Kaitlyn Aurelia Smith, naberkötüdür ve bu hafta başka ne dinlesek?

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Tuana Özcan, Utkan Çınar

Haftanın yeni müzikleri: Kaitlyn Aurelia Smith, naberkötüdür, Bill Callahan, Nick Cave & Warren Ellis, Sleaford Mods ft. Sue Tompkins, AySay, more eaze ve dahası…


EP: Kaitlyn Aurelia Smith – Thoughts On The Future
(Nettwerk Music Group)

Bir şeyleri idrak etmekten çok hissettirmenin yolunu bulan ucu açık kompozisyonlarıyla tanınan Kaitlyn Aurelia Smith, GUSH albümünün ardından seneyi üç parçalık bir kısaçalarla kapıyor. Yine kristalize synth tonları ve dingin akor dizileriyle inşa ettiği parçaları, bir kez içine daldıktan sonra üzerinizden sıyrılması hızlı olmayan tortular bırakıyor. EP’ye ismini veren parçanın su yüzeyindeki kabarcıkları anımsatan ritmik kurgusu ya da son parça “Dying Is A Normal Part Of Life”ın keder ve umut arasındaki salınışı, besteleri Kaitlyn Aurelia Smith dünyasına aşina olmayanlar için de davetkâr kılıyor.

TEKLİ: Bill Callahan – Lonely City
(Drag City)

Altı – yedi sene öncesinden bir araştırma New York’un hakkında en çok şarkı yapılan şehir olarak Los Angeles ve Paris’i geride bıraktığını söylüyordu. Adamımız Bill Callahan söylediğine göre bu sayıya bir yenisini eklemeyi on yıllardır planlıyormuş. 27 Şubat’ta yayımlanacak yeni albümü My Days of 58’den gelen ikinci tekli, New York’u “yalnız bir şehir” olarak betimlerken aynı ilk teklisindeki gibi yavaş bir girizgâhtan güzel bir dinamizm kazanıyor. Matt Kinsey’nin gitarıyla Eve Searls’ün geri vokali de şarkıya boyut katıyor. Daniel Arnold’un fotoğraflarından oluşturulan videosu da oldukça güzel. Callahan formunda gözüküyor. 

EP: naberkötüdür – naberkötüdür
(Ortaçağ)

Son yıllarda etkileyici canlı performanslarıyla adı kulaktan kulağa yayılan shoegaze/dreamo grubu naberkötüdür, nihayet ilk kısaçalarını yayımladı. Beş şarkı boyunca, motorik kraut’tan beslenen ritimler (“motor”) ve reverblere batırılmış gitarlar (“yıldız”) Boran Arda’nın çok az kelimeyle dokuduğu, çocuksu bir buhran içeren sözleriyle birleşiyor. İçine kapanık cümlelerinin aksine, vokali tüm enerjisiyle dışa taşan ve duygu dolu; “senden hoşlanıyorum”’da fuzzlı gitarların içinde boğuluyormuş gibi hissettirirken, “denedim”’de daha isyancı ve yakasını bırakmayan bir tavır buluyor. Grubun alıştığı DIY pratiği ve sade, kolektif yaratım süreci şarkıların temelini oluşturuyor, prodüksiyon dokunuşları ise onları tam anlamıyla beslemiş ve de boyut kazandırmış. EP’nin prodüksiyon sürecinde Parham A.G ile çalışan grup, miks ve mastering işlemlerini Doğaç Tunalıoğlu’ya emanet etmiş. EP’nin kapak tasarımını da üstlenen Simar Şans’ın “denedim” parçası için çektiği klip de buradan izlenebilir.

TEKLİ: Sleaford Mods ft. Sue Tompkins – No Touch
(Rough Trade Records / GRGDN Müzik)

Sleaford Mods’a yeni teklisinde eşlik eden Sue Tompkins ömrü maalesef üç yıl süren Life Without Buildings grubundan hatırlayabilirsiniz. İlk defa beraber çalışan vokalist Jason Williamson ve Tompkins mükemmel bir frekans yakalamış. Nakarat ve demo Williamson’ın elinden çıkmış, henüz beraber stüdyoya girmeden karşılıklı ses kayıtlarıyla mesajlaşarak şarkının üzerinde çalışmaya başlamışlar. Williamson’dan teklif gelir gelmez bu projeye büyük bir istekle atlayan Tompkins, parçanın üzüntü, özlem, yakınlık ve pişmanlık arasında gidip gelen duygu dünyasına çekilmiş. Parçanın kendisi, uyuşturucu kullanımının karanlık yönlerini ve bununla birlikte gelen türden bir teşhircilik anlayışını ele alıyor. “No Touch”ın video klibi de Fish Tank ve American Honey gibi bağımsız filmlerin yönetmeni Andrea Arnold’ın elinden çıkmış.

ALBÜM: Nick Cave & Warren Ellis – The Death of Bunny Munro OST
(Lakeshore Records / Invada Records)

Nick Cave’in 2009 tarihli romanı Bunny Munro’nun Ölümü, Isabella EklöF yönetmenliğinde diziye uyarlanacak da onun müziklerini Cave ve Warren Ellis beraber yapmayacaklar… Böyle bir şey olamazdı ve olmadı da. İkili diğer projelerinin yanı sıra son 20 senedir soundtrack işinde de oldukça verimliler. Son yıllarda çalıştıkları Dahmer, Back To Black, Blonde gibi işler çok övgü almadığı için belki daha seçici davranmaları beklenebilir ama uyarlama Cave’in kendi kitabından olunca müziği başkasına bırakamazlardı. Yapım içinde bulunduğumuz yüzyılda geçmesine rağmen özellikle Ellis’in kemanı ve atmosferik yaylılar çok daha eski zamanları canlandırabilir akıllarda. Hafif karanlık, duygusu yoğun. Bu arada Cave’in 1989 tarihli ilk romanı And The Ass Saw The Angel’ın da Justin Kurzel tarafından filme uyarlanacağı haberini de verelim. 

ALBÜM: Alkan Avcıoğlu – Post Truth (OST)
(Tamar Records)

Alkan Avcıoğlu’nun tamamı yapay zekâ araçları kullanılarak üretilen ve “Gerçek dünya hakkında sahte bir film” olarak tanımlanan belgeseli Post Truth (Gerçek Ötesi), geçtiğimiz yaz vizyona girmişti. Filmin iki yılı aşan bir üretim sürecinde, binin üzerinde yapay zekâ destekli kompozisyondan süzülen soundtrack’i de Tamar Records aracılığıyla albümleşti. Kimi zaman açık kaynaklı yapay zekâ modelleri, kimi zamansa Avcıoğlu’nun yaklaşık 20 yıl önce ürettiği dijital elektronik ambient çalışmalar doğrudan veri girdisi olarak kullanılarak yaratılan müzikler, plak ve CD formatında da piyasaya sürüldü.

TEKLİ: Panda Bear & Cass McCombs – Venom’s In 
(Domino / GRGDN Müzik)

Panda Bear, bu sene yayımladığı Sinister Grift’te yer alan “Venom’s In” parçasını, aslında Cass McCombs’a hediye olarak yazmış. Ancak Cass McCombs, kendi yorumunu uzun süre yayımlamamış. McCombs’un versiyonu, nisan ayında Record Store Day kapsamında basılan özel bir 7” plakta, Panda Bear yorumunun B-yüzünde yer alarak ilk kez paylaşımıştı. Şarkının bugüne dek gizli kalan bu demo hâli ise artık tüm dijital platformlarda dinlenebiliyor. Bir de hatırlatma: Cass McCombs, 18 Şubat’ta Blind sahnesinde olacak. Biletler burada.

TEKLİ: AySay – Malala
(Gülbaba Records)

Norveç merkezli grup AySay, farklı coğrafyalar ve müzikal üslupları tek potada eriterek özgün bir dil yaratıyor. Yeni şarkı “Malala”, vokalisti Luna Erşahin’in köklerinden aldığı Anadolu ilhamının belirgin olduğu kayıtlardan biri. Sınırların ötesinde bir kadın mücadelesi anlatısından ilham alan parça, mart ayında yayımlanacak yeni AySay albümüne de ismini veriyor. AySay’ın hikâyesine dair daha fazla bilgi almak isterseniz, Laçin Özkuş’un grupla 2022 yılında yaptığı röportajı buradan okuyabilirsiniz.

TEKLİ: Plastic Ideas – İyi Değilim Ben
(Tamar Records)

Söz ve müziği Berkan Çalışkan’a ait yeni Plastic Ideas teklisi, İstanbullu shoegaze grubunun şubatta yayımlanan Afterglow adlı albümünden sonraki ilk yayını. Kayıtları tamamen ev koşullarında gerçekleşen “İyi Değilim Ben”, mevsimin depresif atmosferine yaraşır bir atmosfere sahip; hayli karanlık ve kalbi kırık. Kapak görseli de İnci imzalı.

TEKLİ: more eaze – bad friend 
(Thrill Jockey)

more eaze’in arkasındaki isim Mari Rubio, 20 Mart 2026’da yayımlanacak yeni albümü sentence structure in the country’nin ilk sinyalini “bad friend” ile verdi. Wendy Eisenberg eşliğindeki parça, Rubio’nun yıllardır zihninde dolanan bir fikri nihayet serbest bıraktığı anlardan biriymiş. Pedal steel gitarını geleneksel country kalıplarından çekip, neredeyse sıradan bir gitar gibi kullandığı; elektroniklerle hafif eğri, huzursuz ve minimalist boşluklar içinde salınan bir melodi dünyası kurmuş. “bad friend”, bir arkadaş için beslenmemesi gereken duygularla, insan ilişkilerinde sürekli tökezleme hâlini sözlerinde konu ediniyor. 

ALBÜM: Theo Bleak – Bargaining
(Full Gloom)

“Peach Clouds” teklisiyle adından bahsettiren Theo Bleak, gerçek adıyla Katie Lynch, şimdi de ilk uzunçalarıyla aramızda. Bargaining henüz ilk dinlemede filtresizliği, çıplaklığı ve yas gibi katmanlı bir hissi sözcüklere dökme zaanatindeki başarısıyla öne çıkıyor. Bu filtresiz yaklaşım kayıtlardan çıkarılmamış sandalye gıcırdamalarında, müzisyenin şarkı içinde doğru perdeyi aramasında da karşımıza çıkıyor. Kaybettiği amcasını en yakın arkadaşı olarak betimleyen müzisyen, bu albümü amcasının günlüklerini bulması üzerine yazmış. Bu güç ve dokunaklı yazım süreci hakkında şöyle diyor Lynch: “John 2000’lerin başında ölmüş olsa da yaşayanlarla ölüler arasındaki perdenin çok ince olduğu hissiyle aramızdaki dostluğu hissedebiliyordum. En iyi arkadaşımdı.”

TEKLİ: Monster Rally feat Jordana – Own It
(Flowering Jungle / SoundOn)

Yıllardır enstrümantal albümleriyle hayali coğrafyalar kuran Ted Feighan, yani Monster Rally, yeni teklisiyle duyurduğu Echoes Of The Emerald Sands’te ilk kez vokallere alan açıyor. Bu değişimi en doğal hâliyle yansıtan parçalardan biri de Jordana eşliğindeki “Own It”. Parçanın enstrümantal kurgusu, “sevdiğin biriyle gün batımı turuna çıkma fikriyle” başlamış. Bu sakin, sahil kokan altyapı, Jordana’nın yumuşak vokalleriyle birleştiğinde Monster Rally’nin tanıdık pastoral havası korunurken ve nazik bir duygusallık yansıyor.