Oyuncu Günlükleri: Ülkü Duru

Ülkü Duru bir senaryoyu ilk kez okurken nelere dikkat ediyor? Canlandırdığı karakterlerle nasıl bağlar kuruyor? Oyuncu olmasa ne olurdu?

Oyuncuların pratiklerini ve duygu dünyalarını kurcaladığımız soru-cevap serimizin konuğu, 1970’lerden bugüne tiyatro, sinema ve televizyon yapımlarında üretimlerini sürdüren deneyimli oyuncu Ülkü Duru.


Aile Yalanları
Hayatta yapmak istediğinin oyunculuk olduğunu ne zaman ve nasıl anladın?

Küçük yaşlarda bale eğitimi almaya başladım. Her sene sonu bir gösterimiz olurdu. Hazırlık süreci, kostümler, seyirci karşısına çıkma heyecanı ve finaldeki alkış ve tebrik kısmı çok hoşuma giderdi. Ortaokul sırasında Devlet Tiyatrosu’nda sergilenen Mavi Kuş (Maurice Maeterlinck) adlı oyunda hem balerin hem de oyuncu olarak sahneye çıktım. Artık o andan sonra hayatta yapmak istediğim şeyin tamamen oyunculuk olduğuna karar verdim. 

Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında sana en çok benzeyen hangisi? Neden?

Bugüne kadar canlandırdığım karakterlerin arasında tam olarak birebir bana benzeyen yok. Ama hepsinde benden bir şeyler var. Mesela Yangın Duası (Berkun Oya) oyununda Mişka’nın çılgınlıkları, Bay Hiç’teki (Sabahattin Kudret Aksal) kadının duygusallığı, Vahşet Tanrısı’nda (Yasmina Reza) Anette’in disiplini, Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş (Hanoch Levin) oyununda Leviva’nın yaşama bağlılığı ve umudu, Aile Yalanları’ndaki (Nermin Yıldırım) annenin ailesini hep bir arada tutma isteği… Bu oyunlardaki karakterlerin hepsi bende var olan şeylerden ortaya çıktı ve bazıları da karakterlerimi yaratırken daha çok ön plana çıkıyor.

Canlandırdığın karakterlerle çatışma yaşadığın oluyor mu? Bu durumda nasıl metotlara başvuruyorsun?

Canlandırdığım karakterlerle elbette çatışma yaşıyorum, o zaman oralarda zorlanıyorum da ama onun dünyasına girmeye çalışıyorum, onun ruh hâlini, hayata bakış felsefesini, yani dünya görüşünü anlamaya çalışıyorum. Ve zamanla onun gibi düşünmeye çalışıyorum ve o zaman o karaktere bürünebilmem de mümkün oluyor. 

Bir rolü senin için çekici kılan unsurlar, senaryoyu okurken mutlaka dikkat ettiğin detaylar neler?

Karakterin ve hikâyenin inandırıcı, yaşam ve insan ilişkileri üstüne düşündürücü ve sorgulatıcı olması.

Oyunculuğa dair algı kapılarını açan, yaklaşımını değiştiren bir söz? Nerede ve ne zaman duymuştun?

Seyahate çıkmak, okuduğum bir kitap, seyrettiğim güzel bir film, zevkle dolaştığım bir sergi, bir dostumla sohbet, güzel bir konser, izlediğim bir tiyatro oyunu, yaşamımda ilgimi çeken her şey oyunculuğuma dair algı kapılarını açar. Fakat çok değerli hocam Müşfik Kenter’in bize söylediği çok güzel bir cümle vardır: “Önce iyi bir insan ol, sonra iyi bir oyuncu olursun. İyi insan olmazsan hiçbir şey olamazsın.” Bu sözü hiçbir zaman unutmam. 

Sence uzun soluklu bir kariyerin sırrı ne?

Disiplin, yeniliklere açık olmak, kendini geliştirmek, yaptığın işten zevk almak…

Sete girmeden önce kendini nasıl hazırlarsın? Ritüelin, çalışan yöntemlerin var mıdır?

Sete girmeden önce mümkün olduğu kadar günlük olaylardan uzaklaşmaya çalışırım. Oynayacağım sahne ve karakterime konsantre olurum. Elimde senaryom son bir kez muhakkak ezberime bakarım.

Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş
Karaktere girmek kadar ondan çıkmak da bazen zorlayıcı olabilir. Sende böyle bir etki bırakan bir rol oldu mu?

Benim için karakterden çıkmak kadar kolay bir şey yoktur. Hemen makyajımı siler, kostümümü çıkarır ve Ülkü olarak hayatıma devam ederim. Ama vücudumda hafif bir yorgunluk, ruhumda tatlı mutluluk kalır.

Az önce aradılar, biyografin çekiliyormuş. Seni kim oynasın?

Gençliğimi Anne Hathaway, yaşlılığımı Helena Bonham Carter oynasın isterim. 

Oyuncu olmasan mesleğin ne olurdu?

Kesinlikle müzisyen.

“Keşke bende de olsaydı” dediğin (ama olmayan) yetenek?

Çok iyi bir caz piyanisti olmak isterdim.

Yakın gelecekteki projelerine dair verebileceğin ipuçları var mı?

Bir tiyatro oyunu projemiz var. Peter Shaffer’ın Lettice and Lovage adlı oyunu Hira Tekindor sahneye koyacak. Zerrin Tekindor, Serkan Altunorak’la birlikte sahnede olacağız. Şubat itibarıyla provalarımız başladı.

Metot oyunculuğu hakkında düşüncelerin neler?

Ben konservatuardaki çok değerli hocalarımdan Stanislavski’nin oyunculuk yöntemini öğrenerek ve uygulayarak mezun oldum. Her zaman da çok faydasını gördüm. Tabii ki zamanla çok değerli tiyatro insanları yeni metotlar geliştirdi. Oyunculuğa bakış açıları değişti. Ben her zaman temel bir oyunculuk eğitimi alarak her oyuncunun kendi karakterine göre en uygun metodu bulması gerektiğine inanıyorum. 

Oyunculuğuyla sana ilham veren üç isim?

Helen Mirren 
Cate Blanchett
Daniel Day Lewis

“Neyi oynasa iyi oynar.” diyebileceğin üç oyuncu?

Meryl Streep
Anthony Hopkins
Cate Blanchett

“Ne zaman izlesem beni şaşırtır.” diyebileceğin üç oyuncu?

Gary Oldman
Olivia Colman 
Tom Hardy 

Sinema, televizyon veya tiyatro fark etmez; aklından çıkmayan üç oyunculuk performansı?

80’li yıllarda Londra’da Dustin Hoffman’ı sahnede Venedik Taciri’ni oynadığı oyunda izleme fırsatım oldu. Müthiş bir performanstı, hâlâ hatırımdadır. Sandra Hüller’in Bir Düşüşün Anatomisi filmindeki o müthiş karakteri. Andrew Scott’ın Ripley dizisindeki oyunculuğunu da unutamam.