Köpekler konuşur, dinlemesini bilene: Stray in Kars

Orhan Pamuk’un “Köpekler konuşur. Ama sadece dinlemesini bilenlere.” sözleriyle açılıyor, Vimeo Staff Picks arşivine giren kısa film Stray in Kars. Hem bu toprakları mesken tutması hem de kameranın yine sokak köpeklerini takip ediyor oluşu nedeniyle, akıllara festival favorisi belgesel Stray’i (2020) getirebilir; ki aynı yönetmenin ellerinden çıkmış, o belgeselle eş zamanlı olarak çekilmiş bir çalışma var karşımızda.


Antik Yunan filozofları, sokak köpeklerinin insanlığın en dürüst gözlemcileri olduklarını düşünürdü. Elizabeth Lo’nun ilk uzun metrajı Stray, bu fikri günümüz Türkiye’sine taşıyor; İstanbul sokaklarını arşınlayan üç köpeğin -Zeytin, Nazar ve Kartal’ın- statüsüz ve güvenliksiz varlıklar olarak yaşamlarına yakından bakarken, onların etrafında konumlanan insanların portrelerini de çiziyordu. “Sokak kültürünün, köpeklerin sahip olduğu zenginliğin ve derinliğin yanı sıra insan şefkatinin bir kutlaması” olarak nitelendirmekteydi filmini Lo.

Stray’den yaklaşık iki yıl sonra bohçasından çıkardığı Stray in Kars ile kamerasını Türkiye’nin öteki ucuna, antik bir kenti yaşam alanı belleyen köpeklere çeviriyor Hong Konglu yönetmen. Birbirleriyle oyun oynayışlarını veya kavga edişlerini, bu esnada insan komşularıyla olan etkileşimlerini; insanlar camiide ibadet ederken, ezan seslerine havlayarak eşlik edişlerini gözlemliyor. Kars’ı hayvan dostlarımızın perspektifinden keşfetmek isteyenlere veya Stray’in tadı damağında kalanlara, dokuz buçuk dakikalık bir kaçış mahiyetinde.