CANNES 2016 Ödülleri ve maalesef kötücül yorumlarımız

69. Cannes Film Festivali’nin bu yılki ödülleri gerçekleşen ödül töreni ile sahiplerini buldu. Altın Palmiye’yi I, Daniel Blake ile kucaklayan Ken Loach ve diğer ödüllerle ilgili laflar hazırladık.

Yazı: Melikşah Altuntaş

alesman

The Salesman

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Gecede verilen ilk ödül Asghar Farhadi’nin The Salesman filmiyle Shahab Hosseini’ye gitti. Graduation ile Adrian Titieni, I, Daniel Blakeile Dave Johns, Staying Vertical ile Damien Bonnard, Sieranevada ile Mimi Branescu, Toni Erdmann ile Peter Simonischek ve Paterson ile Adam Driver ise avucunu yalayan isimler oldu. Hadi ilk iki film başka ödüller de aldı ama ya onu da bulamayanlar!

american honey

American Honey

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

Gecede itirazım olmayan nadir ödüllerden biri her ne hikmetse kimselerden yüz bulamayan Andrea Arnold’ın yol filmi American Honey‘nin oldu. En iyi üçüncü film gibi bir şeye tekabül eden bu ödülü kazanması elbette süper Arnold’ın ama bu kendisinin üçüncü Jüri Özel Ödülü. Dolayısıyla bir şeyler yolunda gitmiyor sanırım bu Cannes jürilerinde. Kadının sinemasında özel bir şeyin varlığı iddia ediliyor ama Altın Palmiş için yeterli değil her nedense…

EN İYİ KADIN OYUNCU

Bu kategorideki en güçlü iki adaydan biri olan Jaclyn Jose Ma’ Rosa ile ödülü kaptı ve Aquarius ile Sonia Braga avucunu yalama keyfi ile geceyi noktaladı. Açıkçası Braga’nın performansı da pek öyle abartıldığı kadar ahım şahım bir performans değildi bana göre. Türkiye’deki kimi yerli dizilerde birtakım bölüm oyuncusu ablalardan çok daha iyilerini gördük. Sanıyorum ki feci şekilde taşlanacağım bu yorumla, o nedenle öldürücü darbeyi de vuruyorum: Mendoza’nın oyunculuk kategorisinden fazlasına erişememesine çok sevindim.

EN İYİ SENARYO

Yarışmadaki 21 film arasından göremediğim iki tanesinden biri Asghar Farhadi’nin The Salesman‘ıydı ve senaryo ödülü de bu filme gitti. The Death of A Salesman’dan özgün bir uyarlama gerçekleştiren Farhadi’nin filmi genel olarak beğenildi ama bir Toni Erdmann, bir Sieranevada bu ödülü alamaz mıydı yani! Biraz yazık oldu açıkçası bu iki filme.

personal

Personal Shopper

EN İYİ YÖNETMEN

Çok da itirazım olmayan bir başka ödül de Graduation ile Christian Mungiu ve Personal Shopper ile Olivier Assayas arasında paylaştırılan En İyi Yönetmen ödülü oldu. Her ne kadar Sadri Alışık Oyuncu Ödülü gibi iki kişiye birden gelişigüzel şekilde bölünmüş olması can sıkıcı olsa da iki yönetmen de bu ödülü çoktan haketmiş isimlerdi. Assayas’ın yönetmenlik marifetlerini CGI teknolojiyle çöpe atmaya yeltendiği filmiyle bu ödülü kazanması biraz manidar olması da, bu bölümler dışında genel olarak ilginç ve heyecan verici bir rejisi vardı. Yuhalayanlara kapak olacak yegane ödül bu oldu. 

it's only

It’s Only The End Of The World

JÜRİ BÜYÜK ÖDÜLÜ

Yuhalayanlara çok acı şekilde kapak olan bir başka ödül de bu ne yazık ki. Bu kez It’s Only The End of the World adlı Yavuz Özkan melodramıyla ikinci kez Jüri Büyük Ödülü’nü 26 yaşındaki Xavier Dolan kazandı. İki yıl önce Godard ile aynı ödülü paylaşan Dolan’ın daha ne kadar abartılacağı ve birbiri ardına bağladığı videokliplerin büyük senaryo zaaflarıyla doldurulduğu filmlerine daha ne kadar prim verileceği merak konusu. Ben artık bu korkunç filmine verilen ödülden de sonra pes etmeyi tercih ediyorum bu konuda. Herhalde benim ve Dolan’ın instagram filtresi sinemasına bir anlam veremeyenlerin anlayamadığı bir şey var ortada. George Miller’ın başkanlık ettiği jüriye benden tatlı bir “Yazıklar olsun!” geliyor ama. 

ALTIN PALMİYE

Ve işte Yeşilçam’ımız bir kez daha kazanıyor… Yavuz Turgul’un senaryosunu yazıp Çağan Irmak’ın yönetmenliğini üstlendiği ve başrollerini Şener Şen ile Meltem Cumbul’un paylaştığı bu dozajı gittikçe artan melodrama inanılmaz bir biçimde Ken Loach imzalı… Usta yönetmenin sinemasının tüm emareli güzelce serpiştirilmiş olsa da I, Daniel Blake’in özellikle son yarım saati ciddi anlamda içler acısı. Maalesef filmde melodramın ayarı öyle bir kaçıyor ki, pavyona düşmeler, Hulusi Kentmencilikler filan ne ararsanız var. Jürinin bu denki drama junkie olduğunu tahmin etmezdim açıkçası. Ödül alan filmlerin merkezinde kaybettiği ikiz kardeşinin hayaletini gören genç kadın, tacize uğramış kızı için mücadele veren baba, ailesini ölmek üzere olduğunu haber vermek üzere 15 yıl sonra ziyaret eden bir genç adam ve çocukları aç kalmasın diye kendinden vazgeçen bir ana yer alıyor… Jüri üyelerimize Allah’tan sabır ve kafa dağıtıp kendilerine gelecekleri huzurlu bir tatil dilemekten başka söz bulamıyorum gerçekten.

DIŞLANANLAR

Eleştirmenler ve Cannes ahalisinin toplu halde bayıldığı üç film Toni Erdmann, Sieranevada ve Paterson’ın sıfır çekerek hayrete düşürdüğü ödül töreninde, Chan-Wook Park, Pedro Almodovar, Dardenne Kardeşler ve Jeff Nichols gibi yönetmenler de nispeten zayıf filmleriyle haklı olarak geceden ödülsüz döndü.

Yükleniyor...