DOMi & JD BECK, Mogwai ve bu hafta başka ne dinlesek?

Caz sahnesini ferahlatan DOMi & JD BECK, ilk teklisiyle gülümsetiyor. Mogwai usulü post rock tınıları bu kez hep ilerleme dürtüsünü kamçılıyor. Deniz Taşar ve Halil Çağlar Serin, kulağınıza bir ninni söylüyor.


Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor! Öne çıkan kayıtlar ise hemen aşağıda.

TEKLİ: DOMi & JD BECK – SMiLE
(Blue Note / UMG / APE SHIT)

Fransız klavyeci Domi Louna ve Amerikalı davulcu JD Beck yeni nesil cazın ateşini harlamak üzere bir araya gelmiş birbirinden yetenekli iki müzisyen. Anderson .Paak’ın taze etiketi APE SHIT’in ilk temsilcisi olan ekibin taze parçasında içinizi ısıtan groove’un peşine takılıp duyduğunuz enstrümanların oyunlarını keşfetmekten kendinizi alamayacaksınız. “SMiLE”ın yaşı geçkin, sağır bir caz efsanesi ve onun genç koruyucularını aynı sofrada buluşturan videosuna da mutlaka göz atmalısınız; Thundercat, Anderson .Paak ve sürpriz bir rolle Mac DeMarco da klipte arzıendam etmekte!

TEKLİ: Mogwai – Boltfor
(Rock Action Records)

İskoç post rock grubunun yeni parçası atmosferik ve epik bir güzellik. Oldukça geniş bir orkestrayla çok yoğun duygular yakalayan, yavaş yavaş büyüyüp sonlara doğru yükselen elektro gitar tınılarıyla doruğunu yaşayan şarkıya bu duyguların hakkını veren, Sam Wiehl imzalı bir video eşlik ediyor. Yönetmen, havai fişeklerden oluşan iki akrobatın birbirine koştuğu kliple ilgili, “Hayatımızdaki sürekli hareket için görsel bir metafor. Birey olarak içimizdeki hep ilerlemekle ilgili durdurulamaz dürtüyü bir metafiziksel yol filmi formatında gösteriyor.” diyor.

ALBÜM: Korhan Futacı – Karmaşaya Aşina
(PUMA Records)

Her performansında yeni bir ayin atmosferi inşa eden Korhan Futacı’nın gizemli, kozmik tınılarını topladığı sekiz şarkılık yeni incisi Karmaşaya Aşina, İstanbul’un kaosundan bir Gazapizm atışmasına, henüz 19 yaşındayken kaybettiğimiz Ali İsmail Korkmaz’ın anısından Onur Ünlü’nün yazdığı şarkı sözleri ve çok daha fazlasına uzanıyor. İlk klip, Volkan Ergen yönetmenliğinde çekilen “çok üzgünüm”e geldi. Seda Gazioğlu tarafından yazılan dizeler ve videodaki bitmek bilmeyen mücadele, varoluşsal yaralarımıza tuz basıyor âdeta.

ALBÜM: Action Bronson – Cocodrillo Turbo
(Loma Vista Recordings)

Her şeyden önce yalnızca kapak görseliyle bile plak dolabınızda yer açmanız gereken bir albüm! Alchemist, Daringer, Roc Marciano, Conway The Machine gibilerinin katkılarıyla tamamlanan Cocodrillo Turbo (evet, ismini söylemek de çok eğlenceli) birbirinden absürt hikâyelerle bezeli. Albüme eşlikçi 11 dakikalık kısa film de Jason Goldwatch imzalı.

TEKLİ: Ibeyi & BERWYN – Rise Above
(XL Recordings)

Amerikalı punk topluluğu Black Flag‘in 1981’e tarihlenen ilk albümü Damaged‘ı açan şarkı “Rise Above”a Ibeyi ve Trinidad kökenli Londralı rapçi BERWYN dokunuşu. Toplumun yaşantısına müdahale eden kontrol mekanizmalarına bir meydan okuma âdeta. Hem verdiği mesaj hem de güçlü bir beat ve lezzetli vokal armonileriyle kurduğu sonik ifadesiyle ikiz kız kardeşlerin bu cuma yayımlanacak yeni albümüne sabırsızlanmak için bir sebep daha.

TEKLİ: Evdeki Saat – Sustum
(Clockwork)

Güncel Türkçe pop sahnesine dair umutları yeşerten Eren Alıcı’nın akılda kalıcı melodiler, enerji yükselten synth partisyonlarıyla dokuduğu yeni teklisi. “Uyanıyoruz artık. / Çık şu kafanın içinden.” sözleriyle maruz kaldığımız dayatmalara, yapana kadar bozma metodunu önererek itiraz ediyor. Parçanın Harun Güler yönetiminde çekilmiş, cinsiyet rollerini parçalayan harika bir videosu da var. Eren M. Güvercin’in performansına bakakalacaksınız.

ALBÜM: Toro y Moi – MAHAL
(Dead Oceans)

Güney Carolinalı grafik tasarımcı ve müzisyen Chaz Bear’in solo projesi Toro y Moi’dan psikedelik rock numaraları, funk tandanslı bas partisyoları, döngüsel ritimler ve türlü hip hop, R&B elementleriyle örülmüş, her zamanki gibi rengârenk bir albüm. Değişen dünyanın, yeni normallerin ruhuna ayak uydurmaya çalışan birilerinin ağzından yazılmış 13 şarkıyı bir araya getiren MAHAL’i, bu yaz güneye doğru yapacağınız araba yolculuklarında değerlendirmelisiniz.

TEKLİ: Anika – Godstar
(Sacred Bones)

15. yaşının şerefine bir toplama albüm hazırlayan New Yorklu bağımsız plak şirketi Sacred Bones, bugüne dek birlikte çalıştığı müzisyenlerin seçilmiş parçalarını etiketin diğer müzisyenlerine yorumlatıyor. Todo Muere SBXV’den paylaşılan son güzellik, pek sevgili Anika tarafından Psychic TV klasiği “Godstar” parçasına yapılan cover. Psychic TV’nin ve özellikle de Orchids albümünün hem kendisi hem insan psikolojisi üzerinde küçümsenemeyecek etkileri olduğunu söyleyen Anika ile son albümü Change ve üretimini besleyen yöntemleri üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbet için Bant Mag. No:76’ya uğrayabilirsiniz.

ALBÜM: Congotronics International – Where’s The One
(Crammed Discs)

10 tane Kongo topraklarından, 10 tane de indie rock geleneğinden yetişmiş müzisyeni buluşturan Congotronics vs. Rockers turnesi, üzerinden geçen 11 yıla rağmen etkisini hâlâ sürdürmekte. O günkü karşılaşmalar Konono Nº1, Kasai Allstars, Deerhoof, Juana Molina, Wildbirds & Peacedrums ve Skeletons’tan Matt Mehlan’ın da içinde bulunduğu bir süper grup inşa etti; ismi Congotronics International. Farklı kentlere dağılmış kadrosu sebebiyle gezegeni üç kez turlayan tam 23 şarkılık ilk albüm, ayrışan sentez yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor. Keşfetmesi çok zevkli.

ALBÜM: Kelly Lee Owens – LP.8 
(Smalltown Supersound)

Galli müzisyen ve prodüktör üçüncü stüdyo albümünde hem iç dünyasıyla hem de dışarıdaki bozuk düzenle yaşadığı çatışmaları, minimal sözlerle kurulmuş bir sonik dünyaya taşıyor. LP.8, yarattığı ambient atmosferle Owens’ın hissettiği gerginlik ve huzursuzluğu dinleyiciye eksiksiz şekilde geçiriyor. Özellikle “Bu bir acil durum / Bu bir uyandırma çağrısı” diye başlayan kapanış şarkısı “Sonic 8”, müzisyenin dünya hakkındaki endişeleriyle ilgili oldukça çarpıcı bir dinleme deneyimi sunuyor. Owens’ın noise, serbest doğaçlama sularında üreten Danimarkalı müzisyen Lasse Marhaug ile ortaklaştığı albüm, Throbbing Gristle ve Enya’nın müziklerinin arasında bir yere oturması niyetiyle yartaılmış; gayelerine ulaşmışlar diyebiliriz. 

TEKLİ: Yatra – Death Cantation
(Prosthetic Records)

Maryland çıkışlı üçlü Yatra (Sean Lafferty, Maria Geisbert, Dana Helmuth) bir sludge / doom metal grubu olarak adını duyurmuş olabilir. Pandemi günlerinde kaydedilen sekiz parçalık yeni albüm Born Into Chaos ile dümeni keskin bir şekilde kırıyorlar. Yaklaşan uzunçalarla “old school death metal” sularına daldıklarını söyleyen ekip, ilk tekli “Death Cantation” ile kulakların pasını silmeye karar verdiğini ispatlıyor. 

ALBÜM: Shilpa Ray – Portrait of a Lady
(Northern Spy)

New Yorklu şair ve besteci Shilpa Ray, beşinci stüdyo albümünde Trump dönemini deneyimlemenin üzerinde bıraktıklarını, kişisel / profesyonel yaşantısında maruz kaldığı istismarları ve son yıllarda keşfettiği “hayatta kalma metotlarını” şarkılaştırıyor. Yer yer punk köklerini ziyaret ederek, yer yer de ışıkları kısıp tane tane içindekileri dökerek.

TEKLİ: Anthony Hüseyin – Bir Sevgi İstiyorum
(Bağımsız)

Rotterdam – Berlin hattında yaşayan non-binary müzisyen, performans sanatçısı ve aktivist Anthony Hüseyin, “O benim, O sensin, O biziz. O, sadece cinsiyetinizi değil her şeyi etkisiz hâle getiriyor.” sözleriyle tanıttığı, yoldaki albümünden ilk parçayı fırlattı. Beş yaşındayken ablasına ellerini açıp, “Biy sevgi istiyoyum.” diye söylediği şarkıyı kendinde ve dinleyicisinde bulduğu sevgiyle elektronik bir evrende yeniden yorumluyor; sempati yağmuruna yakalanacağınız bir beş dakika sizi bekliyor.

TEKLİ: Angel Olsen – Big Time
(Jagjaguwar)

Angel Olsen yeni teklisinde, country seslerine her zamankinden daha yoğun bir şekilde yer veriyor. Romantik pedal steel gitar tınıları, hüzünlü sözler ve müzisyenin alıştığımız huzurlu vokalleriyle tam bir iç ısıtan aşk şarkısı. Teklinin oldukça sinematik klibinde ise 50’ler dekorlu bir barda çiftler dans ederken “her dönüş ile sihirli bir şey olduğu”nu; hem dansçıların hem Olsen’ın canlanmasını ve özgürleşmesini, herkesin normatif cinsiyet rollerinden çıkıp kendi gerçek kimliklerine bürünmesini izliyoruz. 

ALBÜM: Röyksopp – Profound Mysteries
(Dog Triumph) 

Tromsø tekno sahnesinden ilhamla 1998’de bir araya gelen Norveçli ikili Röyksopp, altıncı uzunçalarını geleneksel bir albümdense “genişletişmiş bir yaratıcı evren ve olağanüstü kavramsal bir proje” olarak betimliyor. Başından sonuna kadar içine çekip dinleyiciyi orada tutmayı başaran albüm, genelinde downtempo sularında seyretse de “Impossible”, “This Time, This Place..” ve “Breathe” gibi parçalarda enerjiyi yükseltiyor. Röyksopp, albüm için ilhamını -adının da ele verdiği üzere- ergenlik yıllarındaki, “sonsuz ve imkânsıza, hayatın en derin gizemlerine olan hayranlık ve kaygı”yı konu alan tartışmalardan almış. İkiliye bu albümde eşlik edenler arasında Alison Goldfrapp, Susanne Sundfør ve Astrid S gibi isimler bulunuyor. 

TEKLİ: Working Men’s Club – Circumference
(Heavenly Recordings)

İlk albümünü 2020’de yayımlayan Working Men’s Club, yeni teklisinde 80’lerin synth pop ve new wave janrlarını buluşturuyor. Yeni koleksiyondan paylaşılan ikinci parça olan “Circumference”, yüksek tempolu ses dünyasında, hiç fark etmeden geçen zamanın içinde bir yerde takılı kalma fikriyle oynuyor. “Zaman geçtiği için artık kendimi daha iyi hissediyorum / Daha derine düştükçe iyi hissediyorum.” dizeleriyle yükselen nakarat, grubun solisti ve söz yazarı Syd Minsky-Sargeant’ın yeni albüm için hedeflediği “mutlu, yükselten müzik ve çok karanlık sözler” tezatına da tam olarak uyuyor. 

TEKLİ: Emir Taha – Lades
(Hoppa Records)

Dokunaklı bir akustik gitar yürüyüşü ve pürüzsüz R&B tınıları yoğruluyor; fırından Londra’da yerleşik Emir Taha’nın “Kalp Çare Arar”ı takip eden yeni teklisi çıkıyor. Şarkıyı, “Ondan kurtulmam gerektiğini bildiğim ama yine de sakladığım bir şey hakkında yazdım. Yasak meyveden bir ısırık almak gibi. İlk başta tadı tatlı gelecek ama seni zehirleyeceğini biliyorsun.” sözleriyle anlatıyor müzisyen. Gabh Diniz’in etkileyici zenne performansına sahne olan bir klibi de var.

EP: Faye Webster – Car Therapy Sessions
(Secretly Canadian) 

Atlantalı müzisyen Faye Webster, rüyalarını gerçekleştirmek için Spacebomb Studios’a girdi. Trey Pollard’ın yönettiği tam 24 kişilik bir orkestrayla hem de! Sonuç, son iki Webster albümünden seçilmiş kimi parçalara yeni bir çerçeve hayal eden bu beş şarkılık EP.

TEKLİ: Deniz Taşar & Halil Çağlar Serin – I’m the Sky, I’m the Earth
(SOLAS Records)

Caz vokalisti Deniz Taşar’ın dinleyicisine sıkı sıkı sarılan, tatlı rüyalara sevk eden, naif mi naif yeni şarkısı. Basçı Halil Çağlar Serin’in geçtiğimiz sene yayımladığı Hypnopedia albümünde yer alan “Submissive” parçasının yeniden elden geçirilmiş, Taşar’ın romantik sözleriyle süslenmiş hâli. Müzisyen bu kayıtla birlikte bizzat kendi etiketi olan SOLAS Records’ın hayat bulduğunu da duyurdu; kapak görseli de Deniz Taşar imzalı.

ALBÜM: William Basinski & Janek Schaefer – …on reflection
(Temporary Residence Limited)

Deneysel müzik sahnesinin öncü isimlerinden William Basinski ve 90’lardan bu yana avangart ses enstalasyonları üreten Janek Schaefer’in ortaklığı,  2020’de COVID sebebiyle hayatını kaybeden besteci Harold Budd’a adanmış. İkili, New York – Londra hattında sekiz yıldır bu proje için çalışıyormuş. Kaynak materyaller de iki müzisyenin geçmiş yıllardan henüz paylaşılmamış bazı kayıtları.

TEKLİ: Arcade Fire – Unconditional I (Lookout Kid)
(Bağımsız)

Yoldaki albüm WE’den yeni tadımlık. YouTube’da polaroid bir fotoğraf eşliğinde paylaşılan parça, düzeni bozulan bir dünyada bile sevmeye devam ederek güçlenebilmek hakkında. Pandeminin getirdiği izole hayat ve düzenin organik bağları unutmaya zorlaması Arcade Fire’a ilham olmuş. Tüm kusurlarımızla birbirimize ihtiyacımız olduğunu; ruhumuza, bedenimize, zihnimize ve kalbimize güvenerek yaşamaya devam etmek gerektiğini hatırlatmak istemiş ekip. 

ALBÜM: Desire – Escape
(Italians Do It Better)

Geçtiğimiz ağustosta dağıldığını açıklayan Portlandlı elektronik müzik topluluğu Chromatics’in Johnny Jewel’ı, Megan Louise ortaklıklı duo projesi Desire’ı 13 yılın ardından geri döndürdü. Yeni albüm Escape, tempo ve groove’un doruklara çıktığı sekanslar ile beyin eriten synth banyolarının bir harmanı. Johnny Jewel prodüksiyonu da her zamanki gibi, fiyakalı! Mirage düeti “Love is a Crime”ın kıpkırmızı bir atmosferde geçen, Pamuk Prenses referansları veren, halüsinatif bir klibi de var; Megan Louise bir avcı, Johnny Jewel ise onun kurbanı.

TEKLİ: Damien Jurado – Taped In Front Of A Live Studio Audience
(Field Painting Music)

Seattle’ın veteran folk müzisyeni Damien Jurado, Reggae Film Star isimli yeni albümünün yaklaşmakta olduğunu duyurdu. Bir söz yazarı ve besteci olarak sürdürdüğü kariyerinin 18. Uzunçaları için prodüktörlüğü de bizzat üstlenmiş Jurado. Kendisiyle özdeşleşen sade, sakin ve dinleyeni hiç zorlamayan gitar tınılarıyla beraber temiz ve dingin vokaller duyduğumuz son iki parçasını takip eden “Taped In Front of A Live Studio Audience”, neşeli ambiyansıyla albümün renk skalasını genişleteceğe benziyor. 

ALBÜM: Tirat
(Warner Music Türkiye)

“Tiyatrodaki tirat, bir düşüncenin kesintisiz aktarımını sağlaması bağlamında rap’in flow’uyla yakın bir ilişki kurar.” fikrinden yola çıkarak tasarlanmış yepyeni bir toplama koleksiyon. Türkçe rap’in kalemi en kuvvetli olanlarını, yeni nesil şairlerini bir araya getiren uzunçalarda; Allame, Cash Flow, Motive, No.1, Ahiyan, Şehinşah ve Şanışer’den birer parça buluyor. Açılışı, Shakespeare’in “Atinalı Timon” tiradıyla sürpriz bir isim, Erdal Beşikçioğlu yapıyor; prodüktör koltuğunda ise Osman Çello oturuyor. Albümün lansman konseri, tüm ekibin katılımıyla 5 Haziran’da Harbiye Açık Hava Sahnesi’nde olacak.

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, İlayda Güler