HEALTH, Fred again.. ve bu hafta başka ne dinlesek?
Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal
Haftanın yeni müzikleri: HEALTH, Fred again.., Hercules & Love Affair, Dry Cleaning, This Is Lorelei, Jad Fair & Yo La Tengo, Lumatin, Yumi Zouma ve dahası…
Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.

ALBÜM: HEALTH – CONFLICT DLC
(Loma Vista Recordings)
“Hayır, bu sadece senin hayalin değil. Gelecek berbat ve şu anda bu yazıyı okuduğun telefon durumu daha da kötüleştiriyor, ama lütfen onu elinden bırakma. Öfke, korku, üzüntü ve ölümle dolu 12 yeni parçayı duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz ve senin zaten bulanıklaşmış dikkatini biraz daha talep ediyoruz.” Noise pop üçlüsü HEALTH, yeni albümünü bu sözlerle paylaşmış. Grubun erken dönemlerindeki daha çiğ yaklaşımlarını tercih edenler için büyük heyecanlar yaratmasa da Rat Wars’taki bütünlüklü endüstriyel dokunun yine yerli yerinde olduğunu söyleyebiliriz.
TEKLİ: Yumi Zouma – 95
(Nettwerk)
Yeni Zelanda çıkışlı Yumi Zouma, yeni teklisinde incelikli ama hafif de can sıkıcı bir duyguya dokunuyor: Uzun zaman peşinden koşup sonunda ulaştığınız bir hayalin, aslında tam da istediğiniz şey olmadığını ve sizi planladığınız gibi mutlu etmediğini fark etmek. İsmini ABD’deki bir otoyoldan alan parça, grubun turne sırasında geçirdikleri dönem boyunca ailelerine duydukları özlemden doğmuş. Synthler ve katmanlı vokallerle dream pop evrenini kuran şarkının en baskın tarafı ise melankolisi. “95”ı sevdiyseniz, grubun önümüzdeki ay yayımlanacak albümünden paylaşılan diğer beş parçaya da mutlaka göz atmanızı öneririz; zira yeni albüm için bizi fazlasıyla heyecanlandırdılar.

EP: Hercules & Love Affair – Someone Else Is Calling
(Stratasonic)
Hercules & Love Affair’in müziği sevginin, ruhun, bedenin kesiştiği noktada geriye dans etmenin toplumsal ve duygusal hislerini bırakıyor. Hipnotik atmosferiyle sokaklardan, şehirlerden, mekânlardan taşan duygusal arınma anlarına eşlikçi Someone Else Is Calling, her saniyesiyle kulüp coşkusunu ateşleyecek techno ve house arasında, başları döndüren synthleriyle, içinden terlemeden çıkılması zor bir dinleme deneyimi olmuş.
ALBÜM: Juliana Hatfield – Lightning Might Strike
(American Laundromat Records)
Zor geçirilmiş bir dönemin çıktısı olan Lightning Might Strike albümünde Juliana Hatfield “kader, çaresizlik, travmanın etkileri ve değişemediğimiz ve değişmediğimiz yollar” gibi fikirler üzerinde düşünüyormuş. Yalnızlığı, depresyonu, kayıpları umut etme ve minnettarlık ile saran koleksiyonun omurgasını oluşturan pop-rock unsurları ve zaman zaman alaycı zaman zaman duygusal sözleri, kırılganlıklar ve travmalar arasında gezinen bir alan bırakıyor dinleyiciye. Anlayacağınız kişisel bir hikâyenin duygusal kırılımlarına ortaklık ediyorsunuz.

ALBÜM: Fred Again…-USB
(Atlantic Records UK)
Malumunuzun 2022’den beri inşa ederek ortak işleri ve üç yıl içinde biriktirdiği başka remiks ve “freddit”lerle doldurduğu çalma listesi, derlemesi veya yayımlanma biçimiyle de içeriğiyle de bir “sürüm dosyası”. DJ setlerinde denediği, henüz ad koymadığı, hatta bazen bitirip bitirmemeye karar vermediği parçalar bir arada. Anlatı, duygu arkı ya da konsept aramak şart değil ama boş da olmaz sanki. Katartik melodilerle banger’lığı, atmosferik dokularını kimi hazır, kimi taslak tüm parçalarda yaşatarak Gen Z ve başkaca nesillerden çektiği ilginin hakkını hâlen veren bir prodüktör olan Fred Gibson, ismi ne kadar jenerikleşirse jenerikleştirsin desenleri baştan çıkarıcılıklarını, üretkenliğiyse bereketini yitirmiyor. Temiz biri ama müziği hâla leşşş gibi. Amyl and The Sniffers, BEAM, Caribou, Floating Points, Four Tet, I. JORDAN, JPEGMAFIA ve Romy gibi isimlerle çalışmalarını; CLIPZ, hAAi, MESSIE, Nia Archives ve Rico Nasty gibilerinin de Fred again.. parçalarına yaptığı düzenlemeleri içeren nitelikli bir toplama.
TEKLİ: Mumford & Sons – Prizefighter
(Island Records)
Mumford & Sons, yoldaki yeni albüme adını veren “Prizefighter” teklisini yayımladı. Justin Vernon ve Aaron Dessner’ın da yazım sürecine dâhil olduğu parçada ikilinin yaratıcı dokunuşu net biçimde hissediliyor. Daha akustik ve dingin bir hatta ilerleyen “Prizefighter”, grubun folk kökleriyle bugün geldiği noktayı ve Marcus Mumford’ın kaleminden çıkan sözlerin duygusal tonunu nostaljik ve iç burkucu bir yerde buluşturuyor. Tüm bu yönleriyle parça, Mumford & Sons’un son yıllarda yakaladığı yaratıcı canlanmanın işaretlerinden biri. Mumford & Sons diskografisinin altıncı albümü Prizefighter, 13 Şubat’ta dinlenebilecek.

ALBÜM: Jad Fair & Yo La Tengo – Strange But True
(Joyful Noise Recordings)
Jad Fair’i kardeşiyle kurduğu eksantrik, Cobain’in de o elim günde tişörtünü giydiği, Half Japanese grubuyla tanıyoruz ama onun dışında bolca ortak çalışmaya da imza attı kariyeri boyunca. İlk olarak 1998’de yayımlanan Strange But True, pek sevdiğimiz Yo La Tengo ile olan birlikteliği, tekrar gün yüzü görüyor. Garip gazete başlıklarına kardeşi David’in yazdığı sözlerden oluşan Fair vokallerine, Yo La Tengo’nun tarzdan bağımsız lo-fi müziklerinin eşlik ettiği 41 dakikalık albüm 22 şarkıdan oluşuyor. Tengo formunun zirvesinde, Fair’in performansı da üst düzey. 90’lar indie rock’ının tadı da başka. Nostalji yapmaya birebir.
TEKLİ: Colleen – Antidoto
(Thrill Jockey)
Altı buçuk dakikalık bir synth rüyası. Besteci ve multi-enstrümantalist Colleen (ya da gerçek adıyla Cécile Schott), 20 Mart’a randevu verdiği yeni albümü Libres antes del final hakkında “Harekete, bedene, suya, aciliyete; eski yaraları onarmaya, kişisel engelleri aşmaya ve her şeye yeniden başlamaya bir övgü.” tanımını yapmış. Albümün genelinde baskın olan karanlık enerjiye karşılık gelen olumlu bir denge unsuru olarak kurgulanan “Antidoto”, Colleen’in loop sarmallarında umutlu hisler yayıyor.

ALBÜM: Lumatin – Modus
(Soma Tune)
İstanbullu prodüktör ve müzisyen Salih Ziya Sama’nın Lumatin ismiyle yayımladığı ilk albümü, iki yıllık bir hazırlık sürecinin ürünü. Netam, Danae Palaka, Eliyo ve Kuduban gibi farklı coğrafya, kültür ve yaklaşımlardan müzisyenlerin de çeşitli duraklarında Lumatin’e eşlik ettiği koleksiyon, electronica ve house gibi stiller arasında mekik dokuyor. Modus ayrıca müzisyenin kurucusu olduğu Some Tune etiketinin de ilk yayını olma özelliği taşıyor.
TEKLİ: A.G. Cook – Dread (The Moment OST)
(A24 Music)
Charli XCX’in pop müziğin zirvesindeki yerinin müzikal olarak hakkını verdiğin söylemeli. Bunun en büyük nedenlerinden biri de A.G. Cook. XCX’in geçen seneyi birbirine katan albümü brat ve onun remix hâlinin de prodüksiyonunu üstlenen isim bütün o ambalajı bir yana koyduğumuzda hakikaten de çok iyi iş çıkarmıştı. Charli XCX’in ocak sonu gösterime girecek mockumentary tarzındaki filmi The Moment’ın soundtrack’i de Cook’a emanet edilmiş. XCX’in 2012’de Icona Pop ile yaptığı “I Love It”n samplelarından oluşan şarkı, minimal bir soundtrack havasında. Yine de etkileyici olduğunu söylemeli. Pop müzik son yıllarda son derece sofistike prodüksiyonlarla keyifli bir dönemden geçmekte. Cook da buna güzel destek atıyor. Takibe devam.

ALBÜM: This Is Lorelei – Holo Boy
(Double Double Whammy)
Nate Amos, This Is Lorelei ismiyle daha görünür olduğu ilk albümü Box for Buddy, Box for Star’ı 2024’te yayımladıktan sonra bu yıl ise parçası olduğu Water From Your Eyes’ın It’s A Beautiful Place albümüyle de kulaklarını daha sık çınlatmaya başladığımız isimlerden biri oldu. Holo Boy, Amos’un 2014–2021 arasında yazdığı; kalabalık This Is Lorelei diskografisinden seçilen şarkıların yeniden kaydedilmiş yeni versiyonlarını bir araya getiriyor. Yüzlerce kayıt arasından bir “best of” çıkarmak yerine, hâlâ Amos’a bir şey ifade eden ve bugün de ilginç gelmeye devam eden şarkılar bu albümde toplanmış. Canlı davullar dışında her şeyin Amos’un ev stüdyosunda, neredeyse dolap büyüklüğünde bir odada kaydedilmiş olması, albümün DIY ve utanmaz havasını olduğu gibi korumuş. Akustik gitar oyunlarıyla öne çıkan “Friend 2”, autotune’u ses numaraları ve kapı gıcırtılarından ritim çıkaran “Mouth Man” ile neredeyse bir Beach Boys şarkısı olan “I Can’t Fall” derken; albüm tek bir tona sabitlenmiyor. Amos da bu dolaşma hâlinde kendi ses evreninin sınırlarını oyunbazca kurcalıyor; biz de zengin melodilerle ve yaratıcı prodüksiyonlarla dolu yaratıcı dünyasının zaman içinde aldığı hâllere şahit oluyoruz.
ALBÜM: Nas & DJ Premier – Light-Years
(Mass Appeal)
Nas’ın eski Gang Starr üyesi prodüktörle Illmatic’ten (1994) Stillmatic’e (2001) kadarki solo albümlerinde birlikte çalıştıktan sonra ilk kez 20 yıl önce göz kırptıkları, 2000’ler sonrasıysa çakışan programlar, plak şirketi politikaları ve başka projeler araya girince tozlu raflara kalkmış albümü. Mass Appeal’ın bu yıl Slick Rick, Ghostface Killah, Mobb Deep ve De La Soul gibilerini kapsayan yedi farklı isimle patlattığı Legend Has It… serisinin sonuncusu olarak acelesiz, kendini kanıtlama derdi olmayan bir iş. DJ Premier’in beatleri bilinçli biçimde sade; boom bap’ı güncelleme çabasına girmeden olduğu yerde sabitli. Nas ise teknik gösteriden çok pozisyon almış, reflekslerini değil de birikimini konuşturur hâlde. Ne nostaljiye abanan, ne de bugüne göz kırpmaya çalışan parçalar; iki ismin de hâlâ kendi hızlarında ve kendi alanlarında rahatça ve ustaca çalışabildiği, iddialarını ses yükseltmeden kurduğu bir albüm.

TEKLİ: Dry Cleaning – Let Me Grow and You’ll See the Fruit
(4AD / GRGDN Müzik)
Eleştirel, soğuk tonu ve ironi dolu sözleriyle kendi imza tarzını yaratan Dry Cleaning’in, yeni tekli si“Let Me Grow and You’ll See the Fruit” yine bu yolu izlese de de ses dünyası ilk dinleyişte biraz daha mutlu tınlıyor. 9 Ocak’a tarihlenen yeni albümün üçüncü teklisi olan şarkıda gruptan bugüne dek pek duymadığımız tatlı ve kibar bir akustik gitar yürüyüşü, solist Florence Shaw’un her zamanki konuşma tarzındaki icrasını tamamlıyor. Parça için ilhamı 60’ların folk grubu Pentangle, 2001: A Space Odyssey, antik Roma şairi Vergilius, Robyn Rocket ve Joanna Sternberg gibi farklı dönemler ve medyumlardan almış grup. Shaw parça hakkında şöyle diyor: “Aşırı odaklanma ve yalnızlık hakkında. Günlükten bir sayfa gibi, itiraf niteliğinde ve bilinç akışı tarzında yazıldı.”
TEKLİ: Remember Sports – Cut Fruit
(Get Better Records)
Remember Sports’un 13 Şubat’ta yayımlanacak yeni albümü The Refrigerator’dan paylaşılan “Cut Fruit”, Carmen Perry’nin sesiyle iç içe geçen gitar cümlelerinin birbirini parlatıp büyüttüğü, enerjisini tek tek öğelerden ziyade bütünlükten alan bir parça. İlerledikçe çığlığımsı bir enerji boşalımına evrilen “Cut Fruit”, albüm için yazılan ilk şarkılardan biri olarak bütün akışın ruhunu belirlemiş. Perry’nin deyimiyle şarkı, hiçbir yere varmayan, faydasız ve iç bunaltıcı düşüncelerin etrafında dolaşıyor.

EP: Dorothy – Sea Songs
(Fire Talk)
Jude Woodhead (Saint Jude), Francesca Brierley (heka) ve GG Skips, Sorry, RIP Magic gibi grupların üyesi Marco Pini’den oluşan Dorothy, sene boyunca yayımladığı üç teklinin de yer aldığı ilk EP’siyle aramızda. Beş farklı sahne üzerinden dinleyici başka dünyalara taşıyan EP, puslu prodüksiyon yaklaşımı ve meditatif atmosferiyle hızla etkisi altına alıyor. Deniz imgesi etrafında nostalji temasını ve kaçış arzusunu şarkılaştıran Dorothy’nin konsept yaklaşımını daha uzun bir anlatıda da deneyimlemek için şimdiden gözümüz yollarda.
ALBÜM: Archy Marshall – A New Place 2 Drown (Instrumentals)
(XL Recordings / GRGDN Müzik)
Birçoklarımızın King Krule mahlasıyla tanıdığı Archy Marshall, 2015 yılında yayımladığı A New Place 2 Drown albümünün 10. yılını enstrümantal versiyonuyla kutluyor. Yanında aynı yıllara ait, gizemli “When and Why” teklisini minik bir hediye olarak vermeyi de ihmal etmiyor. Güneşin yüzünüze tatlı tatlı sıcaklıklar bırakmadığı; çatlak ses dokuları sayesinde gri büyük yapıların arasında, sisli bir günde yürür gibi hissettiren ve tam tarif edilemeyen bir huzursuzluğu var koleksiyonun. İçinden çıkmak yerine kendinizi bir anda tam ortasında bulabilirsiniz çünkü. Birbiriyle kesişen cızırtılı ve yankılı seslerin içerisinde var olan enstrümantal kayıt, yalnızlık, yabancılaşma, gelecek arasında yürüdüğünüz bir ip varsa; onu daha keskin hâle getirebilir bizden söylemesi. Bulanık anılara eli kolu kaptırmamak pek mümkün gözükmüyor.