Rekabet özgürleştirir: Soul Power
Yazı: utkan çınar
Soul Power: The Legend of the American Basketball Association belgesel dizisi, modern basketbolun şekillenmesinde büyük rol oynayan American Basketball Association’ın (ABA) yükselişini, mücadelelerini ve mirasını merkezine alıyor. Julius “Dr. J” Erving, George Gervin, Spencer Haywood, Moses Malone ve Rick Barry gibi ABA efsanelerinin arşiv görüntüleriyle desteklenmiş samimi anlatımları, belgeselin iskeletini oluşturuyor.
Yönetmenliğini Kenan Kamwana Holley’nin üstlendiği seri, 12 Şubat’ta Prime Video’da erişime açıldı.

Ne hakkında?
ABD’de NBA’e rakip olarak kurulan basketbol ligi ABA’nın (American Basketball Association) hikâyesi.
Zaman dilimi ve mekân
1967-1976 yılları boyunca oynanan ligde çok fazla takım olmasa da Indiana, San Antonio ve Oakland ligin etki yaptığı, dikkat çekici şehirler olarak öne çıkıyor.
İzlemeden önce bilmemiz gerekenler
ABD menşeli basketbola yakından ilgi duyanlar için bile ABA hep adını duyduğumuz ama çok da yakından fikir sahibi olmadığımız bir oluşumdu, desek yanlış olmaz herhâlde. NBA’in de 1980 öncesi / sonrası diye ayrıldığı bir mantıkta tarih öncesi, mitolojik bir lig olarak görüldüğünü söyleyebilirim. Renkli topları, 3’lük atış, smaç yarışması gibi sonradan NBA’in de akıbetini olumlu yönde etkileyecek fikirleri getirmesi; Dr. J.’in smaçları ve Pacers, Nets, Spurs gibi franchise’ların sonrasında NBA’e katılması dışında bilgimiz azdı. Belgesel neyi merak ediyorsak, onu cevaplıyor. Emmy ödüllü yönetmen Kenan Kamwana Holley daha önce ESPN’in 30 for 30 serisinden işlerine aşina olduğumuz bir isim. Sıradaki projesinin de Harlem Globetrotters üzerine olduğunu belirtelim.


Belgesel nasıl yöntemler/malzemeler kullanıyor?
Klasik bir belgeselden beklediğiniz her şey var. Dönemin tanıklarının bugünden anlatıları, bol ve kaliteli arşiv görüntüleri, o dönemden röportajlar, canlandırmalar… Belgeseli anlatan rap müzisyeni Common da fena iş çıkarmıyor.
En çok neyi sevdin?
Aydınlık, pozitif, dinamik. Aynı ABA’nın kendi gibi. Dokuz yıllık yaşamı yıllara bölünürken bunun yıldız oyuncular üzerinden anlatılması güzel bir fikir olmuş. Dönemin oyuncularının, takım sahiplerinin artık 75-80 yaş aralığında olmalarına rağmen berrak zihinlerle, yer yer gayet esprili şekilde anılarını paylaşmaları, eski görüntüleri sizinle beraber izleyip üzerine yorum yapmaları gayet yerinde bir tercih. Rick Barry, Julius Erving, George Gervin gibi izleme şansını bulamadığımız ama efsaneleri hep dillerde olan isimlerin sahadaki yeteneklerine grenli de olsa tanık olmak güzel. Michael Jordan’ın hep andığı David Thompson’ın onu nasıl etkilediğini de anlıyorsunuz. Jordan’ın basketbol için değerini düşününce de ABA’in ehemmiyeti daha da netleşiyor. NBA ile savaşlarını atak etme / savunma yapma üzerinden bölümlere ayırmaları da eğlenceli bir fikir.
En az neyi sevdin?
Canlandırmaların biraz zayıf olduğunu söylemeli. Çok da gerek yoktu sanki. Bir de işte 70’ler ABD’si ve “değişen dönemler” klişe footage anları da artık biraz bayat görünüyor, her ne kadar kullanma gerekliliğini anlasam da. Konu da basketbol üzerinden para kazanmaktan çok daha fazlası değil aslında. Siyah kültürün görünürlüğe kavuşması ile ilgili kendisine biraz hakkından fazla paye biçiyor sanki. Yine de özellikle oyuncuların hakları ve emeklilikleri üzerine eğilen son bölümünün bu konuda öğretici ve önemli olduğunu eklemek isterim.
Son olarak ismiyle ile bir sıkıntım var. 2008’de aynı isimde bir belgesel daha yapıldı; 1974’te Zaire’de düzenlenen ve James Brown, Miriam Makeba, BB King gibi isimlerin katıldığı festivali anlatan. Dönemleri de bu kadar yakınken ayrıştıran bir isim tercih edilebilirdi.

Modunu nasıl etkiledi?
Yaşını başını almış takım üyelerinin heyecanlı anlatımlarıyla, ABA’in o liberal hatta rock’n’roll tavrının keyifli vakit geçirttiğini söylemeliyim. Özellikle Afro modasıyla beraber saha içi oyunun estetikliği etkileyici.
Kimler sever?
Açıkçası basketbola, özellikle ABD menşeli basketbolla haşır neşir değilseniz ne kadar ilginizi çeker, bilemem. Ancak karakterlerin enteresanlığı ve rahat yorumları keyifli birkaç saat vadediyor.
Bunu seven şunları da sever
Belgeselde bahsi geçen Spencer Haywood, sonrasında NBA’deki kokain bağımlılığı salgının önde gelen isimlerinden biri oldu. Jordan Ritter Conn’un hazırladığı What If? The Len Bias Story isimli podcast’in 3. bölümünde bunu kendi ağzından dinleyebiliyorsunuz. George Gervin üzerine de 2023’ten Iceman isimli belgeseli önerebiliriz.
Soru işaretleri / varsa açtığı tartışmalar…
Çaktırmadan kapitalist sistemdeki liberal ve muhafazakâr bakış açıları arasındaki farkları bir mikrokosmosta anlatıyor belgesel. Amaç daha çok para olsa da NBA’in kuralcı, dilerseniz devletçi duruşuna karşı ABA’in özgürlükçü ve kafasına göre tavrı özellikle 1980 sonrası kapitalizmin kendi içindeki dilemmaları da basitçe gösteriyor. “Bunun bir ortası yok mu?” diye sorabilir; “açgözlülük ölümcül bir günah” diye cevap verebiliriz!