Gerçeğin öteki yüzü: Aşklar ve Hayaletler
Yazı: Korcan Derinsu
Saplantılı âşıklar, hayaletlerinden kurtulamayanlar… Terk edip gidenler, aptal ve yalnız hissedenler… Hayatın son demlerindeki Cemil Beyler, yaşamı güzelleştiren kedi bireyler… Ayşe Burçak, İletişim Yayınları etiketli ilk kitabı Aşklar ve Hayaletler’de alışılmadık öykü karakterleri yaratıyor, onların iç dünyalarına sızıp iyi ve kötü arasındaki geçişkenlikleri, gri alanları keşfetmemizi sağlıyor.
Ne hakkında? Hikâye ne?
Aşklar ve Hayaletler, 12 farklı öyküden oluşan bir derleme. Öykülerde sınıf çatışmasından cinselliğe, kimlik arayışından ahlaki değerlere dek onca mesele iyi / kötü ayrımı belirsizleştirilerek ele alınıyor ve böylece hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığı hatırlatılıyor.
Zaman dilimi ve mekân
Günümüz, İstanbul.
Okumadan önce bilmemiz gerekenler
Aşklar ve Hayaletler, Ayşe Burçak’ın ilk kitabı. Yazıları Aposto, Cosmopolitan, 20’lik Bülten gibi mecralarda; öyküleri ise Varlık, Notos ve Sözcükler dergilerinde yayımlanan Ayşe Burçak’ın 2024 tarihli En Beklemediğin Anda adlı öykü dosyası, Yaşar Nabi Nayır Ödülleri’nde “dikkate değer” bulunmuş.
Kitaba dair en çok neyi sevdim?
Ayşe Burçak’ın öyküleri günceli çok iyi yakalıyor. Günümüze dair dertleri (yoksulluk, sınıf çatışması, takıntı, cinsel kimlik bunalımı, mahalle baskısı vs.) çok doğru bir yerden (egzotikleştirmeden ya da melankoli tuzağına düşmeden) anlatması bence derlemeyi öne çıkaran en önemli özellik zaten. Üstelik bu bakış açısı sayesinde aşina olduğumuz meselelere başka bir yerden ortak oluyoruz.
En az neyi sevdin?
Sevmemek değil ama bazı öykülerin sonlarının fazla kolay tahmin edildiğini düşünüyorum.
Yazıma dair neler söyleyebilirsin?
Dil de anlatım da çok sade. Öykülerin evrenine hiç vakit kaybetmeden dâhil oluyoruz ve sonuna kadar da böyle devam ediyor. Yazarın bir şeyleri allayıp pullama derdi hiç yok. Öykülerin içeriğiyle de düşününce çok doğru bir tercih.
Kısa sürede sürüklenerek mi okudun? Yoksa biraz sürünerek mi?
Bir sabah başladım geceye bitirmiştim. Su gibi aktı tüm öyküler.
Çok etkilendiğin / dönüp tekrar okuduğun bölüm(ler) oldu mu?
Bölüm değil ama birkaç öyküyü -“En Beklemediğin Anda”, “Büyük Bir Adam”, “İtiraflar” ve “Beyza Öyle Biri Değil”- tekrar okudum.
Kitap, modunu nasıl etkiledi?
Herhangi bir mod değişikliği yaratmadı ama bir ilk kitabın bu denli iyi olması çok hoşuma gitti. Ne de olsa sık karşılaşılan bir durum değil bu.
Okurken hiç Google’ladığın şeyler oldu mu?
Yazarı hiç tanımadığım için kim olduğuna baktım. Antika eşyalar satan çok tatlı bir hesabının olduğunu keşfettim. Arayıp bulun, bana hak vereceksiniz!
Kitabın ismi hakkında ne düşünüyorsun?
Derlemenin en uzun öyküsünün adı “Aşklar ve Hayaletler”. Bir insanın üç farklı karakterin gözünden nasıl göründüğünü okuyoruz. Kâğıt üstünde de gerçekten çok güçlü bir öykü. Keşke bakış açısı değiştiğinde dil de değişseydi. O zaman başka bir şey konuşuyor olabilirdik. Bu hâliyle biraz direkte patlamış şut olduğunu düşünüyorum. Ancak isim olarak derlemenin ruhunu çok iyi karşıladığına inanıyorum. Hem aşka, tutkuya hem de geçmişe / ait olunana dair çok şey var ne de olsa.
Bu kitabı seven şunları da sever
Melisa Kesmez ve Aylin Balboa’nın öykülerini illa sever. Özellikle Nohut Oda ve Bu Hikaye Senden Uzun Osman çok iyiler bence.
Yazara bir soru soracak olsan bu soru ne olurdu?
İkinci kitabınız için çalışıyorsunuz değil mi? Bence çalışmalısınız!