24-30 Ekim haftasının etkinlik rehberi

Hazırlayan: Bant Mag. - Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz

Haftanın etkinlik takviminden dikkat çeken konserler, oyunlar, söyleşiler, gösterimler, sergiler ve tavsiyeler.


Dahomey
24 Ekim, Pera Müzesi

Pera Müzesi’nin sinema ile sanatın farklı disiplinleri arasındaki etkileşimleri inceleyen Bütün O Sanat programı kapsamında gösterimi gerçekleşecek Dahomey, Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı’ya layık görülmüştü. Film, 19. yüzyılda Fransa’ya kaçırılan Dahomey Krallığı’na ait 26 kraliyet hazinesinin, Paris’teki Musée du Quai Branly’den Benin’e geri dönüşünü izleyen çarpıcı bir anlatıyı izliyor. Gösterime dair detaylara buradan, Asya Yigit’in filmle ilgili değerlendirmesine de buradan ulaşabilirsiniz.

ONİKİ ADIM
24 Ekim, kargART

Lahey merkezli bir grup ONİKİ ADIM; ambient gitar tınıları, atmosferik synthesizerlar ve folk öğelerini elektronik ritimlerle harmanlayarak melankolik bir bütün oluşturuyor. Şarkıları, farklı kültürler arasında yaşayan grup üyelerinin kişisel deneyimlerini yansıtıyor. Bu da, bir yandan göçmen ve gurbetçilerin yoğunlukta yaşadığı mahallelerdeki izole hayatla, diğer yandan hareketli şehir yaşamı arasında bir denge arayışına dönüşüyor. Detaylar burada.

Ecem Dilan Köse – ID.exe / the human patch
25 Ekim – 22 Kasım, Art On İstanbul

Sergi; mimari, yapay zekâ, algoritmik üretim ve uzamsal ses pratiğini bir araya getirerek, insan ile makine arasındaki ilişkiye dair deneyimsel bir alan oluşturuyor. Mimari, üretken algoritmalar, ses ve kapsayıcı yerleştirmeleri bir araya getiren Köse, dijital katmanlarla organik izlerin iç içe geçtiği yaşayan bir bilinç güncesi ortaya koyuyor. Dijital dönüşüm, kimlik ve bilinç kavramlarını sorgularken, kapsayıcı işler, veriye dayalı gözlemler ve uzamsal ses aracılığıyla katmanlı bir anlatı sunuyor. Detaylar burada.

Jakuzi
25 Ekim – Paribu Art

Geçtiğimiz haftalarda Avrupa turnesinden dönen Jakuzi’nin sahne performanslarında neonla parlayan synth melodileri, dans edilebilir ritimler ve derin bir melankoli bir araya geliyor. Yalnızca bir müzik dinleme deneyimi değil; ışıkla gölgenin, hüzünle hareketin iç içe geçtiği bir atmosferi deneyimlemek için biletler burada.

Görültü sunar: Nostaljik Olmayan Gelecek
25 Ekim, Pera Müzesi Oditoryumu

22. yüzyılı hayal eden kimse yok. Nostalji ise kaçması kolay bir sığınak. Bu hâlde, geçmişe ve geleceğe nostaljinin dışından nasıl bakabiliriz? Yeni bir kültürel fütürizmi denkleme nasıl ekleriz? Habis nostaljiyi nasıl defedebiliriz? Sırtını nostaljiye yaslamayan, ancak geçmişi de yadsımayan dört filmlik gösterimin ardından gerçekleşecek panelde kim ki o grubundan mimar ve akademisyen Berna Göl; Express, Roll, Bir+Bir’i yayımlayan kolektiften gazeteci, yazar ve çevirmen Merve Erol ile 6 Şubat depremi sonrası Kahramanmaraş’ta hizmet veren KAF Kolektif ve bağımsız sahne sanatları, müzik ve kültür alanı Eksibir’den Eren Şenkardeş ile bu sorular konuşulacak. Detaylar burada.

Ulrike Ottinger ile sohbet
25 Ekim, Sinematek / Sinema Evi

Yeni Alman Sineması’nın feminist öncülerinden Ulrike Ottinger, 25 Ekim Cumartesi günü saat 16.30’da Goethe-Institut desteği ile Sinematek/Sinema Evi’ne konuk oluyor. Almanca gerçekleşecek ve simultane çevirisi yapılacak sohbetin moderatörlüğünü ise Engin Ertan yapacak. Sohbet herkese açık ve katılım ücretsiz. Detaylar burada.

Deniz Bankal – ALOUD
25 Ekim – 23 Kasım, Bant Mag. Havuz / Bina

Bant Mag. kreatif direktörü, tasarımcı ve illüstratör Deniz Bankal’ın solo sergisi ALOUD, 25 Ekim’den itibaren Bant Mag. Havuz / Bina’da. Sergi, Bankal’ın son bir senede kendini iyi hissettirecek bir şeyler yaratma arayışıyla masa başına geçtiği gece seanslarında ortaya çıkan, farklı disiplinlerdeki işlerden oluşuyor. Detaylar burada.

Nasan Tur – Gölgeler (Detay), 2025, Kâğıt üzerine füzen 4 parça; her biri 155 x 230 cm, Dirimart ve sanatçının izniyle
Gölgelerin Formu / Deniz Kulaksızoğlu
25 Ekim, Arter

Deniz Kulaksızoğlu yürütücülüğünde gerçekleştirilecek bu atölye, Nasan Tur’un Arter’de devam eden Basınç Altında Suyun Üstünde sergisinde yer alan Gölgeler (2025) başlıklı yapıtından yola çıkıyor. Atölye kapsamında katılımcılar bir gölge oyunu oynayarak kâğıt önünde elleriyle bir şekil oluşturacak, ardından bu şeklin ışık kaynağı aracılığıyla kâğıda yansıyan gölgesinin dış hatlarını çizecekler. Daha sonra kendi kâğıtlarında ortaya çıkan bu çizgisel formu, dış hatlarına sadık kalarak istedikleri malzeme ve mecralarla (kolaj, yazı, resim, heykel vb.) dolduracaklar. Detaylar ve katılım bilgieleri için buraya.

shame
26 Ekim, Blind

Önceki işlerine çok daha hiperaktif, yaramaz ve özgür bir enerjiyle karşımıza çıktığı dördüncü stüdyo albümü Cutthroat’u eylülde yayımlayan İngiliz grup shame, ikinci İstanbul konseri için Blind sahnesnde olacak. Her dönemeçte yeni bir sürpriz barındıran, mizahi ama duygusal albümden parçaları sıcağı sıcağına canlı dinleyeceğimiz konserin açılışını alternatif rock grubu Beyaz Tavşan yapacak. Biletler burada.

Khôra
27 Ekim, Paribu Art

Khôra oyunu, bu dünyanın ve özellikle bu coğrafyanın sanatçıları olarak güncel meseleleri ve reel politiği, bireysel ve sanatçı sorunlarını da odağa alarak, “biz şimdi bu koşullar altında nerede duruyoruz?” sorusunu sormaya çalışmaktadır. Sonuçta yaratılmak istenen, seyircinin zihninde yeni sorular ile performanstan ayrılmasıdır. Salih Usta’nın yönettiği oyunun 27 Ekim biletleri burada.

Ars Electronica
28 Ekim’e dek, Zorlu PSM

21 Ekim’de start  uluslararası medya sanatı festivali Ars Electronica, dijital sanatın sınırlarını İstanbul’a taşıyor. Linz çıkışlı meşhur festival, Zorlu PSM ve Piksel.Creative Solutions iş birliğiyle gerçekleşiyor. Programda teknolojiyi duyuya dönüştüren işler ön planda. Sergiye eşlik edecek konuşma programları ve atölyeler de teknoloji ve sanatın kesişimine ilgi duyan katılımcıları bekliyor. Detaylar burada

Gözbağcı
30 Ekim, Alan Kadıköy

Animus Tiyatro’nun Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde Tek Kişilik Performans kategorisinde ödüle uzanan oyunu Gözbağcı, Ankara’da bir yuvada büyüyen ve sihibazcılıkla tanışan Kübra karakterini merkezine alıyor. Sinopsisinden bir bölüm, şöyle anlatıyor baş karakteri: “Herkesin biraz sevdiği ama kimsenin istemediği Kübra, aramış taramış ama ait olduğu yeri bir türlü bulamamış. Ne doğduğu yerde, ne büyüdüğü ailede, ne de aşklarında. Denemekten hiç vazgeçmemiş, sihirbazlığına tutunmuş sıkıca.”  Melih Salgır ve Sertaç Sayın’ın yönettiği oyun, Deniz Ekinci’nin tek kişilik performansıyla sahneleniyor. Biletler burada.

Burçin Başar, “Huzursuzluk Sendromu”, Tuval üzerine yağlı boya, 150 x 230 cm, 2025
Burçin Başar – Huzursuzluk Sendromu
15 Kasım’a dek, x-ist

İçinde yaşadığımız dünyanın yarattığı huzursuzluk, artık bireysel bir duygu olmaktan çıkıp kolektif bir varoluş biçimine dönüşmüş durumda. Huzursuzluk Sendromu sergisinde Burçin Başar, bu ortak duyguyu merkezine alarak insan ile doğa arasındaki kırılgan dengeyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Sanatçının pratiğinde doğa, edilgen bir arka plan değil; kendi yasalarına sahip, özerk ve dirençli bir alan olarak varlık buluyor. Bitkiler, taşlar ve toprak artık bir manzara değil; zamanın, direncin ve belleğin taşıyıcıları hâline geliyor. Detaylar burada.

Lucia Tallová, Black Portrait serisinden, Asamblaj, karışık teknik, 40 x 30 x 10 cm, 2025
Lucia Tallová – Geçici Anıtlar
19 Kasım’a dek, Zilberman

Lucia Tallová, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Geçici Anıtlar’da belleği, maddeselliği ve insan deneyiminin izlerini odağına alan düşünsel bir araştırma sunuyor. Resim, kolaj, yerleştirme ve fotoğraf arasında çalışan sanatçı; buluntu ve kendi ürettiği nesneleri bir araya getirerek geçmişle bugün arasında katmanlı diyaloglar kuruyor. Detaylar burada.