Kelela, Jockstrap ve bu hafta başka ne dinlesek?

Kelela beş yıllık molasını ambient ses bloklarıyla sonlandırdı. Georgia Ellery ve Taylor Skye’ın duo projesi Jockstrap, ilk albümüyle sürprizli müzikleri seven kulakları çağırıyor. Ozoyo ise yeni EP’siyle sıra dışı bir öykü anlatıyor.


Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz burada sizi bekliyor! Öne çıkan kayıtlar ise hemen aşağıda.

TEKLİ: Kelela – Washed Away
(Warp)

“Banger’ları seviyorum ama verdiğim aranın ardından ilk temasımı bir ambient kalp-kontrolüyle yapmanın daha içten olacağını hissettim.” Kelela son albümü Take Me Apart’ın üstünden geçen beş yılın ardından geri dönüşünü, bu sözlerle tanıttığı “Washed Away” parçasıyla yaptı. Soyut dokularla bezeli parçanın Yasser Abubeker yönetmenliğinde, birçokları tarafından “yeryüzündeki cehennem” olarak anılan Etiyopya’nın Danakil Çöküntüsü’nde çekilmiş bir klibi de var.

TEKLİ: Okay Kaya – Jolene From Her Own Perspective
(Jagjaguwar)

Kaya Wilkins namıdiğer Okay Kaya’nın yeni teklisi, Dolly Parton’ın bolca coverlanan aşk şarkısı “Jolene”e -beklenmedik- bir cevap. “Dolly, Dolly, Dolly” diye direkt Parton’a hitapla başlayan şarkı, yumuşak aranjmanının yanı sıra Wilkins’in hikâyeye bambaşka bir yerden yaklaşmasıyla da bildiğimiz “Jolene”e yeni bir soluk getiriyor. Wilkins, “Jolene’in bir queer marşı olan hâli. Fakat bir cover değil; yeni bir parça” diye tanıttığı şarkısında Parton’a şöyle sesleniyor: “Bir erkek hakkında tartıştığımıza inanamıyorum / Bu gerçekten çok salakça / Sen ve ben hakkında konuşmayı tercih ederim.” 

EP: Ozoyo – Cosmic Planta
(Threefinger Records)

“Beklenmedik bir asteroitin bilinmeyen bir gezegene düşmesiyle başlar her şey. Asteroitin içinden yayılan sıvı, gezegendeki bitki örtüsüne bir tür sinir sistemi kazandırır ve böylece üzerinde yaşayan sıra dışı bitkiler, ağaçlar ve diğer canlılar birden fazla beyne sahip olur. Bir de görünmez olabilme, her frekansta iletişim kurabilme, dans edebilme, hızlı evrimleşme gibi yetenekler kazanırlar.” Kısa formatlı, tematik yayınlarından tanıdığımız İstanbullu prodüktör Ozoyo’nun yeni projesi, bu sıra dışı öykünün işitsel ve görsel yansımalarını bir araya getiriyor. Davetkâr kapağa baka baka dinlerken, zihninizde o gezegene seyahat edebilirsiniz.

TEKLİ: Brian Eno – We Let It In
(Opal Music)

Brian Eno önümüzdeki ay, tam altı yılın ardından ekolojik tehlikelerden ilhamla tasarladığı yeni albümü FOREVERANDEVERNOMORE ile dönecek. 17 yıldır ilk defa  şarkı söylediğini duyacağımız kayıtları toplayan koleksiyondan ikinci tekli de yayında. Eno’nun kızının bir mantra gibi tınlayan, yankılı vokallerini de dinliyoruz. Huzurla yıkanmak için doğru adresteyiz.

TEKLİ: Ibibio Sound Machine – Heroes
(Merge Records)

Bugüne dek Lady Gaga’dan TV On The Radio’ya sayısız müzisyen ve grup tarafından yorumlanan David Bowie klasiği “Heroes”u kendi sonik dünyasında canlandırmış Ibibio Sound Machine. Perküsyonların kucağına kendinizi bırakıp acelesiz bir groove’la şarkıyı daha önce hiç deneyimlemediğiniz gibi yeniden keşfetmenizi sağlıyor. Eno Williams’ın vokallerinin yoğun baslarla dans ettiği dub versiyonu da yayında.

ALBÜM: Preoccupations – Arrangements
(Flemish Eye)

Yeni nesil post-punk hareketinin yüzü zifiri karanlığa dönük temsilcilerinden Preoccupations’ın yeni albümü. Beş yıla yaklaşan molanın ardından hem şarkı yazımında hem sonik çehresinde yeniliklere gitmiş Kanadalı ekip. Holy Fuck üyesi Graham Walsh’ın prodüktörlüğünü üstlendiği Arrangements, Preoccupations diskografisinin en ayrıksı, belki de suya alışmanın en zor olduğu albümü. Favorilerimiz son üç şarkı: “Advisor”, “Recalibrate” ve “Tearing up the grass”.

TEKLİ: Deniz Cuylan – Clouds Over Sintra
(Hush Hush Records)

Portecho, Manner, Great Republic of South, Sundowner, Bright & Guilty gibi projeleriyle farklı müzikal alanları keşfe çıkan; bir yandan film ve dizi müzikleriyle de meşgul olan Deniz Cuylan, geçtiğimiz yıl kariyerinin ilk solo albümü No Such Thing As Free Will’i yayımlamıştı. 14 Ekim’de dinlemeye açılacak yeni albümün ismi ise Rings of Juniper. Albümün ikinci tadımlığı “Clouds Over Sintra”, usulca hacmi genişleyen gitar arpejleri arasında kaybolmaya çağırıyor.

TEKLİ: King Gizzard & The Lizard Wizard – Ice V
(KGLW)

Ekimde üç yeni albüm birden yayımlayacağını açıklayan Avustralyalı ekip, bunlardan ilki olacak Ice, Death, Planets, Lungs, Mushrooms And Lava’dan bir tadımlıkla karşımızda. Uzun enstrümantal molalarla donatılmış şarkı oldukça funky tınlıyor. Grubun kayıt için stüdyoya girerken net bir planı olmadığını, her şeyin o anki doğaçlamalardan doğduğunu anlamak hiç zor değil. Üyelerden Joey Walker’ın 10 dakika boyunca bir Yunan adasında kendi kendine yürüyüp, güneşlenip, dans edip, oralılarla takıldığı videoyu da yazdan kalan hislere tutunmak isteyenlere öneriyoruz.

ALBÜM: Sampa the Great – As Above, So Below
(Loma Vista Recordings)

Avustralya çıkışlı hip hop müzisyeni Sampa Tembo, 2019 tarihli ilk stüdyo albümüyle çokça ses getirmişti. Sonrasında Avustralya’daki müzik endüstrisiyle sorunlar yaşayan, başarısına rağmen ödül törenlerinde bir Siyah kadın müzisyen olarak haksız muameleye uğrayan Sampa, pandemi sırasında Zambiya’ya geri taşınmıştı. Bu yer değişimi albüme konu olmaktan öte, müzisyenin başka Afrikalı sanatçılarla ortaklık hâlinde sanatını ve kendini istediği gibi deneyimlediği bir iş çıkarmış. Koroların, perküsyonların, Afrika’ya özgü lamellophone’un, yer yer pop melodilerinin ve eğlenceli bas yürüyüşlerinin kol kola girdiği As Above, So Below ile Sampa the Great’in yeniden doğduğunu söylemek yersiz olmaz.

TEKLİ: Enis Çakar – Among the Rocks
(Bağımsız)

Geçtiğimiz yıllarda ambient bestelerini Zeleia adıyla yayımlayan Enis Çakar, bir yandan Aslı Yalçın ile birlikte eş kurucusu olduğu çevrimiçi ses kütüphanesi Vadi Sound için alan kayıtları yapmaya devam ediyor. Kendi adıyla yayımladığı ilk şarkısı “Among the Rocks”, 10 dakikayı aşan akışında tekrar eden yoğun ses katmanlarıyla zaman-mekân algısıyla oynuyor. Yolda başka kayıtlar da var, takipte kalın.

TEKLİ: Tom Skinner – Bishara
(Brownswood Recordings)

Sons of Kemet, the Smile gibi gruplarda çalan İngiliz davulcu, besteci ve prodüktör Tom Skinner 4 Kasım’da, kendi adını kullanadığı ilk albüm Voices of Bishara’yı yayımlayacak. Bir serbest caz patlaması olarak tanımlanabilecek parça ilk şarkıda, sade bir viyolonsel melodisinin ardından aceleyle diğer enstrümanlar da dâhil oluyor kompozisyona. Zaman zaman hırçınlaşsa da çoğunlukla şefkatli tınlayan nefesliler ve onlara ne biçimde uyumlandığını her an büyük bir zevkle takip ettiren davul – bas hattıyla başından sonuna hipnotik bir dinleme deneyimi sunuyor “Bishara”.

ALBÜM: Sudan Archives – Naturally Born Prom Queen
(Stones Throw Records)

Brittney Denise Parks namıdiğer Sudan Archives ikinci albümünde tür kategorizasyonuna meydan okuyor; Siyah olmak, kadın cinselliği, yakın ilişkiler, eve dönüş gibi temalara tutunduğu lezzetli tınılarla hem zihni hem de bedeni canlandırıyor. Manipüle edilmiş keman döngüleri, groove’un peşinden giden bas yürüyüşleri, akışkan ritimler ve efsunlu vokaller burada. Albümün esas cümlesi şu olabilir: “Korku istemiyorum.” 

TEKLİ: Aux Animaux – Devil inside
(Bağımsız)

Stockholm’de yaşayan müzisyen Gözde Düzer’in Aux Animaux mahlasıyla üzerimize korku temalı synth güzellikleri savurmaya devam ediyor. Yakında yayımlanacak Hauntology isimli EP’sinin ikinci teklisi olan “Devil inside”ın prodüksiyonunu bizzat üstlenmiş, mastering için She Past Away üyesi Doruk Öztürkcan ile çalışmış. Parçanın Italo Disco efsanesi Tobias Bernstrup imzalı remiksi de yayında.

TEKLİ: Weyes Blood – It’s Not Just me, It’s Everybody
(Sub Pop)

And In The Darkness, Hearts Aglow adını taşıyan yeni Weyes Blood albümü, 18 Kasım’da yayımlanacak. Albüm duyurusuyla birlikte açılış parçası “It’s Not Just Me, It’s Everybody” de streaming servislerindeki yerini aldı. Yaylı partisyonlarıyla kasvetli bir atmosferle karşılayan parça, piyano akorları ve puslu Weyes Blood vokalleriyle ağır ağır tutuşuyor. Yeni albüm, 2019’da Titanic Rising ile başlayan üçlemenin ikinci halkası olacak.

TEKLİ: Dry Cleaning – Gary Ashby
(4AD)

Geçtiğimiz sene yayımladığı New Long Leg albümüyle gönülleri alan Londra çıkışlı post punk ekibinin yoldaki uzunçalarından fırlattığı üçüncü teklisi “Gary Ashby”, bu ismi taşıyan evcil bir kaplumbağa hakkında. Sözlerden öğrendiğimiz kadarıyla pandemideki kapanmalarda ailedeki bir kargaşa esnasında evden kaçan Gary’ye yazılmış bir arayış, bir yas şarkısı. Solist Florence Shaw’u, önceki albümden alışık olduğumuz monoton, mesafeli vokal stilinden bir miktar daha melodik ve daha yumuşak hâlde dinliyoruz.

TEKLİ: Metz – Come On Down (feat. Joe Talbot) / Heaven’s Gate
(Sub Pop)

Kanadalı punk grubu Metz önümüzdeki ay, kendi adını taşıyan ilk albümünün tam 10. yaşını kutlayacağı turne için yollara düşmeden hemen önce iki yeni parça yayımladı. İlki, IDLES solisti Joe Talbot eşlikli “Come On Down”. Gümbürdeyen davullar, parmak kanatan gitar riffleri ve çığlık çığlığa vokallerle kulaklarınızda bir volkan patlatıyor sanki. İkinci parça “Heaven’s Gate” ise Metz’in Blood and Ice takma adıyla Cyberpunk 77 video oyunu için ürettiği parçalardan biriydi.

TEKLİ: Ceytengri – Sahibinin Sesi
(XSM Recordings)

2000’lerin kült elektropop starı Nahide’nin çıkış parçası acid techno sesleriyle birleşiyor; Ceytengri global bilinçte yer edinmiş kurgusal popstar arketipini tekrar yorumluyor. “Kalbim bir evren, tek aşk yeter mi?” diye soran şarkı,” Acı üstüne kurulan aşklar / Sonu hep aynı, sahibinin sesi” sözleriyle geleneksel ilişki yapılarının aşan bir romansı anlatıyor.

ALBÜM: Jockstrap – I Love You Jennifer B
(Rough Trade)

Black Country, New Road’da keman başında gördüğümüz Georgia Ellery ve konservatuvar arkadaşı Taylor Skye’ın duo projesi Jockstrap, 2020’ye tarihlenen Wicked City EP’sini takip eden ilk uzunçalarını yayımladı. Sınırları esneten, yaratıcı yaylı ve synthesizer partisyonlarını türlü elektronik numarayla süsleyen; eklenen parlak, tiz vokallerle bir müzikal karnavala dönüşen, ani duygu geçişleriyle sersemleten bir kayıt. Bir çeşit electropop gibi özetlenebilir ancak bundan çok daha fazlası olduğu, pek çok dönem ve müzikal estetikten izler barındırdığını söylemeden olmaz. Sürprizli müzikleri, detaylarda kaybolmayı sevenler mutlaka dinlemeli. 

TEKLİ: Sun Ra Arkestra – Chopin
(Omni Sound)

Sun Ra Arkestra’nın yeni albümü Living Sky, 7 Ekim’de Omni Sound etiketiyle dinlemeye açılacak. Sakin bir üflemeli sohbetinin arasından yükselen sade piyano melodileriyle zarif bir açılış yapıyor ikinci ve son tadımlık “Chopin”. Ardından, Marshall Allen’ın saksafonundan yayılan ekşi tonlar, fransız kornosu virtüözü Vincent Chancey’in ağırbaşlı sololarına karışıyor. Müziğin başına buyrukluğu, zihinde ve ruhta birtakım kilitleri açarak hayal gücünü tetikliyor elbette. Yaklaşık sekiz dakikalığına, şarkıyı dinlemeden önce bulunduğunuzdan başka bir yerde olacaksınız; uçuş serbest.

TEKLİ: Mykki Blanco – Pink Diamond Bezel
(Transgressive Records)

“Müzik bukelamunu” olarak bilinen, hiç değişmeyen güçlü duruşu ve mücadelesiyle ilham veren Mykki Blanco, geçen yıl yayımladığı Broken Hearts & Beauty Sleep‘i takip edecek Stay Close To Music adlı yeni albümü için 14 Ekim’e randevu vermişti. Transgressive Records etiketli koleksiyonun konuk listesinde gördüğümüz ANOHNI, Kelsey Lu, Jónsi, Saul Williams, MNEK ve Devendra Banhart gibi isimlerle iştahımız açılmıştı. Her biri hızla etki altına alan beş tadımlığın ardından bu kez rapini ne kadar ileri götürebileceğini deneyen müzisyen, alev alan bir yolda doğanın güçlerine yalvarmak zorunda kalan bir grup arkadaşın öyküsünü hayal ederek yazmış şarkıyı.

ALBÜM: The Afghan Whigs – How Do You Burn?
(Royal Cream) 

Beş yıllık molasını sonlarından grup, sapasağlam bir rock albümüyle yeniden karşımızda. Şubatta yayımlanan; ekibin belki şu ana kadarki en sert ve yeni albümünün de açılış şarkısı olan “I’ll Make You See God”, How Do You Burn? hakkındaki beklentileri yükseltmişti. Albüm, tempoyu biraz artırması, incelikli düzenlemeleri, birkaç türü birden barındırması ve hepsinde de başarılı olması gibi yönleriyle duyulan heyecanı haklı çıkarıyor denebilir. Örneğin kapanış şarkısı “In Flames”te bütün bu özelliklerin buluştuğuna şahitlik edebilirsiniz. Koleksiyonun adını, birkaç ay önce kaybettiğimiz Mark Lanegan koymuş. Kendisinin, “Jjya” ve “Take Me There”e geri vokalleriyle eşlik ettiğini de not düşelim. 

TEKLİ: Frozen Clouds & 3pillie – Hatıran
(GARAJ)

Hardcore punk ve metalcore üretimlerine aşina olduğumuz Frozen Clouds, yaklaşan albümü Kalbime İnanıcam’la birlikte -kendi tabirleriyle- yeni bir sound’a yelken açıyor. 90’lar havası solutan, Kum ortaklıklı “Bazen”in ardından “Hatıran”da daha depresif, daha isyankâr bir hikâye anlatıcılığıyla karşılaşıyoruz. Dramatik bir atmosferle açılan parça 3pillie’nin peşi sıra metaforlar serpiştirdiği flowlarıyla genişliyor, Tan Babür’ün sayıklamaları andıran Türkçe verse’ü ile kalp kırıyor, Leon Fritz (Yabancı) ile gittikçe karanlığın dibine batıyor ve açılışından daha da dramatik bir final yapıyor. Yabancı yönetmenliğinde çekilen, şarkının puslu havasına yaraşır bir lirik klip de var. 

TEKLİ: Mura Masa feat. Erika de Casier – e-motions
(Polydor)

Adının da açık ettiği gibi duyguları mesele eden bir parça. Bir aşkın, hisleri yeterince gözetilmeyen tarafına ses veriyor Erika de Casier. “Ben okyanusları aştım ama sen benim için su birikintilerini bile zıplamadın” diye sesleniyor sevdiğine. Mura Masa da 90’lar UK garage kesitlerini akıllara getiren prodüksiyonunu gitar arpejleri ve sıkı bas yürüyüşleriyle şarkının hassas yapısına uygun bir şekilde kurgulamış.

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, İlayda Güler