HardLove: Yalnızlıktan yakınlığa doğru
Yazı: Harun Kubat
Artalan Kolektif‘in 2023’ten beri sahneye taşıdığı üç oyundan biri olan HardLove, hayatlarında zor dönemlerden geçen iki insanın, barda tanışıp birlikte geçirmeyi planladıkları bir gecede yaşadıklarına odaklanıyor. Modern hayattaki arayışlara ve yalnızlığa cesur bir yerden yaklaşan, Anıl Can Beydilli’nin yazıp yönettiği oyun, 22 Ekim’de Koma Sahnesi’nde izlenebilir.

Konu nedir?
Hayatlarından pek memnun olmayan iki yabancı, bir barda tanışır ve aralarındaki cinsel çekime kapılarak birlikte eve giderler. Ancak heyecanlı geçmesini bekledikleri geceleri, karşılıklı bir uyuşmazlık yüzünden yarım kalır. Sevişmek yerine seks hakkında konuşmaya, birbirlerinin arzularını, korkularını ve bedenlerini tanımaya başlarlar. Gece boyunca sohbet ilerledikçe tenlerinin yerini ruhları alır âdeta. Birbirine yabancı bu iki insan, belki de bu gece sayesinde hiç olmadığı kadar kendilerine yaklaşır.
İzlemeden önce bilmemiz gerekenler
Oyun 70-75 dakika süren tek perdeden oluşuyor ve izleyicileri güldüren bolca ânı var. Fakat bana kalırsa finale doğru sahnede artan duygusal yoğunluk, oyunun bıraktığı izlerde daha baskın bir rol üstleniyor, buna biraz hazırlıklı olunmalı.
İlk intiba?
Modern dünyanın karmaşık ilişkilerinde seksin önemli bir rol oynadığı aşikâr. Toplumun gözünde konuşulması ayıp görülen seksi konuşmak insanları heyecanlandırır mesela. Her bir yeni keşif ile sınırları genişletmenin verdiği hazza sığınılır. HardLove da tam bu noktada, seks üzerinden kurulan bağı ve seksin sebep olduğu tüm tartışmaları yansıtmayı hedeflemekle var oluyor. Afişini gördüğüm anda yakınlık ve çatışmalar üzerine kurulu, arzuyla iç içe geçmiş bir hikâyeyle karşılaşacağımı biliyordum. Ahmet ve Ayşe olarak varsaydığımız iki karakterin ilk fikir ayrılığında, düşüncelerim doğrulanmış oldu. O an, onların yaşadığı gerginliğin içinde nelerin filizlenebileceğini merakla takip etmeye başladım. Ahmet ve Ayşe, özlerinde hissizleştikleri hayatlarında bir şeyler için çabalayan iki insan aslında. Ama bir yere veya birine ait olmaya dair büyük tereddütleri var. İki ayrı uçtan yapılan tanımlarla anlamaya çalıştıkları seks hakkında bile bolca soruları var. Bu yüzden de kendi ördükleri duvarlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. İzleyici olarak, gece boyunca onların duvarlarını tuğla tuğla söküşüne tanık olmak, hem içsel bir çıplaklık hissi yaratıyor hem de komik bir tuhaflıkla sarsıyor.
En çok neyi sevdin?
Gülnara Golovina imzalı hareket tasarımı, sınırları zorlayan beden kullanım ile oyuna dair beni en heyecanlandıran şey oldu. Tabii, buna Yasin Gültepe’nin ışık tasarımının sağladığı etkili atmosferinde katkısı büyük.
En az neyi sevdin?
Dekorun yaşanacak olaylara dair öngörülebilirliğe sebep olmasını pek sevemedim diyebilirim.

Oyun, modunu nasıl etkiledi?
HardLove sona erdiğinde ilk düşündüğüm şey duygusallığı ve mizahı bir potada eritmeyi oldukça çarpıcı bir yerden başarabilmesi oldu aslında. Geçmişte yaşanan ve gelecekte yaşanabilecek ilişkilere dair kapıları araladı zihnimde. Kendimi ne kadar tanıyorum? Birilerini tanımaya, kendimi tanıtmaya hazır mıyım? gibi sorularla baş başa kaldım. Tabii, korkularımla yüzleştirdiği kadar bir yandan umutlu olmamı da sağladı.
Oyunculuk için neler söyleyebilirsin?
Yönetmenliğini üstlendiği Merhaba Anne, Benim, Lou Lou kısa filmiyle tanıdığım Atakan Yılmaz ve tiyatro geçmişiyle dikkat çeken Tuğba Sorgun arasında güzel bir kimya ortaya çıkmış. Performansları son derece etkileyiciydi. Ahmet ile Ayşe’nin tereddütleri ve yakınlaşmalarını, sahnede yalnızca sözlerle değil; beden dillerini de kullanarak yansıtmayı başardılar.
Kimler sever?
İzledikleri hikâyelerde, yaşadıkları içsel dönüşüm sayesinde baştaki hâllerinden bambaşka iki insana dönüşen karakterleri görmeyi seven seyirciler özellikle beğenecektir.
Bunu seven şunları da sever
Bir karşılaşmanın tüm çıplaklığıyla bastırılmış arzuları, çatışmaları ve bedeni sarsan duyguları tek gecede açığa çıkardığı bu tiyatro oyunu gibi Good Luck to You, Leo Grande filmi de iki insanın bir otel odasında kurduğu o kırılgan, dürüst bağı anlatıyor. Yaşlı bir kadınla genç bir erkek arasındaki buluşma, yakınlık kavramının çerçevesini incelikle yeniden şekillendiriyor.
İki erkek arasında her şeyin bir otel odasında başlayıp şiddetlendiği Tevafuk oyununu da yanına eklemek isterim.
Yazara / yönetmene bir soru soracak olsan ne olurdu?
Tek gecede geçen hikâyelerde, hem karakterlerin hem de izleyicinin zihninde birçok soru döner. Oyunun yazım aşamasında sizin zihninizi meşgul eden en büyük soru neydi?