“I Know This Much Is True” izlenir mi, izlenmez mi?

HBO’nun yeni ve gözde draması ile ilgili neden böyle bir soru soruyoruz? Çünkü taşıdığı ve izleyicisini ortak ettiği yük bir hayli ağır. Bu yükün altına girilir mi girilmez mi, işte bunu biraz irdelemekte fayda var. Önce madde madde diziye dair bilinmesi gerekenleri sıralayalım:



-Öncelikle I Know This Much Is True altı bölümden oluşan bir mini dizi. 

-Dizi akli melekesi yerinde olmayan bir adamın bir kütüphanede dinî referanslar haykırarak kendi elini kesmesi (savunmasına göre “kurban” etmesi) ile açılıyor. 

-Eline kıyan karakter Thomas Birdsey. Thomas paranoyak şizofreniden muzdarip. Thomas’ın bir de ikizi var; Dominick. İkisini de Mark Ruffalo oynuyor ve baştan sona göz dolduran bir performans sergiliyor. Emmy alması muhtemel. Ruffalo aynı zamanda dizinin prodüktörü.

-Bir hayli zorlu ve trajik bir geçmişi olan Ruffalo’nun bu diziye hem başrolde hem prodüktör sıfatıyla soyunması anlaşılır olmakla birlikte biraz da ürkütücü. Bilmeyenlere kısa özet verelim: Fakir bir ailenin içine kapanık evladı olarak büyür. Genç yaşta oyunculuk hayalleriyle Hollywood’a taşınır. Evini de paylaştığı en yakın arkadaşı intihar eder. Oyunculuğa başlar, kariyeri yükselişe geçer, evlenir, çocuk sahibi olmak üzereyken beyninde tümör tespit edilir. Bebeği doğar doğmaz neşter altına yatar. Ameliyat başarılı geçer ama yüzünün yarısı felç olur, tek kulağı da sağır. Uzun bir süre kendini izole eder ve tüm enerjisini iyileşmeye verir. Tam toparlamış ve geri dönüş yapmışken kardeşi Scott Ruffalo evinde kafasından vurulmuş bir halde ölü bulunur. Bunu takip eden depresyon döneminde sinemayı bırakma kararı alır ve ailesiyle inzivaya çekilir. Neyse ki döneminin en parlak oyuncularından biri olarak kabul edilen Ruffalo farklı proje ve sıfatlarla tekrar aramızda. 

-Diziye dönelim. Elin kesilmesinden sonra tarihte ileri geri zıplamalarla olayların nasıl bu noktaya geldiği aile içi ilişkilerin irdelenmesiyle anlatılıyor. Bir de tabii sonrasında Thomas’ın sorun ve haksızlıklarla dolu yaşadığı hukuki süreç ve vicdan yüklü kardeşi Dominic’in ona sahip çıkmaya çalışma hikâyesi var. 

I Know This Much Is True, Amerikalı yazar Wally Lamb’in 1998 tarihli aynı isimli kitabından uyarlama. Kitap Türkçeye çevrilmedi ama artık eli kulağındadır muhtemelen. 

-Dizinin yönetmen koltuğunda Blue Valentine ve The Place Beyond The Pines gibi filmlerle öne çıkmış yönetmen Derek Cianfrance var. 

-Martyn Palmer’ın I Know This Much Is True’nun başrol oyuncuları, yönetmeni ve yazarıyla; diziye dair yaptığı fazlasıyla detayları röportajları okumak için buraya ve buraya tıklayabilirsiniz. 

Diziye dair bir çırpıda bilmeniz gerekenler bunlar. Kağıt üzerinde her şey dört dörtlük, yerli yerinde. Dizinin IMDB puanı 8.2, Rotten Tomatoes puanı ise yüzde 75. Yani tüm veriler drama severleri sorgusuz sualsiz dizinin başına oturmaya davet ediyor. Ama böylesi bir dönemde altı bölümlük bir cendereye hazır mısınız? Buna ihtiyacınız var mı? 

I Know This Much Is True yönetmenlik, oyunculuk, sanat yönetmenliği diye uzayıp gideyen bir listenin her dalında nefis iş çıkarıyor. Ama iş hikâyenin özüne gelince işin cıvkı biraz çıkıyor. Yazar karakterleri sadece acı çekmeleri için yaratmış gibi. Ki edebiyat tarihi bahtsız karakterlerle dolu. Buna çok itirazımız olamaz. Kendi zevkine göre yarattığı karakterleri keyfince cezalandırabilir. Ama bunu bile bile olanlara şahitlik edilir mi? 

Yönetmen Cianfrance da bu noktada devreye giriyor ve hızlı bir editle 120 dakikaya inip harika bir film olabilecek diziyi ince ince, sakin sakin uzatarak 6 bölüme çıkarıp izleyicinin ıstırabını uzattıkça uzatıyor. Üçüncü sınıf bir arabesk filminde baş karakterin başına gelebilecek türden trajediler Birdsey kardeşlerin başına gelirken hayata küsmemek için yoğun bir çaba sarf ediyorsunuz. 

Evet dizide gerilim, şüphe, tansiyon, finalde sizi bekleyen bir acı tatlı “twist” var ama sürekli kendinizi direksiyona geçip vitesi artırmak isterken buluyorsunuz. Dizi ağır tempoyu sizi vurucu bir finale hazırlamak için kullanıyor gibi dursa da işin ucunu biraz kaçırıyor ve duraklama ve gereksiz detaylar biraz sırıtmaya başlıyor. Ya da içinde yaşadığımız dönem zaten o kadar ağır ki I Know This Much Is True’yu kaldıracak halimiz, taşıdığı zekâyı görüp takdir edecek mecalimiz yok. 

Nihayetinde I Know This Much Is True izlenir mi, izlenmez mi? Dizi saç baş yoldurup, isyan ettirse de balyoz gibi ağır dramaları sevenleri fazlasıyla tatmin eder. Yok “ben fazla karamsarlığa gelemiyorum” diyorsanız arkanıza bakmadan kaçın.