gediz’le yaptığımız röportaj, önümüzdeki günlerde yayınlanacak Bant Mag. No:55’te yer alacak. Sergi öncesinde,  Yetkin Nural’ın yaptığı röportajdan kısa bir bölümü aşağıda görebilirsiniz.

“Serpilen” ismiyle başlasak, kabaca yayılma ve büyüme anlamına gelen, bu eylemleri biraz da rastgele bir yol izleyerek yapma hissi veren kelimenin bu sergiyi nasıl bir çatıda toparladığını sorsak?
Serpilen ismi yarı yolda aklıma geldi. Oğlumun dünyaya gelmesi işleri çok yavaşlatmıştı. Bu durum atölyede farkındalığımı artırdı. Sergimin taşlarının yerine oturup bir bütün oluşturması ile oğlumun büyüyüp bebeklikten çıkması arasında kaçınılmaz bir bağ kurdum. Biraz da umut taşısın istedim bu sergi. Bundan 15 sene önce ilk sergimi açtığımda, adını Sahte Özgürlük (Fake Freedom Show) koymuştum. Genç Leyla’yı üzmek istemem ama “Serpilen” çok daha iyi!

Bu sergide resim ve yerleştirmeyi iç içe geçiren bir kurgu söz konusu. Senin sanatsal üretiminde bu formatların bir araya gelmesini ve birbirini tamamlaması süreci nasıl gelişti?
Resim ve yerleştirmenin iç içe geçmesi bu sergiye özel bir durum değil. Üniversite yıllarından başlayarak tüm sergilerimde, resmi bir yerleştirme nesnesi olarak ele aldığımı görebiliriz. Resimde esas, boyayla kayıt yapmaktır. Her göz bunu algılamaz ama, bu kayıtlar çok katmanlı, yani üç boyutludur. Yerleştirme de zaman içerisinde, nesnelerin yanyana, arka arkaya, üst üste vb. gibi dizilmesiyle ortaya çıkar. Yaşam alanlarımızdan biliriz bunu. Dizilim planlı olabileceği gibi, doğaçlama da meydana gelebilir. Eşyanın her hâli, âdeta yeni bir perdedir… Özetle, iki format zaten iç içeydi! Resimlerden arta kalan zamanda, atölyede biriken eşyaya anlam vermeye çalıştım. Sergi zamanı geldiğinde, bu diyaloğu bölmek istemedim. Sonuçta sergi dediğimiz şey, kayıtların toplamından oluşur.

rsz_stop_motion (1)

Interface / Arayüz
Hahnemühle Matt Fibre üzeri fotoğraf baskı
104 x 134 cm
2016

rsz_default (1)

Default (Self)
100 x 70 x 7.5 cm
tuval üzeri yağlı boya
2016