Miroirs No. 3, Cape Fear ve bu hafta başka ne izlesek?
Yazı: Burcu Teker
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Christian Petzold imzalı gizem draması Miroirs No. 3, Javier Bardem ile Amy Adams’ı buluşturan yeniden çevrim Cape Fear, Alex Winckler ellerinden gerçek suç odaklı mini seri The Witness ve çok daha fazlası yer alıyor.

Miroirs No. 3 (Vizyon, 5 Haziran)
Nedir: Christian Petzold’un dingin ama keskin sinemasının son örneği. Lizbon Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne uzanan Miroirs No. 3, bir kaza sonrası sevgilisini kaybeden genç Laura’nın etrafında dönüyor. Kayıp ânının tanığı olan başka bir kadın, kazanın hemen ardından genç kızı bulan ve onu kendi hayatına dâhil eden biri olarak sahneye giriyor. Laura zamanla kendini bu kadının yanında, onun yaşam alanının içinde buluyor. Aralarındaki yakınlık, sürekli bir gözlem ve ölçme hâlini de beraberinde getiriyor. Burada yönetmenin ilgisi basit bir yas öyküsünden öte: Kimlik, ikame ve yakınlığın sınırları. Birinin yerine geçme isteği mi yoksa travmanın yarattığı bağımlılık mı?
Neye benzer: Petite maman ve One Fine Morning ilgilisinin dikkatini çekecektir.
Kimler var: Başrolünü yönetmenin sıkı iş birlikçilerinden Paula Beer’in üstlendiği projenin oyuncu kadrosunda Barbara Auer, Matthias Brandt ve Enno Trebs öne çıkıyor. Görüntü yönetmenliğini Hans Fromm’un yaptığı filmin isminin hem müzikal hem tematik bir ağırlığı var. Bir yandan soundtrack olarak da kullanılan Ravel’in Miroirs süitine, özellikle onun üçüncü parçasına bir gönderme taşıyor; diğer yandan Petzold’un Undine (su) ve Afire (ateş) filmleriyle başlattığı “element” üçlemesinin son halkasına işaret ediyor.
Esin Çalışkan’ın Miroirs No. 3 hakkındaki düşünceleri buradan okunabilir.

Cape Fear (Apple TV+, 5 Haziran)
Nedir: Robert Mitchum’lı 1962, Robert De Niro’lu 1991 uyarlamalarının ardından John D. MacDonald’ın The Executioners adlı romanına bir de küçük ekran yorumu. Nick Antosca’nın yaratıcısı olduğu, kendini erdemli ve medeni olarak lanse eden insanların içlerindeki ahlaki çürüme ve şiddeti keşfetmesi fikri ekseninde şekillenen 10 bölümlük suç gerilim serisinde Max Cady suretinde bu kez çakır lensli Javier Bardem’i izliyoruz. Hapisten çıkan Cady; haksız mahkûmiyetinden sorumlu tuttuğu savunma avukatı ve savcıdan intikam alma arayışında. Özgürlüğünü elinden alan davadan sonra bu ikilinin evlenmesi hafızasından bir türlü silinmiyor. Bir şekilde hayatlarına dâhil olmayı kendine amaç ediniyor ve avukat çift Anna – Tom ile çocuklarının hâlihazırda dalgalı ilişkilerini tümden manipüle ederek aileyi uçurumun kenarına sürüklemekte beis görmüyor.
Neye benzer: Borgman ve Caché seyir zevki yüksek alternatiflerden.
Kimler var: Morten Tyldum’un yönetmen koltuğunda oturduğu; Javier Bardem, Amy Adams ve Patrick Wilson’ın başrollerini paylaştığı dizinin künyesinde Joe Anders, Lily Collias, Jamie Hector, CCH Pounder, Ron Perlman gibilerine rastlıyoruz. 1991 yapımı filmin yönetmeni Martin Scorsese ve Steven Spielberg yürütücü yapımcılar arasında. Görüntü yönetimi; The Last of Us, The Life of Chuck, The Franchise gibi prodüksiyonlardan sorumlu Eben Bolter ile daha önce Nick Antosca’yla A Friend of the Family’de birlikte çalışmış olan Celiana Cárdenas iş birliği.
Bunlar da var!

The Witness (Netflix, 4 Haziran)
1992, Londra. 23 yaşındaki genç anne Rachel (Eleanor Williams) güpegündüz parkta yürüyüş yaptığı sırada cinsel saldırıya uğrayıp vahşice hayattan koparılıyor ve tek görgü tanığı iki yaşındaki oğlu… Senaryosu Rob Williams tarafından kaleme alınan, Alex Winckler’ın yönettiği ve gerçek bir cinayet davasının hatıralarına dayanan üç bölümlük mini seri, sonrasında yaşananlar ve bu korkunç olayın uzun vadedeki etkilerini annesinin yanında bulunan Alex (Jahsaiah Williams / Max Fincham) ile Rachel’ın partneri André Hanscombe (Jordan Bolger) gözünden aktarıyor. Sinematografiden sorumlu isim, Baba ve A Bird with No Legs gibi kısalarıyla öne çıkan, Alien: Covenant ekibinden Michael Filocamo. Müzikler Aftersun, The History of Sound, Pillion gibi işlerin bestecisi Oliver Coates ellerinden.

The Vampire Lestat (AMC+, 7 Haziran)
Anne Rice’ın satış rekorları kıran The Vampire Chronicles serisinin AMC uyarlaması Interview with the Vampire, üçüncü sezon itibariyle The Vampire Lestat adını alıyor ve odağını serinin ikinci kitabına kaydırıp ton, görsel üslup, içerik açısından keskin bir virajla hikâyeyi Lestat de Lioncourt (Sam Reid) etrafında yeniden şekillendiriyor. Lestat, yaşananlara tepki olarak bir rock grubu kurmuş, turne kovalıyor. Bu, gazeteciyken vampire dönüşen Daniel Molloy’un (Eric Bogosian) belgesel kamerasının merceğinden Lestat’ın hikâyesi; onun bakış açısıyla kurgulanmış, onun duygusal yolculuğuyla şekilleniyor. Atmosferi körükleyen sonik üretimler Daniel Hart imzalı. Klakette ise yine Craig Zisk ismi var.

México 86 (Netflix, 5 Haziran)
Gabriel Ripstein’in büyük ölçüde saha dışında yaşanan gerçek hadiselerden esinlenen komedisi México 86; bundan 40 yıl önce Meksika’ya “iki kez Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ilk ülke” ünvanını getiren, cesaret ve cüretten başka hiçbir şeye sahip olmayan kurnaz kurgusal bürokrat Martín de la Torre’nin yürüttüğü perde arkası anlaşmaları mizahi şekilde mercek altına alıyor. de la Torre, FIFA’nın gözüne girmek için herkesle aynı oyunu oynuyor aslında, ancak daha az kaynağa ve daha büyük engellere sahip olduğu için diğerlerinden bir miktar daha akıllıca oynamak zorunda. Ta ki oynamayana kadar. Senaryosunu Francisco Javier Gonzalez, Daniel Krauze ve Luis Reséndiz’in ortaklaşa kaleme aldığı filmin “dönemin yöneticilerinin sentezi” başrolüne, Andor ile gönüllere taht kuran Diego Luna hayat vermiş. Karla Souza, Daniel Giménez Cacho, Davor Tomic ve Álvaro Guerrero Luna’ya eşlik eden isimler.

The Legend of Vox Machina – 4. sezon (Prime Video, 3 Haziran)
Evreni korkunç canavarlar ve karanlık büyülü güçlerden kurtarmaya çalışan bir grup uyumsuz, bir yandan ölümsüz devlerle mücadele edip uğursuz bir büyücüyü devirirken, bir yandan da kendi aralarında kök salmış güçlü bir lanetle yüzleşirse… Eleştirmenlerin “Dungeons & Dragons hayranlarına aşk mektubu” olarak tarif ettiği animasyon dizinin dördüncü sezonu Chroma Conclave’in yenilgisinin ardından başlayacak ve kritik “Vecna hikâyesi”ne temas edecek. Brandon Auman’ın yürütücü yapımcı, Titmouse’un da animasyon stüdyosu rollerine devam edeceği yeni sezonda dizinin seslendirme kadrosu da eksiksiz şekilde geri dönüyor.

Michael Jackson: The Verdict (Netflix, 3 Haziran)
Geçtiğimiz haftalarda vizyon serüvenine başlayan biyografik filmle yeniden anaakımın gündemine oturan Michael Jackson’ın çocuk istismarı suçlamalarıyla yargılandığı 2005 tarihli dava sürecini odağına alan üç bölümlük belgesel. Nick Green’in yönettiği The Verdict, yalnızca davanın ayrıntılarını değil; etrafında şekillenen medya anlatısını da masaya yatırıyor. Jüri üyelerinden gazetecilere, tanıklardan dava taraflarına yakın isimlere uzanan geniş bir konuk kadrosundan yararlanan yapım, arşiv görüntüleriyle birlikte dönemin en çok takip edilen hukuk mücadelelerinden birini yeniden masaya yatırıyor.

Hâlâ izlemediyseniz
*The Adventures of Priscilla, Queen of the Desert (Prime Video, 31 Mayıs)
*Good Boy (TV+, 2 Haziran)
*Eraserheads: Combo on the Run (Netflix, 31 Mayıs)
*Turtles All the Way Down (TV+, 26 Mayıs)
*Milky Subway: The Galactic Limited Express (Netflix, 1 Haziran)