16-22 Ocak haftasının etkinlik rehberi
Haftanın etkinlik takviminden dikkat çeken konserler, oyunlar, söyleşiler, gösterimler, sergiler ve tavsiyeler.

Okan Urun ile O Gezegen
16 Ocak, Bant Mag. Havuz / Bina
3. sezonda O Gezegen, farklı alanlardan konukların yaratıcılık haritalarını çıkarmanın peşine düşüyor. Sezon boyunca Okan Urun, konuk ettiği isimlerin yaratıcı kapasitelerini, itkilerini, motivasyonlarını, hırslarını, çekincelerini, hayallerini ve sürdürme arzularını kurcalıyor. Serinin 16 Ocak konukları Aylak Damla, Ceren Kandemir ve Nazlı Bulum. Detaylar burada.

Soft Analog / kahadirbartal
16 Ocak, Blind
Çıkış albümü DANS İLLÜZYON, Arasında Dünyanın EP’si ve 20’den fazla teklisiyle adından söz ettiren Ankaralı electro-pop grubu, yeni yılın ilk konseri için Blind sahnesinde. Gecenin açılışını da Dolu Kadehi Ters Tut ve Dilhan Şeşen’e canlı performanlsarında eşlik etmesinin yanı sıra pek çok farklı stilde yaptığı prodüksiyonlarla tanınan kahadirbartal yapacak. Biletler burada.

John Wright – Clowning Atölyesi̇
17 Ocak – 18 Ocak, Zorlu PSM
Clowning ve fiziksel tiyatro alanında dünyanın en önde gelen isimlerinden Told by an Idiot’ın kurucularından, Greater London Arts Award sahibi, Why Is That So Funny kitabının yazarı, İngiltere başta olmak üzere dünyanın birçok okulunda dersler veren ve kitapları ders programlarına dâhil edilen John Wright, iki tam gün sürecek kapsamlı bir ‘’clowning atölyesi’’ için İstanbul’a geliyor. Detaylar burada.

Stephane Galland & The Rhythm Hunters
17 Ocak, Paribu Art
Stephane Galland & The Rhythm Hunters, dünya ritimlerini çağdaş cazın sınırlarını zorlayan bir dilde bir araya getiren yenilikçi bir müzikal yolculuk sunuyor. Ünlü davulcu Stephane Galland’ın önceki projesi (the mystery of) Kem’den hareketle geliştirdiği bu oluşum, Galland’ın dünyayı dolaşırken karşılaştığı ritmik prensipleri kişisel bir müzik diline dönüştürme arzusundan doğdu. Detaylar burada.

Ozan Sarohan
17 Ocak, Bant Mag. Havuz / Bina
Ozan Sarohan, 17 Ocak Cumartesi akşamı uzun bir aranın ardından %100 Müzik katkılarıyla konuğumuz oluyor. Kendisine sahnede çelik ve naylon telli gitarlarda Ahmet Ali Arslan eşlik ediyor. Sarohan, hüzünlü ve bir o kadarda huzurlu bir ruh hâlini aktaran şarkılarında geleneksel motif ve enstrümanlara da sıkça yer veriyor. Detaylar burada.

Merch Day
18 Ocak, Karga
TOYZ Webzine’in 2026’daki ilk buluşması, Karga’nın en üst katında 15.00-19.00 aralığında gerçekleşecek. Seramikten fotoğrafa, baskıdan tişörte, plaktan kitaba, rozetten kasede… Birçok lokal sanatçı / tasarımcı / grup / kolektifin birbirinden güzel işlerine bu pazarda erişebilirsiniz. Detaylar burada.

Aşk ve Para
18 Ocak, Alan Kadıköy
Ülkemizde farklı oyunları birçok kez sahnelenmiş çağdaş İngiliz yazar Dennis Kelly’nin 2006 yılında kaleme aldığı Aşk ve Para (Love and Money) adlı oyunu Tiyatro FAM yorumuyla 2025-2026 tiyatro sezonunda seyirci karşısına çıkıyor. Sercan Gidişoğlu’nun yönettiği oyunda, Tevfik Şahin, Tuba Karabey Özkök, Sefa Tantoğlu ve Alayça Öztürk Gidişoğlu rol alıyor. Aşk ve Para aynı zamanda Tiyatro FAM’in ilk oyunu. Biletler burada.

Parlayan Yıldızlar: Ozan Ali Bilgili – Derin Zehra Erdem
19 Ocak, İş Kuleleri Salonu
İş Sanat’ın 2002’den bu yana henüz kariyerinin başındaki yeteneklere ses olma misyonuyla sürdürdüğü Parlayan Yıldızlar konserleri, bu sezon da genç müzisyenleri büyük sahnelerle buluşturuyor. 2026’nın ilk Parlayan Yıldızlar konserinde sahne Ozan Ali Bilgili (klarinet) ve Derin Zehra Erdem’in (piyano). Katılım ücretsiz, rezervasyon için buradan Biletix’e ulaşabilirsiniz.

Taksim’e Kadar
19 Ocak, Pax Sahne
Yağmurlu bir İstanbul sabahında Bakırköy’den Taksim’e giden bir dolmuşun içinde, farklı yaş, sınıf ve arka planlara sahip altı yolcu ve bir şoför bir araya gelir. Her biri kendi derdiyle, iç sesiyle, hayalleriyle, pişmanlıklarıyla dolu bir yolculuğa çıkar. Zamanla dolmuş bir nevi itiraf kutusuna dönüşür; aşk acıları, hayal kırıklıkları, ölüm korkuları, aile baskıları ve kişisel çıkmazlar sırayla dile dökülür. Yedi yazarın kalem oynattığı oyunun biletleri burada.

The Men Who Fell to Earth
21 Ocak, Pera Müzesi
İngiliz sinemasının yenilikçi yönetmenlerinden Nicolas Roeg’in imzasını taşıyan The Man Who Fell to Earth, su aramak için dünyaya gelen bir uzaylı olan Thomas Jerome Newton’ın hikâyesini anlatır. David Bowie’nin hayat verdiği Newton, kendi gezegenindeki kuraklık nedeniyle insan formunda Dünya’ya iniş yapar ve gelişmiş teknolojik bilgisi sayesinde kısa sürede büyük bir iş imparatorluğu kurar. Pera Film’in “Görünmez Bağlar” programı kapsamında gerçekleşecek gösterime ilişkin detaylar burada.

Nermin Yağmur Erman – Gündüz Düşleri
25 Ocak’a dek, The Letter Art Gallery (İzmir)
Bir büyüme hikâyesini merkeze alan Gündüz Düşleri, çizgi romanın anlatısal olanakları ile çağdaş sanatın mekânsal imkânlarını bir araya getirerek izleyiciye yalnızca bakılan değil; içinde dolaşılan ve deneyimlenen bir anlatı sunuyor. Esra Kökkılıç’ın editör ve küratörlüğüne gerçekleşen sergi hakkında detaylar burada.

Kâğıt üzerine sulu boya, 34 x 46 cm
Abasıyanık Ailesi ve Galeri Nev’in izniyle.
Kayada Büyüdüm Ben
21 Şubat’a dek, Galerist
2024 yılında Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde gerçekleşen Bir Denizkestanesinin Anıları’nın ardından kurgulanan sergi, Melike Abasıyanık Kurtiç’in üretimini, onun düşünme biçimi, form anlayışı ve malzemeyle kurduğu ilişkiyle kesişen sanatçıların üretimleriyle bir arada sunuyor. Galeri Nev iş birliğiyle gerçekleşen sergiye dair detaylar burada.

Tuval üzerine yağlıboya, 80×80 cm
ODAK 2025
1 Mart’a dek, Decollage Art Space
“İnsan, dönüştürme eylemiyle varlığını somutlar.” Yeni seslerle karşılaşmayı ve yükselen sanatsal ifadeler için alan açmayı amaçlayan Decollage Art Space’in gelenekselleşen sergi serisi ODAK’ın 2025 edisyonu “Yansıma” teması etrafında şekilleniyor. Yansımayı farklı anlatılarla ele alan sergi; çeşitli malzeme, biçim ve görsel dillerle çalışan 33 sanatçıyı bir araya getiriyor. Detaylar burada.

Hah!
12 Nisan’a dek, Arter
Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından video yapıtlarını bir araya getiren grup sergisi, hicvin iktidar mekanizmalarını eleştirme ve günümüz koşullarını sorgulamadaki rolünü araştırıyor. Mizah ile ciddiyet arasında salınan eserler, sanatçıların kurumsal otorite, toplumsal cinsiyet normları ve sermaye odaklı sanat piyasası arasında yol alırken karşılaştıkları zorlukları vurguluyor. Nükteyi eleştirel bir araç olarak benimseyen sergi, hâkim sistemlerin absürtlüklerini ve zaaflarını açık eden katmanlı bir bakış sunuyor. Detaylar burada.
Giriş görseli:
Pınar Hüseyinoğlu – “RefleXus (Reflection+Nexus) Möbius”
Seramik, 80x45x22cm, 2025
ODAK 2025 sergisinden.