Bant Mag. sordu, Güzel Bir Gün ekibi cevapladı!

30 Mayıs’ta Maçka KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek Güzel Bir Gün festivali, bolca dans ve eğlence vaat eden müziklerinin yanısıra, evsahipliği yapacağı birçok aktivite, oyun, workshop ve hayvan dostu bir festival olmasıyla öne çıkıyor. Festivale sayılı günler kala, Güzel Bir Gün‘ün organizasyon ekibine sorularımızı sorduk!

Line-up’ta yabancı konuklar arasında aslında tanıdık birçok isim yeni projeleriyle yer alıyor. İlk kez İstanbul’da çalacak isimler de var. Line-up’ın oluşum süreci nasıl oldu? Müzisyenleri seçerken nelere dikkat ettiniz?
Line-up yapmanın bir kimya ve algoritması var ve özellikle Türkiye’de çok zor. Çok yeni veya yenilikçi olduğunuzda zamanın önünde kalıp sanatçıların tanınmaması handikapını yaşayabiliyorsunuz. Daha önce gelmiş ve beğenilmiş birilerini getirince tekrara düşmüş oluyorsunuz. Az sayıda hem yenilikçi hem kitlelere hitap edebilen, hem de bizim gibi ufak ölçekli festivaller için “affordable” grup oluyor. Bütün bunlar arasında kalan bölgenin bize izin verdiği kadarıyla, tanıdığımız isimlere biraz yenilik katmak, merak ettiğimiz bir iki yeni ismi eklemek, ve kendi lokal dostlarımızı da artık festival alt grupluğundan ana isimliğe terfi ettirmek, kendi festivalimizi yapmak istedik. Kimya tuttu mu göreceğiz.

Bu sene ilk kez gerçekleşecek festival “hayvan dostu” olması ile ön plana çıkıyor. Herkesin hayvanları ile gelmesi konusuna nasıl karar verdiniz? Bu anlamda festivalde ne gibi eklentiler, farklılıklar yer alıyor?
Etrafımızdaki çok kişi hayvansever; aktif olarak hayvan yuvanlandırma işiyle uğraşanlar, barınaklar için mama toplayanlar var. Zaten hayvanlar hayatımızın bir parçası. ​Havalar güzelleştiğinde gündüz keyifli bir gün geçirmek için ilk akla gelen “köpeğimi alayım parkta yatayım” olduğundan, buraya da dahil etmememiz düşünülemezdi. Bu arada sadece köpeğimizi alalım gelelim değil, Sarp Dakni’nin Tanış Onunla’sı da bize nasıl geçici veya kalıcı yuva olunabilir konusunda konuşmalar yapacak. Pet evi yapımı workshopımız var. Kalıcı bir network oluşturmak adına bir iki adım atabilir bir kaç geçici yuva çıkarabilirsek bile kardır.

Bu sene ilk kez gerçekleşecek festival “hayvan dostu” olması ile ön plana çıkıyor. Herkesin hayvanları ile gelmesi konusuna nasıl karar verdiniz? Bu anlamda festivalde ne gibi eklentiler, farklılıklar yer alıyor?
Festival yemeğinin catering firmalarına verilmesi ve genelde ikinci plana atılan birşey olmasından, “nasılsa aç ve sarhoşlar ne versek yerler” durumundan sıkıldık. Koca bir gün gelin güzel bir gün geçirin dediğiniz insanlara 2 öğün sosisli 1 öğün köfte yediremezsiniz. Kendi eşimiz dostumuz networkümüze döndük. Gerçekten çeşitli güzel lezzet koymaya çalıştık. Bazıları sadece bugüne özel yapılacak şeyler. Örneğin Texas’lı ve uzun süredir İstanbul’da yaşayan arkadaşımızın bugüne özel yapacağı Smoked Texas BBQ. Yemek için sabırsızlanıyoruz. 🙂

İstanbul’da gerçekleşen müzik festivallerinde genelde eğlence adına birçok oyun veya stand görmeye aslında alışkınız. Güzel Bir Gün festivali, eğlenceyi biraz da kaliteli zaman geçirmekle birleştirip workshop’lar veya benzeri aktivitelerle zaman geçirmeyi vaadediyor. Festival katılımcılarına, Güzel Bir Gün alanında mutlaka kaçırmaması gereken aktivitelerden tavsiyeler yapar mısınız?
Gerçekten ilgimizi çeken, bizim de dahil olmak isteyeceğimiz workshoplar ve aktiveteler  koymaya çalıştık festivale. Böyle yola çıktığımız için her aktivitenin benim için ayrı bir çekiciliği var. Ama birkaçına değinmek gerekirse, günün başlangıcında yer alan yoga seansı bana fikir olarak enteresan geliyor. Küçükçiftlik Park gibi bir alanda yoga alışık olduğumuz bir aktivite değil. Kendim de katılacağım sanırım. Yoga dışında müdavimi olduğumuz Bi Nevi’nin vereceği raw food workshop’u ve Çukurcumalı dostlarımız Closet Circuit tarafından verilecek nefes atölyelerini çok merak ediyorum. Dev jenga ve twister’ı da kalabalık gruplara tavsiye ederim.

Her geçen sene İstanbul’da müzik etkinlikleri, festivaller düzenlemek gittikçe zorlaşıyor olmasına rağmen bu sene festivallerin sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor. Festival organizatörü olarak bunun ne gibi sebepleri olduğunu düşünüyorsunuz?
Açıkçası bilmiyorum. İlk dediğinize katılıyorum, gitgide zorlaşıyor bu tip şeyler yapmak. Sırf festival değil, mekanlarda ve konserlerde de arz fazla talep az. İlgili seyirci sayısı yavaş artıyor, ama arz edilen şeyler misli misli artıyor. Yani ekonomik anlamda bir dengesizlik var. Zaten ufak olan müzik pazarı (maddi manevi) bölünüyor. Bir yandan belki 20 milyonluk şehir için arz fazla da olmayabilir. Asıl konuşmak gereken talebin azlığı olabilir. Özellikle ekonomik kaygılardan sosyal hayat yaşayabilen insanların azlığı üzerinde durulmalı belki de. Bu insanlara gelin festivalde eğlenin neden gelmiyorsunuz da demek mümkün değil. Zira Avrupa standartlarının iki katı çalışıp yarısı kadar para kazanıyorlar. O nedenle festival vs. gibi şeyler malesef farkındayız ki bir burjuva eğlencesi kalıyor. Sanırım asıl sorun başka yerde o nedenle. Bizlerin ise sadece bu soruna maruz kalıp, biraz olsun kendimizi gerçekleştirebilecek alternatif birşeyler yapabilme mücadelesine girmekten başka bir çaresi kalmıyor.

gbg_poster-001