Flying Lotus, Bonnie 'Prince' Billy ve bu hafta başka ne dinlesek?

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal

Haftanın yeni müzikleri: Flying Lotus, Bonnie ‘Prince’ Billy, Anadol & Marie Klock, Shabaka, Etienne Jaumet, Octo Octa, Joshua Idehen, Tanya Tagaq ve dahası.

Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.


EP: Flying Lotus – BIG MAMA 
(Brainfeeder / GRGDN Müzik)

İki yıl önceki Spirit Box EP ardından gelen 13 dakikalık BIG MAMA ile yine dinleyiciyi güvenli bir yörüngede tutmak gibi bir niyet taşımayan FlyLo, “oynat”a basar basmaz insanı âdeta stratosfere fırlatıyor bu kısada. Ellison’ın patlayıcı ama damarı sürekli diri kalan miks anlayışı, fütüristik bir psikedeli oluşturarak ses evrenini yayıyor. Deneysel, çok renkli ve dinamik yapılar; kimi anlarda gerçeküstü ve eski bir atari oyununun ya da hızla çökmekte olan bir oyun motorunun içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor. Herhangi bir parçanın 20-30 saniye sonra nereye savrulacağını kestirmek imkânsız. Devamlı, tek bir parça hâli içeren EP’ye dair “Bir top mermisinden fırlamış gibi hissettirsin istedim; patlayıcı, öngörülemez bir enerji gibi. Sanki yoldan çıkmış bir bilgisayar gibi. Aklını kaçırmış bir makine gibi.” diyen Flying Lotus, dediklerini teker teker yaşatıyor.

TEKLİ: Anadol & Marie Klock –  Rentrer à la maison
(Pingipung)

İçine balıklama dalma arzusu uyandıran gündüz düşleriyle dolu ilk ortaklığıLa grande accumulation’ı 2024’te yayımlayan Anadol ve Marie Klock’tan yeni bir albüm yaklaşıyor. 15 Mayıs’a tarihlenen Manivelles isimli koleksiyonun kapısını aralayan tekli, aylar sonra gerçekleşen bir aile ziyaretinin zihinde yarattığı dalgalanmaları grotesk bir üslupla anlatıyor. Klock’un mikrofon başındaki teatral performansı kadar Anadol’un vintage klavyeler ile yarattığı döngüler de bu tasviri “gerçekçi” kılan unsurlardan. Bir Dachshund köpeğin banyo sefasına eşlik ettiğimiz Timo Schierhorn & UWE imzalı klibe de buradan ulaşabilirsiniz.

ALBÜM: Shabaka – Of The Earth
(Shabaka Records)

Geçen hafta son teklisini yine bu köşede övdüğümüz İngiliz müzisyen Shabaka Hutchings’in albümü de artık elimizde. İlk defa tamamıyla kendi yazıp, prodüksiyonunu ve miksini yaptığı bir albüm kaydeden Shabaka için Of The Earth kişisel anlamda ayrı bir önem taşıyor. D’Angelo ve André 3000’dan ilhamını alan müzisyen, pandemi öncesine kadar bilmediği sular olan prodüksiyon ve flütteki denemelerini bu albümde dinleyicilerle paylaşıyor. Çok da iyi yapıyor. Albüm plakçılarda caz bölümünde yer alacaktır ama tek bir türe sıkıştırmak mantıklı olmaz. Shabaka rap de yapıyor, trip hop ve krautrock’a da göz kırpıyor, Afrikalı soundlara da bolca yer açıyor. Daha cephanesi de var gibi. Yılın ilk aylarının en ilgi çekici işlerinden biri. 

TEKLİ: Suitor – Dull Customer
(Feel It Records)

Suitor, yakında yayımlayacağı ikinci albümü Saw You Out With The Weeds’ten kapanış parçasını yeni tekli olarak paylaştı. Shoegaze efektlerine iyice bulanmış, üst üste yığılan gitar katmanları arasında Emma Shepard’ın ifadeli vokali ve grubun geri kalanının punk enerjisi parçanın omurgasını kurmuş. Sweeping Promises ikilisi Caufield Schnug ve Lira Mondal tarafından Lawrence, Kansas’ta canlı olarak kaydedilen albüm, 20 Mart’ta dinlenebilecek.

ALBÜM: V.A. –  HELP(2)
(War Child Records)

İçinde bulunduğumuz karanlık zamanda, savaş gerçekliği 500 milyondan fazla çocuğun hayatını etkiliyor. İngiliz hayır kurumu War Child UK’in bir uzantısı olan War Child Records yine birçok müzisyenini bir araya getiren ilk HELP albümünü 1995’te yayımlanmıştı, şu an savaştan etkilenen çocukların sayısı o zamana kıyasla neredeyse iki katı. Dikkatimizi ve kaynaklarımızı savaş bölgelerine yöneltmeyi hedefleyen ve albümden kazanılan gelirle çocukların yaşamı, beslenmesi ve eğitimine destek olacak HELP(2) albümünde Arctic Monkeys, Beth Gibbons, Depeche Mode, Ezra Collective, Pulp, Cameron Winter gibi birçok nesilden müzisyen ve gruptan yeni orijinal kayıtlar ve bazı coverlar dinliyoruz.

ALBÜM: Melodi Ghazal – Idol Melodies
(Anyines)

Melodi Ghazal’ın çıkış albümüne yakından bakmak için müzisyenin geçmişine de bir göz gezdirmekte fayda var. Kopenhag’da İranlı göçmen anne babası tarafından yetiştirilen Ghazal, üniversite döneminde çocukluğunda müziğe duyduğu ilgiyi tekrar yakalayıp Rhytmic Music Conservatory’ye girmeyi başarıyor. Ghazal’ın uzunçaları yalnızca Farsça ve İngilizce vokalleri bir araya getirmiyor; aynı anda Hafız’ın şiirlerinden dizeleri müzisyenin uyarladığı hâlleri, sürgün edilen İranlı pop ikonu Googoosh’tan ve Sufi dervişlerden aldığı ilhamı da aynı çatı altında birleştiriyor. Ghazal’ın köklerine ve kalbine yakın, onun için mühim ilham kaynaklarının şarkılardan dolup taştığı Idol Melodies özgün ve kabuklarını soydukça sürprizle karşılaştığımız bir albüm.

ALBÜM: DJs Di Guetto – DJs Di Guetto Vol. II
(Principe)

Lizbon’un banliyölerinde büyüyen bir jenerasyonun bilgisayar başında kurduğu evren, yıllar sonra dans pistini hâlâ diri tutmayı başarıyor. Príncipe’nin arşivden çıkardığı DJs di Guetto Vol. 2, 2000’lerin ortasında şekillenen batida ağının erken bir kesitini yeniden dolaşıma sokuyor. DJ Fofuxo, DJ Jesse, DJ Marfox, DJ N.K, DJ Nervoso ve DJ Pausas tarafından 2007’de üretilmiş bu parçalar, türün daha sonra küresel elektronik müzik sahnesine yayılacak ritmik sözlüğünün ilk taslakları olarak da okunabilir. 

TEKLİ: Octo Octa – Survival Groove
(T4T LUV NRG) 

Maya Bouldry-Morrison’ın trans olarak açıldığı vakit üzerinden geçen 10 yılı onurlandıracak Sigils for Survival adlı dördüncü stüdyo albümünden salıverilen ilk parça. “Survival Groove”da kırılgan bir duygusallıkla kulüp estetiğini buluşturan, sade ama ısrarcı bir house akışı yaratan DJ / prodüktöre ait groove minimal fakat tekrar hissi, parçaya ismini veren “hayatta kalma” duygusu ritmin içine yerleşiyor. Octo Octa’nın sıcak ve analog icrasıyla parçayı steril bir dans pisti müziğinden çok kişisel bir ifade alanına yaklaştırıyor. 

ALBÜM: Etienne Jaumet – Du cortex à l’iris
(Versatile Records)

Zombie Zombie’nin tuşlu çalgılar departmanından sorumlu Etienne Jaumet, son solo albümünü (kimi iş birliklerini saymazsak) sekiz yıl önce yayımlamıştı. Yeni solosunda kullanılan araçlar, Jaumet ve Zombie Zombie dünyasına aşina olanlar için tanıdık: Saksafon, analog synthesizer’lar ve klasik drum machine’ler. Ancak üretim pratiği bu kez daha spontane. Jaumet parçaları hızlı çalmaya ve anlık kompozisyonlara bırakmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım kısa motifler, ısrarcı groove’lar ve minimal katmanlar ile müziğin dokusuna da yansıyor.

TEKLİ: Ronboy – I Am Only Playing
(Bağımsız)

Los Angeles merkezli müzisyen ve besteci Julia Laws (Ronboy) geçtiğimiz yıl Matt Berninger’ın eşlik ettiği “Disaster” parçasıyla dikkatleri çekmişti. Şimdi ise yaz aylarında çıkacak kısaçaları Get Rich’in yeni teklisi “I Am Only Playing” ile karşımızda. Şarkı, kirli alternatif rock unsurları arkasına saklanıp duygusal sözlerle şekil alıyor. Konu olarak müzisyenin ifadesiyle “Artık sakin kalamıyorum hissinin sesli bir şekilde dışavurumuna” yaslanan parça, adım adım net baslar üzerinde ilerleyerek kapanışa doğru gürültülü ve dramatik bir yerde sonlanıyor. 

ALBÜM: Andrew Wasylyk – Irreparable Parables
(Clay Pipe Music)

İskoç müzisyen Andrew Wasylyk yeni albümünde işlerinde çok fazla yer vermediği insan sesini öne plana çıkarıyor. Super Furry Animals’tan Gruff Rhys, Belle & Sebastian’dan Stuart Murdoch, Field Music’den Peter Brewis gibilerinin sesleriyle hayat verdiği şarkılar zaman dışı bir atmosfer yaratıyor. Biraz Harry Nilsson, biraz Talk Talk belki. Uzun süredir beraber çalıştığı Pete Harvey’nin yaylı aranjmanları da şarkıları gayet tadında yükseltmekte. Duygusunu uzun zamandır eşine rastlamadığımız içtenlikle ve ustalıkla yansıtan besteler, hiç zorlamadan şarkının istediklerini veren melodiler. Bu sakinliğe herkesin ihtiyacı vardır diye düşünür, şiddetle tavsiye ederiz. 

TEKLİ: EDU & JUDGITZU – Nudu
(Nyege Nyege Tapes)

Togolu altı kişilik Vodou topluluğu E’DU ile Fransız prodüktör Judgitzu’nun ortaklığı, Togo’daki bir sanatçı rezidansı sırasında yapılan kayıtları baz alıyor. Ülkede ruhlarla iletişim kurmak, topluluk bağlarını güçlendirmek ve doğa güçlerini onurlandırmak amacıyla yapılan Vodou ritüellerinde çalınan ritimleri elektronik bir çerçeveyle buluşturan ortaklık, iki uzun parçadan oluşan bir albüm olarak 3 Nisan’da yayımlanacak. Bu hafta dinlemeye açılan ilk kısım, tam 31 dakika 24 saniye uzunluğunda. Özellikle bahsi geçen törenlerde sıkça çalınan Adbadja, Dan ve Sakpate gibi ritimlerle tanışmak açısından zihin açıcı; kendinizi teslim ettiğinizde de her bir vuruşun en derinlerde yankılandığı bir deneyim vadediyor.

ALBÜM: Joshua Idehen – I Know You’re Hurting, Everyone Is Hurting, Everyone Is Trying, You Have Got To Try
(Heavenly Records / GRGDN Müzik)

İngiliz-Nijeryalı, Stockholm menşeli şair ve müzisyenin elektronik hassasiyetli seçkisi; hem beyni hem de vücudu uyaran, zihni de dansa koşulan uzuvları da harekete geçiren bir deneyim sunuyor. Altıncı albümünde yine elektronik ve spoken-word’ü birbirlerine yedirerek, kulübe hazır aranjmanlarla derin düşünceleri biri diğerinin etkisinden de kalitesinden de eksiltmeden ifade edebiliyor. Bir kez daha uzun soluklu ortağı prodüktör Ludvig Parment (Saturday, Monday) ile çalışan Idehen’in dizeleri parçalardan üstün değil; onların birer ritim ve yapı unsuru. Kariyerinde önceden Sons of Kemet ve The Comet Is Coming ile dirsek teması olmuş müzisyenden dirayet, topluluk ve böyle bir şeye ait olmaya dair güçlü, bazen de muzip anekdot ve itiraflar, kendini kademe kademe açarak önce alımlı bir ortam yaratıp, sonra da bunun içini dolduran Joshua Idehen yılın ayakları yere en sağlam basan albümlerinden birini yapmış.

TEKLİ: Gia Margaret – Good Friend
(Jagjaguwar)

2019’da ses tellerini incitmesinden sonra yıllarca şarkı söyleyemeyen Gia Margaret bu zamanda enstrümantal müziğe yönelmişti. Şimdi ise iyileşmiş sesini tekrar dinleyebildiğimiz bir pop projesiyle geri dönüyor. Nisan sonuna tarihlenen yeni albümününün ikinci teklisi “Good Friend” hafif ve akışkan, modu yüksek bir beste. Margaret’ın aslında pandemiden önce yazdığı parça zamanla müzisyen için biraz daha anlam kazanmış. Sözler özellikle zor zamanlarda arkadaşların, gerçekten iyi bir arkadaş olmanın ve etrafınızda iyi arkadaşlar barındırmanın önemiyle ilgili. Frou Frou’dan Guy Singworth’un prodüktör koltuğunda olduğu “Good Friend”de pop şarkılarında nadir karşımıza çıkan bir keman molası ve sonlara doğru akışa güzelce yedirilmiş bir Gregoryen ilahisi var. 

ALBÜM: Umut Adan & Zebânis – Başka Bahar
(Six Degrees Records)

Umut Adan ile İtalyan müzisyenlerden oluşan Zebânis’in ortak çalışması olan Başka Bahar, Anadolu rock müziğini protest folk ve Akdeniz ritimleriyle yorumluyor. Albüm İstanbul, Torino ve Brüksel arasında şekillenmiş; kayıt süreci ise taşınabilir bir laptop etrafında gelişen göçebe bir üretim pratiğine dayanıyor. “Bogotà” ya da “Pro War” gibi parçalar, dans edilebilir ritimleri eleştirel bir tonla birleştirirken; “İstiklal Noise Interference” gibi kısa ara parçalar albümün şehirler arasında dolaşan ruhunu hatırlatıyor. 

TEKLİ: Loraine James – In A Rut
(Hyperdub)

Loraine James, 8 Mayıs’ta yayımlanacak yeni albümü Detached From The Rest Of You’dan ilk tekliyi paylaştı. Alan Sparhawk, Tirzah, Miho Hatori (Cibo Matto) ve Le3 bLACK x Fyn Dobson gibi heyecan verici konuklar barındıran albümden ilk seslerde James’e Sydney Swan eşlik ediyor. Yoldaki koleksiyonu “IDM popstar albümüm” diye tanımlayan prodüktör, bu kez vokalleri daha merkezi bir yere koyduğunu söylüyor: “Sesimi çok daha fazla kullanıyorum ve genelde yaptığımın aksine miksin içinde daha yukarı taşıyorum. Sanırım biraz özgüven kazanıyorum”.

ALBÜM: Bonnie ‘Prince’ Billy – We Are Together Again
(No Quarter)

Will Oldham çok çalışkandır, biliriz. 30 yılı aşan kariyerindeki 32. albümüyle karşılıyor o da baharı. Kentucky’de kaydettiği yeni işi, Oldham’ın imza sounduna sahip. Ama artık sunumda o kadar usta ki bestelerin hepsi son derece akıcı vokal melodileri ve yaylılarla kulağınızda eriyor sanki. Bolca kadın konuk vokalin yer alması da çalışmaya heyecan katıyor. Sevenlerini çok mutlu edecek, koşturmanızın arasında nefes almanızı sağlayacak bir albüm. Başımızdan eksik etmesin, ne diyelim. 

ALBÜM: Tanya Tagaq – Saputjiji
(Six Shooter Records)

Inuktitut dilinde “belirlenmiş koruyucu” anlamını taşıyan Saputjiji, kışkırtıcı, sivri ve sıkıntı yaratan bir diyalog başlatıyor bizimle. Dünyanın çivisi çıkmışken sürekli mutluluğu kovalama, en iyi hissetme ve en iyisine ulaşma gibi kurumsallaşmış hareketlerimize karşılık dikenli yapısı, düzensiz sesleri ve elektronik katmanlarıyla asi bir ruh hâlini taşıyor. Sisteme içkin militarizm, sömürü, endüstriyelleşme gibi korku unsurlarını yerel hafıza, mekân ve direniş içerisinde bükerek dinleyeni etken kılan, rahatı bozan, deneysel ve sert bir dinleti. “Topluca bir bilinç değişimine ihtiyaç var, ayçiçekleri yanıp kavrulmadan önce.”

ALBÜM: Alice Sara Ott – Jóhann Jóhannsson: Piano Works
(Deutsche Grammophon)

Alice Sara Ott, 2018’de hayatını kaybeden İzlandalı besteci Jóhann Jóhannsson’un eserlerinin piyano uyarlamasıyla her şeyin biraz fazla hissettirdiği zamanlarda büyüleyici anları ve bulanıklığı silikleştirme gücünü taşıyabilecek bir atmosfer yaratıyor. Ses mühendisi Bergur Þórisson’un stüdyosunda kaydedilen 30 şarkılık Jóhann Jóhannsson: Piano Works, bestecinin işlerinin özündeki hafifletici, parlak ve samimi duyguları tekrar ortaya çıkarmış.

TEKLİ: Cass McCombs, Chris Cohen – Steel Reserve / Ignis fatuus, Hinkypunk, Sharkfins and Ambergris
(Hardly Art / Domino / GRGDN Müzik)

Cass McCombs ve Chris Cohen birlikteliğinden çıkan iki parça, McCombs’un sözlerini yazmasıyla başlayıp müziğin Cohen tarafından tamamlanmasıyla şekillenmiş. Gevşek bir folk-rock akışına yaslanan şarkılardan “Steel Reserve”, klasik gitar melodilerinin taşıdığı daha sakin ve içe dönük bir hatta ilerliyor. “Ignis Fatuus” biraz daha enerjik, yer yer esprili bir tona sahip. Ayrıca Cohen ve McCombs’un vokal armonileri ve birbirlerine pasladıkları dizelerle de ikilinin “gerçek anlamda ilk düeti”. McCombs şarkılar hakkında şöyle demiş: “Her iki şarkı da bir anlamda onur kavramı üzerine çatlak, kırık dökük düşünmeler gibi. ‘Steel Reserve’, çalılıkların arasında, gözlerden uzak bir yerde dolaşıyor; kamusal hayatın onura sunabileceği pek bir şey olmadığını ima ediyor. ‘Ignis Fatuus’u ise W. B. Yeats’in dizeleriyle anlatabilirim: ‘Kan ve deliliğin lekelediği bir yeryüzü.’”

ALBÜM: Hater – Mosquito
(Fire Records)

Hater, 2022 tarihli Sincere’in ardından gelen Mosquito’da puslu gitarlarını bir adım geri çekip kendine daha geniş bir oyun alanı yaratmış. İsveçli grubun shoegaze ve dream pop arasında dolaşan dünyasında bu kez daha temiz bir indie rock tonuna göz kırpan anlar da bol. Kalp kırıklıkları, kararsızlıklar ve romantizmin tuhaf yanları albüm boyunca dile dökülürken, Mosquito döndürdükçe yeni bir parçaya takılabileceğiniz türden zengin bir seçkiye sahip. “Angel Cupid”in geçtiğimiz haftalarda yayımlanan klibine de buradan ulaşabilirsiniz.

TEKLİ: Basement – WIRED / Broken By Design
(Run For Cover Records)

İngiliz alternatif rock grubu Basement, 2018 tarihli Beside Myself sonrası verdiği ara ardından bir albüm haberi ve iki yeni şarkı ile döndü. Albüm, grubun büyük bir plak şirketiyle yollarının kesiştiği sürecin ardından yaratıcı pusulasını yeniden ayarladığı bir eşikte doğmuş. Bu bağlamda WIRED, Basement’ın bugüne kadarki “en net, en kararlı sanatsal ifadesi” olarak tanımlanıyor. Grup, yeni albüm için St. Vincent, Mannequin Pussy, Beth Ditto gibi isimlerle çalışmış olan John Congleton ile güçlerini birleştirmiş. Gitarist Alex Henery ise yeni dönemleri için şöyle nabız yükseltiyor: “Basement’ın böyle tınlayabileceğini hiç düşünmemiştim. Ama kafamın içindeki Basement hep böyleydi.”