Sentimental Value, The Lowdown ve bu hafta başka ne izlesek?

Yazı: Burcu Teker

Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Joachim Trier’in duygu yüklü draması Sentimental Value, Sterlin Harjo’dan suç komedisi The Lowdown, Laura Poitras – Mark Obenhaus ikilisinden ödüllü belgesel Cover-Up ve çok daha fazlası yer alıyor. 


Affeksjonsverdi / Sentimental Value (Vizyon, 26 Aralık)

Nedir: Ulysses’i yazmak için özgürlüğe, alana ihtiyaç duyulabilir pek tabii. Peki bunu idrak etmenin, “sorumluluklar”ın hayata gelmesinden önceye tekabül etmesi gerekmez mi? Yıllarını, aralarındaki bağı cılız bir pamuk ipliğine çevirip derinden yaraladığı çocuklarının uzağında geçiren egosantrik yönetmen (ve pek umursamadığı sıfatıyla “baba”) Gustav Borg’un kendisine yabancılaşmış kızları Nora ve Agnès’le tekrardan ilişki kurma çabasını takip ediyoruz Sentimental Value filminde. İşine adanma uğruna aile bağlarını feda etmiş Gustav, başarılı bir tiyatro oyuncusu olan kızı Nora’yı kendi yazdığı yeni filminde oynatmak istiyor. Ancak bunun, ebeveyn – çocuk bağını yeniden inşa etmek için mi yoksa sönmekte olan kariyeri canlandırmak için mi olduğu muamma. Hazırlıksız yakalanan Nora teklifi reddettiğinde sürece bir yabancı dahil oluyor yıldız oyuncu kimliğiyle, ailenin yıllar yılı palazlanmış çatlaklarından farkında olmadan sızarak. Gustav ise hayal kırıklığına boyut atlatıyor; bu yıldız oyuncuya, kızlarına duyarsızlığıyla tezat biçimde ilgi, şefkatle yaklaşarak.

Neye benzer: The Meyerowitz Stories ve Manchester by the Sea, Sentimental Value’nun taşıdığı dokuları farklı noktalardan parlatan iki şahanelik.

Kimler var: Norveç’in simge yönetmenlerinden Joachim Trier; alışılagelmiş tekniğini konuşturarak mekân ve zamanı birer karakter gibi kullandığı dramasında, uzun süreli ortağı senarist Eskil Vogt ile yeniden bir araya gelmiş. Cannes’dan Jüri Büyük Ödülü ile dönen filmin başrolleri Renate Reinsve, Stellan Skarsgård, Inga Ibsdotter Lilleaas’a emanet. Aşina yansımalar ve görüntüler, The Worst Person in the World ile ödüllere uzanan sinematograf Kasper Tuxen eseri.

The Lowdown (Disney+, 26 Aralık)

Nedir: Reservation Dogs‘un yaratıcılarından Sterlin Harjo’nun son projesi The Lowdown; eğlenceli, old-school bir suç komedisi. Tulsa’daki yolsuzluk ve nüfuzlu kesiminin gizli kapılar ardındaki çürük hayatlarını açığa çıkarmaya kararlı, bir miktar perişan haldeki araştırmacı gazeteci Lee Raybon’ın serüvenleri ekseninde şekilleniyor. 2015’te hayatını kaybeden gazeteci – yazar Lee Roy Chapman’dan esinle yaratılan baş karakter, bir yandan nadir bir seçkiye sahip Hoot Owl Books’u işletirken diğer yandan Heartland Press’te kaleme aldığı yazıları ile büyük resmin peşinden koşmaktan alamıyor kendini. Ve yolları katettikçe bulaştırdığı tehlikenin çapı da günden güne genişliyor hâliyle.

Neye benzer: Paul Thomas Anderson imzalı kaotik noir Inherent Vice, Harjo’nun adanmış “hakikat avcısı”na benzeyen eksantrik bir dedektifin peşine düşmeye heveslilerin beklentisini karşılayacak türden.

Kimler var: Başrollerde Ethan Hawke ve Kyle MacLachlan’ı karşılıklı izlemek seyir zevkini katlıyor. Keith David ile Jeanne Tripplehorn’un başını çektiği geniş kadroda Graham Greene, Peter Dinklage, Tim Blake Nelson, Michael Hitchcock, Ryan Kiera Armstrong gibilerine rastlıyoruz. Sonik üretimler, kendisi de Tulsalı olan müzisyen JD McPherson’dan.


Bunlar da var!

Cover-Up (Netflix, 26 Aralık)

Oscar ödüllü sinemacı Laura Poitras’ın 2005’ten bugüne dek sürdürdüğü ısrarlı tekliflerin meyvesi. Pulitzer ödüllü araştırmacı gazeteci Seymour Hersh’ün, 20 yılı bulan ikna sürecinin nihayetinde Poitras – Mark Obenhaus ikilisine röportaj vermeyi kabul ettiği belgesel, gazetecinin kariyerine kapsamlı bir bakış atarken ABD’nin karanlık yanlarına da ışık doğrultuyor. Poitras; hükümetler, medya imparatorlukları gibi kurumsal otoritelere duyduğu güvensizliği hâlâ taptaze olan ve üretimlerine Substack’te devam eden 88 yaşındaki Hersh’e yönelik ilgisini “Bu ülkeye ve politikasına karşı tutarlı şekilde eleştirel; medyanın ihmal ve başarısızlıklarını on yıllar boyunca gözler önüne sermiş birinin varlığı benim için özel bir anlam ifade ediyordu.” sözleriyle özetlemiş.

Good Boy (Vizyon, 26 Aralık)

Doğaüstü korku ile ne kadar haşır neşir olduğunuzdan bağımsız; bu versiyon, başka bir versiyon. Favori insanını korumak için karanlık güçlerle muhatap olmak durumunda kalan Indy’yi konu alıyor Good Boy. Uğursuz olduğunu anlamak için çok da efor sarf etmenin gerekmediği, ormanın ortasındaki izbe eve taşınmanın manasızlığını sahibi Todd’dan (Shane Jensen) önce kavrayan baş kahraman Indy, filmin yönetmen ve senaristi Ben Leonberg’ün gerçek hayattaki köpeği. Leonberg; çekimler sırasında Indy’nin sürekli meraklı biçimde oradan oraya koşturduğunu, o keskin bakışlarını yakalayabilmek için kamera arkasından gülünç sesler çıkarıp maskaralık yaptıklarını, filmin ekrana yansıyan tüyler ürpertici atmosferini ses ve müzik ekibine borçlu olduklarını paylaşmış. Indy’nin, filmin yarıştığı festivallerin beşinden En İyi Hayvan Performansı ödülü ile ayrılmış olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

The Copenhagen Test (Peacock, 27 Aralık)

Legacies’in ardındaki zihin Thomas Brandon’ın yaratıcısı olduğu bilim kurgu soslu casus gerilimi The Copenhagen Test, sekiz bölümlük karanlık bir strateji oyunu. Eskiden özel kuvvetlerde görev yapan Alexander Hale (Simu Liu); artık The Orphanage adlı, kâğıt üzerinde varlığı olmayan ajansta yüksek gizlilik derecesine sahip konuşmaları tercüme eden Çinli – Amerikalı bir analist. Yaşanan sızıntıların ardından beyni casuslarca hacklenen Alexander, bir yandan görüp duyduğu her şeye erişim sağlayan bilinmeyen düşmanı ortaya çıkarmaya çalışırken diğer yandan kendini sadakat ispatı mücadelesinin orta yerinde buluyor.

Viral: The Indecision (Prime Video, 23 Aralık)

Emmy ödüllü yönetmen ve ThreeFourTwo Productions’ın başındaki deneyimli NBA yorumcusu Jason Gallagher’dan sosyal medyada sansasyon yaratan spor hikâyelerine odaklanan bir mini belgesel serisi. Yayımlanan ilk bölüm, 2015 yazında Los Angeles Clippers pivotu DeAndre Jordan’ın merkezinde olduğu ve nihayetinde takımı tarafından evinde rehin alındığı serbest oyuncu (free agent) dönemine odaklanıyor. NBA Twitter’ının muhtemelen en çılgın günü, harika bir kurgu ve Jason Concepcion, Paul Scheer, Blake Griffin, Pablo Torre gibi konuklarla etraflıca anlatılıyor.


Stranger Things – 5. sezon 2. kısım
Gözden kaçmasın

*Babygirl (HBO Max, 26 Aralık)

*Stranger Things – 5. sezon 2. kısım (Netflix, 26 Aralık)

*Adresi Olmayan Ev (Vizyon, 26 Aralık)

Hâlâ izlemediyseniz

*The Shrouds (TOD)

*Licorice Pizza (HBO Max, 31 Aralık)

*Bana Karanlığını Anlat (HBO Max, 17 Aralık)

*The Dead Don’t Hurt (TV+, 22 Aralık)

*Doubt (Netflix, 19 Aralık)

*Tracker – 3. Sezon (Disney+, 17 Aralık)