Tilda Swinton: Bazı ikonik filmleri ve rolleri
Hazırlayan: Bant Mag.
Tilda Swinton hakkında konuşmak için bir bahane bulmaya gerek yok tabii ama bugün onu ve ikonik rollerini hatırlamak için sebebimiz, 65. yaş gününü kutluyor olması.
Tilda Swinton’ın hafızalara kazınan performanslarını birlikte hatırlayalım.

We Need to Talk About Kevin (2011)
Nedir?
Lynne Ramsay’nin kamerası, anne olmanın loş tarafına odaklanıyor: Pişmanlık, suçluluk, ve sevgisizliğin vücut bulmuş bir hâli. We Need to Talk About Kevin, “kötülük doğuştan mı gelir?” sorusunu rahatsız edici bir dürüstlükle fısıldıyor. Film, klasik anlatıların aksine anneliğin gölgelerini, bir evin duvarlarına sinmiş sessiz gerilimi anlatıyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Eva Khatchadourian adında, bir zamanlar özgürlüğüyle gurur duyan ama şimdi oğlunun işlediği bir katliamın ağırlığı altında ezilen bir anneyi canlandırıyor. Eva’nın yüzünde “Ben nerede hata yaptım?” sorusunun taşlaşmış hâlini görmek mümkün.
Bunu biliyor muydunuz?
Filmin renk paleti, Kevin’in şiddetiyle Eva’nın suçluluğu arasında bilinçli bir şekilde kırmızıya yaslanıyor. Her domates, her boya lekesi, her ışık geçişi sembolik anlamlar taşıyor. Ayrıca Ramsay, çekimlerde Swinton’a sık sık doğaçlaması için alan tanımış.

Orlando (1992)
Nedir?
Sally Potter’ın yönettiği bu fantastik drama, Virginia Woolf’un Orlando: A Biography kitabından uyarlanmıştı. Film, 17. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir zaman yolculuğu eşliğinde cinsiyet, kimlik, sanat ve tarih temalarını işiyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Swinton, filme ismini veren karakteri canlandırıyor. Hikâyenin akışında cinsiyetini değiştiren ve zamana meydan okuyan bir figür. Orlando’nun hem erkek hem kadın kimlikleri arasında geçişi, karakterin değişen toplumsal konum ve arzularını da yansıtıyor.
Bunu biliyor muydunuz?
Yönetmen Potter, Swinton’ı ilk kez Manfred Karge’nin Man to Man oyununda izledikten sonra onun beden dilindeki “maskülen / feminen geçişler”den etkilenmiş ve onun Orlando rolü için ideal oyuncu olduğuna karar vermiş.

Michael Clayton (2007)
Nedir?
Gergin mi gergin hukuk dünyasında geçen Tony Gilroy filmi Michael Clayton, iç yüzü kirli dev şirketlerin perde arkasını, etik ikilemleri ve kontrol edilemez güç çatışmalarını gözler önüne serer.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Mantıklı, soğuk ve kararlı bir figür olan Karen Crowder, işin “temiz” tarafında kalmaktansa pis işin üstünü örtmeye daha yatkın bir karakter. Swinton’ın bu performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde Oscar ve BAFTA kazandığını da belirtelim.
Bunu biliyor muydunuz?
Kazandığı ödüllerle birlikte anaakım sinemadaki görünürlüğü açısından dönüm noktası olan bu filmde Tilda Swinton’ın ekran süresi yalnızca 18 dakikadır.

Moonrise Kingdom (2012)
Nedir?
Tilda Swinton’ın yıllar içinde vazgeçilmez bir parçasına dönüştüğü Wes Anderson filmografisinin en sempatik duraklarından biri. Bir kaçış hikâyesini takip ettiğimiz filmde iki genç âşığın yolculuğunu nostaljik bir romantizm ile takip ediyoruz.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Moonrise Kingdom’da Tilda Swinton, ismi hiç anılmayan ama sürekli “Social Services” olarak çağrılan bir karakteri canlandırıyor. Evet, karakterin adı yok; kendisi sadece bir kurum adıyla var. Tam da Wes Anderson evrenine uygun şekilde, bu isimsizlik onun hem bireyden ziyade bir otorite temsilcisi olduğunu hem de hafif grotesk tonunu vurguluyor.
Bunu biliyor muydunuz?
Sonraları The French Connection, The Grand Budapest Hotel ve Asteroid City gibi nice Wes Anderson filminde rol alan Swinton; yönetmenle ilk set deneyimi olan Moonrise Kingdom hakkında yaptığı basın açıklamasında ortamı şöyle tanımlamış: “Son zamanlarda gitmeyi kabul edip oradayken de keyif aldığım tek parti buydu ve gerçekten çok eğlenceliydi.”

Julia (2008)
Nedir?
Fransız yönetmen Érick Zonca’nın Julia’sı, klasik bir suç hikâyesi gibi başlıyor ama hızla psikolojik bir karakter portresine evriliyor. Film ne tamamen gerilim, ne de tam bir karakter draması; her şey alkol problemi olan, hayatta kalma refleksiyle her tür ahlaki çizgiyi silen Julia kadar kontrolsüz.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Swinton burada tam anlamıyla “çerçevenin dışında” bir karakterle karşımızda Julia, hem hırçın hem yalancı hem de bir şekilde hayatta kalmaya çalışan biri. Planladığı çocuk kaçırma hikâyesi, kendini bir anda Meksika çöllerinde sürüklenirken bulduğu, kontrolsüz ve giderek daha tehlikeli bir yola dönüşüyor.
Bunu biliyor muydunuz?
Swinton bu filmdeki performansıyla festival turunda büyük övgüler aldı ama ödül sezonunda geniş çapta göz ardı edildi. Buna rağmen birçok eleştirmen, Julia’daki rolünü kariyerinin en cesur performanslarından biri olarak değerlendiriyor. Ayrıca, filmin senaryosu John Cassavetes’in Gloria filminden serbest bir şekilde esinlenmiş; ama Julia karakteri Gloria’dan çok daha kaotik, çok daha sivri.

The Eternal Daughter (2022)
Nedir?
The Souvenir I ve II sonrası Joanna Hogg kamerasını isimleri Rosalind ve Julie olan anne – kızın hikâyesine yeniden odaklıyor. The Souvenir anlatısının geçtiği tarihin -30 yıl kadar- ilerisine götüren film karanlık bir ormanın ortasında, hayaletlerin dadandığı gotik korku hikâyesinin içine bırakıyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Birbirinin uzantısı olan Rosalind ve Julie karakterleri Tilda Swinton tarafından canlandırılıyor. Filmin röportajlarından öğrendiğimize göre her iki karakteri de oynama fikrini Hogg’a götüren Swinton olmuş. Kendi benliğiyle annesinin varlığı arasındaki ayrımın bir hayli bulanık olduğu söz konusu ilişkiyi aktarma konusunda oldukça etkili bir karar bu.
Bunu biliyor muydunuz?
Film boyunca iki karakteri aynı karenin içinde sadece bir sahnede görüyoruz. Doğum gününün kutlandığı akşam yemeğini izlediğimiz bu sahne, duygusal açıdan hayli yıpratıcı.

Only Lovers Left Alive (2013)
Nedir?
Adam ve Eve adında iki vampirin ölümsüz aşklarına ve hayat algılarına odaklanan Jim Jarmusch filmi Only Lovers Left Alive, sonsuz hayatın iyi yönlerine odaklanmayı seçiyor. Detroit’in yıkıntıları arasında eski gitarlar, kitaplar ve Bach eşliğinde hayata tutunan iki âşığın hikâyesinin sihri, vampir klişelerini romantik melodramla harmanlamasında yatıyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Eve her kelimeyi seçerek kullanan, zamanla kavga etmeyen bir zarafet abidesi. Tilda Swinton’un bedeninde insanlığın yorgun hafızası gibi dolaşıyor. Adam’ın karanlığına denge, dünyanın çöküşüne ise kadim bir dinginlik getiriyor. Yaşamanın estetik tarafına duyduğu bağlılık, onun asıl besin kaynağı gibi.
Bunu biliyor muydunuz?
Her ne kadar filmin odağındaki iki baş karakter (ve iki yardımcı karakter) vampir olsalar da film boyunca vampir kelimesi asla duyulmaz.

Memoria (2021)
Nedir?
Apichatpong Weerasethakul imzalı Memoria, Memoria, orkide çiftliğinde çalışan ve hastalanan kardeşini ziyaret etmek için Kolombiya’ya seyahat eden fakat gittiği şehirde alışmakta zorluk çeken Jessica’ya odaklanıyor. Bu zorluğu tetikleyen en önemli şey ise her gece duyduğu ve kaynağını bilmediği güçlü patlama sesleri. Hem uykularını hem de gündelik hayatını sekteye uğratan bu sesin kaynağını bulmak, onu tanımak, böylece ondan kurtulmak isteyen karakter nihayetinde bu sesin kaynağının peşine düşüyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Jessica, bir cevap aramaktan ziyade sorunun kendisiyle yaşamaya çalışan biri. Kolombiya’nın nemli sessizliğinde dolaşan karakter, izleyiciyi bilmediği bir dilin içine sürüklüyor diyebiliriz. Bekleyiş ve boşluk dolu atmosfer, film ilerledikçe Jessica’yı da izleyiciyi de içine çekiliyor.
Bunu biliyor muydunuz?
Tilda Swinton, 2004 Cannes Film Festivali’nde yarışma jürisindeydi. Aynı yıl, yönetmen Apichatpong Weerasethakul’un Sud Pralad filmi, festivalin Jüri Ödülü’nü kazandı. Bu, “üç büyük” festivalden birinde ödül kazanan ilk Tayland filmi aynı zamanda.

Snowpiercer (2013)
Nedir?
Buzla kaplı bir dünyada hareket etmeye devam eden sınıfsal bir trenin içinde geçen bir Bong Joon-ho klasiği. Küresel ısınmayı durdurmak isterken dünyayı buz çağına sürükleyen bir deney sonrası, geriye kalan insanlık sürekli hareket eden devasa bir trenin içinde yaşamaya mahkûm olur. Her vagon, sınıf ayrımının bir yansımasıdır:
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Trenin propaganda ve düzen bekçiliğini yapan Mason isimli karaktere hayat veriyor Tilda Swinton. Sert ifadeleri ve ideolojik söylemleri ile düzenin savunucusu kimliğini yansıtan karakteri “sistemin sesi” olarak da tanımlamak mümkün.
Bunu biliyor muydunuz?
Swinton, Mason karakterini tasarlarken Margaret Thatcher, Adolf Hitler ve Silvio Berlusconi gibi figürleri çalışmış. Bir diğer ilgi çekici bilgi de yönetmenin söz konusu karakter için düşündüğü ilk oyuncunun John C. Reilly olması tabii.

Burn After Reading (2008)
Nedir?
Coen Kardeşler’in en absürt işlerinden biri. Kimsenin tam olarak ne yaptığını bilmediği, ama herkesin bir şeyler çevirdiği bir casusluk komedisi. Washington D.C.’nin orta yaş krizine girmiş karakterleri, devlet sırları ve saç ektirmekle meşgul. Neticesinde trajedi mi komedi mi olduğuna karar verilemeyen bir zincirleme kaos yaşanıyor.
Tilda Swinton nasıl bir karakteri canlandırıyor?
Film boyunca sessizce gerilimi besleyen, kontrolü elinde tutan figürlerden biri olan Katie Cox karakterini canlandırıyor. Bu sinirli doktor, hayattan ve özellikle kocasından bunalmış durumda. Boşanma belgeleriyle filmin akışını değiştiren karakterin Swinton filmografisindeki en iyi komedi performanslarından biri olduğu aşikâr.
Bunu biliyor muydunuz?
Tilda Swinton, karakteri Katie Cox’un saç modelini, The Simpsons’taki Edna Krabappel karakterinden esinlenerek tasarlamış. Kendisi, Bart Simpson’ın hayattan bezmiş ama bir yandan da tutkulu sınıf öğretmeni.