Come See Me in the Good Light, Blue Moon ve bu hafta başka ne izlesek?

Yazı: Burcu Teker

Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Ryan White’ın bol ödüllü belgeseli Come See Me in the Good Light, Richard Linklater imzalı biyografik drama Blue Moon, Dolores Fonzi’nin Oscar adayı filmi Belén ve çok daha fazlası yer alıyor. İlk kez gösterileceklerle birlikte dijital servislere yakın zamanda eklenmiş, hâlâ izlememiş olabileceğiniz yapımlar da seçkide.


Come See Me in the Good Light (Apple TV, 14 Kasım)

Nedir: Gündelik hayatın kaosunda çırpınırken istemsizce aklımızdan çıkan esas gerçekliği kucaklamaya var mısınız? Sundance’te uzandığı Festival Favorisi Ödülü’nün yanısıra pek çok festivalden En İyi Belgesel, En İyi Yönetmen gibi sıfatlar ile dönen film; aldığı kanser teşhisinden dört yıl sonra, geçtiğimiz temmuz ayında hayatını kaybeden ünlü şair Andrea Gibson’ın, onu sonuna götüreceğini bildiği hastalığıyla yaşamayı kabullenmesi ve gelmekte olanı, ayrılık aşamasında olduğu partneri ödüllü şair – yazar Megan Falley ile birlikte göğüslemelerini hassas bir şekilde ele alıyor. Yapım, yaşama dair nasihatten çok daha fazlası aynı zamanda: Acı tatlı bir aşk hikâyesi. 

Neye benzer: Clay Tweel rejili Gleason, sevdikleri ve henüz dünyaya gelmemiş oğlu için bizzat kayda aldığı klipler üzerinden, ALS teşhisi alan eski profesyonel futbolcu Steve Gleason’ın mirasını izliyordu.

Kimler var: Projenin yönetmen koltuğunda Ryan White’ı görüyoruz. Müzikler, Emmy’li besteci Blake Neely ellerinden.


Blue Moon (Vizyon, 14 Kasım)

Nedir: 31 Mart 1943 akşamı, Sardi’s Bar. Yaptıklarını, yapmak isteyip yapamadıklarını ve yapacağına her nasılsa emin olduklarını paylaşıyor Lorenz Hart; tüm yalnızlığı, kibirle karışık nüktedanlığı ve şeffaflığıyla. Bu tek mekânda geçen ve Hart’ın duygu durumuna eşdeğer biçimde dalgalı ilerleme kaydeden kırılgan yüzleşme öyküsü, temposunu ancak Richard Rodgers ile ego, duygusal boşluk ve tansiyonun kesişim kümesinde vuku bulan diyaloglar ve Hart’ın gönlünü kaptırdığı Elizabeth ile vestiyerde gelişen mini sohbet vasıtasıyla kazanabiliyor. Alkolizm ve ruhsal sorunlar ile cebelleşen efsanevi söz yazarının yaşamının dönüm noktası addedilebilecek hassas bir âna ışık tutan yapım; kurulan bağlar, arzular, ihtimâller ve imkânsızlıklara dair düşünmeye sevk eden türden.

Neye benzer: Kasvetli, alaycı, belki biraz da yıkıcı anlatısı ile bir diğer mücadele örneğini de Coen Kardeşler çizmişti; folk şarkıcısı Dave Van Ronk’ın hayatına 1961 New York’undan pencere açarak: Inside Llewyn Davis.

Kimler var: Ethan Hawke incelikli performansıyla yer yer gönüllerin bam teline, yer yer ise sinir uçlarına dokunmakta hiç güçlük çekmemiş. Richard Rodgers’a Andrew Scott’ın, Elizabeth’e ise Margaret Qualley’nin hayat verdiği dramanın yönetmen koltuğunda Hawke ile dostluğu Before serisine dayanan bol ödüllü sinemacı Richard Linklater arz-ı endam ediyor.


Bunlar da var! 
Belén (Prime Video, 14 Kasım)

Arjantin kadın hareketinin dönüm noktası hâline gelen gerçek bir olaya dayanan, 98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinin Arjantin temsilcisi Dolores Fonzi filmi. Şiddetli karın ağrısı şikayetiyle acile koştuğunda hamileliğinden bihaber olan Julieta’nın yaşadığı kabus, filmin belkemiği. Genç kadının, farkında bile olmadığı bir düşük geçirdikten sonra birinci derece cinayetten hapis cezasına çarptırılması ülkede şok etkisi yaratıyor. Arkasına binlerce kadın ve kuruluşun desteğini alan Soledad Deza’nın avukatlığını üstlendiği davası ise, 2020’nin sonlarında kürtajı yasallaştıran yasanın kabul edilmesine yol açan feminist dalgayı… Başrollerde Gaia Garibaldi ve Julieta Cardinali ile birlikte, mücadeleci avukat Deza’yı bizzat canlandıran yönetmen Fonzi’nin kendisi var.

Nouvelle Vague (Netflix, 14 Kasım)

Yolculuğuna; Lorenz Hart’ın Broadway kariyerinin sonlarına doğru yaşadığı çöküşü masaya yatıran Blue Moon’un hemen akabinde başlayan bir diğer Linklater draması da Nouvelle Vague. Fransız Yeni Dalgası’nın göz bebeklerinden, Jean-Luc Godard’ın À bout de souffle / Breathless filminin fikir ve yapım sürecinin izini sürüyor. İki prodüksiyon arasındaki en göze çarpan benzerlik, sınırlarda yaşayan yaratıcı bir insan olmanın neye benzediğini kurcalaması. Godard’ı Guillaume Marbeck’in canlandırdığı yapımda Zoey Deutch, Aubry Dullin, Paolo Luka-Noé, Alix Bénézech öne çıkan simalar.

Merteuil / The Seduction (HBO Max, 14 Kasım)

Mektup roman türünün öncülerinden Pierre Choderlos de Laclos’nun Les Liaisons dangereuses / Dangerous Liaisons adlı eserinin en son uyarlaması altı bölümlük mini seri. Jessica Palud’un yönettiği, Jean-Baptiste Delafon’un Palud ve Gaëlle Bellan ile birlikte yarattığı versiyon, 18. yüzyıl Paris sosyetesi cehenneminde geçen manipülatif ana hikâyeyi koruyor ancak kadın bakışına radikal bir sapma yaparak. Manipülasyonun, arzunun, ruhsal yaraların ve türlü illetin gölgesinde Genç Isabelle de Merteuil’in iktidara yükselişinin resmedildiği dizinin oyuncu kadrosunu şekillendiren isimler arasında Anamaria Vartolomei, Diane Kruger, Vincent Lacoste, Lucas Bravo var.

Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana (Vizyon, 14 Kasım)

Olivier Nakache – Éric Toledano ikilisine Altın Küre adaylığı getiren 2011 yapımı The Intouchables’dan Aziz Kedi, Feyyaz Yiğit ve Mert Baykal kalemi ile uyarlanan film. Orijinaline sadık biçimde; geçirdiği kaza sonucu boynundan aşağısı felç olan varlıklı iş insanı Refik’in, kendisiyle ilgilenmesi için işe aldığı nevi şahsına münhasır Ferruh ile kurduğu alışılagelmişin dışındaki bağı, ikisinin de farkında olmadan yoksunluğunu çektiği parçaların birbirini tamalamasını konu ediyor. Reji sorumluluğunun Mert Baykal’da olduğu; Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit’in sırtladığı filmde Bige Önal ve Hatice Aslan künyenin ışıldayanlarından bazıları.


Now You See Me: Now You Don’t
Gözden kaçmasın

*Now You See Me: Now You Don’t (Vizyon, 12 Kasım)

*In Your Dreams (Netflix, 14 Kasım)

*The Beast in Me (Netflix, 13 Kasım)

*Palm Royale – 2. sezon (Apple TV+, 12 Kasım)

*Being Eddie (Netflix, 14 Kasım)


Hâlâ izlemediyseniz

*Inshallah walad / Inshallah a Boy (TV+, 4 Kasım)

*Abluka (HBO Max, 5 Kasım)

*The Day of the Jackal (TOD)

*Stumble (Peacock, 7 Kasım)