3 soruda: Ozan Atalan’ın “Çıkmaya Zorla” sergisi

İşlerinde insanın kendisi ve çevresiyle kurduğu yıkıcı ilişkileri irdeleyen 1985 Çanakkale doğumlu sanatçı Ozan Atalan’ın İstanbul’un içindeki ve civarındaki manda yaşam alanlarının yok olmasından yola çıkan “Monokrom”unu geçtiğimiz yıl 16. İstanbul Bienali’nde deneyimlemiştik. Ozan Atalan’ın Karaköy’de, Mixer’de 12 Eylül-31 Ekim tarihlerinde görülebilecek yeni solo sergisi de “Çıkmaya Zorla” ismini taşıyor. İnsanın diğer insanlara, doğaya, insan olmayan varlıklara yıkıcı yaklaşımına ve insan merkezci sistemlere eleştirisini, sergisinde alternatif algı alanları yaratarak yapıyor ve sorguluyor Ozan Atalan. “Çıkmaya Zorla”yı kendisine üç soruda anlattırdık. 

-sağ-
göz hizası eye level (2020)
video
ed.3+1AP.
10′
-sol-
gerçeklikler arası inter-reality (2020)
beton
100 x 100 x 5 cm s

Bu sergiden önce bilmediğin bir bilgi?

Epistemolojik duygulanım ve yıkıcı yeniden bağlamlandırma. Aslında iç yaşantımda; hayatla kurduğum bağda ve kendimle ilişkimde adını bilmeden sürekli uyguladığım kavramlar olduğunu fark ettim ve üretim sürecine de yansıtıp biraz daha derine inerek deneyimleme ya da disipline etme şansı buldum. Bilgiyi hissetmek bilmenin ötesinde gerçek deneyime yaklaştıran bir durum mudur, yoksa bilindiği sanılan şeyi hissetmeden oluşan bilgi gerçekten bilgi midir?.. Bir de makineler ile iletişimim farklı bir yöne doğru gitti ve sezgisel, subjektif bir çıkarım olarak makine enerjisi ile insan enerjisi ayrımının ruh ve beden ayrımı kadar (kişisel olarak) gereksiz olduğunu fark ettim.


Bu sergiye hazırlanırken aklında sürekli dolaşan bir düşünce?

Sergi hazırlık süreci karantina ve sonrasını kapsadığı için bol bol düşünme fırsatım oldu. Özellikle normallerin nasıl da kolay değişebildiği, çoğunluğun normalin belirlenmesindeki etkisi gibi şeyler. Sanırım normal, başkalarının deliliği üzerinde uzlaşma hali. Kavramların yaşayan varlıklar olduğunu kısa vadeli dönüşümleri üzerinden gözlemledim. Örneğin Çeşme otobanı karantina öncesi pazar günleri gece yarısına kadar aşırı yoğunken ve trafik uğultusu gece kesilirken, haftasonu yasaklarının olduğu dönemde gece yarısından itibaren neredeyse sabaha kadar aynı uğultuyu duymak zaman algımla oynayan değişen normallerden biriydi. Bilinçaltı temizliği konusu da sürekli aklımdaydı.


simule simulated one (2020)
video, taş, plastik, hazır malzeme ve kuarz kum  
değişken boyutlar 
detay


Bu sergiden sonra yapmak istediğin ilk şey?  

Çok özlediğim bir iki dostumla doğada baş başa güzel vakit geçirmek ve ‘kendi halinde’ bir kitap oluşturmaya yöneleceğim.

zarif yabancılaşmam – I my pretty alienation – I (2020)
enstalasyon, dakota üzerine fotoğraf baskı ve ahşap
değişken boyutlar



Yükleniyor...