Eklectric Duo: Teenage Kicks
Barok dönemden pop ve rock müziğe kadar uzanan geniş repertuvarlarıyla klasik müziğe çağdaş bir enerji ve yeni bir bakış kazandıran Eklectric Duo, 8 Kasım’da Maximum Uniq Hall’da sahne alacak. İtalyan müzisyenler Alberto Casadei (çello) ve Elisa Tomellini (piyano) tarafından kurulan ikili, sanatlarını müzik türlerinin geleneksel sınırlarını aşan elektrikli bir tınıyla birleştiriyor.
Avrupa’da eleştirmenler tarafından “Büyüleyici seslerin vahşi bir ritimle kurduğu etkileyici karışım” olarak tanımlanan Eklectric Duo, yenilikçi aranjmanlarıyla sevilen eserlere yeni bir soluk getiriyor. Sahnedeki enerjileriyle benzersiz bir müzikal deneyim yaratan ikili, duyulmamışın büyüsünü yansıtan cesur bir füzyonun temsilcisi. Konserin biletleri burada.
Yaklaşan İstanbul konseri öncesi Eklectric Duo üyeleri, müzisyenlerin büyürken dinlediği albümleri ve bu müziklerin üzerlerinde bıraktığı tesiri kurcaladığımız Teenage Kicks serimize konuk oldu.
TEENAGE KICKS: ELISA TOMELLINI

YAŞ 13-15
O zamanlar en sevdiğin iki albüm neydi?
13 ila 15 yaşları arasında, barok tarzda yorumlanan Vivaldi’nin Dört Mevsim eserini sıkça dinliyordum. Ayrıca Horowitz’in yorumladığı Chopin, Schubert ve Schumann eserlerini çok severdim. En sevdiğim albüm Horowitz at Home’du.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Babam ve onun müziğe olan derin tutkusu sayesinde tanıştım. Hatta bana Elisa adını bile Beethoven’ın Für Elise eserinden esinlenerek vermişti.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Vivaldi’nin kaydı bana enerji verirken, Horowitz’in yorumları beni âdeta büyülemişti.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Geriye dönüp baktığımda bu eserler, en küçük günlük alışkanlıkların bile olağanüstü ödüller gibi hissettirdiği sihirli bir dünyayı temsil ediyor.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
O zamanlar müzik dışında neredeyse hiçbir şey yapmıyordum. Arada sırada ailem beni sanat sergilerine götürürdü, özellikle Empresyonist ressamları çok severdim. Ayrıca bolca kitap okurdum. Açıkçası, klasik müzik dışında hiçbir müziği dinlememe izin verilmiyordu; çünkü öğretmenlerim ve ailem bunun “kulağımı bozacağını” ve müzik eğitimime zarar vereceğini düşünüyordu. O zamanlar biraz fazla korumacıydılar diyebiliriz!
YAŞ 16-18
O zamanlar en sevdiğin iki albüm neydi?
Bu dönemde sürekli olarak Richter’in yorumladığı Rachmaninov’un 2. Piyano Konçertosu’nu ve Prokofiev’in 3. Piyano Konçertosu’nu dinliyordum.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Babam bu albümleri satın almıştı.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Bu eserler büyük Rus repertuvarına olan tutkumun alevlenmesine neden oldu.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Bu kayıtlar, Imola Akademisi’nde eğitim aldığım ve bu repertuvarın gerçek bir sanatsal projeye dönüştüğü zamanı temsil ediyor. Artık daha ciddi şekilde çalışmaya başlamıştım ve birçok meslektaşımla (hatta bazıları artık tanınmış konser piyanistleri) tanışıyordum. Ama bu dönem aynı zamanda çok zordu; çünkü babamı kaybettim ve günlük çalışmalarımı sürdürebilmek gerçekten çok zordu.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
Daha çok dışarı çıkma, özgür olma ve arkadaş edinme isteği hissetmeye başladım. Dünyayı keşfetmek istiyordum, sadece çalışarak geçen günlerden fazlasını yaşamak istedim.
YAŞ 19-20
O zamanlar en sevdiğin iki albüm neydi?
Bu dönemde Liszt ve birçok virtüözlük gerektiren repertuarı dinliyordum.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Piyano öğretmenlerim sayesinde tanıştım.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Hem güçlü hem de özgür bir çalma tarzı bulmamı sağladılar.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Her şeyin mümkün göründüğü, büyük bir güç ve kararlılık dönemi. Günde 12 saat piyano çalışıyordum.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
Kung Fu yapmaya başladım; hayatımdaki ilk spor oldu ve zamanla vazgeçilmez bir parçam hâline geldi. 10 yılı aşkın süre boyunca Kung Fu’nun yanında Tayland boksu da yaptım.
24 yaşında piyanoyu bırakıp kariyerime 14 yıl ara verdim. Bu süre zarfında dağcılık, koşu ve dağ kayağı yarışmalarına kendimi adadım. 2014 yılında müziğe geri döndüm, yeniden yoğun çalışmalara başladım ve üç albüm kaydettim. Bunlardan biri, Liszt’in neredeyse çalınması imkânsız olan 1838 tarihli Paganini Etütleri versiyonunu içeriyordu; bu eseri kaydeden ilk ve tek kadın oldum.
TEENAGE KICKS: ALBERTO CASADEI

YAŞ 13-15
O zamanlar en sevdiğin müzikler neydi?
Beni biçimlendiren bu yıllarda klasik müziğe derin bir ilgi duyuyordum; bu da kökenlerimin zengin gelenekleriyle şekillenmişti. Bu dönemde beni özellikle etkileyen iki kayıt, efsanevi çellist Mstislav Rostropovich’in büyüleyici performansları ve Pierre Fournier’nin yorumladığı Brahms çello sonatlarıydı. Bu sanatçılar beni derinden etkiledi.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Babam da bir çellistti ve müzikle tanışmamda kilit rol oynadı. Bu olağanüstü müzisyenleri bana o tanıttı ve böylece çelloya olan tutkumun kıvılcımı ateşlenmiş oldu.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Bu kayıtlar müziğe yaklaşımımı kökten şekillendirdi. Çellonun derinliklerini keşfetme ve çalma becerilerimi geliştirme arzumu ateşledi. Klasik müziğin güzelliğine kendimi tamamen kaptırdım.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Müzikal yolculuğumda dönüşüm yaşadığım bir dönemi simgeliyorlar. Gençliğimde yaşadığım ilham ve büyüme sürecini hatırlatıyorlar.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
Bu dönemde hayatım neredeyse tamamen klasik müzik etrafında dönüyordu. Saatlerce çello çalışıyor, mükemmelliği hedefliyor ve bu müzik türüne olan tutkumun gelişmesine izin veriyordum.
YAŞ 16-18
O zamanlar en sevdiğin müzikler neydi?
Sonraki ergenlik yıllarımda klasik müziğe olan bağlılığım sürerken, elektronik müziğin (özellikle house müziğin) enerjik dünyasını keşfetmeye başladım. Bu dönemde beni en çok etkileyen iki parça Eric Prydz’in “Call on Me” ve DJ Tiësto’nun “Adagio for Strings”iydi. Bu parçalar kulağımı yeni seslere açtı.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Arkadaşlarım bu yeni müzik keşif dönemimde büyük rol oynadı. Bu parçaları benimle paylaştılar ve beni elektronik ritimlerin enerjisiyle tanıştırdılar.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Bu şarkılar müzikal bakış açımda büyük bir değişimi başlattı. Farklı türleri kucaklamam ve yaratıcılığımı genişletmem konusunda beni cesaretlendirdiler. Bugünkü sanatçı kimliğimin temellerini bu keşifler attı.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Müzik anlayışımın evrildiği ve genişlediği önemli bir geçiş dönemini temsil ediyorlar. Sanatı takdir etme biçimime yepyeni bir bakış kazandırdılar.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
Müzik hâlâ en büyük tutkumdu, ancak aynı zamanda gerçek hayat hikâyelerinden ilham alan kitapları okumaktan ve filmler izlemekten de keyif almaya başladım. Bu kültürel deneyimler bakış açımı zenginleştirdi ve sanatsal ifademi etkiledi.
YAŞ 19-20
O zamanlar en sevdiğin müzikler neydi?
Bu enerjik dönemde klasik başyapıtlardan cazın doğaçlamalarına, elektronik müziğin temposundan pop müziğin akılda kalıcı melodilerine kadar geniş bir müzik yelpazesine daldım. Bu çeşitlilik yaratıcılığımı besledi ve müzikal zevkimi genişletti.
Bu müziklerle nasıl tanışmıştın?
Bu zengin müzik dünyasına girişim, hem müzik camiasındaki arkadaşlarım hem de kendi merakım sayesinde oldu. Her zaman yeni sesler keşfetmeye hevesliydim ve onların önerileri sayesinde sanatsal olanaklara açılan bir kapı aralandı.
Üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını düşünüyorsun?
Bu dönem, büyüme ve keşif açısından oldukça verimliydi. Her tür müziğe dair anlayışımı yeniden gözden geçirmemi sağladı. Farklı stillerle denemeler yaptım ve bu süreçte besteci ve müzisyen olarak kimliğimi oluşturdum.
Şu an dönüp baktığında hayatının nasıl bir dönemini temsil ediyorlar?
Bu yıllar, sanatsal yolculuğumda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Kendi yolumu çizdiğim ve besteci olarak kendime özgü sesimi bulmaya başladığım bir dönemdi. Bu, hem kişisel hem de sanatsal anlamda bir keşif ve kararlılık zamanıydı.
Hayatının bu döneminde senin için önemli olan diğer şeyler nelerdi?
Bu dönemde hayal gücümü harekete geçiren edebiyat eserlerinden, deneyimlerimle örtüşen filmlere kadar birçok kaynaktan ilham aldım. Bu kültürel unsurlar, sanatsal vizyonumun ve kişisel gelişimimin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.