Amrum, Jay Kelly ve bu hafta başka ne izlesek?
Yazı: Burcu Teker
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Fatih Akın ellerinden dönem filmi Amrum, Noah Baumbach imzalı yıldızlar geçidi Jay Kelly, Rebecca Zlotowski’nin kara komedi gerilimi A Private Life ve çok daha fazlası yer alıyor.

Amrum (Vizyon, 5 Aralık)
Nedir: Fatih Akın’ın geçtiğimiz mayıs ayında Cannes Film Festivali’nin resmî seçkisinde prömiyer yapan son numarası. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, barış nihayet geldiğinde, düşmanın sandığından çok daha yakın olduğunu keşfeden 12 yaşındaki Nanning etrafında örüyor kurgusunu gerçek bir hikâyeye dayanan Amrum. Akın sinemasının, kimlik algısı kaybı ve intikam gibi tanıdık temalarını savaş sonrası dönemin tarihsel bağlamında yeniden kurguluyor.
Neye benzer: Diane Kruger’ın Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülüne uzandığı, Fatih Akın ile ilk ortaklığı Aus dem Nichts / In the Fade de kimlik ve intikam mefhumlarını kurcalıyordu.
Kimler var: Başrolü sırtlanan Jasper Billerbeck’in performansı göz kamaştırıyor. Annesi suretinde Laura Tonke’nin de aşağı kalır yanı yok. Diane Kruger ile birlikte öne çıkanlardan bazıları Matthias Schweighöfer, Steffen Wink, Lisa Hagmeister… Direksiyondaki Fatih Akın başta yalnızca yapımcılığı üstlenmeyi planlarken ortak senarist Hark Bohm’un rahatsızlanmasıyla yönetmenliği devralmış. Görüntülerden mesul isim, Houdini ile Emmy adaylığı bulunan sinematograf Karl Walter Lindenlaub.

Jay Kelly (Netflix, 5 Aralık)
Nedir: Frances Ha, The Squid and the Whale, Marriage Story gibi nüanslı projeleri ile akıllara kazınan Amerikan bağımsızlarının önde gelen yönetmenlerinden Noah Baumbach, bu kez kamerasını geçmişi ile hesaplaşan yaşı ilerlemiş bir film yıldızı aracılığıyla insan ruhunun kırılganlığına doğrultuyor. Jay Kelly (George Clooney); orta yaş bunalımını hücrelerinde hisseden, duygusal olarak olgunlaşamamış, epey de bencil bir a-list aktör. Kendisine en çok ihtiyaç duyan insanlarla dahi iletişim kurmaktan aciz. Drama okulunda okuduğu dönemdeki gözdelerden Timothy (Billy Crudup) ile yaşadığı bir çatışma sonrasında varoluşsal bir sorgulama içine girerek rotayı kendiyle ilgili derin bir iç gözlem yolculuğuna çeviriyor.
Neye benzer: Baumbach’ın kurcaladığı “şöhretin bir insanın iç dünyasını ne hâle getirebileceği” temasından daha grotesk bir karşılık bekleyenler için doğru adres Cronenberg ustadan Maps to the Stars olabilir.
Kimler var: George Clooney’e eşlik eden ışıltılı isimler arasında Laura Dern, Adam Sandler, Jim Broadbent, Greta Gerwig, Giovanni Esposito, Eve Hewson ve dahası var. Görüntü yönetmeni koltuğunda La La Land ile Oscar heykelciğine uzanan Linus Sandgren oturuyor. Müzikler ise Moonlight, If Beale Street Could Talk, Succession, Andor gibi göz alıcı yapımların ardında imzası bulunan Nicholas Britell ellerinden.
Filmi Venedik’teki prömiyerinde izleyen Melikşah Altuntaş’ın yorumları burada.
Bunlar da var!

Vie privée / A Private Life (Vizyon, 5 Aralık)
Yazar – yönetmen Rebecca Zlotowski’nin Paris’i mesken tutan kara komedi cinayet gizemi A Private Life, ünlü psikiyatrist Lilian Steiner suretinde Jodie Foster’ın peşine takıyor izleyicisini. İnsanlarla arasına koyduğu mesafeler konusunda oldukça hassas olan Steiner, danışanlarından birinin ani ölüm haberini kızı vasıtasıyla aldığında derinden sarsılıyor. Danışanın ailesinin kendisine karşı takındığı tavır ve eski ses kayıtlarının da katalizör görevi görmesiyle bunun bir cinayet olduğuna kanaat getirerek bir garip dedektifçilik oyununa soyunuyor. Hakikati bulma arayışında desteğini kabul ettiği eski partneri Gabriel (Daniel Auteuil) ile aralarında yeniden filizlenen bağ ise eskimemiş yaraların kabuğunu kaldıran türden. Jodie Foster’ı bir Fransız filminde pürüzsüz biçimde Fransızca konuşur hâlde başrolde izlemenin zevk verici bir unsur olduğu kabul. Ancak anlatının Steiner karakteri üzerinden psikanalitik bir üslup benimsemesi ilk bakışta kanca görevi görse de film ilerledikçe parçaları bir araya getiremeyen cılız senaryo projeyi hedeflediğinden çok uzağa sürüklüyor.

Spartacus: House of Ashur (Starz, 5 Aralık)
Steven S. DeKnight, yaratıcısı olduğu Spartacus: Blood and Sand’in yayına girmesinden tam 15 yıl sonra, serinin en tartışmalı karakterlerinden birine alternatif son sunduğu devam serisi ile huzurlarda. Antik Roma’ya geri ışınlanıyoruz. Her şeyden önce “Zeyna” olan Lucy Lawless’ın Lucretia cameo’suyla start alan mini seride Ashur öldürülmek yerine Spartacus’un canını almış ve hatta ihanetinden dolayı Roma İmparatorluğu tarafından ödüllendirilmiş. Esas serideki olayların hiç yaşanmadığı apayrı bir zaman çizgisinde ilerliyor olsak da beklendiği üzere arenada işler hiç değişmiyor; onur ve şan arayışındaki Ashur, yeni kazandığı elit statüsünü koruma mücadelesi veriyor. Künyenin öne çıkanları Nick E. Tarabay, Graham McTavish, Evander Brown, Joel Abadal, Simon Arblaster…

Jujutsu Kaisen: Execution (Vizyon, 5 Aralık)
Jujutsu Kaisen evreni için gidişatı değiştiren Shibuya Olayı gerçek bir kırılma noktası. Jujutsu Kaisen: Execution hem öncülünün özeti hem de dizinin 2026’nın başında yayınlanması planlanan üçüncü sezonunun ön izlemesi mahiyeti taşıyor. Hikâye ve yeni anlatı unsurlarını izleyici için kavranabilir kılmak yerine elde ne varsa 1 saat 30 dakikaya sığdırıp alelacele üstünden geçme dürtüsünün projeyi formdan yoksun bir karmaşaya dönüştürdüğü ortamlara düşen ilk yorumlar arasında.

Hâlâ izlemediyseniz
*Back to the Future (Disney+, 1 Aralık)
*Brazil (HBO Max, 2 Aralık)
*All the Empty Rooms (Netflix, 1 Aralık)
*The Phoenician Scheme (Prime Video, 5 Aralık)
*Grosse Pointe Garden Society (TOD)