/dergi/no74/temel-motivasyon-dunya-ahvali-lara-di-lara-ve-kamufle/
201946

Lara Di Lara ve Kamufle, pandemi günlerinde hayat verdikleri beş şarkılık EP’yi önümüzdeki günlerde “bütün dijital zamazingolarda” yayımlayacak. İkili, geride kalan bir yılı nasıl geçirdiklerini, üretimlerinin nasıl etkilendiğini, kafalarından neler geçtiğini ve elbette Denge adını verdikleri ortak EP’lerini konuşmak için bir araya geldi.

Kamufle: Pandemi sürecinden müzik yaşamın nasıl etkilendi, nasıl etkileniyor?

Lara Di Lara: İstersen sen başla. Senin nasıl etkilendi? Veya etkileniyor mu?

Kamufle: Tabii ki etkileniyor. Aslında biraz iyi de oldu benim için, daha fazla üretmeme sebep oldu. Zaten evimde bana ait bir stüdyo olduğu ve bu süreçte hiç evden çıkmadığımız için yapabileceğim en doğru hareket, üretmekti. Ben de yığınla altyapı, yığınla şarkı hazırladım. Ki yine bu dönemde 19T albümü çıkmıştı, o da kibarca…

Lara Di Lara: Güme gitti gibi mi oldu?

Kamufle: Elimde patladı. Ben de ona inat, hırslı bir şekilde müzik yapmaya başladım. Neredeyse bir sene oldu ve hâlâ devam ediyorum. Psikolojimi bozdu ama bozuk psikolojimi üreterek olumlu bir yöne çevirdim diyebilirim. Sende nasıldı süreç?

Lara Di Lara: Bende aslında çok bir değişiklik olmadı. “Pandemideyim ve o yüzden ekstra üretiyorum.” gibi bir durum olmadı çünkü ben zaten hep üreten bir insan oldum. İddialı bir laf gibi duruyor ama bence sen de öylesin zaten. Her zaman üretiyorsun.

Kamufle: Yoksa rahatsız oluyorum, evet. “O zaman niye mikrofon var odamda” gibi bir durum.

Lara Di Lara:  Aynen öyle. Ama mesela bazı insanlar için duraksama dönemi olmuş. Psikolojinin o kadar etkilenmesi ki, hiçbir şey yapamamak…

“Müziğe yaklaşımın hep aynı yani benim. Müzik yapmayı çok sevdiğim için, koşullar ne olursa olsun devam ederim gibi geliyor.” –Lara Di Lara

Kamufle: Hep şunu savunuyorum, etkilenen psikolojiyi yaratıcılığa dönüştürebilmek lazım. Zaten müzik yapan insanlar biraz depresif olurlar; paranoyaları, sıkıntıları vardır. Bunları melodilere, sözlere dökerler ve böylece o olumsuzluk olumlu bir hâle dönüşür. Benim için iyi bir süreçti o yüzden.

Lara Di Lara: Benim için de.

Kamufle: Sadece sosyalleşemedik, konserini veremedik yaptığımız şarkıların. O üzücü.

Lara Di Lara: Aslında bizim gibi müzisyenleri en çok destekleyen şey o. Canlı çalmak, konser vermek, insanlarla bir araya gelmek. Ürettiklerimizin daha organik bir şekilde dağılmasına sebep oluyor.

Kamufle: Tabii, sadece stüdyo müzisyeni değiliz yani. Bizim stüdyoda ürettiğimiz şeyi sahnede icra etmemiz gerek. Bunun için zaten o şarkıları yapıyoruz. Tamam bazı insanlar tercih etmeyebilir ama yaptığım işi sahnede icra etmek beni hep heyecanlandırır ve onun için üretirim zaten. Bir tek bunu yapamamak insanın canını sıkıyor. Ama onun dışında üretimden yana hiçbir sıkıntı yok. İç dünyanla, kendinle baş başa kalıyorsun bu pandemi sürecinde. Kendi dünyanda, kendinle münakaşa ediyorsun; hayatını sorguluyorsun. Müziğe yaklaşımın da daha bireysel, daha içsel oluyor sanki. Bu yaşına kadar yaptıklarını ölçüp tarttığın, kendinle muhabbet ettiğin bir dönemde müzik üretiyorsun.

Lara Di Lara: Müziğe yaklaşımım hep aynı ya benim. Müzik yapmayı çok sevdiğim için, koşullar ne olursa olsun devam ederim gibi geliyor bana.

Kamufle: Dünyada elektrik bitse dağa taşa vururum bağırırım yani. Peki, yeni çalışmalarında pandeminin izi ne kadar sürebiliyor?

Lara Di Lara: Belki biraz daha yalnız kalmakla ilgili kafaya yoruyoruzdur, bilemiyorum.

Kamufle: Yalnız insanlarız biz.

Lara Di Lara: Öyle zaten, değil mi?

Kamufle: Belki de o yüzden müzik yapıyorum ben, yalnız olduğum için yapıyorumdur. Yalnızlık biraz bağımlılık da yapıyor insanda.

Lara Di Lara: Tam sorunun cevabı değil ama… Artık tarihte pandemi dönemi diye bir şey olacağı için, on sene sonra şu zamanlarda yaptığım bir şeyleri dinlediğimde “Hah, o zaman pandemi vardı.” diyebilirim. Ama müziğe iz bırakıyor mu bilmiyorum. Bence bırakmıyor.

Kamufle: Bırakır ya. Atıyorum 80 darbesi dönemi müzisyenleri ya da 68 kuşağı dönemi müzisyenleri için “O zamanlar ihtilal vardı” derler. Müzikleri yasaklanırdı mesela. Şu anda da yasaklanıyor gerçi ya… Bunlar gibi bir şey yaşadığımız süreç. Evet, on yıl sonra bu yıllardaki şarkılarımıza bakıp “O zaman pandemi vardı, o zamanlarda yaptık bu şarkıları” diyebiliriz.

Lara Di Lara: Anı gibi olacak daha ziyade. Senin albüm, benimki de öyle. Pandemide çıktığı için tam karşılığını alamadılar gibi.

Kamufle: Evet, etinden sütünden faydalanamadık. Kaymağını bile yiyemedik. Başkaları da yemedi neyse ki.

Lara Di Lara: Tabii, kimse herhâlde.

Kamufle: Müzik yaparken temel motivasyonların neler?

Lara Di Lara: Benim galiba müzik yapmaya motivasyonum hep var ya.

Kamufle: Evet, benim de müzik yapmaya hep motivasyonum vardır. Yani sinirlendiğimde de sinirimi müzikle çıkarırım; hüzünlendiğimde de, çok mutlu olduğumda da… Hepsini bir kalıba sokar, bir kılıfa giydiririm yani. Temel motivasyonumuz dünya ahvali diyebilir miyiz?

Lara Di Lara: Evet, diyebiliriz. Kendim için şöyle bir şey ekleyebilirim; parça yazarken sosyal hayattan da çok etkilenirim ben mesela. İnsanları gözlemlemek, olan bitenlerle ilgili bir şey yazmak falan… Şimdi çok sosyal olamadığımız, dışarı çıkıp normale kıyasla fazla bir şey tecrübe edemediğimiz için sokaktan ilham almak, oradan motive olmak biraz kısıtlandı. Onun dışında evimde de otursam, bir şeylerden motive olup müzik yapıyorum bir şekilde.

Kamufle: Hemfikirim ben de, aynı şekilde. İnsan görmek, analiz yapmak… Konser olduğunda şehir şehir, semt semt gezip insanları analiz etmek. Anekdotları odanda tek başınayken bir kompozisyon hâline sokuyorsun, yani yine işin finalinde yalnız kalıyoruz gerçi ama dediğin gibi insan görememek eksiklik. Onun dışında temel motivasyonumuz dünya ahvali. Peki, geride kalan bir yılın sana neler öğretti? Aslında bir yıl değil, genel olarak hayatın bize öğrettiği birçok şey var.

Lara Di Lara: Her anda var sanki. Yalnız başıma daha çok şey yapabileceğimi öğretmiş olabilir. İlla başka bir müzisyene ihtiyacın yok, müziğimin bütün kısımlarında müdahil olabiliyorum.

Kamufle: Kimsenin ağız kokusunu çekmeden.

Lara Di Lara: Aynen. “Aa, yapabiliyormuşum ya” gibi bir şey.

Kamufle: Değil mi? Son bir yılın öğrettiği en iyi şey, kendi yağında kavrulmak. Bireysel olarak, hayal gücünü ne kadar kullandığını gösteriyor insana.

“Türkiye müzik sektöründeki müzisyenlere daha fazla pay verilmesi; onların bir sanatçı, bir değer olarak görülmesi talebimiz.” -Kamufle

Lara Di Lara: Normal şartlarda yine çoğu şeyi kendimiz yapıyoruz. Sen de öyle, ben de. Ama bir nokta da var bizi rahat ettiren, “Nasıl olsa ekip arkadaşlarım var” dedirten. Başka ortamlar var bazı şeyleri yapabilmen için falan. Onlar tabii ki her zaman olsun, ayrı bir konu. Fakat kimse olmasa da olabiliyormuş; hani senin elektrikler kesilse taşları birbirine sürter, beat’i yaratırım demen gibi — bir anlama, farkına varma süreci.

Kamufle: Kendini daha iyi keşfetmek denilebilir belki. Pandeminin yanı sıra, bu süreçte bir müzisyen olarak seni etkileyen başka unsurlar var mı?

Lara Di Lara: En büyük sorun çalamamak, konser verememek, para kazanamamak. Hayatınızı daha zor idame ettirmek gibi sıkıntılar belki.

Kamufle: Ben bir yandan da şükrediyorum, sadece müzik dışında yapabildiğimiz bazı uğraşlarımız yüzünden hayatta kalabiliyoruz. Ama durumu daha kötü olan arkadaşlarımız var. Etkileyen unsurlar evet; konser verememek, gezememek… Müziği bir kenara bırakırsak yemek yapmayı falan öğreniyorsun, ne bileyim ekmek yapıyor herkes ama farklı unsurlar dendiğinde çok etkilenmedim galiba ben ya.

Lara Di Lara: Ben de. Ama yalnızlıkla barışık olmak var işte.

Kamufle: Peki taleplerin neler?

Lara Di Lara: Talep değil de isteklerim diyeyim, pandemi olsa da olmasa da… Müziğimi yapmaya devam edeyim, sahnede olabileyim, yaptığım şeyleri başka insanlarla paylaşabileyim. Atıyorum mesela; git gide daha iyi yerlerde çalabilmek, iyi festivallerde yer almak. Bunları yapabiliyor, geçinebiliyor ve birilerine de ilham olabiliyorsam, ne âlâ yani.

Kamufle: Bu olay bittikten sonra güzel bir turne talep ediyorum ben de. Yurt dışına gitmeyi talep ediyorum, Avrupa’ya gitmem lazım. Hiç Türkiye dışına çıkmadım; benim için Avrupa, Edirne kadar. Festival, yurt dışını gezmek, oradaki müzisyenlerle tanışıp bir şeyler yapmak falan… Taleplerim bunlardır.

Lara Di Lara: Bir de belki şey de ekleyebilirim ben, devlet kurumlarının müzisyenler için bir takım destekleri olsa keşke.

Kamufle: Eser Sahipleri Birlikleri’nin çok büyük katkıları olmadı yani.

Lara Di Lara: Bence neredeyse hiç olmadı.

Kamufle: Üç ayda bin lira vermek şaka gibi bir şey.

Lara Di Lara: Aynen.

Kamufle: Türkiye müzik sektöründeki müzisyenlere daha fazla pay verilmesi; onların bir sanatçı, bir değer olarak görülmesi talebimiz. Bizleri sadece birer bar şarkıcısı, insanları eğlendiren bireyler olarak görmemelerini talep ediyorum.

Lara Di Lara: Evet, en büyük talep. Öbürleri biraz istek ama böyle bir şey önemli gibi geliyor bana.

Kamufle: Bu ülkede müzik yapan insanların değerinin devlet nezdinde daha çok bilinmesini, pamuklara sarılmasını talep ediyorum.

Lara Di Lara: Kesinlikle, kültür önemli ya. Her şeyin başlangıcı gibi geliyor. Eğitimin bir parçası.

Kamufle: Büyük bir parçası. Bana okuldan daha çok şey kattı müzik. Sana güç ve umut verenler neler?

Lara Di Lara: Bana güç ve umut veren şeylerin en başında, ailem var gerçekten. Onlar iyi ki var, gücü en çok onların sevgisinden alıyorum açıkçası. Ve bence sevgi zaten en temel, en önemli şeylerden biri. Sonra da saygı. Hakikaten boşuna denmiyor, sevgi ve saygı olmazsa olmaz diye. Bana umut da oluyor ayrıca o sevgi. Çünkü onu hissettiğim zaman kendimi daha kuvvetli hissediyorum, daha çok şey yapmak istiyorum ve umut dolu oluyorum. Her şey çok kötü gitse bile “Hayır yapabiliriz, çünkü birbirimizi seviyoruz. Ben varım, sen varsın, birlikte bir sürü şey olabilir.” gibi bir şey yaşıyorum mesela.

Kamufle: Sevgi umuttur, sevgi emektir. Bende de aynı şekilde.

Lara Di Lara: Sevdiğin üç beş insan işte. Zaten az sayıda olur genelde.

Kamufle: Kadim dostlarımızdır. Zor gününde de, iyi gününde de yanında olan üç beş insanlar sana güç ve umut verir. Bu hayatta var olmanın bir sebebi olduğunu hissettirler. Ama sırtını sıvazlamak gibi de değil. Bunların başında benim için de ailem ve sevdiklerim gelir. Gerisi de teferruattır, ne diyebilirim ki. Şimdi burada muhabbet ediyoruz ama biz bir EP yaptık, beş şarkılık.

Lara Di Lara: Aslında buna da pandemi zamanında mı başladık biz?

Kamufle: Evet, pandeminin tam ortasında. Karantinada üç dört ay falan olmuştu, öyle başlamıştık. Ben senden aslında bir düet istiyordum sonra havalara uçurdun beni.

Lara Di Lara: O oldu bize bir EP ve çok güzel bir dostluk da aslında.

Kamufle: EP’den, müzikten ziyade kadim bir dost edindim. İyi ki varsın. Tarihi tam olarak belli değil, beş şarkılık bir EP oldu ve ismi Denge. A-Bacchus, Yaşar beatlerini yaptı. İçinde bir Barış Demirel düeti var, trompetiyle bize eşlik ediyor. Bir de bir şarkıda Da Poet, scratchleriyle eşlik ediyor. Onun heyecanı içindeyiz, havalara uçacağız. Ne olacak bilmiyoruz.

Lara Di Lara: Gerçekten aşırı heyecanlıyız. İnşallah nisan gibi mi sanki?

Kamufle: Yani mart sonu, taş çatlasa nisan başı olur. Artık böyle olmalı. Çünkü şarkılar biteli aylar oldu aslında. Sadece mix ve mastering’de sorun yaşadık, onları da hallettik artık, halloluyor.

Lara Di Lara: Buğra Kunt bizi şenlendirdi gerçekten. Sağ olsun.

Kamufle: Emre ve Yiğit de sağ olsun.

Lara Di Lara: Onlar zaten bizi başlattı. Bize destek oldular resmen ve bunu yapabilmemizi sağladılar.

Kamufle: Denge EP bütün dijital zamazingolarda yayımlanacak. Onun dışında buradan bütün Bant Mag. ailesine sevgiler. Bina’yı çok özledim, acilen Bina’nın açılmasını talep ediyorum.

Lara Di Lara: Aynen, taleplerden biri. Başka da bir şey yok herhâlde. Biz üretmeye devam ediyoruz.

Kamufle: Çok üretiyoruz. Bu hafta mesela hem sen, hem ben dört koldan saldırdık. Yine bir şarkın çıkacak, benim de çıkacak. Bizim hep bir şarkımız çıkacak, EP gelene kadar. Ondan sonrası Allah kerim, inzivaya çekileceğiz. Dağa taşa vuracağız kendimizi. Sözü var, Bodrum’a götürecek beni.

Lara Di Lara: Aynen, kutlama yapacağız orada, belki yeni şeyler de çıkar. Sonuç olarak ben şunu da eklemek istiyorum okuyacak olanlar için; pandemi kimi insanlar için çok ağır geçti ve hakikaten umutsuzluğa düşürebilecek hisler yaratıyor ama bence en önemli şey bir şeylerle meşgul olmak, ne olursa olsun.

Kamufle: Evet, bir meşgale bulmak.

Lara Di Lara: Ve umudu bir şekilde alevlendirmek.

Kamufle: Harlamak sürekli, değil mi? Bir çıra bile olsa atmak lazım üstüne.

Lara Di Lara: Çünkü kötüye düşmek çok daha kolay. Kötü düşüncelere, kötü hislere. Hepimiz tabii ki bunları yaşıyoruz, benim için de “Aa hiçbir şey olmadı bana” diyebilecek kadar basit bir süreç değildi ama yine de kendimi motive edecek bir şeyler bulabildim. Bu evde kitap okumak da olabilir, ya da dediğin gibi yemek pişirmek, veya müziğim için neler yapabilirim diye düşünmek. Ve hayal kurmak da çok önemli. İnsanlar bazen unutuyor hayal kurmayı. Sonuç olarak hayal kurunuz ve hep bir şeyler yapınız.

Kamufle: Umudunuzu kaybetmeyin, dirayetli olun. Tabii ki beterin beteri var, “Tamam sen böyle diyorsun da, bir de bizim hâlimiz böyle.”  diyebilirsiniz. Her hâlin bir çözümü, bir çıkış yolu vardır. Birazcık sakin olup düşünmek gerekiyor.

Lara Di Lara: Ve önyargılardan kurtulmak.

Kamufle: Empati yapmak gerekiyor, önyargılardan kurtulmak gerekiyor. Hepimize sabır selamet diliyorum.

Lara Di Lara: Güzel günler geliyor.

Kamufle: Yakındır.

Deşifre: Merdan Çaba Geçer

  1. Evet, bu bir müzik sayısıdır

  2. Zamanın görsel hafızasına dair: 3 müzik fotoğrafçısını dinliyoruz

    Ebru Yıldız, Jenn Five ve Pooneh Ghana’ya sorduk: Canlı müzik ve yakın temastan uzak bu dünya onları ne şekillerde etkiliyor; neler yaşıyor, neler hissediyorlar?

  3. Nasıl günler bu günler: Müzisyenlerden mektuplar

    Sorularımızı Türkiye ve dışarıdan pek çok müzisyene, DJ’e yolladık. Yanıt alabildiklerimizden size mektuplar topladık.

  4. “Hep aynı araçlara güvenemezsin”: Matana Roberts ve Moor Mother

    Hem ilişki kurulabilecek hem de dersler çıkarılabilecek detaylarla dolu bir zihin egzersizi için söz ilham verici müzik insanları, Matana Roberts ve Moor Mother’da.

  5. Kriz halinde kültürlere şefkatle yaklaşmak: Dünyadan müzik basını manzaraları

    Dünyanın farklı noktalarından editörler nasıl süreçlerden geçtiklerini paylaşıyor. Bazıları oldukça kurumsal yayınlarda çalışıyor, bazıları müzik kültürünün geleceğe en adil şekilde nasıl taşınabileceğine kafa yoruyor, hatta aralarında bu ortamda yeni dergi çıkarmaya karar vermiş olanlar da var.

  6. Sözlerin ruhu çıksın: Batuhan Mutlugil ve Gülinler

    Kariyerinin ilk solosunu paylaşan Duman gitaristi Batuhan Mutlugil’i, şu sıralar kendi solosunu hazırlayan ve bir diğer Duman üyesi Ari Barokas’a canlı performanslarında eşlik eden Gülinler aldı karşısına.

  7. Noga Erez’in kendiliğinden çiçek açan şarkıları

    Noga Erez’in pandemi sürecinde, kendi tabiriyle, en iyi hâline getirilen şarkılarında hem fiyakalı bir tavır hem de çocuksu bir naiflik var. City Slang’den çıkardığı yeni albümü “KIDS”i kendisinden dinledik.

  8. Günün gerçeklikleri ve olası yollar: Söz plak şirketlerinde

    Türkiye'den ve dünyadan, 2020'yle birlikte çeşitli süreçlerden geçen çok farklı ölçekler ve farklı motivasyonlardaki plak şirketlerine sorduk.

  9. Ekstrem bir klasik müzik: Ozan Akyol ve Kutay Soyocak

    Vox In Rama adını verdiği black metal projesiyle karşımıza çıkan Jakuzi solisti Kutay Soyocak ve metal müziğe dair referansları KALT’taki mizahına da serpiştiren Episode 13 üyesi Ozan Akyol’u aynı masada buluşturduk.

  10. Şeytan odamızdan çıkmasın: Palmiyeler

    Palmiyeler, son konserini Şubat 2020’nin son günlerinde ABD turnesinin finali olan Buffalo’da çaldığından bu yana yaşantılarımız epey değişti.

  11. Dayanma gücünün sınırlarından nereye?: Müzikli mekânlar yanıtlıyor

    Mikrofonu Ankaralı esnafın örgütlediği Kafe-Bar-Restoran Çalışanları ve İşletmecileri Dayanışma Platformu KABARE’ye; İzmir’den ve İstanbul’un farklı semtlerinden bazı müzikli mekânlara uzattık.

  12. Aklımdakiler: Melike Şahin

    Sanatçı, yazar, müzisyen dostlarından Melike Şahin’e sorular var. Merhem, yatıştırdı mı, iyileştirdi mi? Müziğinde arabeskin izi nasıl sürülebilir? Referans hikâyeler ve duygu durumları neler?

  13. Zebra misali, sessiz ve derinden: Charles Pasi ve Boran Kuzum

    Boran Kuzum’un Charles Pasi ile bu sohbeti geçmiş zamanda; çatal kaşık sesinin es verdirdiği, araba gürültüsünün fona yerleştiği, sigara dumanı ve kahve kokusunun ruhlara işlediği bir Paris kafesinde yüz yüze başladı ve hayatlarımızın normale dönmesini iple çektiğimiz bu günlerde, Charles Pasi’nin yeni albümü Zebra’nın yayımlanması vesilesiyle ses sese tamamlandı.

  14. Temel motivasyon dünya ahvali: Lara Di Lara ve Kamufle

    Lara Di Lara ve Kamufle, pandemi günlerinde hayat verdikleri beş şarkılık EP için gün sayarken...

  15. Şarkı şarkı: Black Country, New Road ve “For the first time”

    Muazzam bir ilk albüm, altı soru, altı cevap, altı illüstrasyon.

  16. Sancılı süreçler, çıkan dersler, yenilenen gözler: Festival ve turne sektörüne bakış

    İstanbul Caz Festivali, Pozitif, Arter Yeni ve En Yeni Müzik Festivali, Soundports, Bozcaada Caz Festivali, Epic Fair ve Hollanda’dan Le Guess Who? yanıtlıyor.

  17. Tek başınalık ve hurafeler: Taner Yücel ve Görkem Karabudak

    Bu sohbette "Cemil Şov" filminin müziklerinin sorumlusu Taner Yücel ve “Akılsız Başın Sürgünü” isimli ilk şarkısını yayımlayan Görkem Karabudak buluştu.

  18. Kapamak yerine kapıları açmak: Deniz Cuylan ve Durul Taylan

    Los Angeles’ta komşuluk eden Deniz Cuylan ve Durul Taylan’ın; yeni başlangıçlar, sürekli değişimler, “Daimon”lar ve son üretimleri üzerine muhabbeti.

  19. Ergenlik Yılları: Nükhet Duru

    Müzisyenlerin büyürken dinlediği müzikleri ve bu müziklerin üzerlerinde bıraktığı tesiri kurcaladığımız Ergenlik Yılları köşemizde memleket popüler müzik tarihinin divası Nükhet Duru var.

  20. Çizgi hikâye: SOPHIE (1986 - 2021)

    Tematik üretimleri ve özgün yaklaşımıyla pop müziğin seyrini değiştiren SOPHIE için çizgiler eşliğinde bir anma.

  21. “Hollow Shell” ve ardındakiler: Cava Grande

    2000’lerde yerli müziğin seyrine renkli dokunuşlar yapan Tan Tunçağ’ın son yıllarda meşgul olduğu solo projesi Cava Grande, ikinci stüdyo albümünü yayımladı.

  22. "İnternet ruhumu ezip geçiyor": Ashnikko

    Ashnikko’yla; 2021’in ilk günlerinde yayımladığı DEMIDEVIL isimli 10 parçalık koleksiyonunu, Kelis sevgisini ve yarattığı alter-egosu “Daisy”yi konuştuk.

  23. Aklımdakiler: BaBa ZuLa

    Hayvan Gibi’den hareketle, BaBa ZuLa’dan Murat Ertel’e, dost meclisinden gelen soruları yönelttik.

  24. Ses büyüsün, çoğalsın, yayılsın: İnternet radyolarına bağlanıyoruz

    Noh Radio, Root Radio, Radyo Modyan, Year Zero, 2021’in başında Ortak Kanal başlığıyla bir hareket planını hayata geçirdi. Oops! Radio ise DJ Style-ist’in yakın dönem projesi.

  25. Hayal etmeye devam: Deniz Taşar

    Şarkı yazarlığını “kendini ve müziği keşfetmek” olarak tanımlayan Deniz Taşar, ortak duygularda buluşma vadeden albümünün detaylarını ve üretim sürecini anlatıyor.

  26. Koca bir müzik havuzunda: Altın Gün ve “Yol”

    Son yıllarda ünü dünya haritasının dört bir ucuna uzanan Hollandalı topluluk Altın Gün, Glitterbeat etiketiyle yeni albümü Yol’u yayımladı.

  27. Müşterek paydalar, güvenli alanlar: Çeşitli kolektifler anlatıyor

    Queerwaves, Algorave İstanbul, Club Coweed, Hood Base, Lordlar Sofrası ve Life From İstanbul’a sorduk: Bu dönemin ekonomi, sosyal güvence, kültür ya da yalnızlaşma adına etkileri nasıl değerlendirilebilir?

  28. Takibe alın: Son dönemde tanıştığımız bazı yeni sesler

    Üretme motivasyonlarının temelini ne oluşturuyor? Müziklerinin dinleyicide nasıl hisler uyandırmasını hayal ediyorlar? Yakın gelecek planları neler?

  29. Arlo Parks’a kulak verin, iyileşin

    İlk albümün ardında yatanları, şair kimliğini besleyen unsurları ve üretme misyonunu Arlo Parks’dan dinliyoruz.

  30. Grazia’nın 1978 çıkışlı ilk, tek ve benzersiz albümü

    Ladies on Records ile kadınların anlattığı hikâyelerin izini süren Kornelia Binicewicz, son derlemesi “A Drop of Luck”ta yer alan sanatçılardan Grazia’nın saklı albümünü, İsrail merkezli plak şirketi Fortuna’nın kurucularından Zach Bar’dan dinliyor.

  31. Her şey boş bir sayfa ile başlar: Vincent De Boer

    Vincent De Boer’le “The Stroke”un üretim süreci ve Ill Considered’la yakaladıkları uyumun detaylarını konuştuk.

  32. Künye