Naber müzik gündemi?

Hazırlayan: Tuana Özcan

Haftanın müzik gündeminden havadisler, vedalar ve gözümüze çarpanlar.


Behind The Counter yeni sezonuyla dönüyor

Bağımsız plak dükkânlarını odağına alan belgesel serisi Behind the Counter, 12 bölümlük yedinci sezonuyla geri dönüyor. Record Store Day ve Classic Album Sundays i şbirliğiyle hazırlanan yeni sezon, 27 Ocak’tan 18 Nisan’daki Record Store Day’e kadar sürecek. Altı yılda 70 plak dükkânını ziyaret eden program; bu sezonunda Black City Records, Monorail Music, Vinyl Guru, Underground Solution, Roan Records ve Wrecking Ball gibi bağımsız mekânlara uğrayacak. Cornwall’daki Penzance kasabasında konumlanan Far Land Records’a davet eden ilk bölüm burada.


Sly Dunbar (1952-2026)

Özellikle Sly & Robbie ikilisinin bir yarısı olarak tanınan ve reggae, dub, dancehall gibi müziklerde ritim tasarımlarıyla çığır açan davulcu Sly Dunbar, 73 yaşında hayatını kaybetti. Kariyeri boyunca Peter Tosh, Grace Jones, Black Uhuru, Vladislav Delay, Joe Cocker ve daha niceleriyle birlikte çalan Dunbar’ın bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği belirtildi ama detay verilmedi.


Matt Berninger 13 Temmuz’da İstanbul’da

2000’li yıllardan bu yana indie rock sahnesinin en sevilen gruplarından olan The National grubunun vokalisti, şarkıcı ve söz yazarı Matt Berninger, Pulse organizasyonuyla 13 Temmuz akşamı JJ Arena Ataşehir’de sahne alacak. Solo kariyerine 2020 yılında yayımladığı Serpentine Prison albümüyle adım atan Berninger, Get Sunk adlı son solosunu da geçtiğimiz yıl dinlemeye açmıştı. Biletler 30 Ocak’ta satışa çıkıyor.


Stone Roses’lı Manchester United koleksiyonu

Manchester’da futbol ve müzik denince akla ilk olarak Oasis ve Man City geliyor olabilir. Adidas şehrin kırmızısıyla meşhur kanadına Stone Roses dokunuşuyla selam çakıyor. Ceket, forma, sneaker ve atkıdan oluşan koleksiyonda Stone Roses’ın kendi adını taşıyan kült albümünün tasarımı, Manchester United armasıyla birlikte kullanılıyor. Ürünleri incelemek için buraya.


Yakalar kalksın, Eric Cantona albümü yolda

Manchester ve futboldan devam. United’ın efsanevi figürlerinden Eric Cantona, ilk stüdyo albümü Perfect Imperfection’ın haberini verdi. 11 parçalık albüm, 13 Mart’ta yayımlanacak. Albümden “On se love” buradan dinlenebilir. Cantona demişken, MRE’nin elinden çıkma, Cantona baskılarını incelemek için de buraya tıklayabilirsiniz.


Jeff Buckley ilk kez Billboard Hot 100 listesinde

Jeff Buckley’nin 1994 tarihli Grace albümünden “Lover, You Should’ve Come Over”, TikTok’ta viral olmasıyla bu hafta Billboard Hot 100’e 97 numaradan giriş yapmış. 32 yıllık bu kayıt, Buckley’nin Hot 100’e ilk giren şarkısı olurken; bu başarı müzisyenin hayatını kaybetmesinden neredeyse 30 yıl sonraya denk geliyor. Öte yandan Grace albümü de listelerde yeniden hareketlenmiş ve Billboard 200’de 156. sıraya yükselmiş.


No Wave akımına ve bu sahneyi şekillendiren kadınlara dair bir kitap

Mart ayında yayımlanacak No New York, Adele Bertei’nin No Wave dönemindeki New York’a dair kişisel tanıklıklarını bir araya getiriyor. The Contortions’ta çalmış, Brian Eno’yla çalışmış olan Bertei, büyük ölçüde kadınların şekillendirdiği bu sahneyi birinci elden anlatıyor. Kitap, 70’lerin ortasında punk’tan filizlenen ve kentin sanat ile müzik sahnesinde bir kuşağı tanımlayan avangart patlamayı merkezine alıyor. Detaylar için buraya.


King Princess, Geese ve bir lezbiyen marşı olarak “Au Pays Du Cocaine”

Geese’in 2025’in sonunda yakaladığı ivmeyle son zamanlarda kulaklarını bol bol çınlatıyoruz. King Princess de BBC Radio 1 için “Au Pays Du Cocaine”ı yorumlamış. King Princess, şarkının ondaki yansımasını şöyle özetlemiş: “Bu Geese şarkısı tam bir lezbiyen marşı. ‘You can change and still choose me’? Anlamıyorsanız lezbiyen arkadaşlarınıza sorun. Çok güzel bir şarkı. Âşık olmanın şu anki hâlini anlatıyor; iki kişi özgür olmak istiyor ama hâlâ birlikte kalmayı seçiyor… Bu his hem çok güncel hem de son derece kuir.” Performansı izlemek için buraya.


Nekropsi’den konser albümü

30 Ocak’ta IF Performance Hall Beşiktaş’ta çalacak Nekropsi, aynı gün bir de konser albümü yayımlıyor. Önce Bandcamp’ten erişilecek ama yakında A.K. Müzik etiketiyle hem streaming servislerinde hem de CD çalarlarda olacak. CANLI – LIVE, grubun beşinci yasal albümü ve ilk konser albümü olacak. Nekropsi Bandcamp sayfasını buraya bırakıyoruz.


Sıradaki Late Night Tales toplaması Barry Can’t Swim’den

Barry Can’t Swim, Late Night Tales serisi için hazırladığı kürasyonunu duyurdu ve seçkiden “Chala (My Soul Is On A Loop)” parçasını paylaştı. İskoç prodüktör ve DJ Joshua Mainnie’nin imzasını taşıyan toplama 6 Mart’ta yayımlanacak. 2001’den bu yana Four Tet’ten MGMT’ye, Agnes Obel’den David Shrigley’e uzanan güçlü bir küratör listesine sahip olan Late Night Tales, Barry Can’t Swim’in seçkisiyle beş yıl aradan sonra ilk kez tam kapsamlı bir geri dönüş yapıyor. Aynı zamanda serinin 25. yılını da işaret eden bu bölüm hakkında Barry Can’t Swim “setlerinde yer bulamayan ama paylaşmak istediği müzikler için ayrı bir alan” tanımını yapmış. 


Blind Fest geri sayımı Tom Odell ile başlıyor

23-24 Haziran’da Life Park’ta gerçekleşecek %100 Müzik sunar: Blind Fest, programdan ilk ismi açıkladı. Şarkı yazarlığındaki derinliği ve sahnedeki samimiyetiyle çağdaş müziğin en özel isimlerinden biri olarak anılan İngiliz müzisyen Tom Odell, festivalin ilk günü sahnede olacak. Biletler 2 Şubat’ta satışa çıkıyor.


Kongo sokaklarından yükselen “atık” sesler: Kinshasa In Action

Kongolu sokak sanatı kolektifi KINACT; ses, hareket ve heykeli bir araya getirdiği pratiğini ilk albümü Kinshasa in Action’ı duyurdu. 2015’te Eddy Ekete tarafından kurulan kolektif, Kinşasa’nın kamusal alanlarını yaşayan bir sahneye çevirirken; atıklardan yapılan kostümleri hem heykel hem enstrüman olarak kullanıyor 11 parçalık albüm; matkaplar, testereler, motosiklet parçaları ve el yapımı enstrümanlarla sokak performanslarını kayda almış. Nyege Nyege etiketli albümden yayımlanan tekli “Cercle de Tambour Kinact”i dinlemek için buraya.


Neil Young’dan Grönland sakinlerine hediye arşiv

Donald Trump’ın Grönland’ı ele geçirme çıkışlarının ardından Neil Young’dan bir dayanışma hamlesi geldi. Young, Grönland halkına tüm müzik arşivine ücretsiz erişim hediye etti. “Gröndlanlı dostlarımıza” diyerek kaleme aldığı mektupta Young, neilyoungarchives.com üzerinden bir yıllık ücretsiz abonelik sunduğunuaçıklayıp, bu jestin “gerici ve umarım geçici olan hükümetimizin yarattığı gereksiz stresin” bir nebze olsun hafiflemesine katkı sağlamasını umduğunu söylemiş.