Oyuncu Günlükleri: Hazal Türesan
Hazal Türesan bir senaryoyu ilk kez okurken nelere dikkat ediyor? Canlandırdığı karakterlerle nasıl bağlar kuruyor? Oyuncu olmasa ne olurdu?
Oyuncuların pratiklerini ve duygu dünyalarını kurcaladığımız soru-cevap serimizin konuğu, son dönemde Bildiğin Gibi Değil filmi, Veliaht dizisi ve Küvetteki Gelinler oyunuyla adından söz ettiren Hazal Türesan.
Hayatta yapmak istediğinin oyunculuk olduğunu ne zaman ve nasıl anladın?
Üniversite sınavı zamanı konservatuar sınavına girmek istemiştim ancak ailem izin vermedi. Ben de tıpış tıpış gittim ve kazandığım bölüm olan Uluslararası İlişkiler okumaya başladım. Derken üçüncü sınıfta sınavlara çalışırken önümdeki kalın kalın kitaplarda okuduğumu anlamamaya başladım ki normalde anlarım. 🙂 Ardından bir ağlama geldi. “Ben ne yapacağım? Hiç istemiyorum bu bölümü. Çok mutsuzum.” buhranını yaşadım. İşte o gün kitabı kapattım ve karar verdim. Konservatuar sınavına girip oyunculuk okuyacağım ve bu, beni hep mutlu edecek. Şükür zorluklarıyla, nimetleriyle birlikte öyle de oldu ve olmaya da devam ediyor.
Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında sana en çok benzeyen hangisi? Neden?
En bana benzemeyene giderim hep. Bilmediğim sularda yüzmekten keyif alırım. Ama her ne kadar hepimiz biricik olsak da bazı duygular, yaşanmışlıklar, kalp kırıklıkları, kayıplar, sevinçler benzer. Bir de empati kurabilen canlılarız, bu sayede bir arada kalabiliyoruz ve birbirimizi anlayabiliyoruz. Yani benden de bir parça var içlerinde.
Canlandırdığın karakterlerle çatışma yaşadığın oluyor mu? Bu durumda nasıl metotlara başvuruyorsun?
“Aaaaa ne değişik düşünüyor…” diyorum en fazla. Karakterimle çatışmak değil; onu anlamak ve haklı bulmak benim işim. “Öyle biri” de var çünkü. Ve onun motivasyonlarıyla ilerlerim. Benim belirli bir metodum yok. Karakteri ve onun hikâyesini anlamak, ona haksızlık etmemek üzere harekete geçerim.
Bir rolü senin için çekici kılan unsurlar, senaryoyu okurken mutlaka dikkat ettiğin detaylar neler?
Rol için ilk defa karşılaştığım biri olması benim için çok çekici. Derinliği, diğer karakterlerle bağı, etkilendikleri ve etki ettikleri, hikâye içindeki konumlanışı ve henüz görmediğimiz ama hissettiğimiz gelişme potansiyeli. Bunlara bakarken heyecan duyuyorsam hemen oyun oynamak istiyorum. Senaryonun kuruluş biçimi, çengelleri, gizledikleri ve açığa çıkaracakları… Sanırım en çok içine gömdüğü, alelade olmayan çekirdeğine bakıyorum. Ne anlatıyor, neyin etrafına kümeleniyor ve o şey gerçek mi?
Sence uzun soluklu bir kariyerin sırrı ne?
Bilmem. Ben sadece işimi iyi, ahlaklı yapmaya; haddini, çapını bilen ve iyi biri olarak hayatıma devam etmeye çalışıyorum. Çok çalışıyorum bir de. Çünkü bu öyle bir iş ki sonsuz yeni şey var. Bir de şu en gerçeğe, basit olana ulaşma çabası. Onun çok yolu var işte.

Sete girmeden önce kendini nasıl hazırlarsın? Ritüelin, çalışan yöntemlerin var mıdır?
Karakterimin altından girer üstünden çıkar, ne diyeceğini ve nasıl tepkiler vereceğini anlar hâle gelmeye çalışırım. Sokaklarda gezerim, insanlara bakarım. Çok bakarım ama. İzlerim onları. Okurum. Parçalar toplarım.
Karaktere girmek kadar ondan çıkmak da bazen zorlayıcı olabilir. Sende böyle bir etki bırakan bir rol oldu mu?
Valla olmadı, hatta son rol aldığım Veliaht dizisinde elimde maket bıçağıyla saldırı moduna geçtikten sonra “kestik” denilmesiyle zıplaya zıplaya diğer tarafa koşma anlarım viral oldu sosyal medyada. Kayıt ve kestik arası bir şey o rol. O an var sadece. Zaten bilenler bilir rolden çıkışım olay olmuştur. 🙂
Az önce aradılar, biyografin çekiliyormuş. Seni kim oynasın?
🙂 Hemen geri arayın, yapmasınlar öyle bir şey.
Oyuncu olmasan mesleğin ne olurdu?
Psikoloji ile ilgilenirdim sanırım. Belki şarkıcı da olmak isterdim.
“Keşke bende de olsaydı” dediğin yetenek?
Resim yapamam. Asla. Olmuyor yani. İlginç. Yazamam da bence yani hiç denemedim ama içimde biliyorum.
Yakın gelecekteki projelerine dair verebileceğin ipuçları var mı?
Bana sürpriz olmasını ve izleyiciye de sürpriz yapmayı seviyorum. O nedenle şu an sadece proje değerlendirdiğimi söyleyebilirim ki çok büyük bir ipucu olamadı. 🙂
Metot oyunculuğu hakkında düşüncelerin neler?
Her rolün farklı gereksinimleri var tabii ama sanırım ilk baktığım şey en saf olanı, en gerçeği yakalamak. Okulda öğrendiğim, bitince dışarda öğrendiğim ve daha hâlâ bilmediğim birçok metot var. Ben belirli bir metot ile ilerlemiyorum sanırım. Bir tür tuhaf karışım diyelim. 🙂
Oyunculuğuyla sana ilham veren üç isim?
Böyle sorular galiba beni en geren ve en sevemediğim, barışık olamadığım sorular. Çünkü bizler nasıl her an değişiyorsak, bununla bağlantılı cevaplarımız da değişiyor. Ancak galiba tüm zamanlar açısından rahatlıkla bir Olivia Colman diyebilirim.
Sinema, televizyon veya tiyatro fark etmez; aklından çıkmayan oyunculuk performansı?
Şatonun Altında – Pınar Akkuzu / Gülden Arsal Yavuz.
