Bela Lugosi’nin Dracula performansından ilham alan yeni çizgi roman

Bram Stoker klasiği Dracula, yayımlandığı ilk gün olan 26 Mayıs 1897’den bu yana korku salmaya devam ediyor. Vampirler ile ilgili tasvirlerde bir milat noktası oluşturan Dracula’nın izini, sonrasında yazılmış çizilmiş hemen hemen tüm vampir hikâyelerinde sürmek mümkün. 

Genç avukat Jonathan Harker’ın Karpatların derinliklerine yaptığı ürkütücü yolculukla başlayan romanda Stoker, aslında kendi yaşantısından bir parçayı okurlarla paylaşıyor. Stoker da işi gereği yaşamı boyunca pek çok yolculuk yapmış bir yazar. 1878’de tiyatro oyunlarına yazdığı eleştiriler sayesinde tanıştığı dönemin meşhur oyuncusu Henry Irving’in zaman içinde menajerliğini üstlenmiş olan Stoker, romanlarını kaleme aldığı dönemde Irving’le uzun iş seyahatlerine çıkıyor. Dracula karakterine ilham veren kişinin Henry Irving olduğundan da sıklıkla söz edilir.

Romanın 1931 tarihli ilk sesli film uyarlaması Dracula karakteri için çok özeldi. Kont Dracula, yıllar sonra âdeta ete kemiğe bürünmüş; Bela Lugosi’nin performansıyla ortaya çıkmıştı.

Lugosi’nin Dracula ile buluşması ise bambaşka bir macera. 1919 Macaristan Komünist Devrimi’nin başarısız olmasının ardından, sosyalist düşünceleri sebebiyle ülkesi tarafından sınır dışı edilen Lugoslu Béla Ferenc Dezső Blaskó, önce Almanya’ya ardından da bir denizci olarak ayak bastığı ABD’ye yerleşiyor. 12 yaşından beri oyunculuk yapan Béla, doğduğu şehre de ithafen ismini Bela Lugosi olarak değiştiriyor. 1922 yılı onun Broadway çıkışını yakaladığı yıl olmuş ve The Red Poppy’de yer almıştı. Nihayetinde 1931 yılında, çoğu kişinin “sahnelemek için doğduğu rol” olarak gördüğü Dracula performansını sergilemişti.

Bela Lugosi Dracula olarak sadece iki defa karşımıza çıktı. İkinci film de 1948 tarihli Abbott and Costello Meet Frankenstein. Lugosi kariyeri boyunca pek çok korku hikâyesi karakterine hayat vermiş olsa da hepsi Kont Dracula performansının gölgesinde kaldı. Bu sebeptendir ki Lugosi, Dracula rolü için “hem bir lütuf hem de bir lanet” der. Lugosi’nin Dracula sonrası açmazlarını ve kariyerinin son günlerini, 1994 yılında vizyona giren Tim Burton filmi Ed Wood konu edinmişti. Oyuncunun Dracula ile özdeşleşen kişiliği kült grup Bauhaus’un 9 dakikanın ötesine uzanan, kimilerince gotik kültürünün ilk gerçek klasiği olan “Bela Lugosi’s Dead” şarkısında da işlenmekteydi.

İkili arasındaki bu özel bağ, şimdilerde yeni bir çizgi romana ilham kaynağı olmuş durumda. Battlestar Galactica, Warlord of Mars gibi çizgi roman serilerine yazarlık yapmış Robert Napton, Pacific Rim: Tales from the Drift ile tanınan çizer El Garing ve kaligraf Richard Starkings’den oluşan bir ekip, “Bela Lugosi, Stoker’ın romanının birebir uyarlamasında yer alsaydı ne olurdu?” sorusunu soruyor ve bir çizgi roman ile cevap arıyor. Üstelik bu çizgi roman Lugosi ailesinden de onaylı. 

Robert Napton şu açıklamalarda bulunuyor: “1931 yapımı filmde Lugosi’nin Dracula’sının vampir dişleri var. İnanması güç ama bu daha önce bu şekilde değildi. Çizgi romanda onu kitapta tasvir edildiği şekilde, panter gibi, fiziksel olarak güçlü kuvvetli bir hâlde görüyoruz. Bir zamanlar ülkesi için savaşmış bir asker olarak. Kendi versiyonumuzda, kitapta anlatılan ancak filminde aktarılmayan tüm bu anlara yer veriyoruz. Tabiri caizse tekerleği yeniden icat ediyoruz ve bu çok heyecan verici.” 

Legendary Comics etiketli Bram Stoker’s Dracula, Starring Bela Lugosi, 3 Kasım’da piyasada olacak. Şu sıralar ön satışı yapılmakta.

Yazı: Biçem Kaya