Sampha The Great, Nubiyan Twist ve bu hafta başka ne dinlesek?
Yazı: Cem Kayıran, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal
Haftanın yeni müzikleri: Sampha The Great, Nubiyan Twist, Pink Siifu, Apparat, Anna Prior, Ductape, Sega Bodega, The Saints ve dahası…
Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.

TEKLİ: Sampha The Great – Can’t Hold Us
(Loma Vista Recordings)
Zambia doğumlu Avustralya’da yerleşik müzisyen Sampha The Great, Mwanje eşlikli yeni parçasıyla birlikte doğduğu toprakların kültürel mirasını şekillendirme konusunda yeni bir sayfa açıyor. Sözü ona bırakalım: “Bu, bir bildiri. Şunu söylüyor: Gücümün, kendi sesimin, amacımın içine adım attım. Nu-Zamrock dediğim bu şeyi kendi benliğimin bir parçası olarak sahiplendim, şu anda gerçek zamanlı olarak şekillendiriyorum. Ve bu yeni hâliyle, bu netlik ve kararlılıkla bizi durduramazsınız. Artık bizi engelleyemezsiniz.”
TEKLİ: Apparat – An Echo Skips A Name (alternate take)
(Mute / GRGDN Müzik)
Alman elektronikçi Sascha Ring’i biz Apparat adıyla tanısak da son on yılda Modeselektor ile ortak projesi Moderat onun ismini çok daha geniş çevrelere duyurdu. Bu dönemde de Apparat daha geri planda kaldı hâliyle. Grammy adaylığı da olan 2019 tarihli LP5’dan sonraki ilk derli toplu Apparat albümü A Hum of Maybe 20 Şubat’ta geliyor. Bir alternatif versiyon olan ilk tekli Ring’in Moderat’tan da oldukça aşina olduğumuz vokaliyle daha çok synth pop sularında geziniyor. Tarzı biraz dünkü haber hâline gelse de albümden belli bir kaliteyi bekleyebiliriz.

ALBÜM: The Saints – Long March Through the Jazz Age
(Fire Records)
Kurucusu olduğu grubu ile dönemin punk rock ruhunu şekillendiren Chris Bailey’nin olduğu son The Saints koleksiyonu Long March through the Jazz Age geçmişe, bugüne ve geleceğe bırakılan bir veda. Heyecanı ve coşkusu yerinde açılan albüm, 12 parçalık akışında yerini daha melankolik ve kasvetli bir havaya bırakırken uzun sürmüş bir oyun arkadaşlığının bir parçası yapıyor dinleyeni. Bailey’nin Üflemeli ve yaylılar ile birlikte akan gitar rifflerinin içerisinde harmanlanan lirikleri, ister istemez hüzünlü bir ruh hâli bırakıyor geriye.
TEKLİ: Danalogue – Sonic Hypnosis
(BGM Music Publishing)
Soccer96 ve The Comet Is Coming eski üyesi Dan Leavers’ın solo çıkış albümünden ilk tekli. Başlığıyla yarattığı zihin hâlini, hem klibi hem tınısıyla cızırtılı renkler türetiyor. Parçayı “olumlu bir değişim hâline yönelik elektronik bir mantra” şekli tanıtırken davul makineleriyle kozmik ama pis mi pis synth hamleleriyle yüz buruşturtuyor. Canı dans pisti çektirirken kalıpları kırmak ve iyileşmeye dair ilahi-vari sözlerle vibe check eyliyor.

TEKLİ: Nubiyan Twist – Azimuth
(Strut Records)
Nubiyan Twist’in caz, soul ve Afrobeat rüzgârlarını birbirine bulaştırdığı kıpır kıpır teklisi “Azimuth”un neşeli ritmine kapılmamak elde değil. Coşkusu gayet yerinde olan parça, 20 Mart’a tarihledikleri yeni albüm Chasing Shadows’un ipuçlarından biri. Yoldaki koleksiyon hakkında “Neşeli ve meydan okuyan bir şekilde insani hissettiren bir şey yapmak istedik; insanlar arasındaki bu bağ olmadan var olamayacak bir şey.” diyor gitarist Tom Excell. Teklinin hareket etmek için tüm içgüdüleri dürten hâli birlikte dans etmenin eğlencesini bulaştırıyor.
TEKLİ: Anna Prior – True For You
(Beat Palace Records)
Bu tekli, “Gerçeğin sentezlenip yüksek sesle söylendiğinde yutulmasının daha kolay olduğunun sonik kanıtı.” İngiliz electropop grubu Metronomy’nin davulcusu, DJ ve müzisyen Anna Prior, solo çalışmalarına şubat ayına randevu verdiği Firefly EP’si ile yeni bir halka ekliyor. “True For You” ise kulüp müziğinin yarattığı baş döndürücü deneyimiyle, ışıkların, seslerin, her şeyin biraz karışık olduğu anlarda, düşsel bir alanda kaybolmaya davet ediyor.

EP: Oreglo – The WHIRR
(Brownswood Recordings)
Geçen yıl sonunda yayımlanan Not Real People EP’siyle kariyerlerine başlayan Londralı üçlü oldukça enteresan sularda dolaşan bir müzik yapıyor. Caz altyapılı dinamik şarkılar genelde hard rock riffleriyle başlıyor ve psikedelik rock’tan da öğelerini alıyor. Tubanın etkisi de cabası. Daha “şarkı” güdümlü yeni EP’lerinde vokallerini de duymaya başlıyoruz. Açıkçası vokaller biraz daha çalışma istiyor. Deneysellikleri de henüz gergin bir aşamada. Ama başlangıçları oldukça potansiyel barındırıyor.
TEKLİ: Maria Somerville – Up (Fatshauidi Remix)
(4AD / GRGDN Müzik)
Maria Somerville’in son albümü Luster’daki sisli, lo-fi dokuların izinden giden Fatshaudi, “Up”a; ritmi öne çıkaran, Somerville’in buğulu sesini çevreleyen boşlukları genişleterek hem daha hareketli hem de daha mistik bir hissiyat katmış. Düşük frekanslı basların dalga dalga açıldığı, vokalin uzaktan buğulanıp dokulara karıştığı bu yeni versiyon, 21 Ocak’ta yayımlanacak bir remiks EP’sinden ilk tadımlık.

ALBÜM: Pink Siifu – Onyx’!
(Dynamite Hill)
BLACK’!ANTIQUE’den dokuz ay sonra bu koleksiyonu salıveren Amerikalı rapçi, ONYX’!’e öncekinin uzatılmış versiyonu gibi de yaklaşıyor aslında. Caz ve funk etkilerinden geçip üzerine siyahları çektiği karamsar ama dinamik bir atmosferde kendini sunan Siifu’nun işi elektronik aranjmanlar ve noise tınılara da epey doygun. Sample’larında sanki yeraltı radyo yayını dinliyor havası veriyor. 808 beatlerle hip hop’un emeklediği dönemlerine selam çakarken endüstriyel deneyler de yapıyor, sonra uzun süre günümüz sound’unda takılıp sonlarda erken 2000’lere özgü dokunuşlar buyuruyor. Retro ama ileriye de bakan bir prodüksiyon. Hi Tech, Kal Banx, Valee, Turich Benjy ve albümde sona saklanmış Armand Hammer konuklar arasında.
TEKLİ: Happy Mondays – Hallelujah (Daniel Avery Remix)
(London Records)
Güzide grup Happy Mondays 40. yılını bir tekliler toplaması olan çift plak / CD’lik The Factory Singles ile kutluyor. 5 Aralık’ta yayımlanacak toplama grubun zirve dönemi diyebileceğimiz 1985-1992 arası Factory Records’tan yayımlanmış teklilerini ve bu şarkıların Daniel Avery, Paul Oakenfold, Anna Prior gibi isimler tarafından yapılmış remikslerini içerecek. Happy Mondays şarkılarının orijinalleri zamanın testinden başarıyla geçmiş, bir yandan da remiks muamelesine de gayet açık yapıtlar. Avery’nin yaklaşımı ise gruba biraz tezat, karanlık. Çok da dans pistlerine uygun değil. Açıkçası Avery’nin bu sene The Cure için yaptığı remiks çok daha isabetliydi sanki. Yakın zamanda paylaştığı solo albümü Tremor’u da tekrar yılın elektronik alanında iyi işlerinden bir olarak hatırlatalım.

TEKLİ: Ductape – Gölgesiz
(Bağımsız)
Neredeyse senenin tamamına yayılan Echo Drama turnesine devam eden Ankara çıkışlı darkwave ikilisi Ductape, bir yandan yeni sesler paylaşmaya da devam ediyor. Önümüzdeki yıl buluşacağımız Faded Flowers için geri sayımın ikinci durağı olan “Gölgesiz”, grubun aşina olduğumuz retro kasvet atmosferinin rafine örneklerinden biri. Parçanın Ekvador’da çekilen görsel eşlikçisi de burada.
TEKLİ: Ulrika Spacek – Square Root of None
(Full Time Hobby)
Londralı grup Ulrika Spacek, yaklaşan EXPO adlı albüm öncesi yeni teklisi “Square Root of None” ile elektronik ve analogu iç içe geçiren o kendine özgü shoegaze estetiğinin bir örneğini daha sunuyor. Glitchli bir açılışın ardından yerinde durmayan davullar ve melodik gitarlar, liriklerle paralel bir döngünün içine giriyor sanki. “I’m in a strange loop of zero / A time shift, a post-script / A hard thing to decode” sözlerinin matematiksel ve biraz da yazılım-vari hâlini tamamlayan video klibi de buradan izlenebilir.

EP: Hemi – Do We, Bring It Here
(Petra Digital Recordings)
Prodüktör ve DJ Hemi, uzun yıllardır İstanbul elektronik müzik sahnesinin gediklisi. 2025 takvimindeki ikinci yayını olan, hayli sürükleyici ve kana hızla karışan “Do We, Bring It Here”, kışın etkisini yavaş yavaş gösterdiği günlerde bir nevi güneşi kalabalık hâlinde batırdığınız bir rooftop partisine ışınlıyor dinleyeni. House müzik meraklılarının aşina olduğu Almanya merkezli prodüktörler Ede ve Johannes Albert’ten birer remiksin yanı sıra bir “Raw Mix”le tamamlanan EP’nin çıkış partileri için yola düşecek Hemi ve Johannes Albert, 5-6 Aralık’ta İstanbul’da Flux ve Ankara’da Fink’te çalacak.
TEKLİ: The Notwist – X-Ray
(Morr Music)
The Notwist’in toplama albümü Magnificent Fall üzerinden daha iki hafta geçmişken, grup bu kez “X-Ray” ile 10. stüdyo albümlerini duyurdu. Alman grubun 11 kişiye genişleyen kadrosunun o zengin, kıpır kıpır ses evreni; biraz twee neşesi, biraz indie-rock enerjisiyle kolektif bir coşku hissi taşıyor. Beş yıl aradan sonra gelecek ilk stüdyo albümleri News from Planet Zombie, 3 Mart’ta yayımlanacak.

ALBÜM: Sega Bodega – I Created The Universe So That Life Could Create a Language So Complex, Just To Say How Much I Love You
(ambient tweets & Supernature)
İrlanda doğumlu Şilili elektronikçi Salvador Navarrete ya da sahne ismiyle Sega Bodega’nın önceki işi Dennis bir tam günün hikâyesi idi. Yaklaşık bir paragraf uzunluğundaki isme sahip yeni albümü ise o günün sonunda gelen uyku vaktinin devamı. Rüyanın tesirinde algının türettiklerine, bundan arta kalanlara dair silik izlenimler ve tinsel etmenlere titreşimler içinden oluşturduğu ambient peyzajda deneyenin kalça da sallayabileceğini, kendisinin şahsen bunu yapabildiğini söyleyen Navarrete’ye albümde Vashti Bunyan, birlikte Kiss Facility ekibini tamamladıkları partneri Mayah Alkhateri ve çellist Lucinda Chua eşlik ediyor.
TEKLİ: Radio Free Alice – Rule 31
(Double Drummer)
Avustralyalı alternatif rock grubunun yeni şarkısının kökeni biraz tesadüfi. Turnedeki bir soundcheck esnasında ortaya çıkan bir bas yürüyüşü “Rule 31”ın temelini oluşturmuş. Düzenlemede büyük olaylara girmektense bu içgüdüsel ve ani enerjinin peşine düşen ekip, yeni şarkısında post‑punk’ın bilindik lisanıyla konuşuyor ama her zamankinden daha net, daha yüksek ve ivmeli duyuluyor. Finn Morris imzalı görsel eşlikçsi de burada.