MTV’nin ardından #3: Bir hitlik ömürler

Hazırlayan: Bant Mag.

MTV’nin kadir olduğu şeylerden biri de “One Hit Wonder” (Tek Hitlik Harika) yani tek bir şarkıyla patlayıp, fenomen olup aynı hızla sönen isimler, kayan yıldızlar. Bu kategoriye her dönemden, her türden isimler dâhil olmuştur ama burada dosyasını araladığımız isimler 90’ların pop harikaları. 

Eurotrash’tan Latin pop’a, Global Pop Fever çatı ismiyle birçok isim MTV ekranlarından evlerimize, zihinlerimize, dans pistlerimize girdi; anılarımızda bazen hiç istemesek de yer etti. MTV bu şarkıları günde 20’er kez döndürmeseydi bu kadar popüler olur, dünya çapında milyonlar satarlar mıydı? 

İnternet öncesi çağın kitsch ve renkli dünyasını yansıtan, bugün TikTok semalarında bir hayli popülerleşen, MTV’nin ülkemizde yayına girdikten sonraki dönemde kafalarımıza kazınmış 8 hit seçtik. 

Dikkat! Her şarkı fevkalade bağımlılık yapan nakaratlara sahip; ona göre açıp dinleyiniz.


Haddaway – What Is Love 

Tartışmasız o dönemin en sevilen hitlerinden, en unutulmaz şarkılarından. 1993 yılında yayımlanan şarkı; “hüzünlü ama yüksek” formülüyle, kulüp ritimlerini Haddaway’in aşk acısıyla yankılanan sesiyle bir araya getirmesiyle kısa sürede gönüllerde taht kurdu. Şarkı o döneme referans göstermek için en çok başvurulan şarkılardan biri ve “What Is Love” hâlâ dünya çapında dans pistlerine bulaşmaya devam ediyor. Şarkı Spotify’da 1 milyardan fazla dinlenmiş. 

Los del Rio – Macarena 

Bir garip hit hikayesi, bir küresel histeri örneği ve MTV’nin kardeş kanalı VH1’a göre tüm zamanların bir numaralı En İyi Tek Hit Harikası. Sevillalı, kendi halinde folk müziği yapan iki babacan Antonio Romero Monge ve Rafael Ruíz’ın hayatı 1993 yılında Venazuale’da verdikleri bir konser sırasında doğaçlama çaldıkları “Macarena” isimli şarkının o sırada çok beğenilmesiyle değişti. İkili ülkelerine döndükten sonra şarkıyı kaydetti. Şarkının dünya çapında bir hadiseye dönüşmesi ise Miamili ikili Bayside Boys’un şarkıdaki potansiyeli fark edip birtakım İngilizce sözler ve elektronik beatler eklediği remiks versiyonla oluyor. Klip aşamasında şarkıya 16 basit hareketten oluşan dans koreografisi ekleniyor ve bam! Gerisi hepimizin hafızasında. İkili elbette benzer bir başarı asla yakalayamadı ve köklerine döndü ama belki de bu herkes için en iyisiydi. 

Scatman John – Scatman

Muhtemelen gelmiş geçmiş tek hitlik en tatlı insan unvanına sahip kişidir Scatman John. Californialı kekeme bir caz müzisyeni olan, gerçek adıyla Jonathan Paul Larkin, bazı caz şarkıcılarının kelimeleri hecelere bölüp, doğaçlama ve aralara kattıkları anlamsız kelimelerle yaptıkları şarkı söyleme tekniği scatting’i elektronik beat’lerle birleştirerek kendine has bir tarz yakalamıştı. İlk single’ı “Scatman (Ski Ba Bop Ba Dop Bop)” muhtemelen kendi beklentilerini aşarak MTV ekranlarından global bir fenomen hâline geldi ve dünya çapında 6 milyondan fazla sattı. Sempatik kişiliği ve şarkının aşırı yapışkan melodisiyle gönüllerde hızla taht kuran Scatman John kazandığı servetin büyük kısmıyla kekemelere destek kampanyalarına harcadı. Larkin maalesef 1999 yılında, kansere yenik düşerek hayata veda etti. 

Rednex – Cotton Eye Joe 

Bu listenin muhtemelen en absürt hitlerinden biridir Cotton Eye Joe. Bu işin başkenti sayılabilecek Stockholm merkezli prodüktörler dans ve country müziğini harmanlamak gibi soru işaretleriyle dolu bir fikirle çıkagelmiş ve bu proje gruba Rednex adını vermişlerdi. 1994 yılında ekranlarda dönmeye başlayan şarkının muazzam bir hite dönüşmesinde MTV’nin payı büyük. Şarkı kısa sürede tüm Avrupa’da liste başı olmuş, NBA’de tribün marşı haline gelmiş ve Eurotrash’in altın çağının simgesi olmuştu. Grup, hâliyle, çok uzun ömürlü olmadı. 

AQUA – Barbie Girl 

Danimarkalı grup Aqua’nın 1997 tarihli bu şarkısı, Eurodance’ın şahikalarından biri olarak tarihe geçmiş fakat sadece o döneme kapalı kalmamış, günümüzde tazeliğini ve popülerliğini koruyan şarkılardan. İşin ilginç tarafı şarkı çıktığı dönemde Barbie oyuncaklarının sahibi Mattel firması gruba dava açmış ve davayı kaybetmiş (mahkeme kullanılan ismin hak ihlali içermediğini, bir ironi malzemesi olarak kullanıldığına karar vermiş). Bunun bir yansıması olarak da fenomen film Barbie’de bu şarkı kullanılmamış. Neyse ki ha deseniz bu şarkı filmin kendisinden daha büyük, daha popüler. Yayımladıkları başka herhangi bir şarkı “Barbie Girl” gibi bir hit olmanın yakınından dahi geçememiş olsa da üç albümle 33 milyondan fazla satış yaparak Danimarka’nın bugüne kadarki en başarılı grubu olarak ülke tarihine geçtiler. 

Eiffel 65 – Blue  

90’lar gençliğine dijital çağın başlangıcını müjdeleyen, müzik tarihinin muhtemelen gelmiş geçmiş en hızlı “beyne yerleşme” melodisine sahip şarkılarından biri. Üç genç İtalyan müzisyenin yazdığı bu mega hit, 3D klibiyle de yeni bir dönemin habercisi niteliğindeydi. 1998 tarihli şarkı günde ortalama 20 kez MTV ekranlarında döndüğünden olsa gerek şarkı bir fenomenden ziyade bir pandemiye dönüşmüş, milyonlar bu melodiyi zihinlerinden kazımak için epey çaba sarf etmek zorunda kalmıştı. “Blue” 2019’da David Guetta ve Bebe Rexha yorumuyla Grammy adaylığı aldı ve bugün TikTok’un favori parçalarından biri. 

Stardust – Music Sounds Better With You

Bu şarkı için ayrı bir başlık da açılabilirdi aslında ama tam bir one hit wonder mucizesi olmasından ötürü burada. Her şey takvimler 1998’i gösterirken Paris’te Alan Braxe ve Thomas Bangalter ikilisi (evet, Daft Punk’ın Thomas Bangalter’i) DJ’lik yaparken başlıyor. Braxe, Chaka Khan’ın “Fate” parçasının kısa bir gitar riffini sampler’a yükler, Bangalter o anda bir “loop” oluşturur ve Benjamin Diamond da üstüne vokal yapmaya başlar. O gece doğaçlama çalınan bu şarkının ânında yarattığı coşkuya kayıtsız kalamayan üçlü hemen stüdyoya girer ve ardından MTV ekranları şenlenir. Kaderin bir cilvesiyle bir araya gelen üçlü neyse ki hikâyenin kokusunu almış bunun tek şarkılık bir şans olacağını çözmüş olacak ki başka bir şarkı yazmaya dahi tenezzül etmediler. Şarkının dev liste başarısının yanı sıra dans müziğinde French Touch olarak da anılan akımın öncülüğünü yapmış olması ve MTV ekranlarını domine eden klibinin arkasındaki ismin de Michel Gondry olduğunu buraya not düşelim. 

Lou Bega – Mambo No. 5 (A Little Bit of…)

90’ların sonlarında Eurotrash sahnesi kendi kendini tüketme evresine gelmişken sahneye Latin pop rüzgârı giriş yaptı. MTV elbette bu yeni dalgayı çok sevdi ve parlayacak yıldızları ekranlara taşımakta gecikmedi. Latin pop’unun merkezi her ne kadar Amerika olsa da Avrupa’da fitili yakan yarı Uganda yarı İtalya asıllı, Almanya vatandaşı Lou Bega oldu. 1949 yılında Dámaso Pérez Prado tarafından yazılan enstrümental bir şarkıyı sample’layarak yazdığı “Mambo No.5”, onu 20’den fazla ülkede liste başı yaptı ve 8 milyondan fazla albüm sattı. 1999’un yaz aylarında MTV ekranları Lou Bega tarafından domine edildi. Elbette Lou Bega’nın kariyeri, kibrit çöpü misali, hızla söndü. Ama kendisinin keyfi yerinde, hâlâ turnelere çıkıyor ve hit şarkısını seslendirmeye devam ediyor.