1920’lerden bir çiftlik, sinir bozucu bir ıslık ve kana bulanmış başaklar

Jane Campion’ı nasıl biliriz? İnsan ruhunun derinliklerini keşfe çıkan anlatılarını, rejideki hakimiyetiyle bir üst seviyeye çıkaran sinemacı; ideal rol modelleri sayılmaktan uzak, çok katmanlı kadın karakterleriyle anımsanır özellikle. İlk uzun metrajı Sweetie ile başladığı kariyeri 90’larda oldukça bereketli geçse de son 20 yılda yalnızca 2 sinema filmi (In the Cut, Bright Star) ve ödüllü bir diziyle (Top of the Lake) çıktı karşımıza. Altın Palmiye kazanan ilk kadın yönetmen olarak, Cannes gibi prestiji yüksek bir festivalde ilkleri gerçekleştirmiş bir isim olduğunu da unutmayalım. Kendisinden bayrağı bu sene, Titane ile Julia Ducournau devraldı.


Sıklıkla edebiyattan beslenen, hatta yazar ve şairlerin hayatlarına özel bir ilgisi bulunan Campion, sinemaya verdiği 12 yıllık uzun bir aranın ardından Thomas Savage’ın aynı isimli romanından uyarladığı The Power of the Dog ile dönmek üzere. Filmin 78. Venedik Film Festivali’nin en iddialı yarışçıları arasında yer alması, ayrıca New York ve Toronto seçkilerine de girmesi sürpriz değil elbette. Kadrosunda Benedict Cumberbatch, Kirsten Dunst, Jesse Plemons, Kodi Smit-McPhee, Thomasin McKenzie, Frances Conroy ve Keith Carradine’i barındıran yapımdan ilk fragman teşrif etti.

Öykü esasen Montana eyaletinde geçse de Campion çekimleri kendi memleketi Yeni Zelanda’da gerçekleştirmişti, dolayısıyla tanıtım bizleri uçsuz bucaksız doğa manzaraları ile karşılıyor. Tekinsiz bir atmosferde, zalimliğiyle ün salmış Phil Burbank’in (Cumberbatch) ıslığı ses bandına eşlik ediyor. Çiftlikte artan gerilimi ve kana bulanmış başakları gördükten sonra ekranın karardığına şahit oluyoruz.

The Power of the Dog, 1920’lerde büyük bir çiftliğin sahibi olan, biri sert mizaçlı diğeri daha duygusal Burbank kardeşlerin hikâyesine odaklanıyor. İkilinin hayatı, George’un aralarına yeni eşi Rose ve onun önceki evliliğinden oğlu Peter’i getirmesiyle ters yüz oluyor. Phil’in çiftliğin yeni sakinlerine karşı sergilediği acımasız tavırlar, iplerin bir noktadan sonra kopmasına neden oluyor.

Ödül sezonunda da adının geçmesi beklenen film, 1 Aralık’tan itibaren Netflix’te erişime açık olacak.