I Will Found You: Netflix - Coben evrenindeki gedikler ve albeniler

Yazı: J. Hakan Dedeoğlu

Netflix ekranlarına düşen yeni suç dizisi I Will Find You, yayımlandığı hafta dünya genelinde en çok izlenen yapımlar arasına girdi. Amerikalı yazar Harlan Coben’ın Netflix’le anlaşmasının yeni ürünü olan bu sürükleyici dizi, tüm artılarına rağmen şu soruyu da beraberinde getiriyor: Netflix – Coben dünyası artık çok mu tanıdık? 


Konu nedir?

Bir baba, öz evladını hunharca öldürmekten ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir. Tanıdığı ve sevdiği insanlarla bağlantısı tamamen kesilmiş bir şekilde hapiste geçen beş yılın ardından, hiç beklemediği bir anda oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair bir ipucu çıkar karşısına. Nasıl, sert giriş değil mi? Sadece suç dizisi kovalayanlar değil; herkes ânında tav, ekran başındayız!  

İzlemeden önce bilmemiz gerekenler

Dizi, Netflix ile Harlan Coben arasındaki uzun soluklu ortaklığın son ürünü. “Kim yahu bu Harlan Bey?” diyenlere kısa bilgi: Kayıp kişiler, aile sırları ve beklenmedik ters köşeler üzerine kurulu gerilim romanlarıyla tanınan 1962 doğumlu Amerikalı bir yazar. Bugüne kadar 35’ten fazla roman kaleme alan Coben’ın eserleri 40’tan fazla dile çevrildi ve dünya çapında 90 milyondan fazla sattı. 2018’de Netflix ile bir anlaşma yaptı ve romanlarının dizi, film uyarlama hakkını bu platforma verdi. 

Dönelim diziye. Eğer daha önce The Stranger, Stay Close, Fool Me Once ya da Missing You izlediyseniz sizi oldukça tanıdık bir dünya bekliyor. Kayıp insanlar, aile sırları, her bölüm sonunda gelen ters köşeler ve son âna kadar saklanan gerçekler yine başrolde. Bu noktada Coben dizileri neredeyse kendi alt türünü yaratmış durumda. 

Diziyi sırtlayan oyunculardan biri, Avatar evreninden tanıdığımız, oğlunun hâlâ hayatta olduğunu kanıtlamak için canhıraş bir mücadeleye girişen baba rolündeki Sam Worthington. Hem Severence dizisinde hem Tolga Karaçelik’in son filmi Psycho Therapy’de izlediğimiz Britt Lower ise eniştesini hapisten kurtarmaya ant içmiş usta bir gazeteciyi canlandırıyor. 

İlk intiba?

Harlan formülü takır takır işliyor. Daha açılış sahnesinden hikâyeyi anlıyor, tempoya kapılıyor ve finale kadar diziyle koşmaya hazır olduğumuzu hissediyoruz. Burası iyi hoş ama aynı zamanda Netflix – Coben formülünün yıllar içinde ne kadar belirgin hâle geldiğini de gösteriyor. Çünkü şaşırmama şaşırmıyorum. Netflix – Coben evreninin önüme yığınla twist çıkaracağını biliyorum. Ama yine de izliyor muyum? Evet. Yine de heyecan duyuyor muyum? Evet. E o zaman sorun ne? Sorun yapım şirketinin bu her defasında işleme garantisi olan formüle fazla bel bağlayıp daha üst seviye bir iş çıkarma zahmetine girmemesinde. İlk bölüm itibarıyla edindiğim izlenim, intiba buydu.  

En çok neyi sevdin?

Netflix – Coben iş birliğinden şu âna kadar çıkan en eli yüzü düzgün işlerden biri. 

En az neyi sevdin?

Yan karakterler keşke biraz daha inandırıcı oynanabilseydi. 

Bunu seven şunları da sever 

Netflix – Coben dünyası iyi hoş ama risk almak istemediği için, e yazarımız da hep benzer hikâyeler yazdığı için bir süre sonra hangi dizi neyi anlatıyordu, hangi karakter hangi dizideydi birbirine giriyor. Akıllara kazınan bir ürün çıkmıyor ortaya. Hâliyle bunu severseniz ve elbette izlemediyseniz, diğer Coben çıkışlı dizilerin hepsini izleyebilirsiniz. Ama polisiye / suç janrında dizi izlemek istiyorsanız İngiliz televizyonları hâlâ açık ara önde.