Sadi Güran’ın yeni sergisi “”Hey Jüpiter II – E Kal Bu Gece Burada?” 23 Şubat’ta açılıyor

Bant Mag. iftiharla sunar: Sadi Güran’ın üçüncü solo sergisi “Hey Jüpiter II – E Kal Bu Gece Burada?” 23 Şubat Cumartesi günü, saat 18:00’da Bina / Bant Mag. Havuz’da açılıyor.

şahmeran_

Bugüne kadar yer aldığı birçok farklı projeyle karşımıza çıkan, Bant Mag. illüstrasyon editörü Sadi Güran’ın üçüncü solo sergisi  “E Kal Bu Gece Burada?” için geri sayımı başlatıyoruz. Sadi Güran’ın 2017’de gerçekleşen “Hey Jüpiter” isimli ikinci sergisinde, atölye olarak da kullandığı evinde, kendine yarattığı dünyanın yörüngesine takılan arkadaşlarını fotoğrafladığı karelerden ilham alarak ürettiği, kara kalem üstüne sulu boya çalışmaları, “E Kal Bu Gece Burada?” sergisiyle tamamlanıyor. 23 Şubat Cumartesi günü Bina / Bant Mag. Havuz’da gerçekleşecek açılış sonrasında ise katılımcıları sürpriz bir ismin konseri ve Okan Urun, :unal ve Sadi Güran’ın kabin başına geçeceği parti bekliyor. Açılışa doğru geri sayarken sizi biriken kolektifinin yarısı, yazar, oyuncu ve yönetmen Okan Urun’un sergi için yazdığı metin ve yer alacak işlerden aperatif bir seçkiyle baş başa bırakıyoruz.

sinan-

“O, maymun kafalı yılanları yatağının altına gizlemeyi, gece tek başına kaldığında kendini korkutmayı, uzun susmaları, gereksiz utanmaları, “nothing’s gonna hurt you baby” diye mırıldanmayı seviyordu.

O ise, yatak altı canavarlarını umursamadan sevişmeyi, sarılarak uyumanın iyi geleceğini, hep konuşmayı, hiçbir şeyden çekinmemeyi, aklına bir şarkı geldiğinde hemen dinlemeyi seviyordu.

O, bugün, tuhaf yaratıkların hiç görmediği kadar yüksek kulelerden indiklerini ve evine doğru yürüdüklerini söyledi.

O ise, hareket eden tek şeyin dudakları olduğuna yemin edebilirdi. Havadan ve yağmurdan söz etti.

O, yağmurun onu hüzünlendirdiğini söyleyecekti ama hüzünden bahsetmenin yaşlı yazarların işi olduğunu düşünüp sustu.

O ise, evin her yerine dağılmış eşyalarını sırt çantasına yerleştirmeye başlamıştı. Tori Amos’tan nefret ediyordu ama yine de “Hey Jupiter”i açtı.

O, bu şarkıyı, onu mutlu etmek için açtığını biliyordu. Böyle şeyleri konuşmanın, onu böyle şeyleri konuşan insanlar gibi yapacağını düşünüp sustu.

O ise, yaratıklar buraya vardığında başka tuhaf yaratıkları beklemeye başlayacağını ve bunun böyle devam edeceğini söyledi.

O, bunun doğru olmadığını düşündü, bir şey söylemedi.

O ise, onun yağmurluğunu ödünç alıp alamayacağını sordu. Bunu sorduğunda yağmurluk üstündeydi.

O, Tori Amos’a eşlik ederek “nothing’s been the same” diye mırıldanırken, “tabii ki” anlamına gelen o karmaşık surat ifadelerinden birini yaptı.

O ise, bu surat ifadesinden hoşlanmadığını söyledi, sonra gülümsedi, sonra iki eliyle canavar taklidi yaparak “boo” diye bağırdı.

O, kapıyı açtı, onu öptü ve “güle güle” dedi. Sesindeki boğukluk hoşuna gitmedi ama bir şey söylemedi.

O ise, merdivenleri inerken hâlâ canavar şakasını yapıyordu.

O, yatağına uzandı ve uyuyakaldı.”

Okan Urun

merve_